Hayaletli Şatolar
 
haunted castle, hayaletli şato

Hayaletli Şatolar

Önbilgi: Şatolar ve saraylar, genellikle bulundukları ülkenin tarihiyle özdeşleşirler. Her ne kadar saraylar, insana huzur veren geniş bahçeler içine yerleştirilmiş olsalar bile, yine de soyluluğun gücünü simgeler ve yapıldıkları günün ihtişamını yansıtırlar. Şatolar ise hem soyluluk hem de askerî güç simgesidirler. Çoğunun zamanının büyük işkencelerine sahne olmuş korkunç zindanları vardır. Hayaletler, ister huzura kavuşamamış ruhlar, ister geçmişin yankıları olsunlar, böyle yerlerde sık sık ortaya çıkmalarına hiç de şaşmamak gerek.

London Tower

Londra Kulesi

Londra'da Thames Nehri kıyısında yükselen 11. yüzyıldan kalma Londra Kulesi, belki de iyi saatte olsunlu mekanların en ünlüsüdür. Zindanlarına kapatılan binlerce insan arasında ihanet ya da dinsel sapkınlıkla suçlanmış kral ve kraliçeler de vardır.

Zindanlarda işkence ve idam, günlük işlerden sayılırdı. Soylular, Yeşil Kule'de; halktan olanlar ise Tepe Kulesi'nde idam edilir ve hepsinin kelleleri, ibret olsun diye sırıklara geçirilip teşhir edilirdi.

Kule'de çığlıklar, ağlamalar ve ayak sesleri duyulması ve huzura kavuşamamış ruhların görülmesine hiç şaşmamak gerek. Nöbetçiler, ortalıkta kimsecikler yokken atılan taşları rapor ederler. Yeşil Kule'nin üzerinde devasa bir baltanın gölgesinin görüldüğü söylenir. Başsız bedenler anlatılır.

1815'te nöbetçilerden biri, koca bir bozayı hayaletinin saldırısına uğrayarak bayılmış ve ölmüştür.

Le Petit Trianon

Versay Sarayı

Paris'in hemen dışındaki Versay Sarayı'nın uçsuz bucaksız bahçelerinde Le Petit Trianon yer alır. Burası, ürkütücü hayaletlerin uğrak yeridir.

Hayaletlerin varlığı, ilk kez 19. yüzyıl sonlarında anlaşılmıştır ve son örnek de geçtiğimiz günlerde bir ziyaretçiye saldıranıdır.

Eleanor Jourdain ile Charlotte Moberley, 1911'de yayınlanan "Macera" adlı kitaplarında hayaletlerin görünümlerini ayrıntılı biçimde çizmişlerdir. Bu konudaki diğer yayınların tanımları da aynıdır. Çoğu kimse, Marie Antoinette olduğuna inandıkları bir kadın gördüklerini söylemektedirler.

Bazı hayaletlerin 18. yüzyıl işçi giysilerine bürünmüş oldukları söylenir ve bütün bunların en ilginci de bazılarının 200 yıldan beri var olmayan koruyu ve evleri gördüklerini söylemeleridir.

Anlaşıldığı kadarıyla Fransız Devrimi öncesinde kırlık olan bu alanlar, günümüzde iyi saatte olsunların mekanı haline gelmiştir. Ya da hayalet gördüklerini söyleyenler, geçmişe bir gidip gelmiş olamazlar mı?






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36660883 ziyaretçi (102681490 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.