Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı ve Mâhiyeti, II
 

Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı ve Mâhiyeti

2.Bölüm

Doç. Dr. Ramazan TOSUN

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi.

Hınçak Komitesi

İşte gerçek yüzleri bu olan komitelerden birincisi Hınçak Ermeni Komitesi'dir. Hınçak Komitesi, Kafkasyalı Ermenilerden olan Avedis Nazarbeg ile hanımı Maro ve bir grup Kafkasyalı Ermeni öğrenci tarafından l887'de İsviçre'de Marksizm esas alınarak kurulmuştur.[42]

Komite, fikirlerini yaymak üzere Hınçak isimli bir gazete de neşretmiştir.[43]

Bu komitenin amaçlarını anlamak için l887'de Ermenice olarak Londra'da basılan program ve teşkilât nizamnâmesinin bazı maddelerine bakmak lâzımdır: Partinin ilk ve yakın hedefi Türkiye Ermenistan’ının politik ve millî bağımsızlığını sağlamaktır.

Türkiye'de ihtilâl yoluyla gerçekleştirilecek hedeflere varılmak için kullanılacak metot, propaganda, tahrik, tedhiş, teşkilâtlanma ile köylü ve işçi hareketidir. Propaganda, Hükümete karşı isyanın temel sebepleri ile münasip zamanını halka anlatmak olacaktır. Tahrik ve tedhiş, halkın cesaretini artırmak için gereklidir. Hükümete karşı gösteri, vergileri ödememek, ıslahat istemek, aristokrat sınıfa karşı nefret yaratmak tahrikin başlıca yollarıdır. Tedhiş ise halkı korumak ve Hınçak programına itimatlarını elde etmek için başvurulacak bir metottur. Parti, tedhişi Osmanlı Hükümeti’ne karşı kullanmayı hedef tutmaktadır, fakat hedef sadece Hükümet değildir. Hükümet için çalışan tehlikeli Türk ve Ermeni kişilerle, casus ve muhbirler de hedefler arasındadır. İhtilâli gerçekleştirmek için en müsait zaman Türkiye'nin harbe girdiği dönem olacaktır. Süryaniler, Kürtler, Türklere karşı mücadelede kazanılacaktır.[44]

Görüldüğü gibi, komite; tedhişi, terörü esas almıştır. Hedefine varabilmek için de Osmanlı Devleti'nin en zor anını beklemeye başlamıştır. Bu durum 7. maddede açıkça ifade edilmiştir. O zaman, Ermenilerin, Tehcir Kanunu üzerine isyan ettiklerini söylemek mümkün değildir. Yıllarca önceden, Devletimizin herhangi bir savaş sırasında en zor günleri beklenmeye başlanmıştır. Hınçak Komitesi Hınçak gazetesinde Aralık l9l4 tarihinde yayınladığı şu bildiride savaş sırasında stratejilerinin nasıl olacağını açıkça belirtmiştir:

Zulüm ve saldırıya uğrayan ve haklarından mahrum edilen Ermeni toplumunun temsilcisi ve Türkiye Ermenilerinin kurtuluşu için çeyrek asırdan fazla bir zamandan beri, kanlı yollardan bu kurtuluşu sağlamak için yürüyen Sosyal Demokrat Hınçakyan Komitesi; bugünkü siyasi durumun zorlaması ile savaş ve ihtilâl borusu çalarak, Toros Dağları'ndan ve Ermenistan ufuklarından Osmanlı istibdadını kanlı bir biçimde mahvetmeye yemin ederek savaş alanına iniyor.

