Gülümse
 

yaşama sevinci

Gülümse

Bircan M.

Yeni bir güne aç pencereni bu sabah… Rüzgârın saçlarına hafifçe dokunuşunu hisset… Sonra bak aynaya; yıllardır gördüğün yüzüne, sanki ilk defa görüyormuş gibi bak…

Bir avuç suyu vur yüzüne ve süzülen damlaları izle… İlk defa hissediyormuş gibi suyun dokunuşunu, ilk defa yaşıyormuş gibi yüzünün aynada su ile buluşmasını... Huzur içinde kapa gözlerini ve gülümse…

Kahvaltını ederken ekmeğin kokusunu hissettiğinde, açlık yayılan her hücrene ona dokunabildiğin için değil de varlığının kokusunu duyduğun için gülümse…

Giydiğin her ne ise, sarıyorsa çıplaklığını, koruyorsa seni soğuktan ya da günahtan, sadece örtünebildiğin için ve yırtık paramparça değilse bedenini saran elbiselerin, gülümse…

Her gün geçtiğin sokaklara tekrar bak. Kaldır başını; görmediğin ne kadar çok şey olduğunu gözlemle... Belki bir dala yuva yapışını görürsün bir kuşun azimle…  Belki yavrusuna küçücük gagasında nasıl bir emekle yiyecek taşıdığını ve o yemyeşil ince narin dalların nasıl bir minik canı barındırdığını sakladığını… İyice bak ve bir evin varsa, tek oda da olsa gülümse….

Yürürken çıkar tek bir gün ayakkabılarını... Bas toprağa, hisset taşı çimeni. Ayakların acıyana kadar yürü, kim sana ne diyebilir? Koş istiyorsan kumlara çıkararak ayak izlerini ve sadece kumda kalan izleri gördüğünde iz çıkaracak ayakların olduğu için gülümse…

Yağmur yağıyorsa, kaçma ıslan iliklerine kadar ıslandığın için. Kızma, bırak çamur olsun elbiselerin, ıslatsın her geçen araba, sıçratsın sana yolda biriken yağmur tanelerini…Şemsiyeni açmadan yürü ve suyun hayat olduğunu anlat ıslanan her hücrene gülümse…

Koskocaman bir orman yetiştiremezsin belki; ama tek bir tohum ekebilirsin küçük bir saksıya. Büyümesini izlersin her geçen gün. Sevginle dökersin suyunu. Umutla beklersin çiçeğini ve birgün gözlerini açtığında bir tomurcuk görürsün üzerinde sabrın sonunda. Göreceksin pencerenin önünü nasıl bir güzelliğin kaplayacağını görebildiğin için sabır çiçeğini gülümse…

Sokağa çıktığında tanıdığın tanımadığın herkese selam ver tebessüm ederek: Manava, kasaba, çöpçüye, oyun oynayan çocuklara, sokakta oturan komşulara, yanından geçenlere, çiçeklere, böceklere selam ver… Kısa bir süre sonra göreceksin, tek bir tebessümün çevrene nasıl yayılacağını ve sana binlerce tebessüm olarak kat kat geri geleceğini. Gülümse…

Kendini yalnız hissettiğin zamanlarda sarılmışken yalnızlığın örtüsüne, taptaze demlediğin çayını yudumlarken zil sesini duyduğunda bir fincan çayın iki fincana dönüşüyorsa, dağılıyorsa yalnızlık bulutların, kapını çalan dostların olduğu için gülümse…

Acıların birikmişse yüreğine, buğulanıp kalmışsa gönül kapıların; ümitsizlik kuşların, dolaşıyorsa en çıkmaz yollarında, gözyaşların akıyorsa anlamsız, sadece hissedebilme duygun olduğunu bil… Ve hala nefes alabiliyorsan, özgürce gülümse…

Hiçbir şey yapamıyorsan, yapabildiğin en iyi şeyi yap… Sadece içten gülümse…

BİRCAN.M,
25 Ağustos 2010, Çarşamba .





