Hitler ve "Oyuk Dünya" Teorisi
 

Adolf Hitler, Hitler ve "Oyuk Dünya" Teorisi

Hitler ve "Oyuk Dünya" Teorisi

Malcolm X

Hitler ve yakın çevresi, Horbiger'in “Oyuk Dünya Teorisi”ne de tam olarak inanmış ve bu teoriyi kanıtlayabilmek için bazı uygulamalara bile girişmişlerdi.

Adolf HitlerNisan 1942'de, Hitler, Georing ve Himmler'in onayları ile, kızılötesi ışınlar çalışmaları ile ünlü Dr. Heinz Fisher yönetimindeki bir araştırma ekibi, Baltık Denizi'ndeki Rügen Adası'na, en gelişmiş radar aygıtları ile donanımlı olarak çıkarlar. Bu aygıtlar, o yıllarda daha henüz pek seyrek olup, sadece Alman savunmasının can alıcı noktalarına yerleştirilmişlerdi. Ancak, Rügen Adası Deneyi, Hitler'in bütün cephelerde yapmayı planladığı genel saldırı açısından son derece önemli görülmekteydi. Dr. Fisher, adaya varır varmaz, radarları 45 derece göğe çevirtir ve böylece bir kaç gün beklenir. Ekip mensupları bile çok şaşırdıkları bu araştırmanın nedenini daha sonra anlarlar. Hitler, Dünya'nın dışbükey değil, “içbükey” olduğuna inanmaktadır. Bu deneyle, düz ışınlar halinde yayılan radar dalgalarının yansıması ile, içbükey kürenin içinde yer alan çok uzaktaki cisimlerin varlığı saptanacaktır. Araştırmanın asıl amacı, İngiltere'de, Scapa Flow'da demirlemiş bulunan İngiliz donanmasının yerinin saptanmasıdır.

Rügen Adası Deneyi, Martin Gardner'in, 1957 yılında yayınlanan, “Fads and Fallacies in The Name of Science” (Bilim Adına Yapılan Yanlışlıklar) adlı kitabında (K62) ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Palomor Dağı Gözlemevi'nden Dr. Kupier, 1946 yılında, Oyuk Dünya Teorisi'ne ilişkin şöyle bir yazı yayınlamıştır: “Alman donanması ve hava kuvvetlerinin  yüksek düzey yetkilileri Oyuk Dünya Teorisi'ne inanmışlardı. Bunun, özellikle İngiliz donanmasının yerinin saptanmasında yararlı olacağı kanısındaydılar. Çünkü, Dünya'nın içeriye doğru olan eğimi, gözle görülen ışınlardan daha az eğik olan kızılötesi ışınlarla çok uzaktaki noktaların gözlemlenmesine imkan verecekti.”

Bu çılgın deneyler inanılmaz gibi geliyor; ancak Nazi ileri gelenleri ve askeri uzmanlar bu teoriye içtenlikle inanmışlardı. Hitler Almanyası'nda gizemcilik ve önsezi, bilimsel araştırma ile eşit düzeye getirilmiş ve bu akıl almaz durum, başta Alman Genelkurmayı ve üst düzey yönetimi olmak üzere, politika liderlerini ve hatta bazı bilginleri bile etkilemiştir.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: KUBERA, 13.06.2014, 20:19 (UTC):
Hitler Almanyasında gizemciliğin, ön sezinin, spirotolijinin ve telepatinin ön plana çıktığı doğrudur. Zira Hitler çocuk yaşlardan itibaren kendisini bunlarla eğitmiş birisidir. Almanya Rusya'ya saldırmadan önce japonya'ya hipnotizörler göndererek yetkilileri bir sinema salonunda toplayıp hepsini toplu halde hipnotizma yapıp Rusya'ya saldırmaya ikna ettiler. Böylece Rusya için iki cephede birden savaşmak zorlaşacak kuvvet ikiye bölünecekti. Düşünüldüğü gibide oldu. Ancak Rusya kendi hipnotizörlerini Japonya'ya göndererek bu saldırılardan onları vaz geçirdi. Doğuya yönlendirmiş oldukları birlikleri geri çekerek Almanlarla savaşan diğer güçlere kattılar. Buda gösteriyor ki o tarihlerde gizemli ve metafizik konularla sadece Almanya ilgilenmiyordu. İkinci dünya savaşı tamamen gizli güçler mücadelesidir. O günler bir yer dinlenecekse dinleme cihazlarına gerek yoktu. O yerin çevresine telepati uzmanları yerleştiriliyordu. Toplantıdaki konuşmalardan böyle bilgi sahibi olunuyordu. Yoksa Bir şehrin bombalanacağı günü saati saatine dakikası dakikasına saniyesi saniyesine bilmek nasıl mümkün olur?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36898153 ziyaretçi (103098300 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.