Kahun Papirüsü
 

Kahun Papirüsü, Kahun papyrus

Kahun Papirüsü

Hazırlayan: Akhenaton

Mısır'da şimdiye kadar bulunan papirüslerin en eskisi, veteriner hekimliğe ait olan Kahun Papirüsüdür.[1] Kahun papirüsleri, M.Ö. 1900 yılından kalmadır.[2] Jinekoloji, veterinerlik ve matematik konularını kapsar.[3][4][5] 1889 yılında Lahun'un Fayyum bölgesinde [2] Prof. Dr. William [6] Flinders Petrie tarafından keşfedilmiş [2] ve Grifth tarafından tercüme edilmiştir. Burada kullanılan hiyeroglif dini yazılara özgü şekilde soldan sağa yazıldığına bakılırsa veteriner hekimliği mesleği o çağda önemli bir statüde bulunuyordu. Çok harap ve çok eksik olan bu papirüsün dilinin de çok eski olmasından tercümesi güç olmuştur.[1]

Papirüsün sağ tarafında Amenemhat III krallığının 29. yılını (M.Ö.1825) gösteren bir tarih düşülmüştür. 1898 yılında Griffith tarafından transkripsiyonu ve çevirisi yapılmıştır. Papirüs, şimdi Londra Üniversitesi (London University College)'nde korunmaktadır.[2]

Tıbbi uygulamalara örnek olabilecek en eski kaynaklardan biri olan Kahun Papirüsleri, bir hastalığın iyileştirilmesinde "büyülü sözlerin söylenmesi, tekrarlanması" gibi aktivitelerin olduğu konusunda bilgiler içermektedir.[7]

Papirüs, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, kadın hastalıkları, gebelik ve doğacak çocuğun cinsiyetini anlamaya yönelik bilgiler içermektedir. İkinci bölüm ise veteriner hekimlik üzerinedir.[2]

Tıp

Tıp, insanla varolan bir meslektir. Tarihin her evresinde ayrıcalıklı bir yere sahip olan hekimlerin davranış biçimleri de meslekleri kadar önemli olmuştur. Hekimlerin mesleki uygulamalarında uyması gereken sosyal ve hukuki kuralları içeren ilk düzenlemeler bundan 5000 yıl önce Eski Mısır'daki Hamurabi yasalarında bulunmaktadır. Bu düzenlemelerde hekimlerin alacağı ücretlerden ve hatalı uygulamalarında kendisine verilecek cezalardan bahsedilmektedir. Tıbbi etikten çok tıp hukuku ve tıbbi deontoloji ile ilgili de olsa da önemli bir belge sayılmaktadır. Bundan başka Eski Mısır'dan kalan Ebers Papirüsü, Edwin Smith Papirüsü, Berlin Papirüsü ve Kahun Papirüsü, tıp tarihinde kayda değer yeri olan eserlerdir. Ancak bu papirüslerde tedavi, ilaç yapımı ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Hayatlarında metafiziğe ve mistisizme yer veren Çin ve Hindistan'daki eserlerde ise tıp etiğinin izlerine rastlamak mümkündür.[8][9]

Mısır'da adı bilinen ilk büyük hekim, İmhotep'tir. Milattan önce 3000'li yılların sonlarında yaşamıştır. Firavun Zoser'in veziri olup aynı zamanda fizikçi, mimar ve astronomdu. Bazı büyük piramitlerin de mimarıdır ve daha sonra tanrılaştırılarak tıbbın tanrısı sayılmıştır. Mısır tıbbının bir başka önemli kişisi İris'tir. M.Ö. 2500'lü yıllarda yaşamış, sarayın başhekimliğini yapmış; göz, mide ve bağırsak hastalıkları konusunda ünlenmiştir. Bugüne kadar Mısır tıbbı ile ilgili 8-10 adet papirüs bulunmuştur. Kahun, Gardiner, Smith ve Ebers en önemlileri olup M.Ö. 1600 yıllarında Mısır'ın askeri ve siyasal açıdan en güçlü olduğu çağda yazılmışlardır.[10]

