Himalaya İncili, III
 

Himalaya İncili

III

7. Bölüm

İsa, Veda ve Pura'nın ilahi kökenli olduklarını da inkar ediyordu. Kendisine inananlara, yasaların insanlara, onların tavır ve davranışlarına yön vermek için verildiğini öğretiyordu. Kendin Tanrı'ndan kork, yalnız O'nun karşısında eğil ve kendi kazancından elde ettiklerinle yalnız O'nun adına dağıt ve kurban sun. İsa,Trimurtini ve Para-Brahman'ın Vişnu, Şiva ve başka tanrılarda yansımasını da kabul etmiyordu. Zira onlara şöyle söylüyordu:

"Ebedi Hakim, Ebedi Ruh, tek ve eşsiz olan Tanrı, her şeyi yaratır, korur ve yaşatır. Dileyen ve yaratan, yalnızca O'dur. O, ezeli ve ebedi olarak mevcuttur. O'nun varlığının başı ve sonu yoktur. Göklerde, yerde, geçmişte ve gelecekte O'nun eşi ve benzeri hiçbir zaman olmamıştır.

Yüce yaratıcı olan Tanrı, kendi hükümdarlığını size öğretildiği gibi hiç kimseyle ve hiçbir cansız nesneyle paylaşmamıştır. Çünkü yalnızca Tanrı'nın hakimiyeti her şeyin üzerinde sonsuzdur. O istedi, dünya yaratıldı. O, sadece ilahi düşüncesiyle suları topladı ve yeryüzünün kuru kısmını denizlerden ayırdı. Tanrı, gizemli insanın hayatının ve varlığının tek sebebidir.

Toprakları, suları ve yarattığı her şeyi insana tabi kılan, her şeyin varlığını ayrıntılarına varıncaya kadar belirleyen ve değişmez olarak ayakta tutan O'dur. Tanrı'nın insanlara gazabı, yakında zincirlerini kıracaktır. Çünkü onlar, mabetleri iğrençliklerle doldurarak kendi yaratıcılarını unuttular ve kavimler, Tanrı'nın onlara tabi kıldığı canlı mahluklara tapmaktalar. Çünkü insan, taş ve madenlere hoş görünmek için başka insanları kurban olarak sunmaktadır.

İnsan, donatılmış zengin bir masa arkasında oturan bedavacının merhametine layık olmak için, kan ter içinde çalışanları aşağılamaktadır. Kendi kardeşlerini ilahi mutluluktan mahrum edenlerin kendileri bundan mahrum olacaklar. Çünkü mahşer gününde Sudra'lar ve Vaysi'ler, bilgisizlikleri yüzünden bağışlanacaklar. Ve Tanrı, onların haklarını ellerinden alanları çok ağır cezalandıracaktır."

Bunları duyan Sudra'lar ve Vaysi'ler, çok şaşırdılar ve İsa'ya sonsuz mutluluğu kaybetmemek için ne yapmaları gerektiğini sordular.

"Putlara tapmayın. Çünkü onlar, sizi duymazlar. Gerçekleri saptıran Veda'lara uymayın. Kendinizi hiçbir zaman önemli biri olarak görmeyin ve yakınlarınızı aşağılamayın. Fakirlere yardım edin ve onları doyurun. Zayıfların elinden tutun, mümkünse hiç kimseye kötülük yapmayın. Sizde olmayanı ve başkalarında gördüklerinizi kıskanmayın."

8. Bölüm

Beyaz rahipler ve savaşçılar, İsa'nın Sudra'lara hitaben söylediği bu sözleri duyduklarında, onu öldürmeye karar verdiler. Ve İsa'yı bulup getirmeleri için askerlerine emir verdiler. Fakat Sudra'lar tarafından haberdar edilen İsa, Gagernat bölgesini terk ederek Himalaya dağlarına çıktı ve büyük Şakya Muni'nin doğduğu Gautam'lar ülkesinde, Brahman'a tapan halkın arasında yaşamaya başladı.

Orada Pali dilini mükemmel bir şekilde öğrenen İsa, Sudra'ların rulo halindeki kutsal yazılarını incelemeye başladı. Tanrı'nın kendi kutsal sözlerini yaymak için seçtiği İsa, 6 yıl geçtikten sonra bu rulo halindeki yazıları artık mükemmel bir şekilde anlayabiliyor ve açıklayabiliyordu.

O zaman Nepal'i ve Himalaya dağlarını terk ederek Rajputan vadisine indi ve batıya doğru yürüdü. Çeşitli halklara Tanrı'nın yüceliğini, mükemmelliğini, kendi yakınlarına iyilik yapmanın Tanrı'ya çabuk itaat etmenin en itibarlı yolu olduğu konusunda vaazlarda bulundu.

"Kendi ilk masumiyetini geri kazanabilen kişinin..." diyordu İsa, "Günahları bağışlanacak ve ölümden sonra Tanrı'nın yüzünü görecek." İsa, putperest ülkelerde yaptığı seyahatler sırasında, görünen putlara ve tanrılara tapmanın insan fıtratına ve tabiatına aykırı olduğunu anlatıyordu.

Bunların dışında "Tanrı'nın büyüklüğünü, hayvanlardan ya da insan eliyle taş ya da madenlerden yapılan eşyalardan aşağı tutmak, insan vicdanına sığmaz ve uygun da düşmez." diyordu.

"Ebedi yasa koyucu, tektir. O'ndan başka Tanrı yoktur. O, dünyayı hiç kimseyle paylaşmamıştır. Kendi niyet ve düşüncelerini kimseye anlatmaz. Bir baba kendi evladına nasıl davranırsa, Tanrı da insanları ölümden sonra kendi kitabındaki bağışlanma yasalarına göre yargılayacaktır ve bağışlayacaktır.

Tanrı, hiçbir zaman kendi yarattıklarını aşağılayarak insanın ruhunun hayvan bedenine geçmesine izin vermedi, vermez de."

İsa, sözlerine şöyle devam etti:

"Tanrı, insanın put ya da hayvanlara kurban edilmesine karşıdır. Çünkü o şöyle dedi: Ben, bütün hayvanları ve yeryüzünde bulunan her şeyi insanlara emanet ettim. Bu yüzden her şey, Tanrı'nın izniyle insanın emrine verilmiştir. Nasıl ki hayvan insanın gözünde değersizse, insan da Tanrı'nın gözünde öyle önemsizdir.

Ve ben, size söylüyorum ki: Putlarınızı bırakın. Sizi Tanrı'dan koparan bütün dinlerin reddetmiş olduğu kahinlere bağlayan ayinleri terk edin. Onlar, sizi gerçekte Tanrı'dan koparmışlardır. Onların uydurmaları ve acımasızlıkları ise, ruhumuzun körelmesine ve her türlü manevi duygunun yok olmasına sebep olmaktadır."






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36892377 ziyaretçi (103087978 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.