Hınçakyan Komitesi de, milletlerin varlığının söz konusu olduğu bu büyük savaşta, kendi maddi ve manevi kuvvetlerini toplayarak, ihtilâl kılıcı ile Dünya Harbi'ne katılacak ve Üçlü İtilâfın özellikle Rus kuvvetlerinin müttefiki sıfatıyla; emrindeki bütün vasıtalar ve ihtilâl güçleri ve siyasi kuvvetlerle, Ermenistan'da, Kilikya’da, Kafkasya ve Azerbaycan'da Müttefiklerin zafer kazanmalarına yardım etmek suretiyle, gerek kendi ve gerek medeniyet namına olan vazifesini, yurtseverliğin gerektirdiği şartları kendine rehber kabul ederek yapacaktır.

Ermeniliğin büyük kurtuluş gayesi uğrunda hayatlarını feda edecek kahramanlar, maddi ve manevi kuvvetleriyle bu umumi maksat için meydana atılsınlar! Bu suretle Ermenilik de, yarın toplanacak olan kongreye, hem medeniyet ve hem de kendi davası için döktüğü kanla iftihar eder bir vaziyette çıksın. Siyasi hürriyetlerini elde etmeye ve yaşamaya hakkı olduğunu ispata çalışsın ve kan döktüğü vatanı ile, Üçlü İtilâf'ın rızası uyarınca verilen bağımsızlığını temin etsin. Hürriyet güneşi doğarak, bundan etrafa hak, adalet, hürriyet, kardeşlik nuru saçılsın.[45]

Komite, başta İstanbul, İzmir, Halep gibi merkezler olmak üzere Türkiye'nin muhtelif yerlerinde şubeler açmış ve buralardaki isyanlarda rol oynamıştır.[46]

Taşnak Ermeni Komitesi

Bir diğer Ermeni komitesi de Taşnaksutyun'dur.Bu komite, l890 yılında, Hınçak içerisindeki bir muhalif grup tarafından oluşturulmuştur.[479

Kafkasya'da kurulan bu komite de Troşak (Bayrak) isminde bir gazete çıkarmıştır. Taşnakların programı l892 tarihinde belli olmuştur. Programda, isyan yoluyla hedefe varılacağı belirtilmiştir. Kullanılacak metotlar şu şekilde tespit edilmiştir:

1. Çeteler teşkil etmek,
2. Bu çeteleri faaliyete hazırlamak,
3. Her yola başvurarak halkı silâhlandırmak,
4. İhtilâl komiteleri oluşturmak,
5. Kavgayı, anarşiyi teşvik etmek,
6. Hükümet kuruluşlarını yağmalamak, tahrip etmek vs.[48]

Komite, teşkilâtlarına verdiği bir emirde; Türk'ü, Kürdü her yerde, her
türlü şerait altında vur. Mürtecileri , ahdinden dönenleri, Ermeni hafiyelerini,
hainleri öldür, intikam al.[49] demektedir.

Bu eşkıya çetesinin Rusya'dan beklentilerini de kendi üyelerinden birinin ifadelerinden anlamak mümkündür. Robert Kolejin Müdürü Cyrus Hamlin l893'te, Boston'da çıkan Congregationalist dergisindeki yazısında Ermeni komitelerinin durumunu değerlendirmiştir :

Bir Ermeni İhtilâl Partisi, Türkiye İmparatorluğu'nun bazı taraflarında bütün Hıristiyan halk ve misyonerlerin faaliyetine büyük fenalıklar yapmakta ve ıstıraplara sebep olmaktadır. Çok zeki ve İngilizce'yi Ermenice kadar süratli ve doğru konuşan bir Ermeni, Rusların Anadolu'ya girerek orayı zaptetmeleri için yol hazırladıklarını söyledi. Bunun için çok kuvvetli ümitleri bulunduğuna beni temin etti. Bunun nasıl olacağını sorduğum zaman bütün Türkiye İmparatorluğu'nda teşkil edilmiş çeteler Türkleri ve Kürtleri öldürmek için fırsat gözetecekler. Bunlar, köyleri yakacaklar, sonra dağa çıkacaklar. O zaman Müslümanlar ayaklanacak, müdafaasız Ermenilere hücum edecekler. Rusya, insaniyet ve Hıristiyan medeniyeti namına Türkiye'ye gelecek ve Anadolu'yu zaptedecek.....[50]

İşte Ermeni komitelerinin gerçek niyetleri, işte başta Rusya olmak üzere Osmanlı Devleti üzerinde emelleri olan dış güçlerin gerçek niyetleri ve Ermeni Meselesi'ndeki rolleri bunlardır.

