Hz. Elyesa (Elyasa, Elyesea, Elişa)
 

Hz. Elyesa, Elyasa, The Prophet Elisha

Hz. Elyesa (Elyasa, Elyesea, Elişa)

Hazırlayan: Akhenaton

بسم الله الرحمن الرحيم

وَإِسْمَاعِيلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَمِينَ

«İsmail'i, Elyasa'yı, Yûnus'u ve Lût'u da hidayete erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.» (Kurân-ı Kerîm, Enâm Sûresi, 86. âyet) [1]

Hz. Elyesa (Arapça: اَلْيَسَعَ, İbranice: Elişa, İngilizce: Elisha, Eliseus), Beni İsrail peygamberlerindendir.[2] Hz. İlyas'ın (Elijah) zamanında [3][4], M.Ö. 9. yüzyılda [5] yaşamıştır.[3][4] Her ikisi de Hz. Mûsâ'nın dînini yaymakla vazifelendirilmiş nebî idiler.[6] Hakkında elde edilen bilgi, fazla değildir. Hz. İlyas'ın yaptığı bir dua ile tutulduğu hastalıktan kurtulduğu ve ona iman ettiği, daha sonra da kendisine peygamberlik verildiği nakledilir.[3][4]

Hz. Elyesa'nın adının yazımı değişiktir. Tevrat'taki adı Elişa'dır; [10] İslâm kaynakları, ondan Elyesa' b. Uhtûb ismiyle bahsederler.[7]

טו וַיֹּאמֶר יְהוָה אֵלָיו, לֵךְ שׁוּב לְדַרְכְּךָ מִדְבַּרָה דַמָּשֶׂק; וּבָאתָ, וּמָשַׁחְתָּ אֶת-חֲזָאֵל לְמֶלֶךְ--עַל-אֲרָם. טז וְאֵת יֵהוּא בֶן-נִמְשִׁי, תִּמְשַׁח לְמֶלֶךְ עַל-יִשְׂרָאֵל; וְאֶת-אֱלִישָׁע בֶּן-שָׁפָט מֵאָבֵל מְחוֹלָה, תִּמְשַׁח לְנָבִיא תַּחְתֶּיךָ

«And the Lord said unto him. Go return on thy way to the wilderness of Damascus: and when thou comest, anoint Hazel to be king over Syria. And Jehu the son of Nimshi shalt thou anoint to be king over Israel: and Elisha the son of Shaphat of Abel-meholah shalt thou anoint to be prophet in thy room: RAB, "Geldiğin yoldan geri dön, Şam yakınındaki kırlara git" dedi, "Oraya vardığında, Hazael'i Aram Kralı olarak, Nimşi oğlu Yehu'yu İsrail Kralı olarak, Avel-Meholalı Şafat'ın oğlu Elişa'yı da kendi yerine peygamber olarak mesh edeceksin.» (1. Kings 19:15-16. 1. Krallar 19:15-16.) [8][9]

Prophet ElishaHz. Elyesa, Eski Ahid'e göre (Tevrat), İsrail Krallığı'nda yaşayan Şafat'ın oğludur. Hz. İlyas'tan sonra peygamber olmuştur. Hz. Elyasa, peygamberliği sırasında mucizeler göstermiştir. Bulunduğu bölgedeki insanların kentin suyunun ürün vermeye elverişli olmadığını söylemeleri üzerine Hz. Elyasa, içinde tuz olan bir kap istemiş, bunu suların kaynağına atarak suları kullanışlı hale getirmiştir. Bir kez yoldan geçen çocuklar onunla alay edince onları lanetlemiş, ormandan çıkan bir ayı bu çocukların 42 sini parçalamıştır. Bir başka mucizesi de çölde susuz kalan halkın Hz. Elyasa'ya başvurması üzerine vadide açılan çukurlar su ile dolmuştur. Tevrat'ta yer alan pek çok mucizesi bulunmaktadır. Örneğin çocuğu olmayan yaşlı bir kadının çocuğu olmuş, zehirli bir yemeğin zehrini yok etmiş, az yemekle çok kişiyi doyurmuş, bir sürümlük zeytinyağını öyle çoğaltmış ki her kes kaplarını doldurduğu halde arta kalanı ile yoksul bir kadın borçlarını ödemiş, geçimini bu zeytinyağıyla sürdürmüştür. Cüzamlı bir hastayı iyi etmiş, orduların başarılarını sağlamıştır.[10] Bu olay, Yeni Ahid (İncil)'de de geçmektedir:

