Kıyametin Alametlerinin Gizli Kodları 3
 

Kıyametin Alametlerinin Gizli Kodları 3

Akhenaton

Hıristiyanlığın Bakış Açısı

İncil'in vahiy bölümünde, şöyle geçer:

Birleşmiş Milletler Bayrağı

"Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı, başında on iki yıldızdan oluşan bir taç vardı." (İncil, Vahiy, 12:1)

12 yıldızdan oluşan taç sembolünü hala anlayabilmiş değilim. Aklıma ilk gelen Birleşmiş Mlletler bayrağıydı. Peki bunun Amerika'yla ilgisi ne? BM ve Amerika bağlantısının yorumunu Malcom'a bırakıyorum şimdilik.


"Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu. Ardından gökte başka bir belirti göründü: Yedi başlı, on boynuzlu, kızıl renkli büyük bir ejderhaydı bu. Yedi başında yedi taç vardı. Kuyruğuyla gökteki yıldızların üçte birini sürükleyip yeryüzüne attı. Sonra doğum yapmak üzere olan kadının önünde durdu; kadın doğurur doğurmaz Ejderha çocuğu yutacaktı." (İncil, Esinleme 12:2-4)

Burda bahsedilen kadın ve ejderha, birer sembol. Bir devleti yada paktı temsil ediyor. Beni hep yanıltan, kadın sembolünün Amerika olabileceği düşüncesiydi. Fakat o zaman Ejderha kim? Belki aynı ülkenin içinde iki farklı çatışma...Gözlerimi kapatıp ülkelerin temsil edildikleri sembolleri düşündüğümde, kadınla ilgili olarak Özgürlük anıtından başka şey aklıma gelmiyor. Fakat yedi taç, neden kadının üstünde? Oysa yedi taç, ejderhanın sembolü. Bu kez, "kızıl" ve "ejderha" sembollerini düşünüyorum. Rusya ve Çin gibi ülkeler olabilir mi? Ejderha, Çin'in ulusal sembolü. Kore, Japonya, Tayvan gibi ülkeleri de ardına alıp 7'li bir pakt oluşturamaz mı? Sesli düşünüyorum sadece...


CIA,Central Intelligence Agency, United States of America CIA,Central Intelligence Agency, United States of America

"Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı. Yılanın önünden çöle, üç buçuk yıl besleneceği yere uçup kaçabilmesi için kadına büyük kartal kanatları verildi. Yılan ağzından, kadını selle süpürüp götürmek için onun ardından ırmak gibi su akıttı. Ama yeryüzü, ağzını açıp ejderhanın ağzından akıttığı ırmağı yutarak kadına yardım etti." (İncil, Vahiy 2:1316)

İlk sembol, antichrist / Deccal'i işaret ederken ikinci canavar Dabbe't-ül Arz olabilir mi? İslâmi kaynaklara göre de denizden çıkacak. (Dabbe,) Şekli, birçok hayvanı andıracak... Aldığı ölümcül yara, eskiden kadın'la girdiği bir savaş'ta kadına yenildiği olabilir. Ama bir zaman sonra bu yara iyileştiğinde dönecek... Yine bir ülkeyi ya da bir paktı simgeliyor olabilir. Örneğin Rusya'nın Çin'le ilerde müttefik olması sonucu çıkabilir. İkisi de komünizm'in yayıldığı yerler. Ya da bu ülkelerin dışında, Bush'u da yöneten dolayısıyla Amerika'yı gerçek anlamda yöneten gizli örgütler olabilir. Bush'u kim oraya yerleştirdiyse o...

Hıristiyan ve İslamî kaynaklara göre, Deccal'in Musa'nın Asası ve Süleyman'ın Mührü'yle çıkacağını söyleniyor. Hıristiyan kaynakları, ikisine ek olarak "Kutsal Kase"nin de eline geçeceğini yada ellerinde bulunduğunu söylüyor.

