English Documentary: Pharaoh Akhenaten (Akhenaton)
 

English Documentary: Pharaoh Akhenaten (Akhenaton)

Pharaoh Akhenaten

This Pharaoh Akhenaten documentary is part of a series from The Learning Channel that profiles some of the great leaders of ancient Egypt.

Host and Egyptologist Bob Brier takes the viewer on a journey back through time to the reigning pharaohs of the country. This episode presents a biography of Akhenaten, who was a visionary and revolutionary. Born Amenhotep IV, he changed his name to Akhenaten to reflect his belief in Aten as a monotheistic god, rejecting the polytheistic tradition of his country.

The "Rebel Pharaoh" was also an artist, who broke from the art forms of the past, creating stylized sculpture and paintings.

Akhenaten was a pharaoh of the eighteenth dynasty of Egypt, he ruled for 17 years and died in 1336 BC or 1334 BC. He is especially noted for abandoning traditional Egyptian polytheism and introducing worship centered on the Aten which is sometimes described as monotheistic, but henotheism would be a more accurate description, since he ranked the Aten above other gods but did not deny their existence.

Pharoah Akhenaten moved the capital from Thebes to the desert and named it the Horizon of the Aten. Progressively the kingdom was becoming weak as he pursued religion and art and allowing the army to dwindle.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: bence..., 13.02.2010, 17:48 (UTC):
evet...nasreddin hocanın dediği gibi sende haklısın...sende haklısın...herkes haklı...çevirilerde destek bulsan bile insanların eleştirilerinin yinede devam edeceğini söylüyorsun,belki haberin yoktur:ama bu dünya böyle,hiçkimseyi memnun edemezsin,kimse ne kadar güzel bir iş yapıyorsun demez,sen yoluna bakacaksın,doğru olduğuna inandıktan sonra...bir yerde çok eleştiri varsa orda farkedilme ve başarı beraberinde de malesef çekemezlik ve haset vardır,daha doğru düzgün türkçe cümle kuramayan,konuşmayı ve hatta konuştuğunda neden bahsettiğini bilmeyenler sırf can sıkmak için yine yazıyor(bazen yazamıyor-yazdığını sanıyor),okuyorum-gülüyorum.bunu sizde deneyin gülmek için bahanesi olmayanlara birebir.çeviride destek meselesi;kendi adıma bir açıklama ihtiyacı hissettim,evet benim oğlum olan genç arkadaşımız:)iyi düzeyde ing.bilir ve orta derecede alm.ama lise sonda ünv.hazırlanması nedeniyle vakit sıkıntısı yaşıyor,yoksa-amenemope-yi bölüm bölüm çevirip yardımcı olacaktı ama hala vakit bulamadı...ilerde inşallah neden olmasın ki???ve son olarak"AKHENATON"eğer insanlar ne der diye yaşasaydı şimdi bildik belki dahada silik firavunlardan bir farkı olmayacaktı,oysaki karşımızda çok farklı bir şekilde dünya tarihinde yer almış gerçekten cesur-yürekli bir kral var...(yani her ne kadar tek tanrı olarak güneşi kabul etsede:)sayfayı konusundan saptırmak istemiyorummm:))

