El-Hakem (El-Hakîm) İsm-i Şerîfi
 

el Hakim, el Hakem

El-Hakem (El-Hakîm) İsm-i Şerîfi

Hazırlayan: Akhenaton

«Ey en doğru kararın Sahibi Rabbim!
Ey en doğru Kelimelerin Sahibi! Ey emir Veren!
Ey Hükmü kayıtsız şartsız yerine Getiren! Ey hakla bâtılı apaçık Gösteren!
Ey hakları zâyi Etmeyen!
Ey Hâkimler Hâkimi!
Ey Hesap Günü Affına muhtaç olduğum Allah!

Sen en doğru kararın Sahibisin Rabb'im!
En doğru Kelimeler Senindir!
Sen emir Veren;
Sen hükmü yerine Getiren;
Sen hakla bâtılı apaçık Gösterensin bize!
Hakları zâyi Etmeyensin Sen Rabb'im!
Sen Hâkimler Hâkimi;
Sen Hakemler Hakemisin!
Sen, hesap günün affına 3ç olduğum Allah'sın!»
[1]

el-Hakem, hikmet sahibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hüküm verme yetkisini elinde tutan, son hükmü verecek olan [2], hükmeden ve hakkı yerine getiren [3], hükümlerinde zulüm bulunmayan [4] Mutlak Hakim [5]... Hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden ayıran; işlerinde kusur, sözlerinde şüphe bulunmayan, kararları geri çevrilmeyen, hükümleri reddedilmeyen Allah (c.c.)... [6]

Allah, Hakem Adıyla aynı zamanda insanların birbirlerine haksızlık etmelerine mani olur ve hakları hak sahiplerine iade eder.[1] Allah, haklı ile haksız arasında hükmeder ve adaletiyle hakkı yerine getirir. Allah'ın hükmünde asla hata olmaz. Hâkimler hâkimi O'dur.[3]

el-Hakem, sözlükte "iyileştirmek amacıyla menetmek, düzeltmek, hükmetmek", anlamlarına gelen "hükm" masdarından türemiş bir sıfat olup, ıstılahta ise "bilgisi ve adaletiyle nihâi hükmü veren" anlamına gelmektedir.[7][8] "Hakem", "hâkim" ve bir kısım âlimlere göre "hakîm" kelimelerinin temel anlamı, ıslah etmek amacıyla zulme, fesâda ve şerre engel olmak, bunu sağlamak için söz ve fiil ile müdahale etmek demektir. Diğer bir bakış açısına göre hakem, kanun koyup hükmedendir ve bu yetki, sadece Allah'a mahsustur.[9][2]

Hakem ismi, Allah-u Teâlâ'nın yegâne hakim olduğunu, her şeyin hükmünü O'nun vereceğini, verdiği hükmün derhal ve tamamen icrâ edileceğini, O'nun hükmü olmadan hiçbir şeyin meydana gelmeyeceğini, O'nun hakemliğine müracaat edilmeden hiçbir sorunun çözümlenemeyeceğini, O'nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak ya da infâzına mani olacak hiçbir makamın bulunmadığını ifâde etmekte olup, Kurân-ı Kerîm'deki bir âyette [10] ve meşhur Esmâül Hüsnâ hadisinde Allah'ı nitelemektedir.[11][12][2]

Allah Teâlâ, Hâkim'dir. Her şey'in hükmünü O verir ve hükmünü eksiksiz icra eder. Hâkimlerin hâkimliğine, hükümdarların hükümdarlığına hüküm veren de ancak O'dur. O'nun hükmü olmadan hiçbir şey, hiçbir hâdise meydana gelemediği gibi, O'nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak, infazına mâni olacak hiçbir kuvvet, hiçbir hükümet, hiçbir makam da yoktur.[1]

el-Hakîm'i, Gazzâli şöyle tarif etmiştir: "En iyi tarafı, en üstün bir ilimle bilen." [13].