B. TEHCİRE KADAR ERMENİ OLAYLARI

Ermeni isyanları 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonraki tarihlerde yoğunlaşmıştır. Tehcir Kanunu’nun çıkarılmasına sebep olan Ermeni olaylarından öncekilerin başlıcaları şunlardır :

Erzurum İsyanı

Erzurum’daki isyanın programı İstanbul’da yapılmıştır. Söz konusu tarihlerde, Rusya’daki Ermenilerden bir grup Türkiye’ye silâh sokarak bölgedeki komitacılara veriyorlardı. Bunu haber alan güvenlik kuvvetleri gerekli tedbirleri almışlar ve Erzurum piskoposluğunda da arama yapmışlardır.Harekete geçmek için bahane arayan Hınçak ve Taşnak militanları Haziran 1890’da isyanı başlattılar.[51]

1890 Erzurum isyanı, ondan sonra muhtelif yerlerde devam eden ve Avrupa’nın dikkatini Türkiye ve Ermeni meselesine çekmeye çalışan hareketlerin başıdır denilebilir.[52]

Çünkü, olay Avrupa’ya Ermenilerin katliamı şeklinde intikal etti. Avrupa bunu katliam olarak kabullendi ve devam edecek olan Ermeni ayaklanmalarıyla ilgili katliam ithamlarının birincisi literatüre girmiş oldu.[53]

Bu isyanın tertipçileri cezalandırılamadığı için daha sonraki isyancılara ümit vermiştir.

Kumkapı Gösterisi

Hınçak komitesi 15 Temmuz 1890 tarihinde, Kumkapı’da bir gösteri organize ederek ilk gövde gösterisini yapmıştır.[54]

Bu olayı idare eden Cangülyan’dır. Bu gösterinin amacı da kamuoyu oluşturmaktır. Cangülyan gösterinin sebeplerini şöyle ifade etmektedir: Ermeni hâdisesini dünyaya unutturmamak ve Erzurum İsyanı ile Musa Bey hâdisesini genişletmek, Avrupalı elçilerin gözü önünde bir hareket yapmak, İstanbul’un daha kalabalık olan Ermeni nüfusunu hâdiselerin içine sokmak, Sarayı tehdit etmiş olmak, ihtilal fikrini halk arasına yaymak.[55]

Ermeni komitecileri, isyan ettikleri her bölgede yaptıkları gibi burada da kendilerine yardım etmeyen, ya da muhalif olan Ermenileri öldürmüşlerdir.

Merzifon, Yozgat ve Kayseri Olayları

Ermeni komitecileri, 1892 yılında Ermenileri isyana teşvik etmek amacıyla yurtdışında bastırdıkları bildirileri Samsun limanından Merzifon’a, oradan da Kayseri ve Yozgat’a asmışlardır. Bu gelişmeler üzerine Hükümet gerekli tedbirleri almıştır.

Sason İsyanları

Kumkapı gösterilerinde rolü olan Mihran Damadyan 1891 yılında bölgeye gelerek çeteler kurmuş ve Ermenileri isyana teşvik etmeye başlamıştır. Bir süre sonra Damadyan yakalanmıştır. Ancak 1894 yılında Hınçak komitesinin İstanbul sorumlusu olan Murat kod adlı Hamparsun Boyacıyan bölgede isyanı başlatmıştır. İsyanda birçok Müslüman öldürülmüştür. Boyacıyan’ın amacı, Ermeniler ile bölgedeki aşiretler arasında bir çatışma yaratmak ve ordu tedbir aldığı zaman Ermenilerin katledildiği iddiasıyla Avrupalı devletlerin müdahalesini sağlamaktır.[56]

