Hamire Abla Masalı
 

Hamire Abla Masalı

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir öğretmenin bir öğrencisi varmış. Bunun adı Hamire imiş. Öğretmen her gün okula gelir, sürekli düşünüp dururmuş. Talebesi Hamire:

“Öğretmenim neden düşünüyorsun?”

diye sormuş. Öğretmen de:

“Bir tasam var kızım, ondan düşünüyorum!”

demiş. Hamire:

“Öğretmenim tasan ne?”

deyince, öğretmen de kafeste bir kuş getirmiş:

“Tasam işte bu!”

demiş. Hamire de:

“Tasayı bana sat!”

deyince öğretmen kuşu Hamire’ye vermiş. O da almış kuşu götürmüş. Birgün kuşu bahçede gezdirirken, kuş kafesten çıkıverip:

“Hamire abla Hamire abla gör tasa nasıl oluyormuş, bundan sonra ben sana ne tasalar göstereceğim!”

deyip kızı da alıp bir dağın başına götürmüş, oraya bırakmış. Akşam olunca kız korkup bir ağaca çıkmış. Sabaha kadar orada beklemiş. Sabah olunca oraya bir Beyoğlu avlanmak için gelmiş. Ağaçta bir ses duyunca sormuş:

“İn misin, cin misin, insan mısın, nesin?”

demiş. Kız da:

“İn de değilim, cin de değilim, ben de senin gibi bir insanım!”

demiş. Beyoğlu da:

“İn o zaman aşağı da göreyim!”

deyince kız da inip Beyoğlu’nun yanına gelmiş. Beyoğlu bir de bakmış ki, dünya güzeli bir kız görmüş. Beyoğlu, kızı alıp evine götürüp onunla evlenmiş. Sonra bir çocukları olmuş. Çocuk yaşına girdiğinde bir gece, kuş çocuğu almış:

“Hamire abla Hamire abla gör tasa nasıl oluyor, bundan sonra sana ne tasalar göstereceğim!”

deyip Hamire’nin ağzına biraz al kan sürüp gitmiş. Hamire çok üzülmüş, ama kuşa engel olamamış. Sabah olunca bakmışlar ki, çocuk yok. Ev halkı üzülmüş. Üzülseler de tekrar çocuğunuz olur deyip bir şey söylememişler. Aradan zaman geçmiş Beyoğlu ile Hamire’nin tekrar çocuğu olmuş. Birgün kuş tekrar gelmiş. Yine çocuğu alıp:

“Hamire abla Hamire abla gör tasa nasıl oluyor, bundan sonra sana ne tasalar göstereceğim!”

deyip ağzına al kan sürüp gitmiş. Sabah olunca ev halkı çocuğu göremeyince geline kızmışlar. Çocuğu gelin yedi diye gelini dövmüşler. Aradan tekrar zaman geçmiş, Hamire’nin tekrar bir çocuğu daha olmuş. Gel zaman git zaman, kuş tekrar çocuğu alıp götürmüş. Sabah olunca ev halkı çocuğu yine göremeyince gelinin çocuklarını yediğini sanmışlar ve gelini kovmuşlar. Gelin oradan ayrılıp bir kumaşçı dükkânına işe girmiş. Orada çalışmaya başlamış. Geceleri gidecek yeri olmadığından da dükkânda uyurmuş. Bir gece uyurken kuş yine gelmiş, kumaş toplarını yırtmış:

“Hamire abla Hamire abla gör tasa nasıl oluyor, bundan sonra sana ne tasalar göstereceğim!”

deyip gitmiş. Sabah olunca dükkân sahibi gelmiş, bir de bakmış ki, dükkân harap olmuş. Hamire’ye kızıp onu işten kovmuş. Kadın oradan da ayrılıp bir bakkalda çıraklık yapmaya başlamış. Bir gece yine dükkânda uyurken kuş yine gelmiş ve dükkânın her tarafını dağıtıp gitmiş. Sabah olup dükkân sahibi gelince Hamire’ye o da kızıp onu kovmuş. Hamire ağlayarak bir dağ başına gitmiş. Ağlarken kuş yine gelmiş ve:

“Hamire abla Hamire abla sana bu sefer de sefa sürdüreceğim!”

demiş. Hamire’yi almış dağın tepesindeki bir eve götürmüş:

“Hamire Abla işte evin, işte çocukların ben de senin emrindeyim, sana bundan sonra sefa sürdüreceğim!”

demiş. Beyoğlu da Hamire gittiğinden beri üzüntü içerisindeymiş. Yiyip içmekten kesilmiş. Üzüntüden dağları dolaşmaya başlamış. Bir gün yine dolaşırken bir bakmış ki, karşıdaki dağda bir ev görmüş. Merak edip emrindekilere:

“Gidin bakın, o evde kim varmış?”

demiş. Beyoğlu’nun hizmetçileri gidip bakmışlar; ancak evin kapısını bulamamışlar. Geriye dönmüşler. Beyoğlu bu defa kendi gitmiş eve. Kuş, Beyoğlu’nu görünce kapıyı açmış. Beyoğlu girmiş içeri. Kuş, Beyoğlu’na:

“İşte karın işte çocukların!”

deyip uçup gitmiş. Beyoğlu çocuklarına ve karısına kavuşmuş. Mutlu yaşamışlar. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36940382 ziyaretçi (103176499 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.