«And many lepers were in Israel in the time of Eliseus the prophet; and none of them was cleansed, saving Naaman the Syrian: Peygamber Elişa'nın zamanında İsrail'de çok sayıda cüzamlı vardı. Bunlardan hiçbiri iyileştirilmedi; yalnız Suriyeli Naaman iyileştirildi.» (Luka 4:27) [11][12]

Soyu

Elyesa' b.Ahtub [13], b.Adiy, b.Şütlem, b.Efrâîm, b.Yûsuf, b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm'dır.[14] Hz. Elyesa'nın, Hz. İlyas'ın amcasının oğlu olduğu da söylenir.[15][16]

Hayatı

Hz.. İlyâs, İsrâiloğulları'nı Allah-ü teâlâya îmâna ve ibâdete çağırdı.[6] İsrailoğulları, Hz. İlyas'tan sonra bu peygamberin de öğütlerini kabul etmediler.[2] Hattâ memleketlerinden kovdular. Ba'l adındaki puta tapmaya ısrarla devâm ettiler. [6] Hz. Musa'nın şeriatını (Yasa) bırakarak birbirleriyle uğraştılar.[2] Bu isyânları ve azgınlıkları sebebiyle, Allah-ü teâlâ onlar üzerine belâ ve musîbet gönderdi.[6] Çeşitli sıkıntılarla cezâlandırıldılar. Memleketlerinden bereket kaldırıldı. Yağmur yağmaz oldu, kıtlık baş gösterdi ve mahsûl alamadılar. Yiyecek bulamaz oldular. Açlıktan leş yemeye başladılar. Sonunda Hz. İlyâs'ı bulup, nasîhatini dinlediler. îmân ettikleri için, üzerlerinden belâlar ve musîbetler kaldırıldı. Bir müddet sonra, tekrar dinden dönüp puta tapmaya ve çeşitli günahları işlemeye başladılar. Küfürde ısrâr edip, îmân etmeye bir türlü yanaşmadılar. Hz. İlyâs, Allah-ü teâlânın izniyle Ba'lbek'te yaşayan bu kabîle arasından ayrılıp gitti. Başka beldelerde yaşayanları, Allah-ü teâlâya îmân ve ibâdet etmeye dâvet etti. Bu dâvetleri sırasında uğradığı bir belde halkı tarafından çok sevilip, orada kalması istendi. Bunun üzerine bir müddet kaldı.[6]

Elisha and ElijahHz. İlyâs, birgün yahudilerin azgınlığından, [7] kimi rivayetlerde ise Ba'lbek kralı tarafından arattırıldığı sıralarda onun zulmünden [17][16] kaçarak dul bir kadın olan Elyesa'nın annesinin evine sığındı.[7] Annesi, Hz. İlyâs'tan, oğlunun sıhhate kavuşması için duâ istedi. Hz. İlyâs da duâ etti. Hz. Elyesâ, hastalıktan kurtulup sıhhate kavuştu. Bundan sonra Hz. İlyâs'ın yanından hiç ayrılmadı.[6] Hz. İlyas, nereye giderse, Hz. Elyesa da oraya giderdi. Hz. İlyas, yaşlanmış ve yaşı da bir hayli ilerlemişti. Elyesa' Aleyhisselâm ise, yetişmiş bir gençti.[17]

