El-Celîl İsm-i Şerîfi
 
el-Celil

El-Celîl İsm-i Şerîfi

Bu isim, "azamet sahibi", "büyük", "yüce" ve "münezzeh olma", "uzun ömürlü olma" anlamlarına gelen celâl ya da celâle kökünden türemiş bir sıfattır. Allah’a nisbet edildiğinde ise "hiçbir kayıt ve kıyas kabul etmeksizin azamet sahibi, kadr-ü kıymeti ve mertebesi en yüce olan" gibi anlamlara gelmektedir.[1][2][3]

Allah, Celâl sıfatları ile muttasıf olandır. Celâl sıfatları, kimseye muhtaç olmamak, hâkimiyet, tekaddüs, ilim ve kudretten ibârettir. Bu sıfatların hepsini birden ihtivâ eden Mutlak Celil’dir ki, o da Allah’tır.

Allah’ın Kebîr (büyük, yüce) olması, zâtının kemâline; Celîl olması, sıfatının kemâline, Azîm olması ise her ikisinin kemâline râcidir.

Celâl sıfatı, O’nu idrak eden basirete nisbet edildiğinde, ona Cemâl denilir. Onunla muttasıf olana da Cemîl derler. İç âlem, kendisine lâyık güzel sıfatları cem eden gayet mükemmel ve mütenasip olursa, ona her iki bakımdan münasip olan basirete göre güzeldir. Gerçekte güzel olan Allah’tır. Çünkü âlemde güzellik, cemâl ve kemâl nâmına ne varsa, hepsi de Allah’ın zâtının nurlarından sıfatının eserlerindendir.[4]

Celîl’in mâzi (geçmiş zaman) fiilini oluşturan celle, "celle celâluh", "celle şânuh", "celle ve alâ" ile "daima gâlip ve  üstün" anlamındaki azîz isminin anlamını oluşturan azze fiilleri, "azze ve celle" şeklinde İslâmî metinlerde Allah’ı tâzim için en çok kullanılan cümlelerden biri olmuştur.[5][6]

Kurân-ı Kerîm’de aynı anlamda olmak üzere "zü’l celâl" terkibiyle iki âyette yer almaktadır:

"Ancak Azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak." [7]

"Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir." [8]

Hz. Muhammed de bir duasında;

"Allah’ım! Selâm, sensin, selamet sendendir. Sen yüceler yücesisin ey Celâl ve İkram sahibi olan Allah’ım!" [9]

buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şeriflerinde de Allah’ın;

"İzzetim, celâlim ve azametim üzerine yemin ederim ki, Lâ ilâhe illalllah diyen kimseyi Cehennem’den mutlaka çıkaracağım."

buyuracağını ifade etmiştir.[10][3]

Kaynaklar

[1] el-İsfehâni, el-Müfredat, "cll" maddesi.
[2] "Lisânu’l-Arap", "cll" maddesi.
[3] Yrd. Doç. Dr. Niyazi Beki, "Esmâ’ül-Hüsnâ Kasidesi", Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.121-122.
[4] İmam-ı gazâlî, "Esmâ’ül Hüsnâ Şerhi", Merve Yayın-Dağıtım, s.152.
[5] Bekir Toplaoğlu, "celîl" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt: 7, s.268.
[6] Hulûsi Kılıç, "Celle Celâluh" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt: 7, s. 271.
[7] Kurân-ı Kerîm, Rahman Sûresi 27.
[8] Kurân-ı Kerîm, Rahman Sûresi 78.
[9] Müslim, "Mesâcid", 135-136.
[10] Buhârî, "Tevhid", 8/200.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36622049 ziyaretçi (102613347 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.