El-Aliyy İsm-i Şerîfi
 

el-Aliyy İsm-i Şerîfi

"Yükseklik ve yücelik; şan ve şeref, kuvvet ve kudret sahibi olmak" anlamlarına gelen bu kavram, ulûv ve alâ kökünden türetilmiş bir sıfat olup Kurân-ı Kerîm'de 8 yerde Allah'ın ismi olarak kullanılmaktadır. Bu ayetlerin beşinde kebîr, ikisinde azîm, birinde de hakîm ismiyle birlikte yer almaktadır.

Istılahta "yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan, mutlak olarak yüce olan, örf, akıl ve din açısında övgüye değer müspet özellikleri kendisinde toplayan, yine örf, akıl ve din açısından yerilmiş bulunan ve ulûhiyetle bağdaşmayan bütün menfi özelliklerden münezzeh bulunan kemâl sahibi Allah" anlamlarına gelmektedir.[1]

Bu çerçeveden bakıldığında hiçbir yücelik, kudret ve üstünlük düşünülmez ki, Allah, ondan daha üstün olmasın. Var oluşu başkasından değil kendinden (vacip) olmak, yaratılmış değil yaratıcı (hâlık) olmak, etkilenen değil etkileyen (müessir) olmak, zâtında ve sıfatlarında kemâl derecesinde bulunmak gibi insan aklının düşünebileceği bütün yücelikler en mükemmel derecede Allah'ta, sadece O'nda bulunduğuna hiç şüphe yoktur.[2]

Ayetlerde söz konusu edilen bu ismin hadislerde de yer almakta ve Hz. Peygamber'in kendi dualarına genellikle "a'lâ" ismini ihtiva eden bir tesbih ile başladığını görmekteyiz.[3] Hz. Peygamber, aynı şekilde Hz. Ali,'ye de bu ismi öğretmiştir.[4] Diğer taraftan onun tavsiye ve uygulamalarına bağlı olarak Müslümanlar, namazlarında secde esnasında bu ismin yer aldığı "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" tesbihini de tekrar tekrar okumaktadır.[5]

Allah'ın bu yüce isminin (A'lâ) isim olduğu surenin ilk âyetleri ile bu konuya son verelim:

"Yaratıp düzene koyan, takdîr edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve tasdik) et." (A'la, 87/1-5.)

Kaynaklar

[1] Cürdânî, et-Ta'rifâti "alîli-nefsih" mad., Râğıp el-İsfehânî, el-Müfredât, "alâ" mad.
[2] Gazzâli, el-Maksad, s.75, Topaloğlu, "alî" mad., DİA, II, 371.
[3] Müsned, IV, 54.
[4] Tirmizî, "da'vât", 82.
[5] Ebû Davûd, "salat", 147; Tirmizî, "mevâkit", 79.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36940337 ziyaretçi (103176417 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.