Herkesin İçinde Yaratıcı Bir Ruh Gizlidir
 

Herkesin İçinde Yaratıcı Bir Ruh Gizlidir

Caroline Flexman ve Alice Mallorie

NLP eğitimcileri Alice ve Caroline, geçmişin ve günümüzün yaratıcı düşünürlerinin yanı sıra tahta önünde yaratıcılık dersi verirken edindikleri kendi deneyimlerinden de güç alarak sağlık, iş, öğrenim, eğitim ve güzel sanatlar dahil farklı bağlamlarda başarılı olan stratejiler geliştirdiler. Yaratıcılığı etkin bir biçimde yeniden ortaya çıkardığına inandıkları 10 temel ilke saptadılar:

1) Hayatta olmanın yaratmak anlamına geldiğini unutmayın. Hepimiz belli bir yaratma potansiyeline sahibiz. Yaratıcılık, onunla birlikte doğduğumuz ya da doğmadığımız bir şey değildir. Yaşamınızın her alanında uygulanabilecek, modellenebilecek ve geliştirilebilecek bir şeydir. Nefes alabiliyorsanız, yaratıcı bir edimde bulunuyorsunuz. Besteci John Cage'in dediği gibi, "Kalbiniz atıyorsa, siz bir müzisyensiniz."

Carl Rodgers, "Bir İnsan Olmak Üzerine" adlı kitabında şöyle yazar: "Arkadaşlarıyla birlikte yeni bir oyun icat eden çocuk, izafiyet teorisini geliştiren Einstein, et için yeni bir sos yapan ev kadını ve ilk romanını yazan genç yazar; tanımlamak gerekirse, bunların hepsi yaratıcıdır ve onları yaratıcılık derecelerine göre sıralamanın anlamı yoktur."

2) Tüm duyularınızı kullanarak "ne yaratmak istediğinizi" düşleyin. Açık ve net bir sunum oluşturun. İstemediklerinize değil, istediklerinize odaklanın. Gerçek anlamda yaratıcı olanlar, sonuçları da hayal eder ve "gerçekmiş gibi" davranırlar. Bir şeyi beyninizde denedikten sonra, gerçek yaşamda daha kolay yaratırsınız.

"Hayal edebiliyorsanız, yaparsınız." Walt Disney.

"Dâhi gibi davranırsanız, dâhi olabilirsiniz." Salvador Dali.

3) Aptal olun ve bu tuhaf yönünüzle gurur duyun! Aptallık, sakinleşmeniz ve olasılıkları görmeniz için şarttır.

Einstein'ın dediği gibi, "Bir fikir başta acayip değilse, hiç şansı yoktur."

Wittgenstein, bilgece konuşmuştur: "Akıllılığın çorak tepelerinde durmayın; aptallığın yeşil vadilerine inin."

Tuhaflık, genellikle yaratıcılığı tamamlar. Dr. David Joseph Weeks (Royal Edinburgh Hastanesi'nde bir nöropsikolog) ve Jamie James, "Ayrıksı İnsanlar: Delilik ve Acayiplik Üzerine Bir Çalışma" adlı kitaplarında, ayrıksı insanların, ortalama insandan 5-10 yıl daha uzun yaşadıkları ve geriye kalan insanlardan daha sağlıklı, mutlu ve zekice bir yaşam sürdükleri sonucuna varırlar.

Dr. Weeks'e göre, ayrıksı bir insan, "aykırıdır; yaratıcıdır; güçlü bir merak duygusuyla motive olur; idealisttir; dünyayı daha iyi bir yer yapmak, içindeki insanları ise daha mutlu etmek ister"

4) "Bilmeme" egzersizi yapın. Dünyaya karşı çocuksu bir merak besleyin. Bir şey bilmiyorsanız, yaratıcı olma olasılığınız daha da artar.

Yaratıcı ruhlar, "doğru" yanıtı bilmezler; çünkü bunun, özellikle değişken ya da istikrarsız ortamlarda, çözümleri sınırlayacağının bilincindedirler. Aslında, yaratıcı ruhlar, "doğru ya da yanlış" şeklinde düşünmekten kaçınırlar. Kendilerine "Bu, kendim için ya da dünyada yaratmak istediğim şeye yararlı mı ya da bir şey katıyor mu?" diye sormayı tercih ederler. Şimdi yararlı değilse, ileride ya da başka bir bağlamda yararlı olabilir.

