Ezan Sesleri
 

Kocatepe Cami, Cami, Camisi

Ezan Sesleri

Ayşegül Osmanoğlu

Günün en sevdiğim zamanı, sabah ezânlarının okunduğu saatlerdir. Öylesine güzeldir ve sabahın o boş saatlerinde uykuda olan şehirde öylesine yankılanır ki, içime sonsuz bir huzur dolar..Her sabah istisnâsız ezân sesleriyle uyanırım.

Bunun bir lütuf olduğunu söylemişlerdi bir keresinde bana. Ama bana göre asıl lütuf, o saatlerde edilen duâlarda ve bu duâlar için uyanık olmanın verdiği huzurda... Açarım penceremi veya balkonuma çıkarım ve ellerimi açarım. Çünkü küçükken bana bu saatlerde o günün rızkının dağıtıldığını, ellerinin ve pencerelerinin açık olmasının önemli olduğunu, rahmet meleklerinin penceresi açık ev aradığını söylerdi sevgili rahmetlik babannem... Bende de bu alışkanlık, oradan kalma sanırım.

Yaşam, bana o gün ne getirirse getirsin; güzellik getireceğine olan inancım, sabahın bu erken saatlerinde güzel ezan seslerinin coşkusuyla adeta bir müjde gibi gelir... Tabii ezân seslerinin, yâni ezâna hayat veren sesin önemi tartışılmaz.

Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Bazı yabancı filmlerde ezan olarak yansıtılan ses, aman Allah'ım, benzetmekten hicap edeceğim, ancak ezandan başka her şeye benzeyen bir sestir. Bunu kasıtlı olarak yaptıklarını düşündüğüm zamanlar olmuyor değil. Hani ya, sözde her şeyi araştırarak yaparlar, uzmanlara danışırlar. Ama söz, İslamiyet'e geldi mi, bir bilgi kısırlaşması mevzu bahis oluyor nedense... Yani ezandan çok; en kibar tabiriyle bir homurtuyu andıran seslere şahit oluyoruz.

Elbette ki bu da İslâmiyet'i karalama kampanyası. Özellikle de dünya sinema sektörünün hangi milletin tekelinde olduğunu söylememize gerek yok. Aslında çok da şaşırmamak lâzım sanırım. Ama işte ne yaparsın...

Birkaç sene öncesine kadar büyük bir şehirde yaşıyor olmamıza rağmen, merkezî sistem, henüz her yerde yaygınlaşmamıştı ve bu işin eğitimini almamış rasgele insanların okuduğu ezanlar yüzünden, çok özür diliyorum; ama, pencerelerimi kapattığım zamanlar oluyordu.

Ya Rabbî affet! Ama gerçekten tahammül sınırlarını aşan, ezan da ciddi bir bozukluğa sebep olan insanların ezan okuması, gerçekten hem kulaklarımı hem de rûhumu rahatsız ediyordu. Kim izin veriyor, nasıl oluyor bilmiyorum. Ama bu insanlar, sırf "Vakit girdi, hadi bu sefer de ben okuyayım." dedikleri için ciddi bir ses kirliliğine sebep oluyorlar.

Ezân, çok ciddi bir iştir. Ciddî bir dâvettir ve bu dâvet, bizi yaratan Allah'tan gelmektedir. Peki böylesine önemli bir dâvet, bu kadar gayrı ciddî yapılır mı? Ses önemli, makâm önemli, anlaşılır olması önemli ve kesinlikle bir çekiciliği olması lâzım. İnsanlara namaza hatırlatmalı ve istek uyandırmalı...

Hani bâzen duyarız, ezan sesinden etkilenip Müslüman olanları. Mesela benim duyduğum bir örnek;

Kocatepe Câmisi'nde İsmail Coşar'ın sesinden ezanı duyup Müslüman olan bir kaç turist hikayesi vardır, ki İsmail Hoca'mızın sesi gerçekten hârikadır. Allah, ondan râzı olsun... İşte ezân, duyan herkeste bu etkiyi yaratmalı. Lâkin o bahsettiğim filmlerdekini andıran seslere maalesef ülkemizde de sıkça rastlıyoruz. Tamam, bir noktada onları da anlıyorum. Dine olan bağlılıkları ve düşkünlükleri, onlara bunu yaptırıyor. Ama yine aynı sebeplerden işi bilene bırakmaları en iyisi olacaktır...

Beni ağlatan, kulaklarımdan silinmesini hiç istemediğim ezan sesi ise, bana sanki çağrı filminin içindeymişim, sanki Mescid-i Nebevî'nin bir köşesinden Sevgili Peygamberim çıkacak da cemaate karışacak hissi uyandırıp gözyaşlarına boğan, Mescid-i Nebevi'de bir cuma vakti duyduğum ezân sesi... Tek kelime ile mükemmeldi. Cenâb-ı Hakk, herkese duymayı nasip etsin...

Allah'ım, ezânsız bir gökkubbenin altında yaşamayı bana nasip etme! Yâ Rabbî, senin adının anılmadığı topraklarda yatmayı bana nasip etme! Yâ ilâh-el-âlemîn! Bu toprakları ve bu semâyı ezân sesinden mahrûm eyleme! Bizi ezâna sağırlaşmış, bâtıla yönelmiş kullarından eyleme! Yâ Rabbî, sen, Türk'ü ezânsız bırakma!

Bu arada unutmadan, belki içiniz de benim gibi düşünenler çıkabilir. Ramazanlardaki ezânlar, nedense kulağa çok daha farklı, çok daha güzel ve manalı gelir. Özellikle sabır ve nefis testini o gün başarıyla geçtiğimizin müjdecisi olan akşam ezanı, içimde mânevî bir coşkuya sebep olur...

Ayşegül,
00:37:43, 8 Haziran 2010, Salı.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Önder, 14.06.2010, 19:34 (UTC):
Rabbinize şükür edin biz 34 yıldan beri Gurbet elde Ezan sesine hasretiz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36744668 ziyaretçi (102830292 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.