Ermeni komiteleri, bu isyandan umduklarını bulamamışlardır. Olayların araştırılmasına İngiliz, Fransız ve Rus konsolosları da iştirak etmişlerdir. Avrupalıların yaptıkları tahkikata göre, isyanın yabancı devletlerin teşvikiyle, Ermeniler tarafından çıkarıldığı, Müslümanların insafsızca gözleri oyularak, kulakları kesilerek, Hıristiyan olmaları için tazyik edilerek öldürüldükleri, buna mukabil Türklerin silahsız Ermenilere çok iyi muamele ettiği belirtilmiştir.[57]

Bâbıâli Olayı

1895 yılında Hınçak komitesi tarafından düzenlenmiştir. Yaklaşık 5.000 Ermeni Bâbıâli’ye yürümüştür. Ermeniler silâhlı ve kararlı idiler.Bâb-ı Âlî’yi basacaklar, bu suretle büyük bir hâdise çıkarıp Avrupa’nın dikkatini Ermeni Meselesi üzerine çekerek, müdâhalesini davet edeceklerdi.[58]

Zeytûn İsyanı (1895)

İstanbul’da 30 Eylül 1895 tarihinde cereyân eden Ermeni ayaklanmasından sonra nümayişçilerin büyük bir kısmı, Beyoğlu, Galata, Kumkapı kiliselerine sığındılar ve ancak altı büyük devlet elçilerinin aracılıkları sonucunda ortaya çıktılar. Ancak, Hınçak Komitesi üyeleri ise sığındıkları yerden hiç ayrılmadılar. Bunlar, İngiliz Büyükelçiliği’nin yakınındaki kilisede çalışıyorlar ve Zeytûn’daki bütün faâliyetleri buradan yürütüyorlardı.[59]

İsyandan önceki tarihlerde bölgede geniş çaplı bir propaganda yürütülmüş, bütün Ermeniler isyana teşvik edilmiştir.[60]

İsyanı başlatmak üzere Zeytûn’a gelen komiteciler, İskenderun limanında emirlerine âmade bir İngiliz zırhlısı olduğunu ve Avrupa’nın kendilerini, istiklâl peşinde koşan komita hareketlerini tasvip ettiklerini ileri sürerek dağlı Ermenileri tekrar isyan ettirdiler.[61]
.
Ermeniler hem Türk askerine, hem de sivil halka karşı tam anlamı ile bir katliam uygulamışlardır. İsyanın liderlerinden biri olan komiteci Aghasi günlüğünde buradaki katliamı şöyle anlatmaktadır :

Kadınlar balta, tabanca, kama ve sopalarla kaçan Türk esirlerinin arkasından koşup bunların büyük bir kısmını öldürdüler, sadece 56’sı kendisini kurtarabildi… İsyanın başından sonuna kadar Türkler 13.000’i asker, gerisi başıbozuk olmak üzere 20.000 kişi kaybettiler, biz sadece 125 kişiyi kaybettik.[62]

Diğer birçok Ermeni isyanında olduğu gibi, Zeytûn isyanında da Avrupalı devletler olayı kışkırttıkları gibi Hükümet tedbir aldığı zaman hemen devreye girip komiteciler lehine baskı yapmaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti, bu baskılar sonucunda Avrupalı devletler ve komitecilerin isteklerine dayalı olan bir anlaşmayı imzalamak zorunda kalmıştır. Bu anlaşmaya göre; Zeytûnlular, buraya gelip isyanı çıkartan komitecileri Hükümete teslim etmeyecekler, bu kişiler Avrupalı devletlerin güvencesi altında ülkeyi terk edeceklerdir. Genel af ilân edilecek, Avrupalı altı devlet burada garantör olacaklardır. Osmanlı ordusu Zeytûn’dan çekilecek, güvenliği sağlamak için burada bir tabur kalacak, ancak bu askerî birlik Zeytûnlular’ın içişlerine karışmayacaktır. Maraş’ta konsolosluklar kuracak olan Avrupalı devletler, Zeytûn’un yeni yönetimini buradan denetleyeceklerdir.[63]

Yapılan anlaşma gereği isyanı çıkartan altı komiteci İngilizlerin himayesinde Mersin limanından Marsilya’ya gitmişlerdir. Zeytûn isyanının bu  şekilde sonuçlanması ve komitecilerin cezalandırılamaması Ermenilere cesaret vermiştir.

