Gören Gözler Görüyor!
 

Gören Gözler Görüyor!

Ekleyen: Önder Demir

Aslında değerli kardeşlerim, dünyada her şey ayın on dördü gibi apaçık ortadadır ve gören gözler ve okuyabilen beyinler ve hissedebilen kalpler için her şey okunabilmektedir. Yeter ki siz, Yüce Allah'a iman edin ve tertemiz bir kalp ile ona hiçbir çıkar gözetmeden bağlanın ve O'na sığının ve onun sizlerden istediği sizin kendi hayrınız için olan dine bağlanın ve O'na kulluk edin. Bakın o zaman dünyada size hiç bir şey "gizli" kalıyor mu? Yeter ki namazı kılın ve bir Müslüman'ın yerine getirmesi gereken farz ibadetleri yapın. Bakın o zaman dünyaya nasıl değişik bir gözle bakmaya başlıyorsunuz ve aynı zamanda dopdolu yaşıyorsunuz.

Yüce Allah, Kurân'ı Kerîm'de: «İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren, O'dur. Göklerin ve yerin orduları, Allah'ındır. Allah, bilendir, her şeyi hikmetle yapandır.» diye buyuruyor. (Fetih Suresi, 48:4) Bu âyet, kısa ve net olarak her şeyi anlatmaktadır. Dünyada Yüce Allah'a inanan ve O'na bağlanan bir insan, mutluluğun temel anahtarını eline almış oluyor; çünkü -inanın ne kadar zengin olursanız olun- ne kadar mal-mülk, evlat sahibi olursanız olun, Yüce Allah'a iman etmemişseniz, o zaman sizin kalbinize güven ve sükûnet duygusu inmez. Çünkü siz, size hayatı vereni tanımıyorsunuz ve ondan gelen nimetlerin farkında değilsiniz.

Yüce Allah, «O Allah ki, kendinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, ezelî ve ebedî hayat ile bizâtihî diridir. Zât ve kemâl sıfatlarıyla yarattıklarının bütün işlerinde hâkim ve kâimdir. Her şey, onunla kâimdir. O'nu ne bir dalgınlık, ne de bir uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun izni olmadıkça katında kim şefaat edebilir? O, bütün varlıkların önlerindeki ve arkalarındaki gizli ve aşikâr her şeyini bilir. Onlar ise, Allah'ın dilediği kadarından başka, O'nun ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri çevrelemiş, kuşatmıştır. Gökleri ve yeri korumak, gözetmek, O'na zorluk ve ağırlık vermez. O, çok yüce, çok büyüktür.» diye buyuruyor. (Bakara Sûresi 255)

Ne diyor Ayete'l Kürsî'de; «Onlar ise, Allah'ın dilediği kadarından başka, O'nun ilminden hiç bir şey kavrayamazlar.» Bu, kısaca şu demektir; Gerçekleri ve dünya'da olup biten olayları insanlara öğreten ve kavratan, Yüce Allah'tır. O'nun dilediği kadar ilimden kavrayabilirsiniz; çünkü ilim de O'nundur. Siz, ancak onun ilminden onun dilediği kadar istifâde edebilirsiniz.

Bugün Müslüman dünyası, Kurân-ı Kerîm'i yeterince okusalar; inanın bana, dünya'da en değerli ve mûcizevî Kitâb'ın kendi ellerinde olduğunu bir anlasalar, bakın o zaman Müslümanlar dünyada fakirlik, yoksulluk gibi kavramlardan nasıl uzaklaşıyorlar.

Kurân-ı Kerim, insanlığa inen bir "rahmet" ve "bereket"tir. Yüce Allah tarafından her insana yazılmış olan bir yüce Kitap'tır ve inanın bana ilmin anahtarıdır. Her Müslüman'ın Kurân-ı Kerîm okuması ve diğer mü'minlere okutmasını Yüce Rabbimiz inşallah nasip eder.

Aslında gören gözler için şu dünyada her şey açık bir biçimde cereyân ediyor ve hiç bir şey, gizli kalmıyor. Fakat dedim ya, "gören gözler" için, "okuyabilenler" için her şey apaçık bir kitap misali apaçık ortada... Yeter ki, siz siz olun ve Yüce Allah'a temiz bir kalp ile iman edin ve O'na bağlanın. Bakın o zaman nasıl her şeyin gizemi ve perdeleri ortadan kalkıyor ve her şey, bütün gerçekleri ile apaçık ortada duruyor...

Selam ve Dua ile...

Önder Demir





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Akhenaton (Admin), 10.11.2009, 07:40 (UTC):
Paylaşım için teşekkür ederim. Hoşgeldin bu arada...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36892960 ziyaretçi (103089245 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.