Hadisler Işığında Alimlerin Cinlerle İlgili Görüşleri
 

Hadisler Işığında Alimlerin Cinlerle İlgili Görüşleri

Kurân-ı Kerîm dışında Hz. Peygamber Efendimiz'den rivayet olunan Hadis-i şeriflerde de cinlerle ilgili pek çok bilgi bulunmaktadır. Hadisi şerifler ışığında alimlerin görüşlerini ele alacak olursak cinler hakkın da çok önemli bilgiler verilmektedir. Mesala Abdürrezzâk'ın tasniflerinde. Peygamber (sav); "O, karşıma kendi sûretinde geldi." Ebu'd Derda (ra)'nın rivayetinde; "Yüzüme çarpmak için elinde ateşten bir şıhâp olarak geldi."

Bu yüzden şunu şunu da belirtmek gerekiyor: Hayat sahibi mahluklar maddi alemdeki insanlarla türlerini saymakla bitirediğimiz hayvanlardan ibaret değildir. "Allah'tan başka. Allah'ın askerlerinin şekil ve adetlerini kimse bilemez." Bunlardan akıl sahibi olarak, Resulullah'ın (as) haber vermesiyle bilgimiz olup asfîyânın da bazen şahit olduğu iki taife var ki. "Melekler ve cinler" Bunlar istedikleri şekle girebilmektedirler. Melâike-i kiramın tamamı ervâh-ı ulviyye ve mukaddese olup, emri ilahiye itaatten zerrece ayrılmazlar. Durumları, semâvât-ı ulviyye olduğu halde bir takınılan Emr i Rabbani ile meskenimiz olan arza kadar iner ve yine urûç eder. Cin denilen taife-i mahlûkat ise. Bizimle arz üzerinde mesken kurmaktadır. Bunların da insan gibi, mü'mini, kâfiri vardır. Kâfirlerine şeytan ismi verilir. Melâıke'nin de. Çin'in de varlıkları Peygamber (sav)'in verdiği haber ve nassı kati (kesin delil) ile bilindiğinden "bu türlü mahlukat yoktur" demek Ayetleri ve Resulullah'ı inkara kadar gider ki Allah korusun küfürdür.

Hacc esnasında da Mina'da birkaç gün ikamet olunurdu. Bu aylar ve yerler her sene bütün Arap kabilelerinin toplandığı yerlerdi. Bu yüzden istifade etmeleri için kabileler çağrılırdı. Kalbinde zerre kadar imânı olanlara davetçi gönderilirdi. Hz. Muhammed (sav) in Mekke'ye dönüşlerinde, tam hac aylarıydı. sahabe-i Kiramdan bazılarıyla birlikte Ukaz Çarşısını teşrif etmek istemişti. İşte Hz. Peygamber (sav) bu sefer içinde Batn-ı Nahlede iken Cin kıssası vukua gelmiştir.

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاء بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ وَحَفِظْنَاهَا مِن كُلِّ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ إِلاَّ مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُّبِينٌ دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

"And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık. Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür." (Hicr 16-18)

Bu ayet Celâleyn Tefsirinde: şöyle izah ediliyor. "Varsa keşfedilmeyenler hariç, gök bilimcileri on iki burç tespit etmişlerdir. Koç, boğa. Yengeç, ikizler, arslan. Başak. Terazi, akrep, yay. Oğlak, kova ve balık burçları. Bunlar yedi büyük gezegenin menzilleridir."

Yedi büyük gezegen ise; Merih. Zühre, Utarit, Ay. Güneş. Müşteri ve Zülal'dir.

إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ لَا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

"Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk. Onlar, artık Mele-i A'lâ'ya kulak verip dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için kesintisiz bir azap vardır. Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder." (Saffat 6-10.)

وَأَنَّا لَمَسْنَا السَّمَاء فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِ فَمَن يَسْتَمِعِ الْآنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَّصَدًا

"Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık da, onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihaplarla (akan yakıcı yıldızlarla) doldurulmuş bulduk. Oysa biz (Peygamberin gönderilmesinden önce) haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa, derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor." (Cin suresi 8-9)





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: fati, 17.05.2015, 10:22 (UTC):
üstesinden gelemediği kendi gibi acizlerinde acizi olan cinlerden isteyeceğine el Alîm olan El Malik olan RABBİMİZDEN İSTEMELİDİR o Mülkün ve gerçek gücün kuvvetin sahibidir. Muhukkak ki o hakıyla işiten ve bilendir.
Allah'a emanet olun

Yorumu gönderen: Muzaffer, 10.05.2015, 23:09 (UTC):
Cinler; kirli işlerin sebeplerinin, kisveleridir...

Düşünsene... Tanrı, cinler olmadan da işlerini yürütemezmiydi? Peki neden, bazı işler cin sebebine yüklenip de bilimde parapsikoloji denerek, materyalist akadaşlara bu yolla açıklanmış!?

İşte burda gizlinininde gizlisi ilim vardır. Sadece şunu söyleyim ki; cin ayağı boş ayaktır ve dalaveredir!

İpucu: bi meselede tereddüte düşersen, önce gavurun yaşantısına sonra kendi yaşantına bak.

Cin işi SOYTARILIKTIR !!!

Yorumu gönderen: musa, 02.08.2010, 01:52 (UTC):
bilgilerden dolayı ALLAH razı olsun ..bir soru sormak istiyorum ..insan kendi üstesinden gelemediği bir konuda müslüman cinlerden yardım isteyebilirmi acaba..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46151950 ziyaretçi (118676301 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler