Ey Yeşil Sarıklı Ulu Hocalar
 

Ey Yeşil Sarıklı Ulu Hocalar

Sezai Karakoç

Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
Kadının üstün olduğu, ama mutlu olmadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
İnsanlar, havada uçtu; ama yerde öldüler
Bunu bana öğretmediniz
Kardeşim İbrahim, bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti.
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz, kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
Nasıl sileceğimi öğretmediniz!..

Bir kentten daha geçtim.
Buğdayları yakıyorlardı...
Yedikleri, pirinçti...
Birbirlerine açılan borular gibi üfürüyorlardı.
Sonra birbirlerinden borular gibi çıkıyorlardı.
Pirinçler gibi çoğalıyorlardı...
Atlarını, yalnız atlarını cana yakın buldum
Öpüp çıkıp gittim yelelerini...






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636689 ziyaretçi (102639704 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.