Van İsyanı

Ermeni komitelerinin teşkilâtlandığı yerlerden biri de Van ve çevresidir. 1  Haziran 1896 tarihinde başlayan Van isyanında, yine Ermeni meselesinin arkasındaki devletler devreye girmiş ve komiteciler cezalandırılamamıştır.

Osmanlı Bankası Baskını

Ağustos 1896’da cereyan etmiştir. Ermeni komitelerinin bankaları hedef seçmelerinin başlıca sebebi, bu kuruluşların yabancı devletlere ait olması, böylece daha fazla dikkat çekme düşünceleridir. Ermeni komitelerinin hedefi sadece Osmanlı Bankası değildir. Banka baskınından sonra, Bâbıâli, Patrikhane, Credit Lyone, Rum kiliseleri ve bazı karakolların da hedefleri arasında olduğu anlaşılmaktadır.[64]

Sultan II. Abdülhamid’e Suikast

Krisdapor Mikaelyan, Vram Şabuh Kendiryan, Belçikalı Erdar Joris ve eşi, Alman Lipa Rips, Ardaş Haçik, Konstantin Kabulyan, Mari Zayn, Hamparsum Ağacanyan, Kris Fenerciyan, Karlo Yuvanoviç tarafından 21 Temmuz 1905 Cuma günü Padişaha bombalı suikast düzenlenmiştir. Padişah, camiden geç çıktığı için suikasttan kurtulmuş, ancak birçok kişi hayatını kaybetmiştir. [65]

Adana Olayları

Ermeni komiteleri 1905 yılında Paris’te yaptıkları toplantıda, Adana ve Maraş çevresinin bağımsızlığını sağlayacaklarına dair karar almışlardır. Bu kararda, söz konusu bölgedeki Ermeniler üzerinde nüfuz sahibi olup, buradan Akdeniz’e bir yol açmak isteyen Rusya’nın da rolü olmuştur. [66]

Ermeni komiteleri ve papazları bu kararı hayata geçirmek için Çukurova bölgesinde yoğun bir propagandaya girişmişlerdir. 1909 senesi başlarında Adana’da herkesin ağzında dolaşan şayialar, yakında Ermenilerin ayaklanarak Türkleri mahvedeceklerine ve bu vesile ile vilayetin Avrupa donanması tarafından işgaline ve sonra da Ermenistan’ın kurulmasını temin edecektir şeklindedir. [67]

Ermeniler, yıllarca hazırlıktan sonra nihayet Mart 1909’da isyanı başlatmışlardır. Askerî yardım gelip, isyan bastırılıncaya kadar birçok kişi ölmüştür. Her isyan ettikleri zaman yaptıkları gibi, Ermeniler hem olayın sebepleri, hem de kayıpları konusunda dünya kamuoyunu yanıltıcı ve Türkleri suçlayıcı iddialar ortaya atmışlardır.

Sonuç

Osmanlı Devleti’ni parçalamak, toprakları üzerinde kukla devletçikler kurdurmak isteyen emperyalist devletlerin hedeflerine varmak için kullandıkları toplumlardan biri de Ermeniler olmuştur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra bulundukları her bölgede isyan ettirilmeye çalışılan Ermeniler, kendilerine her türlü imkânı sağlayan Osmanlı Devleti’nin zor anlarından faydalanma yoluna gitmişlerdir. Ermeniler sadece I. Dünya Savaşı esnasında değil, daha önce muhtelif yerlerde defalarca isyan etmişlerdir.