London University College'da korunan Kahun Papirüsü, 1889'da William Flinders Petrie tarafından [6] Fayyum'da [11] bulunmuştur. III. Amenemhat Dönemi'ne aittir. Oldukça parçalanmış olan papirüs, daha çok jinekoloji ile ilgilidir ve birçok paragraftan meydana gelir. Örneğin 19. paragrafta, doğum yapmaya müsait kadınların nasıl tespit edileceği; 20. paragrafta gebe kalınması için yapılan tütsüler; 20. ve 22. paragraflarda ise doğum kontrolü yöntemleri anlatılmıştır. Gebeliği önlemek için, timsah gübresi, 45 ml. bal ve ekşi sütten meydana gelen bir karışım önerilmektedir. Üçüncü bölüm (26.-32. paragraflar) gebelik testi hakkındadır. Bu testlerden birinde, bir soğanın başı hastanın vajinasına yerleştirilir ve bir süre bekletilir. Ardından, hastanın soğanda algıladığı kokunun tarifine göre hamile olup olmadığı anlaşılır. Son bölümde, mesane ile vajina arasında meydana gelmiş bir fistül ve bel gevşekliği ile ilgili bilgiler verilmektedir.[6]

Jinekolojik bölüm, 34 paragrafa bölünmüştür. 1.-17. paragrafta semptomların kısa başlıkları ve bunu takip eden kısa tanımlamalar mevcuttur. Genellikle üreme organları ile ilgili bilgi verilmiştir.

İkinci bölümde 19. paragraf doğumla ilgilidir. 20. paragrafta tütsüleme ile hamile kalınabileceği belirtilmiştir. 20.-22. paragraflar, doğum kontrolü ile ilgilidir. Doğum kontrol yöntemi; timsah dışkısı, 45 cc bal ve ekşimiş süt karışımdan ibaret olarak reçete tarif edilmiştir.

Üçüncü bölümde hamilelikle ilgili testler vardır. Dördüncü ve beşinci bölümlerde daha önceki kategorilerde bahsedilmeyen hamilelikte diş ağrılarının tedavisini anlatan reçeteler mevcuttur.

İkinci kısımda idrar inkontinansı ile birlikte mesane ve vagina arasındaki fistüllerden bahsedilmiştir.[2]

Veterinerlik

En eski medeniyetlerden biri olan Mısır'da tabâbete (hekimliğe) ait çok es vesikalar ele geçmektedir. Şimdiye, kadar bulunmuş olan papirüslerin en eskisi, Kahun papirüsü (M.Ö. 1900), veteriner tababete aittir. Burada "Kurt yuvası" ismi altında, muhtemelen köpeklerin paraziter b hastalığından bahsedilmektedir. 1910 ve 1921 yıllarında Ruffer tarafından M.Ö. 1250 - 1000 arasında, yirminci firavun sülalesine ait iki mumyanın böbreklerinde Schistosoma heamatobium yumurtalarının keşfi, bu hastalığın eski Mısırda mevcut olduğunu göstermiştir. Bu hastalığın karakteristik semptomu olan hematüri, halihazırda bilinen papirüslerde elli defa zikredildiğine nazaran enfeksiyonun bu memlekette sık sık görüldüğü anlaşılmaktadır. A-a-a hastalığı ve papirüste bununla ilgili olduğu bildirilen kurdun Schistosomiasis'e atfedilmesine rağmen Mısırlılar'ın hastalığı yapan parazitleri görememiş olmaları da muhtemeldir.[12][13]

İlk çağlardan beri, sığır vebasının varlığı kabul edilmektedir. Eski tarihçiler sık sık sığırlarda seyreden müthiş kırgınlardan bahsederler. Bunların çoğunun sığır vebası olması pek az şüphe götürmektedir. Hayvan hekimliğine ait en eski belge hatta şimdiye kadar ele geçen papirüslerin en erken yazılanı olan Kahun Papirüsü (M. Ö. 1900)'nde rastlanan bir sığır hastalığının sığır vebası olduğunu tanınmış veteriner tarihçisi Smith [14] ileri sürmektedir. Buna göre zamanımızdan 4000 yıl kadar önce de sığırlar bu salgınla ölmektedirler.[15]

