Gittiğin Günün Sabahına
 
Reyyo

Gittiğin Günün Sabahına

Akhenaton

~ Kuzu'ya ~

Bugün sabah, yine erken uyandım. Eskiden sen kaldırırdın. Kapıyı vururdun ben uyanana dek. Bir ara yine kapıyı çaldığını sandım. Yine ellerinde oyuncak araba, benden kağıt isteyecek. Öyle güzel resimler yaparsın ki sen. Öyle bir kavrarsın ki kalemi. Güldürürdün âlemi; kalbimdeki ey küçük masum kelebek.

9'a kadar saymayı öğrenmişsin. Arada sırada karıştırsan da ne fark eder ki. Elinde bir iskambil destesi, sayarmışsın, dizermişsin.

Hadi arada sırada kitaplarımı dağıt yine. Üst üste koy sandalyeye hepsini sonra. Ve sonra kaldırmam için başımı, beni çekiştir. Ben, gurur duyayım o kitaptan kuleyi yapan balımla.

Hani bütün kitapların kapaklarını yırtsan da umrumda değil. Hani klavyenin üstüne çayımı boca etsen de umrumda değil. Hani ellerimi mürekkebi hiç geçmeyen bir kalemle çizik çizik etsen de umrumda değil. Bu sabah da yine erken kalktım. Elimde boş bir kupa bardağı, mutfakla odam arasında 3 kez dolandım. Ne kaybettim, ne yitirdim, ne eksik içimde, sigaramı mı unuttum, üstümü mü değişmedim... Bir eksik şey var içimde. Hani insandan rûhunu alsan, robota dönüşür ya. Yüreğimin yemyeşil kırlarını mı; hani içinde kuzular meleşir ya. Aklına o kaybettiği gelmez insanın. Hani kelimelerin tutulur, hani insan öyle sessizleşir ya...

Aynaya baksam; görmem ki gözlerimde ne eksik. Sevecen gülüşüm mü, inadına dudaklarıma kondurduğum tebessümüm mü, ya artık gönlümde kanat çırpmayan bir martı, ya kaybolan ve duran zaman mı, bilmem ki ne eksik. Adımı ilk hecelediğinde yere göğe sığmayan bir gönül mü, vazomda bu sabah bir taze gül mü, söyler mi ayna, küçücük ellerinle yumruklamadığın ahşap kapı, iskambil kağıtları, PC'ye yüklediğim tüm "Gece Bahçesi" bölümleri, bana öğrettiğin bebek dili, senden öğrendiğim bebek dili, yüreğimden çalınan şimdi o bebek dili. Söyler mi ayna şimdi neler yaptığını? Bu sabah hangi meleğin seni uykudan kaldırdığını... Boş kibrit kutularının bile sahipsiz kaldığını, kibrit çöpleriyle kurduğumuz binaları, evleri, parkları, bahçeleri, menekşeleri, gülleri, artık nasıl, nerde, kimlerle yaptığını?

Birgün büyür de okumayı öğrenirsen, bütün sana bu yazdıklarımı okursun, olur mu kuzu?!!





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Deniz, 30.11.2010, 19:33 (UTC):
:)

Yorumu gönderen: Akhenaton, 30.11.2010, 19:27 (UTC):
:)9

Yorumu gönderen: Deniz, 30.11.2010, 19:23 (UTC):
bu tatli kuzuyu taniyorum ama niye oyuncak bebekle diilde oyuncak araba:)sahiden ne cok seviyosun dimi abi kuzuyu:))bunlarıda okusun seker buyuyunce:)

Yorumu gönderen: Ebruli.., 06.11.2010, 03:10 (UTC):
Ne mutlu kuzuya, ne guzel dökulmus sevgisi kaleme.. Ne kadar icten, ne kadar derin..

Yorumu gönderen: bence..., 14.04.2010, 15:01 (UTC):
bir kız çocuğu olduğunu tahmin etmiştim...çoook güzel bir çocuk tüm çocuklar gibi...çocuk denilen armağanın bağlayıcılığı hiçbirşeye benzemez kıyamete kadar süren gönüllü bir esarettir bu...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36630380 ziyaretçi (102629004 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.