Havas kitaplarında, Süleyman'ın Mührünün ebced'le şifrelenmiş kodlar olduğu söyleniyor. Yahudilere göre ise, gizli bir kabala şifresini içinde barındırdığı söyleniyor.

Benzer şekilde Tapınakçılar (Bilinene adıyla Mabetçiler) Kutsal Kase'nin sadece bir kase değil, "dahice düşünülmüş bir alegori" olduklarına inanıyorlar. Bugüne kadar ise Son Akşam Yemeği'nde Hz.İsa'nın içmek için kullandığı ve Arimatealı Yusuf'un çarmıha gerilen Hz.İsa'nın kanını doldurduğu kadeh olduğu düşünülüyordu. Tarihte "Sangreal Belgeleri" adıyla anılan belgeler de inanışa göre Kutsal Kase ile birlikte gömülmüştü. Belgelerin bin yıldır Tapınak Şövalyeleri tarafından korunduğuna inanılıyor. Tapınak Şövalyeleri'nin sahip olduğu kudretin kaynağı olarak Kutsal Kase gösteriliyor. Belki de Kutsal Kase efsanesindeki ayinde kullanılan kadeh, başka bir gücün cisimleşmiş halidir. Kutsal Kase insanlık tarihinin en çok aranan hazinesidir. Efsanevi Kase hikayelere, savaşlara ve bitmek tükenmek bilmeyen sorulara neden olmuştur." (Bkz. "Tapınak Şövalyeleri" - Mustafa Karaca)

İlluminati şebekesinin fikri altyapısını oluşturan Tapınak Şövalyeleri orijinal adıyla "Tampliye Tarikatı" Haçlı seferleri sonrasında Kudüs'te kuruldu. Bu adı almalarının sebebi ise iddia edildiğine göre Kudüs kralının Süleyman Mabedi'nin bulunduğunu ileri sürdükleri bölgeyi koruma görevini kendilerine vermesiymiş. Musa'nın Asası ve Süleyman'ın Mührü'nü de ele geçirdiler mi bilinmez. Ama İlluminati'nin ana hedefi, başkenti Kudüs olan tek bir Dünya devleti kurmak. Kaynaklar, Deccal'inse kudüsten çıkacağını söylüyor. 



"Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı. Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtıyla birlikte büyük yetki verdi. Canavarın başlarından biri ölümcül bir yara almışa benziyordu."

Farklı farklı zamanlardan bahsediyor. İlk paragrafla buraya kadar geçen süre içinde belki de en azından yüzyıl bir ara var. Bir ülke var. Kadını simgeleyen diğer ülkeyle bir zamanlar savaştı. Ekonomi ya da sıcak harple. Belli değil... Büyük bir darbe aldı ve aradan geçen belki de yüzyıllık bu süre içinde iyileşti veya iyileşmeyi bekliyor. Gökten yeryüzüne yağan ateş, şüphesiz ki soğuk savaşı değil sıcak savaşı simgeliyor. Mesela füzeleri... Bu, İran da olabilir, Rusya da yada Asya ülkelerinden biri de. Ya da pakt kurmuş iki ülke. İki boynuzdan bu anlam çıkıyor. Amerika'yla İran arasında bir harp yaşanabilir ve İran yenik düşebilir. İncil'e göre canavar tabir edilen bu ülkeyi İslam, Mehdi olarak adlandırıyor. Yani Hıristiyanlığa göre canavar olan, terörist diye suçlanılan bir ülke. Şimdi İran'ın nükleer çalışmalarını da göz ardı etmemek lazım. Gökten yağdıracağı ateşler... Daha olmamış bir savaş. Ama görünen o ki, toparlanacak ve bu kez başka bi ülkeyle ittifak yapıp dönecek.