Veteriner hekimliği ile ilgili en eski belgelerden olan Kahun Papirüsü'nde, Göz hastalıkları ve ilgili konular da yer almıştır.[21][16] Bu papirüste, bir boğada gözlerde akıntı görüldüğünde hayvan için dua edilmesi; gözlerin su kabağı ya da kavun ve karpuzla ovulmasının yanı sıra tütsü uygulanması önerildikten sonra gözler eğer aralanmış ise sıcak ketenle bandaj uygulaması salık verilmiştir.[16][17][18]

Matematik

Eski Mısır matematiği hakkında edinilebilen temel bilgileri Rhind ve Moskova papirüsleriyle ancak birer parçası zamanımıza kadar intikal edebilmiş olan Kahun ve Berlin papirüslerine borçluyuz.[19] Kaynaklar, XII. sülale zamanından (M.Ö. 2000-1787) kalma, bir takım aritmetik problemlerini açıklayan papirüsler ele geçtiğini, bunların bugün, Kahun, Moskova, Berlin ve Rhind papirüsleri diye adlandırıldığını belirtir.[20] Bunlar sayesinde Grek tesirinin nüfuzundan evvelki devre ait Mısır matematiğinin esasları hakkında oldukça. toplu ve homogen bir fikir edinmek kabil olmaktadır. İhtiva ettikleri bilgi ve takip ettikleri metot, hattâ ifade bakımından bu muhtelif eserler arasında tespit edilen benzerlik ve uygunluk, bahis mevzuumuz olan matematik bilgisinin artık teessüs etmiş, tamamiyle muayyen ve ahenktar bir bütün teşkil ettiğini göstermektedir.

Bundan başka, Mısırlılar, Kahun papirüsünde 3 ve 4 sayılarının karelerinin 5'in karesine eşit olduğunu da bulmuşlardı ve bu özeliği geometri şekillerine tatbik ediyorlardı. Fakat meşhur Pisagor teoremini ne amprik olarak, ne de rasyonel bir surette ispat edebildiklerini gösteren hiç bir vesikaya rastlanmamıştır. Hattâ, bunu sadece aritmetik bir özelik olarak keşif ve tespit ettiklerini, bu hususta hiç bir geometrik esasa varmamış bulunduklarını da söyleyebiliriz.[19]