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: kim, 29.08.2010, 17:59 (UTC):
klavyenin hinzirligiydi o 9:)) ama kiyamadim atmaya sonrada..dokturene bak:) sende hoşcakal:))

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 17:07 (UTC):
:)dokuzların askerliği kısa dönemmiydi?:)demem o ki aslında itiraf değil;yine sizi kıskandım yani:)çünkü;güzel dostluklar kurmuşsunuz ben o kadar cesur değilimdir onu demek istedim:)itiraf bölümü aslında fena fikir değil ama bende itiraf edecek birşey kalmadı herşeyi ortaya döktüm...hoşçakal:)

Yorumu gönderen: kim, 29.08.2010, 16:06 (UTC):
yok yok bide itiraflar bolumu gerekiyo siyete:P saka saka aysegul:)9 evet aynen öle site sayesinde edinildi bu guzel dostluklar.. canim abime sevgiler:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 13:21 (UTC):
hehehe...dava kapanmıştır teşekkür ederim kayıpgül:)yani ben sonradan aranıza katıldım...ve uykudan uyandırmakla iyi etmişsin,yoksa sen aslında tembel değilde uykucu şirinmisin:)ya,birşey söyleyimmi ben yaklaşık iki yıldır bu sitedeyim ama sohbet bölümüne hiiiç girmedim hatta ben başka hiiiç bir sitede de sohbet veya chat adı herneyse bulunmadım...:)msn'de ekleyenleri hiiiç kabul etmedim,ekle beni diyenleri de hiiiç eklemedim:)kabul etmek gerekir ki gerçekten güvenilirlik çok önemli.burada yorum yapmam bile altı ayımı aldı:)ve çivisi çıkmış dünyada diyalog kurmak istediğin insanları iyi seçmek gerekiyor ki siz çok şanslıymışsınız-eh artık bende:)

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 13:01 (UTC):
Kimi siteden tanıdım Ayşegül ama onu kış uykusundan uyandırana kadar akla karayı seçtim:)))tembel değil artık...düşünsene okumaya bile gelmiyordu o kadar çalışkandı yani:))

Yorumu gönderen: kim , 29.08.2010, 12:59 (UTC):
evet gizliilimler sohbet bolumu:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 12:56 (UTC):
ya,bak şimdi sayın şirinlik abidesi:)evet kayıpgülle aylara uzanan bir tanışıklığımız var Allah ondan razı olsun,selma ablayla daha bir yeniyiz,site sahibinden sonra en kıdemli benim sanırım burada ama eğer yorumlarınızı yanlış yorumlamadımsa:)sizler zaten tanışıyor gibisiniz ve eğer aranıza ben sonradan katıldımsa sizi kazanan beniiiiiiim:)işin güzel tarafı kaybeden yokkk herkes kazanıyor kumpanayasındayız sanki:)lakin kayıgül,beklentini sorma durumundayım en azından ipucu istiyorumm çatlatma beeeniiiiii :)ha,bu arada Allah hepinizden razı olsun araya kıskançlık girmesin:)bişey daha merak ediyorum kim,daha önce nerelerdeydin hani ya madem abinin sitesi???senin tembel olduğuna inanamam tembel olan insan bu kadar zahmete girip insanlara faydalı olmak için onca vaktini bağışlar mı sende beni kandıramazsııın öyle tembel ayaklarına...:)

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 12:51 (UTC):
Çokkk güzel bir fikir yazılı sohbet :)Harbiden amacı aştı yani:)

Yorumu gönderen: kim , 29.08.2010, 12:42 (UTC):
tmm sormayiz:))bi sohbet bolumumu ne eklesek siteye:)bu yorum bölümü amacini aşti sanki:P

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 12:36 (UTC):
Benim küçük bir beklentim var o olsun daha çok sevinicem:)ama sormayın ne diyeeee

Yorumu gönderen: kim, 29.08.2010, 12:30 (UTC):
tmm o zaman hadi sende bana bi siir yaz madem ne kadar memnunsun gorelim:))ayy çok beterimmi ne:P yok döktürücem şiir felanda yorumcusuz kalicaksiniz hani derdim o..ben iki işi birden yapamiycak kadar tembelim üsenirim simdi iki saat yaz ciz:))yaniliyosun aysegul siz zaten vardiniz zaten dost degilmiydiniz kayipgul selma abla abim site ailesi olarak zaten severdiniz birbirinizi araniza sonradan katilan ben olduguma gore ben bi çok dost kazanmadimmi:)) eee kim kazancli kim onde yorumu sana birakiyorum:)arti aysegul arkadasi bi kez daha kazanmadikmi naberr:)))

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 12:13 (UTC):
:)kurtulmak isteyen kim ki???hayır efendim sende yazar-şairsin:)sevgi yarışını da ben kazandımmm çünkü sizi kazandımm...hahhaa yenilgiyi kabullenmem demiştim:)ha,gaza geldim mi-evet efendim bal gibi de gaza geldim...memnunmuyum?çooooooooooook:)

