Gılgamış Destanı (The Epic of Gilgamesh), Tablet 5
 

Gılgameş Destanı, The Epic of Gilgamesh

Gılgamış Destanı

(The Epic of Gilgamesh)

5. Tablet (Türkçe)

Ormana gözlerini dikip baktılar. Katranların yüksekliğine şaştılar. Ormana girilen yola şaştılar. Humbaba'nın geçtiği yerde bir ayak izi vardı. Yollar iyi bir durumdaydı. Büyük yol güzel yapılmıştı. Onlar katran ağacı dağını görüyor, tanrıların oturduğu yeri, İrnina'nın yüksek tapınağını. Bu dağın önünde bir katran ağacı vardı. Bu, pek gürdü; gölgesi çok hoştu, sevinçle doluydu. Çalılar birbirine girmişti. Büyük ormanın ağaçları da birbirine girmişti. (56 satırlık boşluk.) İki yiğit Humbaba'yı beklediler, ama o gelmedi... (6 satırlık boşluk.) Enkidu, ağzını açıp Gılgamış'a dedi:

"Humbaba'nın izini böyle bulabilir miyiz? Bırak bir biri arkasına düşler görelim. (Üç satır eksik.) Düşler üç kez görülmeli."

(26 satırlık boşluk. Bu boşlukta, Gılgamış'ın gördüğü birinci düş anlatılmıştır.) Enkidu, ağzını açıp Gılgamış'a dedi: (İki satır eksik.)

"Düşün beni çok sevindirdi!"

Akşam dinlenmesine gitmek için birbirleriyle sözleştiler. Gece yarısı onun  uykusu kaçtı, düşünü Enkidu'ya anlattı:

"Arkadaş, nasıl? Sen beni uykumdan ne diye tedirgin ettin? Ben niçin uyanığım? Enkidu, arkadaş, ben bir düş gördüm... Sen beni uykumdan tedirgin ettin? Ben niçin uyanığım? Birinci düşümün üstüne, ikinci düşüm göründü; derin dağ diplerinde duruyorduk, hemen dağ devrildi... Beni yere yıktı. Dağ ayaklarımı yakaladı ve onları bırakmadı. Biz onun karşısında küçük saz sinekleri gibi kaldık... Öyle aydınlıktı ki. Bana bir adam göründü. Ülkede en güzel oydu. Pek güzeldi. O beni dağın altından çekti, bana su içirdi. Yüreğim ferahladı. Ayaklarımı yere değdirdi."

Kırda doğan Enkidu, arkadaşına dedi, Enkidu düşü yordu.

"Arkadaş, düşün güzeldir, pek iyi bir düştür. Arkadaş, gördüğün dağ Humbaba'dır. Humbaba'yı yakalayacağız; onu öldüreceğiz ve ölüsünü dışarı tarlaya atacağız. Yarın her şey sona erecek."

İki kez yirmi saatten sonra hafif bir yemek yediler. İki kez otuz saatten sonra kendilerini dinlenmeye çektiler. Şamaş'ın önünde bir kuyu kazdılar. Ancak Gılgamış, dağa tırmandı ve ince ununu dağa serpti.

"Dağ! Enkidu için bana bir düş getir! Ona, Enkidu'ya da bir işarette bulun!"

Dağ, Enkidu için ona bir düş getirdi. Ona, Enkidu'ya da bir işarette bulundu. Pek soğuk bir yel esti, bir fırtına gelip geçti. Fırtına, Gılgamış'ı uyuttu. Gılgamış uyurken dağların yamaçlarında biten buğdaylar gibi bir yana devrildi ve Gılgamış'ın çenesi baldırına dayandı. İnsanlara gevşeklik veren uyku onun üstüne düştü. Uyandığı uykuyu bırakıp yukarı yürüdü, arkadaşına dedi:

"Arkadaş, beni çağırmadın mı? Niçin uyandım? Sen beni sarsmadın mı? Niçin korktum? Buradan bir tanrı geçmedi mi? Organlarım niçin titredi? Arkadaş, üçüncü bir düş gördüm ve gördüğüm düş çok ürkütücüydü; gök haykırdı, yeryüzü gürledi! Hava dinginleşti, karanlık çöktü. Bir yıldırım düştü. Bir yangın yükseldi. Duman koyulaştı. Ölüm yağdı. Yağan köz oldu; ateş söndü ve yukarıdan aşağı dökülen (köz olan ateş), küle döndü. Aşağı gel, tarlada konuşabiliriz."