Kaynaklar

[1] www.firatveteriner.tr.gg/veteriner-hekim-tarihi.htm
[2] Dr. Ali İhsan Ökten (Adana Numune Hastanesi Nöroşirürji Kliniği), "Tıp Tatihinde Yazılı Kalıntılar", Türk Nöroflirürji Derneği Bülteni, Sayı 17 - Ekim 2007, s.51-52.
[3] Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir, "Tıp tarihi ve deontoloji dersleri", Uludağ Üniversitesi, Bursa 1994, s.21-22.
[4] Dr. Ümit Serdaroğlu, "Eskiçağ'da Tıp", Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Yayınları, İstanbul 2002, s.2-3.
[5] Öğr. Gör. Mehmet Atılgan, "Başlangıcından 19. Yüzyıla Tıp Kütüphaneleri", Gaziantep Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Gaziantep.
[6] Marie-Cécile Bruwier, "Eski Mısır Tıbbına Genel Bir Bakış", Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Haberler, Sayı: 22 (Mayıs 2006), s.3.
[7] "Terörizmin Olumsuz Etkilerine Karşı Müzik Terapi", NATO İleri Araştırma Çalıştayı, 15-16 Eylül 2010 Ankara, musictherapy2010arw.com/turkce/indextr.htm
[8] Lois N. Magner, 1992, "A History of Medicine", Marcel Dekker, Inc., NY
[9] İlke Bezen Aydoğdu (Expert) & Doç Dr. Nesrin Çobanoğlu, "Tıp Etiğinden Biyoetiğe İlerlerken Biyoetik Uzmanı: Sorun Kümesi Mi Çözüm Mü?", Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık - 2009, www.ulakbim.gov.tr/cabim/vt/uvt/tip/sempozyum7/ilke_nesrin.pdf
[10] Dr. Ümit Yoket (SSK Bozyaka Dahiliye Kliniği), "Eski Çağda Tıp", STED, 2003, cilt 12, sayı 2, s.76, www.ttb.org.tr/STED/sted0203/eski.pdf
[11] Akhenaton Notu.
[12] R. Boeppli, "The Knowledge of Parasites and Porasitic İnfeclions from Ancıent 'İ'imes to the 17. th Century. ExptL Parasitol..", V. 398. 1956.
[13] Doç. Dr. NihaI Erk & Doç. Dr. Nevzat Güral, "Mikroskobun Kullanılışına Kadar Parazitolojide Görülen Gelişmeler", dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/11/631/8111.pdf
[14] F. Smith, "The Early History of Veterinary Literattire", Bailliera, Tindall and Cox. London, vol I, 6 a, 1919.
[15] Doç. Dr. Nihal Erk, "Tarihte Önemli Sığır Vebası Salgınları ve 1920'ye Kadar Memleketimizdeki Durumu", A.Ü.Veteriner Fakültesi Veteriner Tarihi ve Deontoloji Kürsüsü, dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/11/650/8302.pdf
[16] F. Smith, a.g.e., , s.1-33, 50-52.
[17] J. F. Smithcors, "Evolution of the Veterinary Art. Bailliere", Tindall and Cox, 1958 London, s. 91-95.
[18] Yrd. Doç. Dr. Atilla Özgür (Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı, 06110), "Türkiye'de Veteriner Göz Hastalıklarında Bir İlk “Muhtasar Emrâz-ı Ayniye-i Baytariye”.", Veteriner Hekimler Derneği Dergisi Cilt: 78 Sayı: 1 Yıl: 2007. (Çalışma kısmen 4 Eylül 2002 tarihinde İstanbul'da yapılan VII. Türk Tıp Tarihi Kongresinde sunulmuştur.)
[19] Celal Saraç (G. T. Enstitüsünde U. Matematik Öğretmeni), "Eeki Mısır'da Bilim ve Teknik", dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1036/12509.pdf
[20] www.egelisesi.k12.tr/basarilarimiz/Projeler/proje2003/proje02.pdf
[21] Nihal Erk, "Veteriner Tarihi", A.Ü. Basımevi, Ankara 1966, s.15-20.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: leyla taçarlı, 09.09.2010, 20:27 (UTC):
mısır tarihi gerçekten ilgimi çekmişimdir bir çokta kitap okumuşumdur sanırım elinizdeki papürüs biraz eksik gibime geldi yada sayfa almadı bence hemen pes etmeyin yazılarınızda başarılar dilerm teşk kib.SU.

Yorumu gönderen: Akhenaton, 18.05.2010, 20:31 (UTC):
Yok, olmadın...

Yorumu gönderen: ayşegül, 18.05.2010, 20:14 (UTC):
çok özür dilerim,can sıkıntısına sebep oldum sanırım...

