Köse Oğlan Masalı
 

Köse Oğlan Masalı

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde köse bir adamın bir oğlu varmış. Birgün bu köse ölmüş, oğlu kalmış. Bu oğlan da tıpkı babası gibi bir köseymiş. Köse adam, ölmeden önce oğluna:

“Oğlum eğer ben ölürsem, sakın köse olan birisiyle konuşma. Bu benim sana vasiyetimdir!”

demiş ve ölmüş. Günlerden gün, yıllardan yıl geçmiş. Birgün kösenin oğlu köyün birine değirmene un öğüttürmeye gitmiş. Varmış, bir de bakmış ki, değirmenci bir köseymiş. Köse oğlan, hemen o değirmeni bırakıp başka bir değirmene gitmek için çıkmış yola. Bunu gören değirmenci köse, oğlana:

“Oğlum nereye gidiyorsun?”

diye sormuş. Köse oğlan da başka bir değirmene gittiğini söylemiş. Bunu duyan değirmenci köse, ondan önce onun gideceği diğer değirmene gitmiş. Gidince, o değirmenin sahibine biraz para verip onu göndermiş. Köse oğlan bu değirmene varınca, aynı köse adamı yine görmüş. Görünce, çuvalını sırtına alıp başka değirmene gitmek için düşmüş yola.

O gidedursun, köse olan değirmenci oradan da ayrılıp köse oğlanın gideceği değirmene ondan önce varmış. O değirmenin sahibine de yine biraz para verip göndermiş. Köse oğlan, değirmene varınca yine aynı köse değirmenciyi görmüş. Bakmış ki olacağı yok, değirmenciye:

“Amca, buradaki değirmencilerin hepsi mi kösedir?”

diye sormuş. Değirmenci de:

“Hepsi kösedir.”

demiş. Bunu duyan köse oğlan:

“Peki o zaman!”

deyip sırtındaki çuvalı boşaltmış değirmene. Değirmenci ile köse oğlan, başlamışlar buğdayları öğütmeye. Öğütmüşler öğütmüşler, sonunda buğdayları un yapmışlar. Sonra ikisi de çok acıkmışlar ve öğüttükleri undan kömbe yapmak istemişler. Unu dökmüşler, suyu dökmüşler. Suyu fazla olmuş unu dökmüşler, unu fazla olmuş suyu dökmüşler. Derken, bir denk unu hamur yapıp kömbeleri yapmışlar. Yapmışlar yapmasına ancak, iş yemeğe gelince kömbeleri paylaşamamışlar. İş böyle olunca, değirmenci köse, oğlana:

“Herkes bir masal anlatsın, kimin masalı üstün gelirse, kömbeleri o yesin!”

demiş. Köse oğlan:

“Tamam köse amca, buyur başla anlatmaya!”

demiş. Değirmenci köse başlamış masalını anlatmaya:

“Bir zamanlar bizim kırk dönüm tarlamız vardı. Bu tarlaya karpuz diktim. Bu karpuz büyüdü büyüdü, bir dağ oldu. Ne yerinden kalkıyor ne de yuvarlanıyor. Karpuzu nacakla parçalayıp da satayım bari dedim. Aldım nacağı elime, çıktım karpuzun üstüne. Nacağı kaldırıp karpuza bir vurdum, nacak elimden çıkıp karpuzun içine gitti. Şöyle karpuzun yarık yerinden bir baktım ki, ne göreyim? Elinde yularla bir adam, karpuzun içinde gezinip duruyor. Adama seslendim: ‘Dayı, ben buraya bir nacak düşürdüm, nacağımı gördün mü?’ Adam da: ‘Ben burada devemi kaybettim, onu arıyorum. Kocaman deveyi bulamamışken senin nacağını nereden göreyim!’ dedi. Benim anlatacağım masal da burada bitti.”

deyip bitirmiş masalını. Bu sefer de köse oğlan başlamış masalını anlatmaya:

“Bizim bir kovan arımız vardı. Bu kovanın içinde topal bir arı vardı. Ben bunları her gün sayıp onlara yem veriyordum. Yine birgün sayarken bir baktım ki, topal arı yok. Başladım arıyı aramaya. Ararken, ovada bizim öküzün yan başında çift sürerken buldum. Horozumu eğerleyip bindim üstüne, gidip topal arıyı öküzün boyunduruğundan söküp aldım. Baktım ki, arının boynunu boyunduruk sürtmüş. İyileşmesi için yarasına ceviz ektim. Ben yarası iyileşsin derken, bir de ne göreyim: arının boynuna diktiğim ceviz büyüyüp yeşermiş. Koca bir ceviz ağacı olmuş. Bu ceviz ağacını gelen geçen taşlarken, cevizin başı bir tarla olmuş. Bu tarlayı ekeyim dedim. Bunun için öküzleri torbaya kattım, sabanımı belime soktum, boyunduruğu elime aldım, çıktım tarla olan ceviz ağacının başına. Tarlayı öküzlerle sürdüm, ektim. Sonra da cevizin başından inip geldim. Gel zaman git zaman ekinler olgunlaştı. Orağımı alıp çıktım cevizin başına. Ben ekinleri biçerken, ekine bir domuz dadandı. Domuzu kovalamak için orağı domuza attım. Atınca, orak domuzun bacağına saplandı. Domuz, can havliyle döne döne ekini orakla biçti. Bu buğdaylar da o tarlanın buğdaylarıydı. Masal burada bitti. Kömbeler de bana düştü!”

demiş. Bunu dinleyen değirmenci köse, kömbelerin köse oğlanın olduğunu anlamış. Köse oğlan, kömbelerini sarıp düşmüş evinin yoluna.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36629481 ziyaretçi (102627014 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.