Küresel Felaketçilerin Yalanı ve IZRYEHOSA 2014
 

global drought, küresel kuraklık

Küresel Felaketçilerin Yalanı ve IZRYEHOSA 2014

Oktan Keleş

oktankeles@gmail.com

Son yıllarda gündemin modası haline gelen küresel ısınma, kuraklık ve kıyamet senaryoları gibi meselelerin aslı tam olarak anlatıldığı gibi değil. Yüzyılın büyük planlarından birisinin kod adı: "İZRYEHOSA=2014" [a] olan büyük senaryonun bir parçasıdır. Hareket planı, tüm dünya insanlarının zihninde kuraklığa bağlı küresel bir felaketin senaryosunu yerleştirmektir. Korku psikolojisi ile bu operasyona beş yüz milyar dolar kadar (bilinen) finans sağlanmıştır. Dünya çapında kampanyalar düzenlenerek, yazılı ve görsel medya kullanılarak insanlığa bu bilinç aşılanmaktadır. Dev kampanyalar [b] düzenlenip küresel felaket haberleri günlerce medya yolu ile halka sunulmuştur. Bu kampanyalar için çeşitli kaynaklar bazı medya ve TV kuruluşlarına destek vermiştir. Bu konuda bazı kurumlar, aracı olmuştur. Görünüşte her şey, legaldir. Bu işlerin dünya çapındaki oyuncuları, bilim adamları, gazeteciler, kurum ve kuruluşlar; sempozyumlar ve etkinlikler düzenleyerek destek olmuşlardır. Gerçek amaç, Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) temel sebebi olan Büyük İsrail Projesi ile bizzat alakalıdır. Bu korku havası ile İsrail, emelini gerçekleştirmek istediği topraklardaki insanları kendi istekleriyle ya da metazori olarak göç ettirmek istemektedir. Değerli madenler ve su yatakları, bu projenin bir parçasıdır. Yanlış politikalar yüzünden yurdumuzda da tarım toprakları, su yatakları ve göller hızla kurutulmaktadır. Dikkatinizi çekerim kurumamakta; KURUTULMAKTADIR.

Birçok resmi belgede şu ibâreler yer almaktadır: "Kuruyan göllerin sularının çekilme nedeni, yanlış tarım ve sulama politikalarıdır." Yağmurun yağmaması ve kuraklık, belli aralıklarla belli senelerde görülmektedir. Ana sebep, bu değildir. Bu, tetikleyici bir sebeptir sadece. Mesela yağan yağmuru tutacak yeterli baraj yapılmamaktadır. Daha birçok örnek verilebilir. Bizim anlatmak istediğimiz küresel felaket senaryosunun aslında bir İsrail projesi olmasıdır.

Tohumlarımızın nesli, bilinçli şekilde tüketilmiştir. "Genetik tarım" adı altında İsrail'den tohum alınmaktadır. Genleri ile oynanmış bu tohumların Türk insanının genetik yapısına uygun hastalık hormonları taşıdığı, ehlince araştırılsa ortaya çıkacaktır. Kara kıta Afrika'daki 12 ülkede, elmas madenleri yüzünden aynı şer güçler, AIDS mikrobunu yaymışlardır ve tıpkı küresel felaket senaryo yalanı gibi, AIDS hastalığı da büyük kampanyalar sonucu insanlığın zihnine enjekte edilmiştir. Her ülkenin kültür ve inanç yapısına göre AIDS hastalığının bir homoseksüel hastalık olduğu beyinlere kazınmıştır. Oysa istatistikler, bunu yalanlamaktadır. Çıktığı günden bugüne kadar AIDS'ten ölen insanların ‚,7'si kadındır. Araştırmak isteyenler, internette AIDS ile alakalı istatistiklere girebilir.

Çarpıcı bir başka durum ise, bu hastalığın Afrika'nın sadece 12 ülkesinde 35.000.000 kişiyi öldürmesidir. 12 ülkenin özelliği, bu ülkelerin hepsinde değerli elmas madenlerinin bulunmasıdır. Madenleri işletenlerin 0'ü Yahudiler ve Batılı beyazlardır. Bir başka çarpıcı gerçek de, 12 ülkede 35.000.000 insanı öldüren AIDS mikrobu, sadece siyahları öldürmektedir ve bu ülkelerdeki beyaz efendilere bu hastalık bulaşmamaktadır. Nedeni, AIDS mikrobunun sadece siyahları öldürecek şekilde genlerine uygun olarak üretilmesidir. (Tohumlara dikkat) Bunları da istatistiklerde bulabilirsiniz.

