El-Hasîb İsm-i Şerîfi
 
el Hasib

El-Hasîb İsm-i Şerîfi

Hazırlayan: Akhenaton

Sözlükte "soylu", "hesap sahibi", "şerefli", "kâfi gelen", "hesap gören", "hesaba çeken" anlamlarına gelen Hasîb ismi, Esmâül Hüsnâ'dan biri olarak Allah'ın, kulların hayatları boyunca yaptıklarının bütün ayrıntısı ile iyi bilmesi demektir.[1][2]

Hasîb ismi, Kurân-ı Kerîm'de 3 âyeti kerîmede Allah'a izâfe edilen isimler arasında geçmektedir:

"Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter." [3]

"Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır." [4]

"Onlar, Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar, Allah'tan başka kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak da Allah yeter." [5]

Bu âyetlerin yanında Kurân-ı Kerîm'de 34 âyet-i kerîmede "hsb" hökünden türemiş olan Allah'ın başka sıfatları da bulunmaktadır.[6]

"Esrâu'l-hâsibîn", hesap görenlerin en seri olanı anlamına gelmektedir.[7] "Seriu'l-hisâb", hesabı çabuk olan demektir.[8]

Kulların Yüce Allah karşısında "havf" (korku) ve "recâ" (ümit) içinde bulunmasını temin metodu olarak ilâhî davette bazen "terğib" (Allah nezdindeki nimetlere teşvik), bazen de "terhib" (O'nun azabının hatırlatılması) yöntemi kullanılmıştır. Kurân'da bu metodun bir gereği olarak "terhib" sadedinde, Allah'ın azap ve tecziyesinin de süratli olduğu "seri'ul-ikâb" (cezası çabuk olan) nitelemesiyle nelirtilmektedir. Ancak bu nitelemenin geçtiği her iki ayette de Allah'ın "gafûr" ve "rahîm" olduğunun vurgulanması,terğib-terhib metodunun Kurân'da nasıl bir denge içinde saklandığının bir örneği olarak değerlendirilmektedir.[9]

Kulun bu vasıftan nasibi şu olabilir: O, Allah'tan başka hiçbir şey düşünmez. Allah'ın ona yeterli olduğunu anlar ve ona göre amel eder. İbadet ettiği zaman Allah'ın cenneti için değil de bizzat Allah için, günahtan çekindiğinde de azaptan korktuğu için değil de bizzat Allah yasak ettiği için çekinir ve devamlı olarak Allah'ı düşünür.[10]

Kaynaklar

[1] Râğıp el-İsfehânî, "el-Müfredat".
[2] Lisânu'l-Arab, "hsb" maddesi.
[3] Kurân-ı Kerîm, Nisa Suresi 6.
[4] Kurân-ı Kerîm, Nisa Suresi 86.
[5] Kurân-ı Kerîm, Ahzab Suresi 39.
[6] M. F. Abdulbâki, "Mü'cem'ul-Müfehres", "hsb" maddesi.
[7] Kurân-ı Kerîm, Enam Suresi 61-62.
[8] Kurân-ı Kerîm, Bakara Suresi 201-202.
[9] Yrd. Doç. Dr. Niyazi Beki, "Esmaül Hüsna Kasidesi", Sultan Yayınevi, İstanbul 2001, s.119-120.
[10] M. Ferşat, "Esmaül Hüsna Şerhi", Merve Yayınları, İstanbul, s.151.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36822756 ziyaretçi (102967408 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.