Hz. İlyas, Ba'lbek kralından kurtulmak için Kasiyon dağında gizlendiği zaman, Hz. Elyesa da kendisinin yanında bulunuyordu.[18][16] Hz. Elyasa, O'ndan Tevrât-ı Şerîf'i öğrendi. [6]

Hz. İlyas, İsrailoğulları'nın arasından ayrılıp giderken de, onu, yerine bıraktı ve böylece [18][16] Hz. İlyâs'tan sonra Hz. Elyesa, Allah-ü teâlâ tarafından peygamber olarak görevlendirildi.[18][6] Hz. İlyas gibi, onu da, vahy ile te'yid eyledi.[19][16] Bu kıssa, kimi rivayetlerde şöyle anlatılır:

Elisha, watching Elijah«Hz. İlyas, kavminin küfürlerinde direndiklerini gördüğü zaman, artık ruhunu kabzetmesini, onlardan kurtarıp rahata kavuşturmasını Rabb'inden diledi. Kendisine, "filan günü, filan yere git ve bekle. Orada sana gelecek şeyi ateş gibi renkli hayvanı gördüğün zaman ona bin! On'dan korkma!" buyruldu. Gidilecek gün geldiği zaman Hz. İlyas'ın yanında Hz. Elyesa da olduğu halde kendisine anılan ve gitmesi emrolunan yere gitti. At suretinde, ateş renginde, ateşten bir at gelip Hz. İlyas'ın önünde durdu. Hz. İlyas, hemen onun üzerine sıçrayıp bindi ve gitti. Hz. Elyesa, arkasından: "Ey İlyas! Ey İlyas! Bana ne emrediyorsun?" diyerek seslendi. Yüce Allah, Hz. İlyas'ı Şam'a kaldırdı semaya değil. Hz. İlyas, kilimini gökten Hz. Elyesa'ya bıraktı ki bu, kendisinin onu İsrailoğulları'nın üzerine halife yaptığına bir alametti.»[20]

Hz. Elyesa, İsrâiloğulları'nın ıslâhı için uğraştı ve tebliğ vazifesini yaptı.[2] İsrailoğulları, Hz. Elyesa'ya iman ettiler, saygı gösterdiler. Emir ve re'yine göre hareket ettiler.[26] Fakat azgınlık ve taşkınlıklarını günden güne arttıran bu kavim, zamanla Allah-ü teâlânın kendilerine gönderdiği kitâbın gösterdiği yoldan ayrıldı. Kabîleler, devletin başına geçmek yarışına girdi. Aralarındaki ayrılık ve başka memleket meseleleri yüzünden birbirlerine düştüler. İsrâiloğulları arasındaki fitnenin kavga ve çekişmelerin sonu gelmez oldu.Sonunda üzerlerine Asûriye Devleti musallat oldu, hakimiyet kurdu.[2] İsrailoğulları, esir olup zelîl ve perîşân bir hayat sürmeye başladılar. Bu hâdiselerin vukû bulduğu sıralarda, Hz. Yûnus da, Asûrluların başşehri olan Ninova'da dünyâya gelmişti.[6]

Hz. Elyasa ile ilgili halkımız arasında anlatılan bir menkıbe şöyledir: Hz. Elyasa, Hz. Eyyub'un ziyareti için Eyyub Nebi Köyü'ne gitmiştir. Geldiği yer ile Hz. Eyyub'un mezarı arasında 40 arşın vardır. Ulaşmasını istemeyen Şeytan, Hz. Elyasa'ya gelir, “Hz. Eyyüb'e ulaşabilmen için yürüdüğün kadar daha yürüyeceksin.” der. Hz. Eyyub'a ulaşabilmek için çok dolaşmış olan Hz. Elyasa, “Yarabbi ayaklarımda tâkâtım kalmadı.” der ve orada ruhunu teslim eder, oraya da defnedilir. Şeytanın bir peygamberi aldatabileceği görüşüne itibar etmeyen araştırmacılar, her iki peygamberin türbeleri arasında bir tepe olduğu ve bu tepenin görüş zaviyesini daralttığı fikri üzerinde dururlar. Yapılmış olan tepe, ağaçlandırılmıştır. Buraları, cuma ve bayram günlerinde ziyarette dilekte bulunmak için insan akınına uğrarlar. Psikolojik rahatsızlıkları olanlar, sabahleyin gelip bir gece türbede konaklamaktadırlar.[21]