Humeyni'nin kurduğu "İran İslam Cumhuriyeti"nin anayasasının ilk maddesi şöyle: "Bu anayasa, Mehdi gelinceye kadar geçerlidir." 1986'da iran-Irak savaşı sırasında, o zaman İran Meclis Başknı ve silahlı kuvvetler komutanı olan Rafsancani'ye gazeteciler soruyor: "Neden Irak'a karşı büyük bir taarruza geçmiyorsunuz?" Rafsancani'nin verdiği cevap, "İşaret bekliyoruz" oluyor. Peki neyin işareti bu? Bugün ne oldu da İran, birden atılıma geçti? Mart 1989'da Rafsancani, Tahran Üniversitesi'nde verdiği bir cuma hutbesinde şunları söyledi: "Mehdi gelecek ve dünya, tek bayrak ve tek kanunla yönetilecektir." (26.3.1989. Milliyet)

Yine aynı şekilde, Humeyni 1989'da ölünceye kadar İran'da bütün televizyon ve toplantıların açılış ve kapanışında şu slogan vardı: "Hüdaya, Hüdaya ta inkilâbi Mehdi ra. Nigâbbar". Yani, "Ya Rabbi, Ya Rabbi. Mehdi inkılabına kadar Humeyni'ye ömür ver." Humeyni'nin ölümünden iki ay önce, Hürriyet Gazetesi'nde kendisine atfedilen şu sözler yayınlanmıştı: "İran-Irak savaşı, mühim bir savaş değildi. Biz, Hz.Mehdi'nin emrinde yapacağımız evrensel savaş için hazırlanıyoruz ve bunun için de yirmi milyon askerimiz var."
Ve 31.01.1993 tarihli Milliyet'te çıkan bir haberde, Fransız Le figaro gazetesinin Washington muhabiri Stephane Marchand'ın "İran, yarınki tehlike" başlıklı inceleme yazısında da bu konular gündeme getirildi.



"Ne var ki, bu ölümcül yara iyileşmişti. Bütün dünya şaşkınlık içinde canavarın ardından gitti. İnsanlar canavara yetki veren ejderhaya taptılar. “Canavar gibisi var mı? Onunla kim savaşabilir?” diyerek canavara da taptılar." (İncil, Vahiy 13:3-4)

"Canavara, kurumlu sözler söyleyen, küfürler savuran bir ağız ve kırk iki ay süreyle kullanabileceği bir yetki verildi. Tanrı`ya küfretmek, O`nun adına ve konutuna, yani gökte yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı. Kutsallarla savaşıp onları yenmesine izin verildi. Canavar her oymak, her halk, her dil, her ulus üzerinde yetkili kılındı. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu`nun yaşam kitabına adı yazılmamış olan herkes ona tapacak. Kulağı olan işitsin! Tutsak düşecek olan Tutsak düşecek. Kılıçla öldürülecek olan Kılıçla öldürülecek. Bu, kutsalların sabrını ve imanını gerektirir." (İncil, Vahiy, 13:5-10)


 

"Bundan sonra başka bir canavar gördüm. Yerden çıkan bu canavarın kuzu gibi iki boynuzu vardı, ama ejderha gibi ses çıkarıyordu. İlk canavarın bütün yetkisini onun adına kullanıyor, yeryüzünü ve orada yaşayanları ölümcül yarası iyileşen ilk canavara tapmaya zorluyordu. İnsanların gözü önünde, gökten yere ateş yağdıracak kadar büyük belirtiler gerçekleştiriyordu. İlk canavarın adına gerçekleştirmesine izin verilen belirtiler sayesinde, yeryüzünde yaşayanları saptırdı. Onlara kılıçla yaralanan, ama sağ kalan canavarın onuruna bir heykel yapmalarını buyurdu." (İncil, Vahiy, 13:11-14)


"Canavarın heykeline yaşam soluğu vermesi için kendisine güç verildi. Öyle ki, heykel konuşabilsin ve kendisine tapmayan herkesi öldürebilsin. Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu. Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666`dır." (İncil, Vahiy:13:15-18)

Şimdi bir yerlere geldik. Bu ayetin yorumunu da zaten yapmıştım arasözde: Bundan 4-5 yıl önce, bir teknoloji dergisinde böyle bir haber çıkmıştı. Artık paranın kalkacağı, bunun yerine elinize yerleştirilen bir chiple alış-veriş yapacağınız vs. Ve ilginçtir ki, 6'lı kodda işlediğinden bahsediliyor. Belki bir on yıl sonra, elinde bu chip olmadan kimse alış-veriş yapamayacak; çünkü para ortadan kalkacak.

