El-Hâfiz İsm-i Şerîfi
 
el Hafiz

El-Hâfiz İsm-i Şerîfi

Sözlükte “koruyan”, “himâye eden”, “dengede tutan” anlamlarına gelen “Hâfiz” kelimesi, terim olarak “her şeyi âfât (afetler) ve beladan koruyan”, “her şeyi dengede tutan” anlamlarına gelir. “Hıfz” kökü, Arapça’da unutma ve yanılma (nisyan ve sehiv) ile yitirme (zayi etme) kavramlarıyla zıt anlamı taşımaktadır.

Kurân-ı Kerîm’de bu kökten türemiş olan “el-Hafîz” ve “el-Hâfiz” isimleri, “hıfz” masdarının taşıdığı iki anlama da uygun bir tarzda “koruyup gözeten”, “kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan”, “kulların yaptığı her şeyi eksiksiz ve yanlışsız kaydedip hesaba çekmek üzere saklayan” ve “kudretiyle her şeyi dengede tutan” [1] anlamlarında Allah’ın isimlerinden biri olarak zikredilmektedir.[2]

Gazâlî, bu ismi izah ederken gökleri, yeri ve bütün yaratılmışları kendileri için belirlenen süre tamamlanıncaya kadar her türlü beladan koruyan Allah olduğu açıklamasını yapar.[3]

Allah, her varlığa kendisine zararlı olacak şeyleri bilebilecek bir kapasite ihsan etmiştir. O, insanlara maddî varlıklarına zarar verecek olan şeyleri yasakladığı gibi, onlardan mânevî cephelerini zehirleyen her türlü dalaletten de uzak durmalarını istemiştir.[4]

Allah’ın insanları maddî ve mânevî zararlardan, her çeşit zulmet ve dalâletten korumak için akıl, fikir ve basîret vermesi, peygamberler gönderip kitaplar indirmesi, onlara helal ve haramı bildirmesi, tamamen O’nun “el-Hâfiz” isminin taalluku kapsamında gerçekleşen şükrü ödenemez nimetlerdir. Buna gören insan, Allah’ın kendisine ihsan ettiği bütün koruma vasıtalarını iyi kullanmak, yaptığı iyilik ve kötülüklerin zerresinin bile kaybolmayacağına, bunların mutlaka ahirette karşısına getirileceğine inanarak dünya hayatında iyiliklerini çoğaltmaya çalışmalı, kötülüklerden de sakınmalıdır.

Kurân-ı Kerîm’de bu ismin geçtiği bazı âyetlerin mealleri şöyledir: [5]

“Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ki benimle size gönderileni size bildirdim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi yerinize getirir de O’na hiçbir zarar veremezsiniz.” [6]

“Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak ahirete inanan, şüphe içinde kalandan ayırt edip bilelim diye (onlara bu fırsatı verdik). Rabbin, gerçekten her şeyi koruyandır.” [7]

Kullardan bu vasfa lâyık olan o kişidir ki, duyu organlarını, kalbini, dinini ve ahlâkını öfke, ve şehvet hücumlarından, nefis ve şeytanın entrikalarından kurtarır. Çünkü o, uçumun tam kenarında sayılır. Eğer sıkı durmazsa daima yanında bulunan bu helak edici düşmanları onu iter ve uçuruma yuvarlar.[8]

Bu İsmin Havassı

✔ Her kim bu ism-i şerîfin zikrine devam ederek bir zâlim ve hak eden bir zorbanın aleyhine beddua ederse, derhal müstecab olur. Bir hâkim ve âmirin huzuruna girmek mecburiyetinde olup da onun tarafından hakaret görmek, ondan azar işitmek ihtimali olduğunda, hakarete uğramaktan korkan kimse, "Yâ Hâfız" diyerek girerse, o kişi, orada tahkir ve tekdire mâruz kalmadığı gibi, bilakis iyi ve güzel muamele ile karşılaşır.

✔ Bu ism-i şerîfi bir kağıt üzerine yazarak üstünde taşıyan kimse, her konuda kendine düşmanlık besleyen kişilere gâlip gelir.[9]

Kaynaklar

[1] eş-Şûra 42/6, Yusûf 12/64, el-Hicr 15/9, el-Enbiyâ 21/82.
[2] Metin Yurdagür, “Ayet ve Hadislerde Esmâ-i Hüsnâ”, İstanbul 1999, s. 96.
[3] el-Gazâlî, “el-Maksadu’l-Esnâ Şerhi Esmâi’l-Hüsnâ”, 1. Baskı, Matbaatu Takaddum, s.78.
[4] Cihat Tunç, “Dalâlet” maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c. 8, s. 428.
[5] Yrd. Doç. Dr. Niyazi Beki, “Esmâ’ül Hüsnâ Kasidesi”, Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.15-16.
[6] Kurân-ı Kerîm, Hûd 11/57.
[7] Kurân-ı Kerîm, Sebe 34/21.
[8] İmam-ı Gazali, “Esmâ’ül Hüsnâ Şerhi”, Merve Yayın & Dağıtım, İstanbul, s.148.
[9] es-Seyyid Süleyman el Hüseyni, “Havas-ul Kurân Kenz-ül Havas”, Esma Yayınları, s. 85.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36822865 ziyaretçi (102967647 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.