Hz. Elyesa hakkında çok fazla bilgiye sahip değiliz. Bir rivayete göre o, vefat edeceği sıralarda, kendisinin yerine geçmek ve İsrailoğulları arasında kadı ve hâkim olarak vazife görmek üzere bir vekil tayin etmek istemiş. «Hüküm verirken kızmamak şartıyla benim yerimi kim tutacak?» demiş. Zülkifl adı verilen bir delikanlı, «Ben tutarım!» cevabını vermiştir. Hz. Elyesa'dan sonra onun yerine geçen Zülkifl de, Kuran'da ismi geçen peygamberlerden olmuştur.[22][4]

Hz. Elyesa; ömrünün sonuna kadar, İsrail oğullarının arasında kalıp [23] Hz. İlyas'ın yoluna ve şeriatına sarılarak onları, Allah'a davete devam etti[24][16]  İsrâiloğulları, Hz. Elyesa'ya bâzen uyup, bildirdiği emirleri yerine getirdiler. Bâzen da muhâlefet ettiler.[6] Hz. Elyesa, İsrailoğulları'nın yolsuz hareketlerinden usanarak hilâfeti Hz. Zülkifl'e bıraktı ve arkasından vefat etti.[2]

Ona ve gönderilen bütün peygamberlere selâm olsun!

«Elyasa da nebî oldu bir zaman
Kavmin tamamını getirdi imân
Kimsenin kalbinde kalmadı gümân
Tevrat'ın hükmüne uydu bilirim...»
[25]

Mûcizeleri

Erîha şehri ahâlisinin içme suları acılaşmıştı. Bu durumu Hz. Elyesa'ya bildirip, kendilerine yardımcı olmasını istemişlerdi. Bunun üzerine, Hz. Elyesa, acılaşan suyun içine bir parça tuz atıp, “Tatlı ol!” deyince, Allah-ü teâlânın izniyle su, tatlı ve lezzetli olmuştur.

Borçlu ve dul bir kadın, Hz. Elyesa'ya gelip, fakirliğinden şikâyetçi olmuştu. Hz. Elyesa, “Evinde neyin var?” deyince, kadın; “Bir kaşık kadar yağım var.” dedi. Hz. Elyesa, kadına; “Git, o yağı bir kab içine koy.” buyurdu. Kadın da gidip yağı bir kabın içine koydu. Hz. Elyesa'nın mûcizesiyle o yağ, o kadar arttı ki, pek çok kap yağ ile doldu. Fakir kadın, bundan borçlarını ödediği gibi, zengin de oldu.[6]