Dipnotlar

1 Bayram Kodaman, Şark Meselesi Işığı Altında Sultan II. Abdülhamid ‘in Doğu Anadolu Politikası, İstanbul 1983, s.161
2 Azmi Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı, (Bundan sonraki atıflarda 1915 Tehcir Olayı şeklinde verilecektir) Ankara 1990, s.24
3 Erdal İlter, Ermeni Meselesi’nin Perspektifi ve Zeytûn İsyânları (1780-1915), (Bundan sonraki atıflarda Zeytûn İsyanları olarak verilecektir) 2.bas. Ankara 1995, s.23
4 İlter, Zeytûn İsyanları, s.24
5 Erdal İlter, Ermeni Meselesi'nin Doğuşunda ve Gelişmesinde İngiltere'nin Rolü, OTAM, Sayı: 6, Ankara l995, s.160
6 Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Ankara l950,s.156
7 Mehmet Kocaoğlu, Millet-i Sadıka'dan Ermeni Mezalimine, Avrasya Dosyası, C. 2, s.4, Sonbahar l995-l996 , s.114
8 Kâmuran Gürün, Ermeni Dosyası, TTK, 3. bas. Ankara l985, s.47.
9 Gürün, age, s.210
10 Rusya, hem Çarlık, hem de Sovyet dönemlerinde bu politikalarını bir taraftan Panslavizm, diğer taraftan Ermeni Meselesi'ni kullanarak tahakkuk ettirmeye çalışmıştır. Bu hususla ilgili olarak bakınız Hans Kohn, Panislavizm ve Rus Milliyetçiliği, Tercüme : A. Oktay Güner, İstanbul l983
11 Gürün, age, s.79.
12 Süslü, age, s.25.
13 Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi, C.VII, 2. bas. TTK, Ankara l983, s.129
14 Mehmet Saray, Türk-Rus Münasebetleri’nin Bir Analizi, MEB, İstanbul 1998, s.166
15 Hayri Mutluçağ, İzmir Ermeni İhtilâl Komitesi ve Terör, İstanbul l986, s.6
16 Altan Deliorman, Türklere Karşı Ermeni Komiteleri, 3. bas. İstanbul 1980, s.26
17 Deliorman, age, s.26
18 Süslü, age, s.25.
19 Mehmet Hocaoğlu, Arşiv Vesikalarıyla Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler, İstanbul l976, s.122
20 Yaşar Akbıyık, Millî Mücadelede Güney Cephesi (Maraş), Kültür Bakanlığı, Ankara 1990, s.228
21 Kocaoğlu, agm, s.114
22 Seçil Akgün, Kendi Kaynaklarından Amerikalı Misyonerlerin Türk Sosyal Yaşamına Etkisi (1820-1914), Türk Tarih Kongresi, C.V, 22-26 Eylül l986, s.2127
23 Bakz: Mine Erol, Osmanlı İmparatorluğu'nun Amerika Birleşik Devletleriyle Yaptığı Ticaret Antlaşmaları, Konya (tarihsiz)
24 Akgün, Kendi Kaynaklarından Amerikalı Misyonerler..., agy, s.2123; Seçil Akgün, Amerikalı Misyonerlerin Ermeni Meselesinde Rolü, Türk Kültürü Araştırmaları, Yıl:XXXVII/1-2, Ankara l989, s.5
25 Deliorman, age, s.20; Hocaoğlu, age, s.122; Süslü, age, s.29; Akgün, Amerikalı Misyonerlerin Ermeni Meselesi'nde Rolü, agy, s.1
26 Akgün, Amerikalı Misyonerlerin Ermeni Meselesi'nde Rolü, agy, s.7.
27 Seçil Akgün, Amerikalı Misyonerlerin Anadolu'ya Bakışları, OTAM, Sayı: 3, Ankara l992, s.10
28 Süslü, age, s.27
29 Kodaman, age, s.168