5) Görüş alanınızı genişletin ve bir halden bir diğerine akın. Yaratıcı ruhların ne yaptıklarından ziyade bunu nasıl yaptıkları önemlidir. Yaratıcılık, "bir var oluş hali" şeklinde düşünülebilir. Yaratıcı ruh, nasıl gevşeyip o hale akabileceğini bilir. Atletler, buna "alan" derler. "Her şeyin mümkün olduğu", son derece odaklı, ama bir o kadar da rahat bir haldir. Genel olarak, gözler geniş açıyla bakarlar. Tam anlamıyla, genişleyen ufuklar! Ve nefes verin; ilham, bir reflekstir!

6) "Bilinçaltınıza" saygı duyun. Yaratıcı ruhlar, içinde bulundukları anı yaşamaya ve doğal olmaya çalışırlar. Sezgilerine ve nereden geldiği belli olmayan fikirlere güvenirler. Rüyaları ve fantezileri ile temasa geçer; mecazlardan, bağlantı kurmaktan, uyum ve semboller dünyasından çok hoşlanırlar.

7) Esnek olun. Farklı bir şey yapın. Yeni iş yapma biçimlerini deneyin. Yaratıcı ruhlar, çıkmaza girdiklerinde farklı bir şey, aslında farklı olan her şeyi yaparlar. Denemeye eğilimlidirler. Bazen, yalnızca duruşlarını bile değiştirmeleri işe yarar. Mecazlarla düşünerek kendilerine yardım ederler. Bu başka neye benzer? Bir çaydanlık olsaydım nasıl yanıt verirdim? Bir fikri diğerine bağlayarak çözümler yaratırlar. Ve bunu yaparken çok eğlenirler. Eğlenmiyorlarsa, "istiridyenin içindeki iri kum tanesini" tanırlar. Sorunun, çoğu zaman çözümün bir parçası olduğunu bilmekten mutluluk duyarlar. Kendi çıkmazlarının ne olduğunu ve bunun içinde ne tür bir yararlı incinin saklı olabileceğini merak ederler.

"Zorluğun ortasında fırsat bulunur." Einstein.

Ve orkestra şefi Nikolaus Harnoncourt'un dediği gibi, "Parlak, muhteşem ve gerçekten çılgın şeylerin çoğu, biz felaketin eşiğindeyken ortaya çıkar. Buraya kadar ilerleme cesareti gösterebilirsek, inanılmayacak kadar güzel şeyler yaşayabiliriz."

8) Hataları fırsat, başarısızlığı geribildirim olarak görün. Bir hatayı, bir başka şey için fırsat ya da bir öğrenme olanağı olarak düşünün. 3M, hedeflenen amaç için yeterince etkili olmayan yapıştırıcısını neredeyse çöpe atmak üzereydi. Ne var ki, Art Fry, dua kitabı için yapışkan bir sayfa işaretine ihtiyaç duyduğunda, bu yapıştırıcı "Post-It"in yaratılmasında kullanıldı. Penisilin, herkesin kurtulmaya çalıştığı bir küftü! Yaratıcı ruhlar, “zoru başarma" mantığına sahiptirler. İcat etmek ya da yeni keşiflere yol açacak buluşlara imza atmak için, başta imkansız gibi görünen şeyleri yapma riskini üstlenirler.

Thomas Edison, ampul tasarımı üzerinde çalışırken, işe yarayan tasarımı bulmadan önce yaklaşık 1.800 deneme yaptı. Ayrıca, lamba teli işlevi görecek malzeme için, yeterince uzun yanacak maddeyi bulmadan önce 6.000'in üzerinde bitkisel lifi test etti.

Ama Edison, bunlara başarısızlık diye değil; bir ampul yapmamanın 1.800 yolu ya da daha fazla araştırılması gerekmeyen çıkış yolları diye bakmıştır. Edison'ın biyografisini derleyen tarihçi Paul Israel, onun hakkında şunları söylemiştir: "Her başarısızlığı bir başarı olarak gördü; çünkü bu durum, onu daha verimli bir biçimde düşünmeye sevk ediyordu."