Peki ne olmuştur? Bu AIDS hastalığı dünyaya lanse edildikten sonra Afrika'daki zenciler iğfal edilmiş, aç bırakılmış ve milyonlarca insan, soykırıma uğramıştır. Çıkartılmak istenen sonuç: "Bütün bunların sorumlusu, AIDS hastalarıdır(!)" Çünkü o topraklar, Siyonizm'in ve Batılı güçlerin rüyalarını ve kurdukları haremlerdeki kadınların boyunlarını süslemektedir.

Gelelim küresel felaket çığırtkanlıklarına. Burada yapılmak istenen, yukarıdakilerle aşağı yukarı aynıdır: İnsanlar, göç ettirilecek ve bu insanlar kuraklığa bağlı kolera, tifo veya adı sanı duyulmamış hastalıklar yayılarak telef edilecek(!) ve bu topraklar, boşaltılıp İsraillilerin yerleşmesine zemin hazırlanacak. Dilerseniz bir beyin fırtınası yapalım: Topraklarımızda bu tip olaylar olsa, devletten de kanun çıksa ve buralar terk edilecek dense ne olur? Ankara'da suların kesilmesinde kuraklığa bağlı yağmurun yağmayışı sebep gösterilerek medyaya bir sürü bilgi yansıdı. Ankara belediye başkanı, Ankaralı hemşerilerine Ankara dışına tatile çıkmalarını önerdi. Bu, tamamen iyi niyetli bir öneri olmasına rağmen demek ki zarûrî hallerde böyle öneriler, resmî olmasa da şifâhen mümkün olabiliyor. Bu örneği vermemizin sebebi, Allah korusun, çok ciddî bir kuraklıkta devletin politikasının ne olacağı hakkındaki merakımızdır.

Küresel Isınma

Küresel felakete ve kıyamete dini açıdan bir bakış

Hiçbir insanın ya da toplumun gücü, kıyameti koparmaya yetmez. Kıyametin sahibi, Allah'tır. Rahman sûresinde insan, yaratılışın dengesini bozmaması yönünde uyarılır. Bazı ayetler, insanın bozduğu denge yüzünden cezasını çekeceğini söyler; ama insanoğlu, kıyameti asla koparamaz. Tâbiri câizse; Allah, dünyayı bir ev gibi yaratmış, evi yerli yerince dayamış, döşemiş ve anahtarlarını insana vermiştir. Bu insan, evin içindeki her şeyi bozabilir, irâdesiyle evi çöp eve çevirebilir. Lakin evi yıkamaz, buna gücü yoktur. Çünkü evin, yani mülkün sahibi Allah'tır.

Bir örnek daha: "Kıyametin vaktini yalnızca Allah bilir." (Lokman süresi 30. âyet) Bu ayete göre beşer, kıyameti yapma gücüne sahipse yapacağı vakti de biliyor demektir ki; bu, yüce İslam inancına, yüce kitabımız Kuran'a terstir. İstedikleri kadar nükleer bomba patlatsınlar, istedikleri kadar daha bilmediğimiz operasyonlar yapsınlar; İsrafil Aleyhisselam, sûra Bush'un, İsrail'in veya bir başka şer gücün bombasının sesiyle üfleyecek değildir. O yüce Allah'tan aldığı emir ile sûra üfler. Anlatmak istediğimiz dünya küresel şeytanların üflemelerine gelmeyecektir. Küresel felaketin bu anlattığım çerçevede tekrar düşünülüp araştırılmasını istirham ediyorum. "İZRYEHOSA=2014" kodu ile kodlanan, İsrail'in Yahova'sının beklenen krallığını daha çok bekletelim. Türkiye, bu tür anlaşmalara imza atmaz. Sevgilerimle Oktan Keleş.[1]

Dipnotlar

[a] İsrailoğulları Yahova Beklenen Kralı. Krallığın beklenen tarihi de 2014'tür.
[b] Özellikle ikinci, üçüncü dünya ülkeleri ve tabii ülkemizde.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: efe, 15.04.2014, 11:16 (UTC):
sağdece şüphe üzerine kurgulanmış bir yazı.somut delil yok.kapsayıcı ve doyurucu değil.bu konulara ilgili biri olarak bu yazı daha ilgi çekici olarak geniş kapsamda yazılabilirdi.yine de ilgili arkadaşa güzel bir ideal uğruna yapılan bu çalışmadan ötürü teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: Döndü, 19.10.2010, 23:36 (UTC):
MasaALLAH güzel bir yazi.medyada en cok neyden bahsediyorlarsa bilinki büyük ihtimal olayin asli anlattiklarinin tam tersidir, ve bunun herzaman ardinda kasit vardir.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36829280 ziyaretçi (102978911 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.