Elektrikli Sandalyenin Sırrı
 

Elektrikli Sandalyenin Sırrı

Oktan Keleş

İdam cezası bir ölüm cezasıdır; fakat aslında bilindiği gibi sadece bir ölüm cezası değil, aynı zamanda felsefesi olan ve mesaj taşıyan bir seremonidir. Konunun daha iyi anlaşılması için kısaca birkaç ölüm cezasına göz atalım:

Canlı canlı deri yüzmek, kafatasını mengeneyle parçalamak, kazıklara oturtmak, yüksek uçurumdan kayalara itmek, orta çağdaki gibi diri diri yakmak, boğma teliyle boğmak, suda boğmak, kaynar kazanda haşlamak, kurşuna dikmek vs vs... Bütün bunlar aslında bir ölüm cezasıdır. Bazıları işkence ile intikam hırsıyla bir kralın veya halkın veya bir başkasının verdiği, bazı duygularını da tatmin eden şekillerle uygulanmasıdır ki Roma'da aslanlara canlı canlı atılarak ölüm cezası alanlar izleyenlere büyük korku ve haz verirdi. İşin psikolojik ve sosyolojik kısmı bir yana. Fakat idam farklı bir kavramdır. Felsefesi ve mesajı vardır.

Örnek: Asılarak İdam:

Yağlı ilmik, boğaza geçirilir. Birkaç basamak ile yüksek bir nesneye çıkarılır. Bu sandalye olabilir. Ayağını yerden kesecek kadar. Bir tekme atılır ve kişi sallanır.(sallanma tabiri) Bu idamın felsefesinde ip tıpkı bir köleye ve köpeğe takıldığı gibi boyna takılır. Mesaj şudur: "Sen işlediğin suçla şeytanın bir kölesisin. Bunu boynuna takıyor ve hayatına son veriyoruz."

Ayakla tekme ise işlediği suçtan ve günahtan dolayı hakir görmeyi simgeler.

Giyotin:

Fransız uygulaması. Kurulu düzenekten, yukarıdan kalın, ağır bir bıçak hızla aşağıda sıkıştırılan kafaya düşer ve keser.

Felsefe ve mesajı şudur: "Bu kafanı İlahî güç yukarıdan kesmiştir." Adalet yukarıdan inmiştir. (İlahî)

Kılıçla Kafa Uçurmak:

Bu idam şekli de şu mesajı verir: "İlahî adaletin temsilcisi ellerle kafan uçurulmuştur." Eller Hakkın elleridir simgesel olarak.

Şimdi gelelim hiçbir idam şekline benzemeyen yüzyılımızın idam şekli, teknolojik idam, elektrikli sandalyeye oturtulmaya: ABD'de uygulanan bu idam şekli nasıl icat edilmiştir? ABD Pensilvanya masonlar merkezi baş masonu McCain Isaac (Makkeyn Ayzek) 1941'de gizli, yeminli bir belge açıyor.

Zira belgenin kendi ritüellerine göre açılma vakti gelmiştir. Belgede kısaca şunlar yazılıdır: "Efendimiz baş Şeytani Dokuzlar meclisinde talimat uyarınca Benjamin Franklin'in vasiyetidir. (Bu vasiyet bilinen anlamda değil, sır vasiyetlerden biridir.)

Elektrik bilimi ilerletilecek ve emanet edilen üstada gelişmeler doğrultusunda Şeytanî Efendimizin emri olan şu faaliyet gerçekleştirilecektir."

(Belge tarihi 1785 daha sonra ne zaman eklendiyse 1901 ve 1921 tarihleri de mevcuttur.) Kısaca belgedeki emir, talimat şudur: "Her türlü kötülüğü yapan insanlar şeytanın tahtında taç giyecek ve seçilen bu insanlar kutsanacak. Şeytanın ruhuna, ordusuna katılacaklardır. Bu bir törendir. Taç giyme töreni olacaktır. Tahta çıkıp ruhlarını efendilerine, şeytana vereceklerdir. Zira bu tahta oturma sebepleri, işledikleri suç ve günah neyse ruhlarını bunları kahramanca işleyerek şeytana ruhlarını satmalarındandır." Buraya kadar olan bilgilerin ikinci bölümünde şöyle devam ediliyor:

"Bir idam şekli olacak ki daha öncekilerine benzemeyecek.

Bir taht olacak. (Elektrikli sandalye) Oturtulacak. Kafasına taç takılacak. Bir törenle tahta oturtulanların kulağına kendileriyle ilgili sır söylenecektir."


Bu uygulama Mısır Firavun'u KHA'nın uygulamasıdır. Kendisine ağıtla bağlı ruhları kendi özel sandalyesine oturtup, kollarını bağlayıp, törenle başına taç takıp idam ediyordu. Firavun KHA Döneminin en büyük rütbeli Şeytanîsidir. Elektrikli sandalye Kabala'da KHA'nın sandalyesiyle günümüzde kodlanmış, sembolize edilmiştir. KHA'nın mezarından çıkan bu sandalye Torino müzesinde sanki bugün yapılmış gibi sergilenmektedir. Kabala'da bu sandalye hakkında şöyle gizli kodlanmış bilgi vardır: Özel kişilerin ölüm cezası bu sandalyeye oturtularak; ama önce ikramlar verilerek yapılırdı.

Tom Hanks'ın başrolünde oynadığı Yeşil Yol filmini seyredenler hatırlar. Bir idamlık provalarla defalarca idamdan önce sandalyeye götürülüp tatbikat yaptırılıyor.

(Tören provası) Taç denen de sandalyede kafaya miğferi andıran metal bir başlık takılıyor. Kollar sandalyenin (tahtın) iki kenarına tıpkı bir kral edasında bağlanıyor. (Bir tahta bir kral nasıl oturtuluyorsa öyle oturtuluyor.)

İdamı izlemeye gelen davetliler tarafından seyredilerek, elektrik verilerek (Elektrik enerjisini şeytanın şimşeği sayıyorlar.) Törenle infaz gerçekleştirilip şeytana kavuşturuluyor. Tabii ki bu sır, bu idam şeklini planlayanlarca bilinir. Diğerleri bunu bir idam cezası olarak görür. Yani aslında idam olarak bilinen bu uygulama ''Şeytani töreni''dir. Yeryüzünde aşağılıkça şeytanı sevindirecek bir günah, suç işleyip ölüm cezasına çarptırılanlar bu sandalyeye (tahta); yani şeytanın tahtına oturtularak törenle "şeytan ordusuna" kavuşturulur. Her idam edilenin ismi Şeytanîlerce kutsanır ve kayıtlarına alınır. Tabii ki bu onların sapık inançları ritüellerindendir.

Bir not: Yeşil Yol filmindeki elektrikli sandalyeye takılan adı "Yaşlı Kıvılcım"dır. Benjamin Franklin de uçurtmayla kıvılcımlar meydana getirip paratoner çalışmalarını yapan masondur. Masonların Franklin'e verdikleri isim de "Yaşlı Kıvılcım"dır.

Benzer Makale: Elektrikli Sandalye - Yunus Halilov






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636709 ziyaretçi (102639743 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.