9) Farklı bakış açılarını öğrenmeye çalışın. "Mevcut duruma yukarıdan bakın. Kendinizi projenizin ya da yaratmak istediğiniz şeyin yerine koyun. Sonra tekrar kendi bakış açınıza dönün." Yaratıcı ruhlar, fikirlerini paylaşmayı ve diğerlerinin bakış açılarıyla bağlantı kurmayı severler. İki ya da üç zihnin bir araya gelmesiyle yaratıcı sinerjinin oluşacağını bilirler. Risk almaktan korkmazlar.

Albert Einstein, kendini bir ışık huzmesinin sonuna yerleştirmiştir: "Bir ışık huzmesinin peşinden koşacak ya da birinin üzerine binecek olsaydık, ışığın hızına göre durumun doğası nasıl olurdu? Bir ışık huzmesinin peşinden yeterince hızlı koşabilseydiniz, sonunda ışığın aslında hiç hareket etmediği bir noktaya erişir miydiniz? Aynı ışık demeti, başka bir insan için farklı bir hıza sahip olurdu."

10) İçinizdeki eleştirmeni, bir akıl hocasına ya da danışmana çevirin. Rüyalarınızı, projelerinizi ya da yaratılarınızı, gelişmelerine izin vermeden önce eleştirmeyin. Bir kez "rüyalarınızı tam hayal ettikten" sonra, içinizdeki eleştirmen ya da gerçek eleştirmenler ile arkadaş olun; onları, rüyanızı açığa çıkarmanıza yardım edebilecek akıl hocaları olarak düşünün. Aslında, yaratıcı ruhların da gerçekçi olduklarını unutmayın. Onlar, bir "rüyayı" gerçekte nasıl ortaya çıkaracaklarını bilirler.

KAYNAK BELİRTİLMELİ





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: abigail, 07.09.2016, 17:48 (UTC):
1.HAYATTA OLDUĞUĞUMUZ HER SANİYE BİR ŞEYLERİ GERÇEKLEŞTİREBİLMEK İÇİN YARATICILIK GÜCÜMÜZE SIĞINIRIZ. 2.
BUNUN İÇİNDE BİR DAHİ OLAMASAK BİLE ÜSTÜN FİKİRLER ÜRETİRİZ. ZORLUKLARLA KARŞILAŞMAMIZ AŞKINLIĞA YOL AÇAR. AŞKINLIKLAR RÜYALARIN GERÇEKLEŞMESİ EYLEMİDİR.
3.BİRŞEYLERİ BİLMEDİĞİNİZİ ÇOK ŞEY ÖĞRENDİKÇE GÖRÜRSÜNÜZ VE OYUN BİRER BİRER SEVİYE ATLAR.KEŞFETMEK HAYAL ETMEKTİR,BU DA SİZİ YARATICILIĞA GÖTÜRÜRKEN ÇOK EĞLENİRSİNİZ. BİR ONLİNE OYUN GİBİ.
4.ÖRNEĞİN BEN RİSK ALMAKTAN HİÇ KORKMAM.ÇÜNKÜ İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKILACACAĞINA DAİR FORMÜLLERİM CEBİMDEDİR,PLANLARIMSA KAFAMDA GİZLİDİR. ERKAN SENİN SIRRIN DA YİNE SENSİN.AMA KAPLUMBAĞA MI OLMAK İSTİYORSUN YOKSA TAVŞAN MI DAHASI AĞAÇTA GİZLENEN BİR OK YILANI MI...SEN HAZİNENİ BULURSAN YARATICILIĞIN BU YÖNDE BÜYÜR. HANİ KITALARI İTİP HAREKET ETTİREN SAHANLIKLAR VARDIR YA ONLAR BÜYÜK DEPREMLER SONRASI İTEREK DAĞLARI OLUŞTURUR AŞAĞI DENİZ DİBİNE DOĞRU DA GENLEŞEREK DEPREM DALGALARI OLUŞTURUR YA BÖYLE BİR ŞEY...5.BİLİNÇALTIMI DOKTOR OLMADAN DIŞA VURABİLDİM.YAZMA GÜDÜSÜ BANA YARDIMCI OLDU. FELSEFE VE PSİKOLOJİ VE TÜM BİLİMLERE SAYGI DUYMAMLA OLDU.NELER VAR NELER YOK DOKTORDAN ÖNCE BEN BİLİRİM, RÜYALARIMI ONA GÖRE YORUMLARIM.
SEVGİLERİMLE

Yorumu gönderen: erkan, 25.09.2009, 08:31 (UTC):
hiç bişey anlamadım



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36685372 ziyaretçi (102724098 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.