666 sayısı, çoğumuzun zannettiği gibi Şeytan'ı simgelemiyor. 666, antichrist, yani Deccal'in simgesi İncil'de. Carlos Madrigal, "İncil'in Vahiy Bölümünün Yorumu" adlı kitabında, bu sayının yeni bir dünya ekonoik düzenini (Hemen ilk akla Yeni Dünya Düzeni / The New Order geliyor öyle değil mi!!!) simgelediğini söylüyor. Parayı ortadan kaldıran bileşik sistem! Yazara göre aslında bu "hoş" gibi duran sistem, "canavar"ın amaçları doğrultusunda insanları konrol etmeye yarayacaktır. Aynı kitabın 176. sayfasında, "Bu rejim tarafından sakıncalı buluna kişiler, ne birşey satın alabilecek ne de satabileceklerdir.(13:17)" ifadesi kullanılıyor.

"Dünyayı Yöneten Gizli Güçler" konu başlığında mesajda ise, 1 dolarlık Amerikan banknotu üzerinde durmuştum. Bir çok şey çıkmıştı altından. Tamamlanmamış piramitin altındaki rakamlar; MDCCLXXVI = 1776, yani illuminatinin kurulduğu yılı veriyor. Ama en ilginci ise, resimdeki piramiti açıp her üçgenin tepesinden başlayarak sırayla yazdığınızda, taban kısmında oluşan rakam şuydu: DCLXVI, yani 666.



Arasöz.

Bundan 4-5 yıl önce, bir teknoloji dergisinde böyle bir haber çıkmıştı. Artık paranın kalkacağı, bunun yerine elinize yerleştirilen bir chiple alış veriş yapacağınız vs. Ve ilginçtir ki, 6'lı kodda işlediğinden bahsediliyor. Belki bir on yıl sonra, elinde bu chip olmadan kimse alış-veriş yapamayacak; çünkü para ortadan kalkacak.

666 sayısı, çoğumuzun zannettiği gibi Şeytan'ı simgelemiyor. 666, antichrist, yani Deccal'in simgesi İncil'de. Carlos Madrigal, "İncil'in Vahiy Bölümünün Yorumu" adlı kitabında, bu sayının yeni bir dünya ekonoik düzenini simgelediğini söylüyor. Parayı ortadan kaldıran bileşik sistem! Yazara göre aslında bu "hoş" gibi duran sistem, "canavar"ın amaçları doğrultusunda insanları konrol etmeye yarayacaktır. Aynı kitabın 176. sayfasında, "Bu rejim tarafından sakıncalı buluna kişiler, ne birşey satın alabilecek ne de satabileceklerdir.(13:17)" ifadesi kullanılıyor.

Eski Roma İmparatorluğunda da zaman zaman benzer durumlar yaşanmıştı. Sezarın Tanrı ve Kurtarıcı olarak anılması emrediliyor, heykeli her kente dikilip herkesin tapması isteniyordu. Tapan herkese bir işaret veriliyordu. Bu işareti alamayan kişi, hiçbir yiyecek satın alamıyordu.