Yorumu gönderen: kim, 29.08.2010, 11:54 (UTC):
gorucez bakalim yenilgiyi kabul edip etmedigini deyip biraz daha gaz veriyorum..benden kimse kolay kurtulamaz aysegulcum:)) her ne kadar yazar saiir sizde olsaniz yinede yazilarimla doverim sizi:P saka bi yana yeniden aramiza donmen guzel..evet her bitis yeni bir baslangictir diye boşa dememişler bak guzel dostluklara yelken actik siir sayesinde tamda gidiyorum dedigin anda artik bizden kacisin yok:)bak kayipgulde sevinmiş:))

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 11:27 (UTC):
İyiki:):)

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 11:18 (UTC):
kim:)ama hiiiç adil dövüşmüyorsun kiiiii:)bende mevzuyu arada kaynattım diye kendime tebriklerimi sunup zevklede kabul etmiştim:)el-cevap:savaşıyorken bir anda gözüm karardı öyle düştüm ben aslında köprüden-atlamadım falan filan deyip inkar yoluna gideyim mi ki-hımm diğer keçiyi köprüden atmak fena fikir değilmiş ya keşke seninle daha önce konuşsaymışım:)ama kim;şu sohbet ortamına bakıyorum da iyi ki kayıpgül selma ablaya o harika şiiri yazmış,iyiki sen onu kısaknıp şiir istemişsin,iyiki kayıpgül yine şiir yazmış,iyiki de bu sefer ben kıskanmışım şiirler kadar kıymetli sohbet arkadaşlarım oldu...:)yarışta ben öndeyim çok çok fazla kazancım oldu.köprüye gelinceeee fazla uzaklaşmadan gerimi dönsem ne???:)ama gemiye yükü ağır geliyormuş çok fazla malzeme varmış okyanuslarda ki hızını etkiliyormuş fakat kaptan bazen canı cehenneme diyormuş:)neyse canım biz niye varız kaptana bu okyanusları dar etmek için:)ya bu köprü meselesini yenilgiyi kabullenmek olarak algılayamayışım ne kötü,ahha!hayatta kabullenmeyeceğim şeylerin başında gelir yenilgi,savaşarak ölmek daha onurluca...:)

Yorumu gönderen: kim, 29.08.2010, 10:31 (UTC):
:))aysegul oyunun icindeyiz tabiki istemesekte ama bazen kandirir hayati yok saydirirsin kendiniya hani öle bi kacış bu..mizikcilik yapma lüksümüz var sahneden inemesekte dimi.. sen atlarken kopruden iyidi:)madem maharet sahnede kalmak neden diger keciyi atmadin kopruden..yada neden kalip paylasmadin kozlarini neden savasmadin neden vazgectin neden oyunu bitirdin..he cvp ver:))demekki neymiş insan bazen yenilgiyi kabul etmeliymiş..işte burda gargamel çikar sahneye sende olmayan o azimle o hirsla hayattaki tek hayaline belkide yasama sebebi olan tek idealine kavusmak için cabalar var gucuyle ne enerjisi tukenir nede o bitmeyen inadi..imkansizi imkanli yapmaya calişir bilerek belkide yapamiyayacagini.. ama asla vazgecmez..ben gargamelin hayatla olan savasina hayran olmuştum sen işi duygusala baglamissin hepsi bu yani:))sirinler tarafindan bakarsakta olaya onlarda olmaliki bu hayatta sirin sirin yasama sebeblerimiz olsun hayallerimiz olsunlar dimi:) ve en guzelide ufacik bi tehlikede sevdiklerinin yaninda olmasi ve yardimlarina kosmasi..her tehlikede biraz daha bu hayatin çirkinliklerini gorup tecrube edinmeleri ve gargamele ragmen hayati sevmeleri..ben tembel sirin olabilirim:)) ayy cok yazdim galiba hı sen önce kopruden cık sonra gulumse hayata beni hayat gibi kandiramazsin öle kolay:))

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 08:22 (UTC):
:)kayıpgül;muhabbet olsun diye takılıyorum sana,hani ya maksat üzümü yemek değil de bağcıyı birazcık zorlamak:)ama senin gönlün o kadar güzel ki o gönülde bir parçada olsa yer edinidiğimi görmek benim için şiir tadında bir olay:)teşekkür ediyorum arkadaşım:):)bu çoook içten bir gülümseme...

