Eros
 

Eros

Eros

Olympos'ta daha başka tanrılar da vardır, bunlar ikincil tanrılardır. En önemlileri Eros'tur. Hesiodos, onu “ölümsüz tanrıların en güzeli” diye tanımlar. Yoksul, becerikli, kaygılı Eros insanlarla tanrılar arasında aracıdır. Kişiliği çevresinde daha çok edebiyat düzeyinde gittikçe artan bir ilgi oluşmuş, bu ilgi onu gittikçe daha ilgi çekici özelliklerle bezemiştir. Platon, "Symposion" (Şölen) diyaloğunda onu tanrı katıyla insan katı arasında düşünülür dünyayla duyulur dünya arasında aracı diye belirleyerek, bilgi kuramına, ona bağlı olarak da estetik anlayışına önemli bir öge olarak katmıştır. "Symposion", şair Agathon'un verdiği bir şölende yapılan tartışmaları içerir. Sözü en son Sokrates alır ve Mantinean rahibesi Diotime'nin vaktiyle kendisine söylemiş olduğu sözleri anımsar. Sokrates; “Aşk, bir tanrıdır” dermiş, buna karşılık Diotime Aşk'ın bir daimon olduğunu söylermiş. Daimon, ölümlüyle ölümsüz arasında aracıdır ve Diotime'ye göre birçok daimon vardır, aşk da bir daimon'dur. Sokrates, bu daimon'un hangi ana-babadan geldiğini sorar. Diotime, buna şöyle karşılık verir:

«Aphrodite'nin doğduğu gün, tanrılar, bir şölen vermişler. Çağrılanlar arasında Poros (Çare) da varmış. Yemekten sonra dilenci giysileri içinde Penia (Yoksulluk) çıkagelmiş. Nektardan sarhoş olan Poros, Zeus'un bahçesine geçip orada sızıvermiş. Penia, Poros'tan bir çocuğu olsun istemiş, onun yanına uzanmış, böylece Aşk'a gebe kalmış.»

Aşk, demek ki, Çare ile Yoksulluk'un çocuğudur. Aşk; yoksuldur, kabadır, pistir, çıplak ayakla dolaşır, şurada burada yatar, yeri yurdu yoktur, bu yanıyla anasının çocuğudur. Güzelin ve iyinin peşindedir, yiğittir, serüvencidir, attığını vurur, durmadan oyun düşünür, bu yönüyle de babasının çocuğudur. Eros, zamanla insanları oklarıyla yüreğinden vuran kanatlı ya da kanatsız bir çocuk olarak tanıtılmıştır. Çağımızda ruh ayrıştırması açısından cinsel eğilimlerin ve cinsel eğilimlere bağlı isteklerin tümünü karşılar. Cinsellik edebiyatında hatta ruhbilimde Eros insani aşkın yalnızca bir yüzünü açıklar. Pierre Burney, Aşk adlı incelemesinde şöyle der:

«İnsani aşkın iki kutbunu, genellikle birine Eros öbürüne Agape adını vererek birbiriyle karşılaştırırlar. Eros arzu aşkıdır, bağlayıcı ve bencildir. Oysa Agape iyiliğin adayıcı düzeyine kadar yükselebilen iyilikçi biçimler ortaya koyar. (…) Eros kaypaktır, çünkü terinden derine bencildir, ama aynı zamanda bizi kendimizden çıkmaya ve kendimizi aşmaya çağırır: ‘Amor trahit amantem extra se…' (Aşk aşığı kendinden geçirir).» [1]

Kaynaklar

[1] Afşar Timuçin, "Düşünce Tarihi", Bulut Yayınları, 3. Basım, 2000, s.155-179.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636776 ziyaretçi (102639910 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.