30 Yuluğ Tekin Kurat, Osmanlı İmparatorluğu’nun Paylaşılması, 2. bas. Ankara 1986, s.12
31 Karal, age, s.129
32 Ali Güler (ve diğerleri ), Her Yönüyle Ermeni Sorunu, Kara Harp Okulu Basımevi, Ankara 2001, s.119
33 Erdal İlter, Ermeni Kilisesi ve Terör, Ankara 1996, s.56
34 Hidayet Vahapoğlu, Osmanlı’dan Günümüze Azınlık ve Yabancı Okulları, İstanbul 1992, s.21
35 Vahapoğlu, age , s.20
36 Ermenilerin Yaptıkları Katliâmlar, Haz. Rus Generali Mayewski, Terc. Azmi Süslü, Ankara 1986, s.14
37 Gürün, age, s.30 ; Kocaoğlu, agm, s.116 ; Süslü, 1915 Tehcir Olayı, s.56; İlter, Ermeni Kilisesi ve Terör, s.14
38 M. Kemal Atatürk, Nutuk I, Yay. Haz. Zeynep Korkmaz, Ankara 1984, s.166
39 Sadi Koçaş, Tarihte Ermeniler ve Türk-Ermeni İlişkileri, 4. bas. İstanbul l990, s.145
40 Koçaş, age, s.146.
41 Ermenilerin Yaptıkları Katliâmlar, s.22.
42 Osmanlı Arşivi Yıldız Tasnifi-Ermeni Meselesi, C. III, s.26; Gürün, age, s.130; Koçaş, age, s.150; Süslü, l9l5 Tehcir Olayı, s.73; Abdullah Yaman, Ermeni Meselesi ve Türkiye, l973, s.71
43 Ermeni Komitalarının Amâl ve Harekât-ı İhtilâliyesi : İlân-ı Meşrutiyetten Evvel ve Sonra, Yay. Haz. H. Erdoğan Cengiz, Başbakanlık Basımevi, Ankara l983, s.22
44 Gürün, age, s.130
45 Bakz. Mehmet Ali Birand, Ermeni Terörü, İstanbul l983
46 Ermeni Komitalarının Amâl ve, s.22.
47 Ermeni Komitalarının Amâl ve, s.23; Koçaş, age, s.153; Osmanlı Arşivi Yıldız Tasnifi-Ermeni Meselesi III, s.35; Yaman, age, s.74
48 Gürün, age, s.134.
49 Koçaş, age, s.154; Deliorman, age, s.22.
50 Koçaş, age, s.160
51 Yaman, age, s.87
52 Koçaş, age, s.176
53 Gürün, age, s.142
54 Gürün, age, s.142
55 Koçaş, age, s.176
56 Gürün, age, s.147 ; Koçaş, age, s.177
57 Koçaş, age, s.178
58 İlter, Zeytûn İsyânları , s.137
59 İlter, Zeytûn İsyânları, s.138
60 Hüseyin Nâzım Paşa, Ermeni Olayları Tarihi I, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara 1994, s.157 vd.
61Yaman, age, s.80
62 Gürün, age, s.160
63 İlter, Zeytûn İsyanları, s.159
64 Koçaş, age, s.181 ; Gürün, age, s.164
65 Gürün, age, s.167 ; Koçaş, age, s.182
66 Yaman, age, s.121
67 Gürün, age, s.174

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: oğuz, 22.07.2010, 12:08 (UTC):
Bunca yapılanlar gün gibi ortadayken,dünya kamuoyuna hala haklı sesimizi duyuramamamız ve Ermenilerin dünya kamuoyuna sürekli filmin son sahnesini izleterek acıtasyon yapması ve bizimse bu durum karşısında elimizin kolumuzn bağlı olması çok acı olsa gerek...lobileşmemiz ve gerçekleri anlatmamız lazım...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36921256 ziyaretçi (103140520 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.