Yorumu gönderen: Akhenaton, 18.05.2010, 19:49 (UTC):
Karşındaki insanı anlamak için, 1 hafta onun ayakkabılarını giymek lazım derler eskiler. Dışardan bakıldığında çok kolay mı görünüyor tek bir kişiyle günlük 15.000'den fazla ziyaretçisi olan bir websitesini idare etmek? Bir kişiyle yetmeye çalışıyorum her şeye 3 yıldır. Sabırlı bir insan mıyım? Evet. Ama herkesin sabrının da bir sınırı vardır. Ne Molla Kasımlar var, aaa, tek bir kişiyle bu kadar kapsamlı bir siteyi nasıl yapmış, bravo demek yerine illa eleştiren, bıktıran, bunaltan, hiçbir şey beğendiremediğin. Ne Mason evlatları var, yaptığın işi sabote etmek için psikolojine savaş açan. Sonra da gelip derler ki, bu site, kime neye hizmet ediyor. Masonların sitesi mi? Her gün bunun gibi onlarca sinir bozucu ve psikolojik harp yorumuyla uğraşmaktan bunalınca, e haliyle de hırçınlaşıyorum. Ve hala sitedeki yazıları daha indekslenmeden çalmaya devam eden şereften ve haysiyetten yoksun bir zatı muhterem... Peki yanımda kim vardı söyler misin? Hiç kimse. Bir tek site ziyaretçisi, dedi mi; ben senin yerine şu bilmem ne Gülümser denen herife karşı hukuki destek olurum, sen kendini üzme. Bir tanesi bile, Cumhuriyet Başsavcılığına gidip suç duyurusunda bulundu mu? E, benim durumum malum... Bütün dünyam, dört duvar... Yalnız bırakılmışlık, böyle bir şey işte... Her şeye rağmen, kendi yalnızlığımda veriyorum savaşımı. Artık siteyi pek eskisi kadar umursamıyorum... Günde 10 yazı hazırlardım eskiden; şimdi en fazla tek bir yazı. Neden kendimi gereyim ki? Etrafımda alınterimi savunacak hukuk insanları mı var? Hepsi laf... Boş sözler, bir türlü gelmeyen hukuki destek vaatleri... Öyle işte...

Yorumu gönderen: ayşegül, 18.05.2010, 19:13 (UTC):
neden bazen beni taşlamaktan özel bir keyif alıyormuşsun izlenimine kapılıyorum?:)tamam,fırtına gibi estiğim zamanlar oldu ama,ben hiçbir bölüm kaldırılsın demedim ki...off! SENDE HAKLISIN:)hemde çok haklı,yaşamadan bilmiyor insan.ben ki nekadar sakinimdir(!)bilirsin geçen yorumda yazı kaldırılsın diye görünce bin'e kadar saydıktan sonra cevap yazdım:)neyse zaten arı kovanı derken bazı şeylere kendimide hazırlamıştım ama elinde sigara o kılavyenin başında otururken sende şunu unutma hatasız kul olmaz:)seninde az kabalığını görmedik değiliz hani ya,her zaman böyle içme suyuna yumuşatıcı karıştırılmış gibide değildin:)

Yorumu gönderen: Akhenaton, 18.05.2010, 18:33 (UTC):
Sadece o kategori mi kaldırıldı ki? Eskiden 130'un üstünde kategori vardı hatırlarsın. Şimdi saydım da: 116 kalmış. Yaklaşık 20 kategori kaldırmışım. Sebebi çok. ama en önemlisi de VIDI VIDI. Hatırlarsın, senin de çok VIDI VIDILARIN olmuştur o konuda :) Yani yönetimini sana bırakmazlar. İlla karışacaklardır: Şu yazı kaldırılmalı, şu kategori, kaldırılmalı vs vs. Sadece o sayfaları hazırlayan insanı BIKTIRMAKTAN başka işe yaramıyordu yani. Ben de kendimi germekten usanıp yüzlerce sayfalık dökümanı havaya uçurdum. Zaten artık beni geren yorumlara verdiğim kısa mesajı da biliyorsun. Orhan Baba gibi: Sen de Haklısın kardeşim diyorum. Ne uğraşıcam... Ne kendimi gericem...

Yorumu gönderen: ayşegül, 18.05.2010, 17:39 (UTC):
ne güzel antik mısır da konu sıkıntısı çekilmiyor hiç...peki hiç alakası olmayan bir soru yöneltirsem arı kovanına çokmak sokmuş olurmuyum:)aslında epeydir merak ediyorum kabala kategorisini kaldırmışsın;neden?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36742012 ziyaretçi (102825305 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.