Orada Enkidu, onun kendisine anlattığı düşü duyunca Gılgamış'a dedi:

(Buradaki boşlukta, belki, Enkidu'nun Gılgamış'ın gördüğü düşü övmesi ve sonra iki arkadaşın katranları devirmek için en son kararı vermeleri anlatılmaktadır). O, eliyle baltayı yakaladı... bir tane de nacakları vardı: Enkidu onu eline aldı ve katranları devirdi; ama Humbaba gürültüyü duyunca öfkelendi:

"Kimdir o, dağlarımın çocukları olan ağaçların ırzına geçen? Kimdir o, katranı deviren?"

Bunun üzerine göksel Şamaş, gökten onlara seslendi:

"İleri gidin, korkmayın!"

(Yaklaşık 80 satırlık boşluk. Görünüşe göre, Gılgamış ve Enkidu, Humbaba'yla yapacakları savaşım için Şamaş'tan öğüt istediler. Şamaş'ın verdiği olumsuz yanıt, burada anlatılmış olmalıdır. Çünkü metin şöyle sürüyor:) ...ve ondan sel gibi gözyaşları boşandı. Gılgamış, göksel Şamaş'a dedi: (İki satır eksik.)

"Ancak ben, göksel Şamaş'a baş eğiyorum. Benim için gösterilen yoldan yürüdüm."

Göksel Şamaş, Gılgamış'ın yalvarmasını dinledi ve Humbaba'nın önüne büyük fırtınalar çıkardı: Büyük fırtına, poyraz, kasırga, kum fırtınası, bora fırtınası, kırağı fırtınası, rüzgâr, çam fırtınası! Ona karşı sekiz fırtına kalktı ve bunlar Humbaba'nın gözlerine savruldu. İleri gidemedi, geri dönmedi. Humbaba savaştan vazgeçti. Bunun üzerine Humbaba, Gılgamış'a seslendi:

"Gılgamış, beni bırakmalısın! Sen benim efendim olmalısın, ben senin kölen olmalıyım. Ben sana dağlarımın çocukları olan ağaçları devireyim ve onlardan senin için evler yapayım."

Enkidu, Gılgamış'a dedi:

"Humbaba'nın dediklerini dinleme! Humbaba'yı öldürmelisin!"

(Bunu izleyen boşlukta, Humbaba'nın öldürülmesi ve iki yiğidin geri dönmesi anlatılmaktadır; tabletin son satırı belki şöyle tamamlanmaktadır:) Gılgamış, Humbaba'nın kesilen başını sırığa dikti.

Tablet V (English)