Hakimiyetin kayıtsız şartsız Allah'a ait olduğunu (En'am 57, Yusuf 40,67), en güzel hükmedenin Allah olduğunu (Maide 50), hükmünün temyiz edilemeyeceğini (Ra'd 41) hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmeyeceğini (Kehf 26), O'nun dışında hüküm koyanların sonucunun ne olacağını bilmeden cahilce hüküm koyduğunu (Maide 50) O'nun indirdiğiyle hükmetmeyenlerin durumlarına göre kafir, zalim ve fasık olduğunu (Maide 44,45,47) bildiren, Allah'a iman edenler Ondan başka Hakem tanımazlar. Kullar için bu kelime mecazi anlamda kullanılabilir. Nisa suresinin 35'inci ayetinde eşler arasındaki arabuluculara “Hakem” kelimesi kullanılmıştır.

Allah'ın koyduğu kurallara göre hüküm verenlere de "Hakem" veya "Hakim" denir. [14]

Hüküm, hikmet, hakim, hakem gibi kelimelerle, hâkimlerin hâkimi (ahkâmü'l-hâkimîn) (et-Tîn, 95/8); hükmedenlerin en hayırlısı (hayru'lhâkimîn); el-Hakîm [15]; ve el-Hakem kelimeleri de ha-ke-me fiilinden türemiştir. Kur'ân'ın pek çok âyetinin sonunda kullanılan el-Hakîm ve diğer türevleri Alîyy, Tevvâb, Vâsi', Azîz, Alîm isimleriyle birlikte yanyana geçmektedir.

Hikmet, her şeyde doğruyu bulma ve lâyık olduğu yere koymak demektir. Buna göre Hakîm, doğruyu bulan, her şeyi lâyık olduğu yere koyan, anlamına gelir. Allah'ın bütün fiilleri bir hikmete, bir sebebe bağlı olarak tecelli etmekte, insanın âciz kavrayışı bunu idrak edememektedir; her şeyi bilen Allah'ın emir ve yasakları hep bir hikmete bağlıdır.[16]

Hikmet sıfatı, Allah-u Teâlâ'nın bir sırrıdır ki, bu; akıl, ancak şu şekilde izah edebilir: Gizlilikteki hikmet, açık olarak hikmet, ruhtaki hikmet, nefisteki hikmet, kalpteki hikmet ve Cim'(ج)deki hikmet... Allah-u Teâlâ, önce "sırr"ı yaratmıştır. Meydana getirdiği âlemleri de dilediği sayıda ve biçimde, yine kendine has gizlilik sıfatı ile yaratmıştır. Bu, yalnız O'nun kudretine has bir örnektir ki; bununla, yarattıkları ile varlığının kimliği anlaşılmaktadır. Sırları icâddan maksadu ise, yarattığı varlıkları kendi varlığını anlatması içindir.[17]

Birçok âyet-i kerîmede Allah'a izâfe edilen hakemlik türleri içerisinde şüphesiz âhiretteki hakemliğin ağırlık kazandığı göze çarpmaktadır. Çünkü mutlak adaletin tecelli edeceği yer, hak-bâtıl mücâdelesine sahne olan imtihan dünyası değil; her türlü hareketin karşılık bulacağı yer olan âhiret âlemidir.[9]

"Hükm" kelimesi, çeşitli sîgalarla birlikte Kurân-ı Kerîm'de 210 yerde geçmektedir. Bu ismin geçtiği âyetlerden biri olan Enâm sûresinin 114. âyet-i kerîmesinin meâli, şöyledir:

أَفَغَيْرَ اللَّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنْزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًا وَالَّذِينَ ءَاتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ

«Size Kitab'ı (Kurân'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphecilerden olma» [18][19]

وَإِنْ كَانَ طَائِفَةٌ مِنْكُمْ ءَامَنُوا بِالَّذِي أُرْسِلْتُ بِهِ وَطَائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتَّى يَحْكُمَ اللَّهُ بَيْنَنَا وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ

«Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.» (Araf Sûresi, 87. âyet) [20]

وَهُوَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَهُ الْحَمْدُ فِي الْأُولَى وَالْآخِرَةِ وَلَهُ الْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

«O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.» (Kasas Sûresi, 70. âyet) [21]

el-Hakîm vasfının, Kurân'da daha çok el-Alîm vasfıyla birlikte kullanılması, insan zihnine hemen şunu hatırlatmaktadır: Allah, kayıt, sınır tanımayan bilgisi sayesinde insan için neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu bilir. O halde inananlara neyi emrediyorsa onların yararına, onları nelerden sakındırıyorsa, o şeyler onların zararınadır.