Kaynaklar

[1] www.diyanet.gov.tr/Kuran/ayet.asp?Kuran_id=6&I3.x=8&I3.y=9&Ayet_No=86
[2] www.ilmihalonline.8m.com/elyasa.htm
[3] Taberî, "Tarih", 1/462.
[4] Doç. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı, "Hz. Süleyman'dan Hz. Muhammed'e Peygamberler Halkası", İstanbul 1997, s.195.
[5] Muhammed Esed, "Kuran Mesajı", İşaret Yayınları, İstanbul 2000, s. 918, dipnot 48.
[6] Yeni Rehber Ansiklopedisi, "Elyesa Aleyhisselam" maddesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul 1993.
[7] Ahmet Önkal, "Hz. Elyesa", www.islamgunesi.com/peygamberlerin-hayatlari/806-hz-elyesa.pdf
[8] "God's Word", (King James Version), Lesea Broadcasting, USA s.169.
[9] Kutsal Kitap, Eski ve Yeni Antlaşma, Kitâb-ı Mukaddes Şirketi, 1. Baskı, İstanbul 2001, s.451.
[10] peygamberler.8k.com/elyasa.htm
[11] "God's Word", a.g.e., II. s.30.
[12] Kutsal Kitap (Eski ve Yeni Antlaşma), a.g.e., s.1285.
[13] Taberî, "Târih", c.1,s.239, Sâlebî, "Arâis", s.259, İbn-i.Esîr, "Kâmil", 0.1,s.213, Ebülfida, "El-bidâye ve'n-Nihâye", c.2, s.4.
[14] İbn.Asâkir'den naklen Ebülfida, a.g.e., s.4.
[15] Ebülfida, a.g.e., s.4.
[16] M. Asım Köksal, "Peygamberler Tarihi", Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, c.2, s.143.
[17] Taberî, a.g.e., c.1, s.239, Sâlebî, a.g.e., s.259, İbn.Asâkir, "Târih", c.3, s.99
[18] İbn.Kuteybe, "Maârif", s.24, Taberî, a.g.e., s.240, Sâlebî, a.g.e., s.261.
[19] İbn Kuteybe, a.g.e., Sâlebî, a.g.e., s.260.
[20] www.homepage-baukasten-dateien.de/mevlanajugend/hazreti ilyas.pdf
[21] Dr. Yaşar Kalafat, "Hz. Eyyub Türbe ve Mağarası Etrafında Gelişen Halk İnanışları", ekitap.eyup.bel.tr:9600/sempozyum/eyup10/26_Dr. Yaflar KALAFAT.pdf
[22] Alûsî, "Rûhu'l Meânî", 17/87.
[23] Taberî, a.g.e., s.240, Sâlebî, a.g.e., s.260, Ebülfidâ-Elbidaye vennihaye c.2,s.4.
[24] Ebülfidâ, a.g.e., s.4.
[25] Nizam Bozkurt, "Dörtlüklerle Peygamberler Tarihi", www.hbektas.gazi.edu.tr/dergi_dosyalar/28-193-210.pdf
[26] Sâlebî, a.g.e., s.260.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Adem, 07.10.2015, 10:23 (UTC):
Kabri şu anda Diyarbakır Eğil'dedir.
Hz Yunus Hz Elyesa ve Hz Zülkifl kabirleri Eğil de gidip görmenizi isterim.
Özellikle Yunus a.s kabri çok muaazam hoş kokuyor...

Yorumu gönderen: elyesam.com, 30.07.2015, 19:21 (UTC):
elyesa peygamberin mezarı taşınırken olan bir kaç hadise varmış sizden ricam onuda eklermısınız

Yorumu gönderen: elyasa , 04.06.2014, 17:02 (UTC):
Yabancı kaynakları çok araştırmıştım Türkçe olaraktan en güzel derleme bu sitede yapılmış sağolun :)

Yorumu gönderen: beybi00, 29.11.2010, 13:52 (UTC):
vay yavrum vay

Yorumu gönderen: elif, 11.11.2010, 16:33 (UTC):
istediğimi bulamadım ben doğum taihini ve ölüm tarihini arıyorum

Yorumu gönderen: beybi00, 29.10.2010, 10:44 (UTC):
çok uzun elinize sağlık

Yorumu gönderen: ece, 25.10.2010, 11:20 (UTC):
ne kadar cok

Yorumu gönderen: KÜBRA, 17.10.2010, 08:52 (UTC):
NE KA GÜZEL NE KA GÜZELMASALLAH

Yorumu gönderen: HİLAL, 17.10.2010, 08:04 (UTC):
TÜŞ BUNE YAAAAAAAAAAAAAAA



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36857389 ziyaretçi (103027302 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.