Bilindiği gibi, İbranice alfabesinin bazı harfleri, tıpkı Arap alfabesinde olduğu gibi birer sayıyı simgelerler. Tıpkı Ebced tablosu gibi. Kabalanın özü de budur. Her devirde Deccal'in kim olduğu merak konusu olmuş, o dönemin insanları kabala'yla uzun ve sabır isteyen hesaplamalara girişmişler. Bunlardan ilki, şüphesiz Neron'dur. Sezar Neron ismi, İbranicede NRON KSR olur. Bu harflerin toplamı ise şöyledir:

N R O N K S R

100+60+200+50+200+6+50=666

Bu hesaplara göre kimilerince Papa, kimilerine göre Martin Luther, Napolyon, Hitler, Stalin; Antichrist, yani Deccal'dir. Şimdiki dönemde ise Bush, Bill Gates (ve en ilginci de büyükadadaki genç bir papaz )isimleri ön planda. Tabii bütün bu yazılıp çizilenler, manipülasyondan ibaret demeden de geçemiyorum.

Devam edelim...


«Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim.»



"Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.”



"Bundan sonra melek beni Ruh`un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm. Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı. Alnına şu gizemli ad yazılmıştı: BÜYÜK BABİL, DÜNYA FAHİŞELERİNİN VE İĞRENÇLİKLERİNİN ANASI."


"Kadının, kutsalların ve İsa`ya tanıklık etmiş olanların kanıyla sarhoş olduğunu gördüm. Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm. Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu. “Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım. Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve yıkıma gidecek. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri adları yaşam kitabına yazılmamış olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama yine gelecek...Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir."

Semboller ustaca gizlenmiş... Yukardaki satırları yazan, Yuhanna; yani İsa'nın en sevdiği havarisi. Yuhanna birgün bir "görüm" götüyor ve bunları kaleme alıyor. Yukardaki satırlar, onun "geleceğe ait görümünü açıkladığı bir kehanet" yani kısaca. Bazen ipucu da veriyor sembollerin çözümü için.

Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir."

Dünya kralları üzerinde egemenlik süren bir kent. Güçlü bir emperyal devlet. Ekonomisini de savaşlar çıkarmakla, ülkeler arasında gerginlikler yaratmakla koruyabilen bir devlet. İlerki ayetlerde, bir Babil sembolü var. Meleğin biri bir değirmen taşı atıyor ve babil kulesi yıkılıyor. Yine ayetlere göre, bu kulenin, bir ticaret merkezi olduğu yazıyor: "kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”

Ve Babil, Tanrı tarafından cezalandırılıp yok ediliyor. Yok edilirken, melek şöyle diyor: “Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan!"Yani kulenin temsil ettiği yer, Tanrı tarafından bir cezaya çarptırılıyor ve TANRI'NIN HALKININ O GÜN BABİLE GELMEMESİ isteniyor. Hangi semavi dine bakarsanız bakın, bunun tek bir anlamı vardır. Kendilerini TANRININ HALKI olarak gören tek millet YAHUDİLERDİR. Neden Dünya Ticaret Merkezi bombalanırken tek bir Yahudi, o gün ikiz kulelerdeki işyerine gelmemişti? Ya bunu biliyorlardı ya da daha ileriki bölümlerde anlatılan Armageddon Savaşı'nın çıkışı için majisel bir semboldü. Kendi tasarladıkları bir sembol.

Peki bunların PAPA yada VATİKAN'la ilgisi ne diyeceksiniz. Çok ilgisi var. Vatikan, yeryüzünde KUTSAL RUHLA İDARE EDİLDİKLERİNİ söyleyen mevcut tek ülke. Papa'nın sözleri, İsa'nın sözleri gibidir. Papa yanılmaz, papa özür dilemez vs. Ama en önemlisi de VATİKAN'la İNCİL arasındaki büyük bağdır. Armageddon Savaşı, bir şekilde çıkacak. Şu an tüm dünya, kendini buna şartlandırmış halde. Belki bir şizofreni diyebilirsiniz. Yani yukarıda anlatılan İncil'deki ayetler, insanlar kafalarında o kadar yoğun yaşıyorlar ki, gün geçtikçe saplantı halini almakta. Her ülke, üstü kapalı, bu büyük savaşa hazırlıyor kendini. Ve Armageddon Savaşı'nı büyük ihtimalle devletlerin bu şizofrenik politikası yaratacak. Bu savaşın çıkacağına o kadar inanıyorlar ki, en ufak bir alevde, hiç beklemediğiniz bir anda patlak verebilir.

