El-Basîr İsm-i Şerîfi
 
el basir

El-Basîr İsm-i Şerîfi

El-Basîr, Allah'ın güzel isimlerinden biridir. [1] Gizli açık, her şeyi en iyi gören [2], çok iyi gören demektir.[1]

Allah, görünen ve görünmeyen âlemde, gizli veya açık olsun, bütün varlıkları görmesiyle kuşatandır.[3] Her şeyi hakkıyla gören; küçük, büyük, gizli, açık her şeyi aynı seviyede gören ve müşahedesinde yanılmayan, düşüncedeki tasavvurları gök cisimleri kadar açık gören, O'dur.[4]

Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiçbir şey engel olamaz. Kâinatın herhangi bir noktasında hiçbir hâdise yoktur ki, Allah onu görmüş ve işitmiş olmasın. İbadette ihlâs, kulun Allah'ı görmemesine rağmen, Allah'ın onu gördüğünü bilmesi ve onu görür gibi ibadet etmesidir.[1]

Allah, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkaranlık taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir.[1]

İnsanın görmesi, cüz'îdir. Yani bir anda ancak bir yöne bakabilir ve bir şeyi seyredebilir. Başkalarını görebilmesi için nazarını ilk gördüğü cisimden çekmesi gerekir. Allah'ın bütün sıfatları gibi görmesi, küllîdir, mutlaktır ve sonsuzdur. Yani, her şeyi birlikte görür ve işitir.

İnsan, karşısındaki şahsın derisinin altını göremediği gibi, kafasında taşıdığı düşünceleri ve kalbinde beslediği arzuları da göremez ve işitemez. Görmesi ışıkla, mesafeyle ve maddî engellerle sınırlıdır; işitmesi de belli frekanslar arasına sıkışıp kalmıştır. Ama bu insan, o kısa ve sınırlı olan görmesini ve işitmesini kıyas unsuru yaparak, Allah'ın Basîr olduğunu bilebilir.

Bu ilâhî isimleri düşünen bir mü'min, bütün eşyayı birlikte görmenin ve bütün sesleri beraber işitmenin ancak Allah'a mahsus olduğunu hatırlar. Ayrıca, yaptığı her işin görüldüğünü ve söylediği her sözün işitildiğini düşünerek bu sermayelerini daha dikkatle harcamaya çalışır. İnsan, kendisine ihsan edilen bu nimetler sayesinde, hem Rabbinin Basîr olduğunu bilme şerefine erer, hem de renk, şekil ve sesler âlemlerinde tecelli eden ilâhî sanatları hayret ve hayranlıkla tefekkür eder.[5]

Sözlükte "görmek, bilmek, sezmek" anlamlarına gelen ve "bsr" kökünden türemiş olan "basîr" kelimesi, Esmâ'ül Hüsnâ'dan biri olarak "görmeye konu olan şeyleri bütün özellikleriyle idrâk edip gören" şeklinde tarif edilmiştir.[6] Ama bu görme, insanların veya hayvanların görmelerinden farklı olarak herhangi bir alet ve edevat olmaksızın gerçekleşen bir görmedir. Bu idrâk için insanların muhtaç olduğu (göz görme organı gibi) fizik(î), fizyolojik ve psikolojik şartlar, Allah hakkında söz konusu yapılamaz. Dolayısıyla O, karanlık içinde renkleri, bir suya karışan diğer bir duyu görür. Ne karışmışlık, ne karanlık, ne aşırı aydınlık ne de maddî engeller, O'nun görmesini perdeleyemez.[7][4]

Allah, zatı ile basîrdir. "O, yegane hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden hakkıyla haberdardır. " (el-En'am, 6/18) ayetinde, "Habîr, Basîr" şeklinde ifade edilmiştir. Allahü Teâlâ gizli veya açık her şeyi görür, gece veya gündüz, küçük veya büyük... Her şeyi hakkıyla bilir.[1]

Hz. Peygamber bir hadisinde şöyle buyurur: "Kendinize hâkim olunuz. Siz, sağır ve gaib olan kimseye değil, işiten, gören ve çok yakında olan (Allah)'a dua ediyorsunuz. " [8]

Ebû Hüreyre, Hz. Peygamber'den rivayet ettiği meşhur Cibril hadisinde, Cibril'in "İhsan nedir?" sorusuna Resulullah'ın şu cevabı verdiğini anlatır: "(İhsan), Allah'a sanki görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen Allah'ı görmüyorsan da, şüphesiz O seni görür. " (bknz. Cibril Hadisi) [1]

"Basîr" kelimesi, Kurân-ı Kerîm'de 51 âyette geçmesine rağmen bunlardan sadece 41 âyet-i kerîmede Allah'ın ismi olarak zikredilmektedir.

