Hüzün Denizi
 
hüzün denizi, sea, deniz, woman, kadın, tekne

Hüzün Denizi

Bircan M.

Çoktan hayat sandalında hüzünler denizine açılmışım… Kürekleri de elimde, gideceğim yönü seçmek de… Ya fırtınalar? Dalgalarından aldığım darbeler! Her bir darbe, yavaş yavaş su sızdırmakta batırmaya çalışıyor küçük sandalımı… Ne kadar daha dayanırım diyorum.

Biliyorum, artık bir adaya sığınmak için çok geç….

Bıraksam diyorum kürekleri elimden... Nereye isterse savursun rüzgâr... Hüzün denizimin dalgaları, vursun kayalara acımadan. Ama sadece ben değilim ki! Ya yüreğimdekiler? Ya dinlenmek için uğradığım limanlar... Bu hüzün denizinde beni karaya taşıyacak sebeplerim uğruna kendimden vazgeçtiğim sevdiklerim... Onlar ne olacak diyorum ve kürekleri alıyorum yine elime….

Nereye gideceğimi hesaplamaktan yoruldum… Rüzgâra direnmekten yoruldum…

Bir tek güneşin doğuşunu izlemeyi seviyorum. Batışı, bana hüzün verse de… "Bir gün..." diyorum, "Sadece tek bir gün, belki benim içinde doğar…" Hüzün denizime yansıyan pırıltılarını bir kez görebilirim gözlerim kamaşmadan…Ve ben, bir kerecik onunla birlikte batabilirim dağların arkasından… Tekrar onunla doğacağımı bilmeden.

Geç kalmış hayallerimin farkındayım… İmkânsız isteklerim, hüzün denizimde sandalımı her geçen gün aşındırmakta. Her zaman da böyle olmam aslında; sadece fırtınasız, sakin sulara bakarken paylaşıyorum sessizliğimi, hüznümü sandalıma: ince ince dokunan dalgalarla.

"Zaman..." diyorum, ama artık zaman yok. Benim için kavramlarını yitirdi benliğim. Ne kadar direnirsem, o kadar bırakıyorum kendimi… "Nereye çarparsa çarpsın!" diyorum…

Yine kendime getiriyor beni mavi… En sevdiğim renklerden biri mavi ve en sevdiklerimde saklı hüzün... Mavi gökyüzü, mavi deniz ve ikisi arasında sıkışmış ben…

Bazen gideceğim yönü bilsem de hırçın dalgalara yenik düştüğüm zamanlarda hiç ummadığım hüzünlerin derinliklerinde kürek çırpıyorum. Ne kadar zor hüzün denizinde kaybolmak... Beklemek geceyi... Tek çaren ,bir çoban yıldızında yolunu aramak...

Yüreğimde bana ağır gelen ne varsa, bırakmak istiyorum sulara; yine karalarıma çarpacağını bile bile… Bu yüzden kabulleniyorum gördüklerimin içinde gizli kalmış kırıntıları…

Beni yok etmeye çalışan her ayrıntıyı ufalayıp vermeyi istiyorum martıların kanatlarına…

Hüzün denizinde son yolculuğum ve son kürek çırpışlarım… Ve son yorgunluğum…

Ne varsa sakin suların altında, dinlenmekte benle birlikte… Değişen hiç bir şey yok.

Sadece kabullendim artık… Ayrılık, beni sevdi….

Bircan.M,
31 Ağustos 2010, Salı.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: kim, 04.09.2010, 22:59 (UTC):
biz sevemedik ayriligi:) ne kadar huzunlu olmuş ..ellerine saglık her zamanki gibi buda guzel..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36897976 ziyaretçi (103097924 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.