Allah'ın emir ve yasakları bir hikmete dayalı olduğu gibi bütün yaptıkları muhkemdir, sağlamdır: [16]

وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ إِنَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ

«Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.» (Neml Sûresi, 88. âyet) [22]

El-Hakem İsm-i Şerîfi'nin Tecellisi

Bu ism-i şerif yâd edilirken, hayalimiz bizi mahşer meydanına götürür. O dehşetli meydana çıkış, ilâhî bir hükümle olduğu gibi, orada belli bir süre beklenmesi de yine ilâhî irade ve hüküm iledir. Bu hükmün icra edilmesiyle, dünya tarlasının bütün mahsulleri bir araya toplanır. İlâhî hâkimiyet karşısında herkesin aciz ve zelil kaldığı, olanca ağırlığıyla hissettirilir. Bunu takiben mizan kurulur ve “hükmün ancak Allah'a ait olduğu” bütün haşmet ve azametiyle herkese gösterilir. Daha sonra, yine Allah'ın hükmüyle, bir kısım insanlar doğrudan Cennete giderler. Bir kısmı, günahları kadar yanmak üzere Cehenneme gönderilirler. Bir başka gurubun ise ebedî olarak Cehennemde kalmalarına hükmedilir.

Elbette ki, bu ismin tecellisi sadece ahirete mahsus değildir. Bu dünyada da bütün varlıklar bu ismin tecellisine mazhardırlar. İnsanı misal alarak konuşalım: İnsanoğlunun dünyaya gelişi gibi ölümü de ilâhî hüküm iledir. Organlarının yerleri, şekilleri, büyüklükleri, vazifeleri hep ilâhî hüküm ile tahakkuk etmiştir. Diğer bütün varlıklar da, Allah'ın taktir ettiği özelliklere sahip olur ve O'nun hükmü altında vazife görürler.[4]

Kaynaklar ve Dipnotlar

[1] www.rehberim.net/forum/dualar-510/103387-el-hakem.html
[2] Yrd. Doç. Dr. Niyâzî Beki, "Abdülkâdir Geylâni ve Esmâ'ül-Hüsnâ Kasidesi", Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.92-93.
[3] www.diyanet.gov.tr/turkish/DIYANET/2010cocuk/mayis_esmai_husna.pdf
[4] www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=9229
[5] www.eravsar.de/Derslerim/Din-Ahlak Dersi/ALLAHIN ISIMLERI.pdf
[6] el-Geylânî, "Manzûmetu Esmâillâhi'l-Hüsnâ", s.56.
[7] Râğıb el-İsfehâni, "el-Müfredât", "hkm" maddesi.
[8] Lisânu'l-Arab, "hkm" maddesi.
[9] Bekir Topaloğlu, "Hakem" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c.XV, s.170.
[10] Enam Sûresi, 144.
[11] el-Gazzâli, "el-Maksadu'l-Esnâ Şerh-i Esmâi'l-Hüsnâ", 1. baskı, Matbaat-u Takaddum, s.62
[12] Metin Yurdagür, "Allah'ın Sıfatları", İstanbul 1984, s.130.
[13] Gazâli, el-Maksad, s. 86.
[14] www.davetci.com/99isim/esmaulhusna_hakem.htm
[15] el-Fâtır, 35/2; es-Sebe', 34/ 1; Hûd, 11/1; Yûnus, 10/1; el-Hucûrot, 49/8
[16] M. Sait Şimşek, "el-Hakîm" maddesi, Şamil İslam Ansiklopedisi, www.sevde.de/islam_Ans/H/hakim.htm
[17] İmam Ahmed Bin Ali el-Bûnî, "Şemsü'l-Maârif" (شمس المعارف الكبرى), "el-Hakem" maddesi, Tercüme: A. Nebil Fazıl Aslan, Seda Yayınları, İstanbul 2001, c.4, s.820-823.
[18] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=141
[19] Kureyş müşrikleri, peygamberimize; “Aramızda Yahudi veya Hıristiyan âlimlerinden bir hakem seçelim. Senin getirdiğin din hakkında onların kitaplarında bulunanı bize haber versinler.” demeleri üzerine bu âyetle onlara cevap verilmiştir.
[20] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=160
[21] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=392
[22] www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=383





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ayşe, 24.02.2016, 12:03 (UTC):
İnanılmaz faydalı oldu , aydınlandım. Teşekkür ederim



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36857390 ziyaretçi (103027306 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.