Basîr ismi ile iki âyet meâlini görelim: [4]

وَما أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيراً

«Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir.» [10]

إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ إِنَّ اللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِهِ إِنَّ اللَّهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا

«Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.» [11]

Bu isimden kulun nasîbi şunlardır:

  1. Kalp gözü açılacak şekilde bir hayat tarzına sahip olmak, nefs ve hevâ peşinde koşmamak, ahiret ve ahiretle ilgili olan hususlara önem vermek, ibadet ve tâatlere dikkat etmediği bir an bile bulunmamak,
  2. Basîretle hareket etmediği bir an bile olmamak,
  3. İslâm düşmanlarının kurdukları, sıradan insanların fark edemedikleri tuzaklara, görsel ve yazılı medyanın tuzaklarına düşmeyecek kadar basîreti geliştirmek,
  4. Olacak olanları, olmadan önce fark etmek, ona göre tedbirler almak,
  5. Sahibi olduğumuz basîret ve feraseti Cenab-ı Hakk'ın elimizden almaması için tarzı hayatımıza dikkat etmek.[12]

El-Basîr İsm-i Şerîfi'nin Faziletleri

  1. Bir kimse Cumâ namazından sonra 100 defa el-Basîr ism-i şerîfini söylerse, Allah-u teâlâ onun kalp gözünü açar. (Yûsuf Nebhânî) [9]

Kaynaklar

[1] Şamil İslam Ansiklopedisi, "el-Basîr" maddesi, samil.ihya.org/ansiklopedi/el-basir.html
[2] www.eravsar.de/Derslerim/Din-Ahlak Dersi/ALLAHIN ISIMLERI.pdf
[3] "Allah'ın Güzel İsimleri (Beatiful and Perfect Names of Allah)", Tercüme: Muhammed Şahin, Tetkik: Ümmü Nebil, Islamhouse 2009, www.islamhouse.com/files/tk/ih_articles/single/tk_beautiful_and_perfect_names_of_allah.pdf
[4] Yrd. Doç. Dr. Niyâzî Beki, "Abdülkâdir Geylâni ve Esmâ'ül-Hüsnâ Kasidesi", Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.90-92.
[5] www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=9228
[6] Râğıb el-İstefânî, "el-Müfredât", "bsr" maddesi; "Lisânul' Arab", "bsr" maddesi.
[7] Bekir Topaloğlu, "basîr" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, V/102.
[8] Buhârî, Tevhid, 9; Müslim, Zikr, 44-46.
[9] sozluk.ihya.org/dini-terimler/basir-el-basir.html
[10] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=360
[11] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=86
[12] www.birlikvakfi.org/esma/yazilar/basir.html





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: kaya, 11.09.2010, 13:52 (UTC):
Esma ül Hüsna' lar zikredilirken örnek:(sadece; ya alîm diye mi zikredilir yoksa el- alîm diye de zikredilebilir mi?

Yorumu gönderen: Selma .D, 27.08.2010, 12:44 (UTC):
Teşekkür ederim Allah yardımcınız olsun o zaman

Yorumu gönderen: Akhenaton, 27.08.2010, 12:11 (UTC):
Bu şekilde veriyorum zaten... Bu, eklenen 33 ya da 34. madde. Daha eklenecek 66 madde var. Ama ancak ayda ya da 2 ayda 1 madde ekliyorum... Ne zaman tamamlanır, onu da Allah bilir...

Yorumu gönderen: Selma .D, 27.08.2010, 12:05 (UTC):
Benimde Esma ül Hüsna kitaplarım var.fakat bu kadar uzun açıklamalı değil 99 Esma ül Hüsnanın tamamını bu şekilde açıklamalı vermeniz mümkünmü acaba?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36640069 ziyaretçi (102645415 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.