30 Ekim 1983 tarihli gazetelerde Ronald Reagan'ın şöyle bir demeci yer aldı: "Deccal, İsa Mesih ve Mehdi kuvvetleri arasında Kudüs'te vuku bulacak Armageddon savaşını bizim neslin görme ihtimali var."

Şimdi bir Amerikan başkanının ağzından duyuyorsunuz bu ifadeyi. Yakın bir zamanda da, Bush, "Irak"a açılan savaşı "Yecüc ve Mecüc" tehlikesinden korktuğu için açtığını ağzından kaçırmıştı. Irak değil de, İran'a karşı yapılacak operasyon'un sinyalleriydi diyelim.

Vatikan, bu olayların neresinde derseniz, tam göbeğinde. Malcolm X'in belirttiği gibi 4. GÜÇ. İstanbul'a geliş nedeni, öyle Türkiye'nin kara karşı kara gözü için de değildi. Vatikan, çıkması muhtemel bu savaşta İTTİFAK ARIYOR. Ortadoks lideriyle ne konuştu bilinmez. Ama bir şekilde de kendini "çıkacak olaylara karşı" sorumluluk sahibi hissediyor.


Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. Melek gür bir sesle bağırdı: “Yıkıldı! Büyük Babil yıkıldı! Cinlerin barınağı, Her kötü ruhun uğrağı, Her murdar* ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler. Dünya kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”



Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! (O gün, hiçbir yahudi iş adamının ikiz kulelerdeki işyerlerine gelmemesi çok ilginçtir.) Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı. Babil nasıl davrandıysa, karşılığını ona aynen verin, Yaptıklarının iki katını ödeyin. Hazırladığı kâsedeki içkinin İki katını hazırlayıp ona içirin. Kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda Istırap ve keder verin ona. Çünkü içinden diyor ki, `Tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. Asla yas tutmayacağım!`Bu nedenle başına gelecek belalar Ölüm, yas ve kıtlık- Bir gün içinde gelecek. Ateş onu yiyip bitirecek. Çünkü onu yargılayan Rab Tanrı güçlüdür.



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ısmaıl, 22.07.2016, 02:36 (UTC):
söz konusu güzel hazrılanmış kim hazırlamışsa emegıne yuregıne saglık derim ama bır noktaya derınlık anlam katmak isterım : 1 12 yıldızdan oluşan taç sembolu 12 imam ı temsil eder
2 yedi başlı on boynuzlu ejdarha yedi ana devletten olusan ve bu devletlere baglı biir birlik avrupa birligi tek başına iktidar olan bir yapıdan söz edilmiş bu yapı 42 ay hüküm sürecek
3 yerden cıkan canavar sembol yeryuznde bu 42 ay surecek tek partili iktir-darın enkadar kötü bir yönetım sergılıyecegıne işaret etmiş
4gökten yagdırılan ateş topları metor fırtınasını akla getiriyor ama bu aslında ıkıncı canavarın cıktıgıdna ki yapıalcak yada oalcak olan büyük savaşı anlatmıs benım söyledılelrımden yola cıkarak ınclersenız daha ıyı hazırlıyabılırısnız yapanların ahzırlıyanların emeklerıne saglık

Yorumu gönderen: murat, 17.04.2010, 20:09 (UTC):
kardeşim eline sağlık güzel hazırlamışın

Yorumu gönderen: ensar, 01.07.2009, 11:58 (UTC):
evet bazıları doğru ama bilmiyorum ya daha açıklık getirsen daha iyi anlaşılır




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36742705 ziyaretçi (102827037 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.