Yorumu gönderen: Akhenaton, 13.02.2010, 15:57 (UTC):
Keşke yanımda bana çevirilerde destek olacak insanlar bulunsaydı... Bütün dünya kültürlerini, efsanelerini, inanç ve yaşayışlarını onlarca kaynaktan tarayıp sizlere birinci elden sunabilseydim... Ama, üzgünüm, yok. Örneğin bu sitedeki Eski Mısır'la ilgili makalelerde başvurulan kaynaklar, Nasreddin Hoca'nın dediği gibi hoşafın suyunun suyunun suyu. Bir doğru bilgi varsa beş tane de yanlış bilgi var. Çünkü hep üçüncü, dördüncü kaynaklardan aktarmalar. Karşılaştırmasız, mukayesesiz. Bu yüzden özellikle Eski Mısır ya da Gizemli Medeniyetler kategorisindeki eleştiriler oldukça haklı. Onlar haklı da, ben de haklıyım. Çünkü madem bu eleştiriyi yapıyorsunuz; gelin hep eleştirmek hep eleştirmek yerine bana yardımcı olun. Bütün tarihi baştan yazalım. Her yabancı dil bilen arkadaşıma ihtiyacım var. Gelin, bir araştırma gurubumuz olsun. Gelin, tüm yazıları ortaklaşa hazırlayalım. Peki bir cevap veren var mı? YOK. O zaman da ne diyebilirim ki: Benim adım Hıdır, elimden gelen budur. İşte benim yaptığımın yapabileceğimin hepsi bu derim. Çünkü katkıda bulunmuyorsan, eleştirmeye de hakkın yok. Düzeltmiyorsan, şikayet etmeye de hakkın yok. Bendeniz Hıdır da elinden gelen buduru terane edip duracaktır haliyle. Peygamberimiz buyurdular ki, ilim, Çin'de bile olsa onu alın. Evet, Çin'deki ilim, bugün yanıbaşımızda. Kaynakları Çince ama. Çevirecek kimseler yok. Çevirecek kimseleri buldun diyelim. Dikilirler de dikilirler karşına; Çin'de Türkistan'a zulmediliyor. Nasıl Çin'den ilim alırsın. İsrail'de yahudi zulmü var. Nasıl Yahudi kaynaklarına yer verirsin. Yunanistan'la aramızda boğazlardan ve adalardan gelen bir husumet var. Nasıl Yunan mitolojisine yer verirsin. Ermenilerle şunu yaşıyoruz; nasıl Ermenilerin kültürlerini incelersin, onları sempatik gösterirsin. Rumlarla kıbrıs meselemiz var; nasıl onların kültürlerini incelersin. Araplar, bizi 1. dünya savaşında arkadan vurdu. Nasıl onları kaynak olarak gösterirsin. Kurtler, bizim evlatlarımızı öldürdü. Kaldır şu Mardin, Diyarbakır efsanelerini oradan. Şunlar, şunu yaptı; bunlar, bunu yaptı. Dikilirler de dikilirler karşına... Bizde tarih bile böyle statükocudur. Bizde din bile statükocudur. İçimize kapanmışız. İçimize kapatmışlar... Ben de burda tarih bu değil, objektiflik bu değil, ilim bu değil diye ha bre ziyaretçilerle dövüşürüm :) Genç kardeşlerimin, "çok uzun yazı olmuş, üff", "irgenç", "berbat" yazıları bile bu statükocu yazıların, devekuşu gibi başını kuma gömenlerin yanında benim için için çok çok kıymetlidir. Onların her yorumu, başımın üstünedir... Ama bilimi, kültürü ve tarihi statükolaştıranların?! Asla!!!

Yorumu gönderen: bence..., 13.02.2010, 15:20 (UTC):
bende oğluma çeviri yaptırarak izledim,benim ingilizcem zayıf:)büyüleyici!!! kuran'da hz.yusuf zamanında ki yöneticiden"mısır hükümdarı-mısır meliki"olarak bahsedilir diğer firavunların aksine,buda aynı zaman diliminde yada zaman olarak yakın olabilirler ihtimalini güçlendiriyor... çok zor bir dönemde(bana göre dünya tarihinde özellikle yönetici olanlar için asla kolay bir dönem olmadı),her insanın cesaret edemeyeceği bir işe kalkışmış,yaşadığı müddetçede kararlı bir şekilde tüm yıldırıcı ve kuvvetli muhaliflerine rağmen inandığı şekilde yaşamış ve kabullendirmek için çok fazlada çaba sarfetmiş.cesarete sahip olmakla onu ortaya koyabilmek arasında fark vardır(benim fikrim:) akhenaton'unda yaptığı bu! dğer yandan peygamber olma olasılığı bence çoook zayıf her ne kadar tek tanrılı olsada güneş dinini kurmuştu yani tek olan güneşe tanrı olarak tapınıyordu ama niyete bakalım dersek tamam:)

Yorumu gönderen: music_art, 13.02.2010, 13:45 (UTC):
Akhenaton ; büyük insan insanların böceğe kuşa maymuna tapındığı bir dönemde tek tanrıya tapınma devrimini gercekleştirmiş bir yiğit...geçmiş yıllarda Akhenaton hakkında bilgi edindiğimde onun ismi bize farklı ulaşmış bir peygamber olabileceği geçmişti aklımdan ..videoyu izlerken o fikirlerim geldi aklıma...neden olmasın ki



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901503 ziyaretçi (103103969 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.