Güney Atlantik Anomalisi (South Atlantic Anomaly)
 
Güney Atlantik Anomalisi, South Atlantic Anomaly

Güney Atlantik Anomalisi (South Atlantic Anomaly)

Kategori: Bilim ve Teknoloji

Dünya'daki manyetik alanın küresel dağılım gösterdiğini düşünürüz. Tahmin edilenin aksine, Dünya'nın manyetik alanında belirgin bir anomali mevcuttur.

Henüz yapısı çözülememiş olsa da, Dünya'nın dinamosunu etkileyen bir şeylerin olduğu düşünülüyor (Dünya'nın katmanlarının homojen olmaması ve sıvı içeriğin coriolis kuvvetinin etkisi ile manyetik alan farklılıkları oluşturması...) [1][2]

Dünya'nın manyetik alanı son 180 yıldır sürekli olarak zayıflaya geldi. Ancak bir alan var ki her yerden daha büyük hızla zayıflıyor. Atlas Okyanusu'nun güneyi ve Güney Amerika'nın orta kesimlerine denk düşen bu alana bulunduğu konumdan dolayı "Güney Atlantik Anomalisi" (South Atlantic Anomaly, SAA) deniyor.[3]

Bu anomalinin kaynağını, tam olarak bilmiyoruz. Ancak sonuçları canlılar için korkunç olabilir. NASA'daki bilim insanları, anomalinin teknoloji üstündeki etkisini gözetliyor.

Güney Atlantik Anomalisi'ndeki enerji yüklü partiküllerle, solar fırtınalar yüzünden oraya ulaşan yeni partiküllerin karışımı hava taşıtlarında iletişim kopukluğuna yol açıyor. Buradan geçen uydularda kalıcı hasar oluşabiliyor.[4]

Uzay araçları için bu alan, yaygın bilinen bir tehlike, çünkü burada oluşan manyetik çukur uyduların yörüngesine yüklü parçacıklar girmesine ve elektronik cihazlarının aksamasına yol açıyor.[3]

Bununla ile ilgili ilk sinyaller, evrenin derinliklerini gözlemlemek üzere Dünya yörüngesine gönderilmiş olan Hubble uzay teleskopundaki cihazların çalışmasında bazı aksaklıkların ortaya çıkmasıyla alınmıştı. Hubble, Dünya çevresindeki hareketi sırasında Güney Amerika’da Brezilya civarındaki bir bölgenin üzerinden geçerken, cihazların çalışmasında bozulmalar meydana geliyor ve doğru veri gönderemiyordu.

Sonradan anlaşıldığı üzere bu bölgede manyetik alan, Dünya’nın diğer bölgelerine göre daha zayıftı ve Hubble buradan geçerken manyetik alanın dışına çıkıyor ve Van Allen kuşakları adı verilen bölgenin içerisindeki yüksek enerjili parçacıkların bombardımanı sonucu cihazları bozuluyordu.[5]

Uzmanlar, uydu işletmecilerinin başını ağrıtan bu sorunun Dünya'nın manyetik alanında büyük bir değişimin habercisi olabileceği kanısında.[3]

Bu durum, sadece teknolojiden fazlasını etkilemeye başlayabilir. Uzun bir uçak yolculuğu yapıyorsanız, manyetik alanın zayıf olduğu bölgelerden geçersiniz. O irtifada, artan radyasyon büyük olasılıkla etkiler. Bu telsiz bağlantısını keserek, pilotları ve yolcuları tehlikeye sokar. Bilim insanları Güney Atlantik anomalisinin manyetik alanda küresel azalmanın işareti olduğuna inanıyor. [4]

Bilim insanları, manyetik sahanın dış çekirdek düzeyindeki haritasını oluşturduklarında, Güney Atlantik Anomalisi'nin altında, bildik kuzey-güney yarıküre ayrımının geçerli olmadığını fark etti. Burada bazı noktalarda yer yer manyetik saha tersine dönmüştü ve yön güney yerine kuzey olarak görünüyordu.

Yeraltında olup bitenleri hava olaylarına benzeterek açıklayan Lathrop, eriyik metal tabakasında "sıradışı derecede şiddetli bir cephe oluşmasıyla" sahanın tersine döndüğünü düşünüyor.

Lathrop'a göre, bu gibi küçük alanlar derinleşir ve yayılırsa Dünya'nın manyetik sahası alabora olma noktasına gelip tamamen değişebilir.

Ancak bu bir gecede olabilecek bir değişim değil. Süreç binlerce yıl alabilir, bu süre içinde de saha hayli karışık bir dağılıma sahip olur.

Örneğin manyetik kutuplar ekvatora kayabilir. Bu durumda beraberlerinde harikulade Kuzey Işıkları'nı da götürür.[3]

Bu anomali, NASA için çok önemli. Çünkü Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörüngesi, bu anomali ile kesişiyor. İstasyon, her 10 turunun yaklaşık 5'inde anomalinin içinden geçiyor ve her turu 90 dakika sürüyor. İstasyon, anomali içerisinde ortalama 20 dakika zaman geçiriyor.

Anomalinin etkisini, "Dünya'nın bu bölgesinde manyetik alanın zayıf olması nedeniyle, içeriye yüklü parçacıkların sızması" olarak tanımlayabiliriz. Astronotlar ve donanımlar yüklü parçacıkların (elektron, proton ve ağır iyonların) bombardımanına maruz kalıyor.

Şayet Güneş'te bir CME (Koronal Kütle Salımı) meydana gelirse ve istasyonda yanlış zamanda yanlış konumdaysa, çok yüksek sayıda yüklü parçacığa maruz kalması kaçınılmaz. Bu yüzden NASA, NOAA aracılığıyla Güneş'i ve Güney Atlantik Anomalisi'nin durumunu gerçek zamanlı takip ediyor. Olası bir tehlikede astronotlara, en az etkilenecekleri durumu bildiriyor ve istasyonun hayati elektronik donanımları haricindeki her şeyi uyuma moduna çekiyor.

Çok şiddetli Güneş fırtınalarında, Güney Atlantik Anomalisi'nin olması ya da olmaması arasında pek ayrım olmayacağından, yörüngedeki uydular da uyuma moduna çekiliyor.[1][2]

Çekirdekteki akışta meydana gelen değişiklikler Dünya'nın manyetik sahalarını daha önce de yüzlerce kez tersine döndürdüğünden, bu çok da şaşırtıcı bir sonuç olmaz.

Lathrop,"Mesele Dünya'nın manyetik alanını tersine çevirip çevirmeyeceği değil; bunu ne zaman yapacağı" diyor.

Bu değişimin vakti, çekirdeğin sırlarından sadece biri. Yine de yüzyıllarca burada ne olabileceğini kurgulamakla yetinen insanlık, 6.000 km altımızdaki bu büyük mucizeyi nihayet kavramaya başlıyor.[3]

Kaynaklar

[1] NOAA/MIT, http://www.ll.mit.edu/ST/sbv/saa.html
[2] http://inosci.blogspot.com.tr/2007/09/gney-atlantik-anomalisi-saa-south.html
[3] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2011/08/110831_earth_core.shtml
[4] http://www.omerfirat.com/dunyamanyetikalan.html
[5] https://ucuiyagi.wordpress.com/2015/11/27/yer-degistiren-kutuplar-ve-guney-atlantik-anomalisi/






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36892943 ziyaretçi (103089176 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.