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 08:13 (UTC):
oluuuurrr...da bakalım hem çarli olmayı hemde delileri kabul edecek mi kendisi...malum azıcık ters bir tarafı var:)banane kardeşim beni karıştırmayın diyebilir:)ben kendimi geri planda tutuyorum ziyaretçiler kendi arasında sohbet etsin diyebilir:)ben muşgulum delimisniz NE!diyebilir:)bizde o zaman EVET!!! deriiiiz:)

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 08:12 (UTC):
Ayşegül yazarım ama keçili değil istediğin kadar ağla yapamam yani ama istersen kendi seçtiğim bir başlıkla sdını kullanarak yazarım ama keçili değil:)keçisiz olsun ne dersin...

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 08:04 (UTC):
Çarli'nin delileri nasıl bak çok ciddiyim:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 07:59 (UTC):
kayıpgül:)şeytan demez canııııım:)ama melek de demez:)biz olsak olsak tatlı cadılar filosu oluruz:)noldu benim keçi şiiri?ya ağlarım diye tehdit ettim aaaaa lutfen ciddiye alınız şair hanım:)

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 29.08.2010, 07:52 (UTC):
Sitenin sahibine hiççç isim düşünmeyin onun adı çarli:)bizlerde çarlinin melekleri:) ama artık melek mi der yok yok bunlar şeytanmı orasıda ona kalmış:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 29.08.2010, 07:11 (UTC):
:)ama sen nekadar istersen iste ben oyun dışı kalmak istiyorum desende değişen sadece oyun olur hayatın oynadığı oyunlar bitmezzz ve sende içinde çıkamazsın oynamıyorum diyemezsin yada oynamadığını zannedip kendini kandırırsın çünkü hayat bir oyunsa rolün bitene kadar sahneden inme lüksün yok:)kim,ayrıca beni şok ettin ayol!!!sen gargamel o zavallı şirinleri yakalasın mı isterdin???burada marifet gargamele ykalanmayan şirinlerde bir olaya nasıl baktığın olayın şeklini değiştirir,yani sen hayatı gargamel olarak gör:)şirinleride onun oyunlarına gelmeyen akıllı kahramanlar:)ben bir şirin olsaydım;usta şirin olurdum:)herşeyi tamir etme çabasında hımm..kayıpgül,şair şirin,sen,bilge şirin:)selma abla tüm köyün tek ablası şirine olurdu ve sitenin sahibinede bir tane düşünmek istiyorum aslında o birkaç şirini bünyesinde barındırıyor:köyün idarecisi şirin baba,işin mutfağında ki aşçı şirin:)bazen somurkan şirin çoğunlukla öfkeli şirin:)ve gülümsemek hayatla kavga etmek yerine onunla iyi geçinmeyi öğrenmemiz gerekiyor bunun yoluda ne kadar kızarsak kızalım bunu ona çaktırmadan gülümseyeceğiz ki hani onu kandıralım"hahha bak bize birşey yapamazsın..."gibilerinden:)

Yorumu gönderen: kim, 28.08.2010, 17:51 (UTC):
gulumsemek icin bir diil binlerce sık var ki kredi tukendikce kullaniyoruz bolca zaten bugun oldugu gibi:))ama gul an geliyo bi yanliş butun şıkları alıp goturuyo..artık ne bakman gerekiyo nede gormen tek istedigin mızıkcılık yapip oyun disi kalmak oluyo..hayatla birlikte hareket etsen nolucak en buyuk oyun bozan o zaten tek basınasın bu oyunda ya oynarsin yada oyunun disinda kalirsin bu kadar..yinede gulumserim:)) buda hayata gelsin:))

Yorumu gönderen: Kayıpgül, 28.08.2010, 15:01 (UTC):
Her zaman gülümsemek için ikinci bir şık vardır.Yeterki bakmasını baktığında ise görmesini bilelim.Kimbilir o zaman hayatı kandırmıyor ve hayatla birlikte hareket ediyor olabiliriz kısa bir süre sonra ne dersin kim?

Yorumu gönderen: kim, 28.08.2010, 13:55 (UTC):
hayata gulumseyebilmek..senden gidenlere yarinini calanlara dününü alanlara ragmen mi..peki gulumseyelim bakalim birazda biz hayati kandiralim:)) eline saglik moral oldu:))



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36629481 ziyaretçi (102627018 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.