... They stood at the forest's edge,
gazing at the top of the Cedar Tree,
gazing at the entrance to the forest.
Where Humbaba would walk there was a trail,
the roads led straight on, the path was excellent.
Then they saw the Cedar Mountain, the Dwelling of the Gods, the
throne dais of Imini.
Across the face of the mountain the Cedar brought forth luxurious
foliage,
its shade was good, extremely pleasant.
The thornbushes were matted together, the woods(?) were a thicket
... among the Cedars,... the boxwood,
the forest was surrounded by a ravine two leagues long,
... and again for two-thirds (of that distance),
...Suddenly the swords...,
and after the sheaths ...,
the axes were smeared...
dagger and sword...
alone ...
Humbaba spoke to Gilgamesh saying:"He does not come (?) ...
...
Enlil.. ."
Enkidu spoke to Humbaba, saying:
"Humbaba...'One alone..
'Strangers ...
'A slippery path is not feared by two people who help each other.
'Twice three times...
'A three-ply rope cannot be cut.
'The mighty lion--two cubs can roll him over."'
...
Humbaba spoke to Gilgamesh, saying:
..An idiot' and a moron should give advice to each other,
but you, Gilgamesh, why have you come to me!
Give advice, Enkidu, you 'son of a fish,' who does not even
know his own father,
to the large and small turtles which do not suck their mother's milk!
When you were still young I saw you but did not go over to you;
... you,... in my belly.
...,you have brought Gilgamesh into my presence,
... you stand.., an enemy, a stranger.
... Gilgamesh, throat and neck,
I would feed your flesh to the screeching vulture, the eagle, and
the vulture!"
Gilgamerh spoke to Enkidu, saying: "My Friend, Humbaba's face keeps changing!·
Enkidu spoke to Gilgamesh, saying:'
"Why, my friend, are you whining so pitiably, hiding behind your whimpering?
Now there, my friend,...
in the coppersmith's channel ...,
again to blow (the bellows) for an hour, the glowing (metal)(?)
...for an hour.
To send the Flood, to crack the Whip."
Do not snatch your feet away, do not turn your back,
... strike even harder!"
... may they be expelled.... head fell ... and it/he confronted him...
The ground split open with the heels of their feet,
as they whirled around in circles Mt. Hermon and Lebanon split.
The white clouds darkened,
death rained down on them like fog.
Shamash raised up against Humbaba mighty tempests'--
Southwind, Northwind, Eastwind, Westwind, Whistling Wind, Piercing Wind, Blizzard, Bad Wind, Wind of Simurru,
Demon Wind, Ice Wind, Storm, Sandstorm--
thirteen winds rose up against him and covered Humbaba's face.
He could nor butt through the front, and could not scramble out
the back,
so that Gilgamesh'a weapons were in reach of Humbaba.
Humbaba begged for his life, saying to Gilgamesh:
"You are young yet, Gilgamesh, your mother gave birth to you,
and you are the offspring of Rimnt-Nlnsun (?) ...
(It was) at the word of Shamash, Lord of the Mountain,
that you were roused (to this expedition).
O scion of the heart of Uruk, King Gilgamesh!
... Gilgamesh...
Gilgamesh, let me go (?), I will dwell with you as your servant (?)
As many trees as you command me I will cut down for you,
I will guard for you myrtle wood...,
wood fine enough for your palace!"
Enkidu addressed Gilgamesh, saying:
"My friend, do not listen to Humbaba,
[io lines are misring Apparently Humbaba sees thar Gilgamrsh is influenced by Enkidu, and moves to dissuade Enkidu.]
"You understand the rules of my forest, the rules...,
further, you are aware of all the things so ordered (by Enlil)."
I should have carried you up, and killed you
at the very entrance to the branches of my forest.
I should have fed your flesh to the screeching vulture, the eagle,
and the vulture.
So now, Enkidu, clemency is up to you.
Speak to Gilgamesh to spare my life!"
Enkidu addressed Gilgamesh, saying:
My friend, Humbaba, Guardian of the Cedar Forest,
grind up, kill, pulverize(?), and destroy him!
Humbaba, Guardian of the Forest, grind up, kill, pulverize(?),
and destroy him!
Before the Preeminent God Enlil hears...
and the ...gods be filled with rage against us.
Enlil is in Nippur, Shamash is in Sippar.
Erect an eternal monument proclaiming...
how Gilgamesh killed(?) Humbaba."
When Humbaba heard...
[Abour l0 linrs are misiing.]
... the forest.
and denunciations(?) have been made.
But you are sitting there like a shepherd...
and like a 'hireling of his mouth.'
Now, Enkidu, clemency is up to you.
Speak to Gilgamesh that he spare my life!"
Enkidu spoke to Gilgamesh, saying:
"My friend, Humbaba, Guardian of the Forest,
grind up, kill, pulverize(?), and destroy him!
Before the Preeminent God Enlil hears,
and the ... gods are full of rage at us.
Enlil is in Nippur, Shamash is in Sippar.
Erect an eternal monument proclaiming...
how Gilgamesh killed(?) Humbaba."
Humbaba heard ...
[About 10 lines are missing.]
"May he not live the longer of the two,
may Enkidu not have any 'share'(?) more than his friend
Gilgamesh!"
Enkidu spoke to Gilgamesh, saying:
"My friend, 1 have been talking to you but you have not been
listening to me,"
You have been listening to the curse of Humbaba!"
... his friend
... by his side
.. they pulled out his insides including his tongue.
... he jumped(?).
...abundance fell over the mountain,
...abundance fell over the mountain.
They cut through the Cedar,
While Gilgamesh cuts down the trees, Enkidu searches through
the urmazallu.
Enkidu addressed Gilgamesh, saying:
"My friend, we have cut down the towering Cedar whose top
scrapes the sky.
Make from it a door 72 cubits high, 24 cubits wide,
one cubit thick, its fixture, its lower and upper pivots will be out of one piece.
Let them carry it to Nippur, the Euphrates will carry it down, Nippur will rejoice.
..."
They tied together a raft...
Enkidu steered it...
while Gilgamesh held the head of Humbaba.

<< Önceki Sayfa / Sonraki Sayfa >>






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36725028 ziyaretçi (102794822 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.