Karabasan Nedir?
 

Tıpta ve Halk İnanışlarında Karabasan (Sleep Paralysis)

Hazırlayan: Akhenaton

Bu yazıda karabasan olayına hem tıbbın hem de halk inanışlarının (folklor) bakış açılarına iki başlık halinde yer verilmiştir.

A. Tıp'ta Karabasan

Karabasan, uyanıldığında kol ve bacakların felç olmuş gibi hareket etmemesidir. Genellikle rüya sonrası olur.[1] İzole uyku paralizileri (uyku felci) de denen bu durumlar, sıklıkla uykudan uyanma durumlarında izlenir. Hasta uyanıktır, ancak hiç bir yerini kıpırdatamaz, sanki felç olmuş ya da nefes almayacakmış duygusu içindedir. Hasta için çok ürkütücü olan bu durum, 10-20 saniye kadar devam edip kendiliğinden sona erer ya da dışarıdan bir kişinin hastaya dokunması nöbeti sonlandırır.[2]

Karabasanın diğer bir yönü ise; kişinin gece uykusunda korkulu rüyalar görerek uyanması olarak bilinen bir uyku bozukluğu olmasıdır.[3]

Karabasanın basit bir uyku hastalığı olduğunu belirten Denizli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Bölükbaşı, bu konu hakkında şöyle diyor:

«Karabasan, uykuya daldıktan bir süre sonra şeytanın gelip göğse oturması boğazınızı sıkması nefes alamama hiçbir yerinizi oynatamama bağıramama yardım isteyememe şeklinde tarif edilen müthiş bir dehşet ve panik tablosu olarak tanımlanır. Kültürümüzde cinlerle ilişkilendirilen ve sıklıkla hocalara danışılan bu durum aslında basit bir uyku bozukluğudur. Bu olay uykuya daldıktan kısa bir süre sonra özellikle genç insanlarda hafif uykudan derin uykuya geçiş esnasında üst beyinle alt beyin arasında geçici bir uyumsuzluktan kaynaklanan sorun nedeniyle yaşanabilmektedir. Bu olay, bütün dünyada yaygın olarak görülmektedir. Örneğin bunun Japon halk kültüründe deniz cinlerine İngiliz halk kültüründe hortlaklara Kuzey Amerika'da cadılara bağlı olduğu zannedilirmiş. Ülkemizde bunun çok basit tedavi edilebilen nörolojik bir sorun olduğu maalesef bilinmemektedir. İnsanlarımız bu konuda ehil olmayan kişilere gidip zaman kaybetmektedirler. Bu hastaların mutlaka nörolojik muayeneden geçmeleri gerekmekir. Bu tür hastaların bazılarında çok nadir olarak tümör kanser damar yumaklaşması ya da iltihap gibi beyin sapı kisti saptanabilmektedir. Bu gibi durumların bertaraf edilebilmesi için hastaların ciddi bir nörolojik incelemeden geçirilmeleri şarttır. Tedavi kısa basit kolay ve kesindir.» [4]

Karabasan, yoğun vokalizasyon, motilite ve yüksek otonomik boşalmayla kendini gösteren ve gece uykusunda ortaya çıkan aşırı korku ve panik dönemleridir. Birey oturur veya kalkar, genellikle gece uykusunun ilk 1/3'ünde olur ve panik ifade eden bir çığlıkla birliktedir. Oldukça sık olarak sanki kaçmaya çalışıyormuş gibi kapıya hamle yapar, ancak nadiren odayı terk eder. Olayın hatırlanması, eğer varsa, oldukça sınırlıdır (genellikle hatırladığı bir veya iki fragman şeklinde zihinsel imgelerdir) [5]

Uyku boyunca beden fonksiyonları, felce uğrar. Rüyalar benliğimizi acıtan acılardan alıkoyar. Uykumuza düzensizlik hakim olduğunda uyku durumu ruhumuzu takip eder. Uyku felcinde hypnogogic ve hypnopompic halüsinasyonlar eşliğinde geçirilen uyku felci, ruhumuza inanılmaz korku verir.

Hypnogogic durum, insanın uykuya dalma sürecinde tecrübe edilenler olarak ifade edilirken, hypnopompic durum uyanma sürecinde elde edilen tecrübeleri içerir. Bu duyular, vücudun geçici bir felç ile hareketsiz kaldığı uyku felciyle de birlikte yaşanabilmektedir.[6]

Uyku felci (Halk arasında “kara basan” olarak da bilinir), uyandıktan hemen sonra (hipnopompik felç olarak da bilinir) veya seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce, bedenin geçici olarak hareket edememesi (felç olması) ile karakterize edilen bir durumdur.

Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen REM uykusu sırasında oluşan normal felç ile yakından ilgilidir. Buna göre bazı bilim adamları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün “doğal” bir etkisi olduğuna inanır. Uyku felci beyin REM durumundan tamamen uyanık duruma geçse de beden felcinin devam etmesi durumunda oluşur. Bu durum, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte hipnopompik sanrılar olabilir.

Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin sebep olduğu sanrılar bazen durumun normal bir rüya olarak algılanmasına, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine sebep olur.[7]

Anksiyete bozukluğunun bir belirtisi olarak; kişi, içinde korkuya benzeyen bir duygusu olduğunu, sanki kötü bir haber alacakmış gibi hissettiğini anlatır. Fakat korkusunun nedeni ve nesnesini bilmez. Halk arasında “bun bastı, korkutuyorlar, karabasan bastı” gibi sözcüklerle anlatılmaya çalışılır. Bazen,özellikle uzun sürdüğünde, bunaltı durumu kişide yılgınlığa neden olduğundan depresyon belirtileri de birlikte bulunabilir.[8]

Karabasan, gebelikte disoriyentasyon, depresyon, uykusuzluk, irritabilite, psikotik bozukluk gibi görülebilen rahatsızlıklar arasındadır.[9]

Tarihçe

İbni Sina (M.S. 980-1037), "Kanun" (Canon) kitabında ruh bozukluklarını ve hastalıklarını on beş grup içinde toplamış, bunlar arasında şu hastalıklara yer vermiştir:

  1. Beyin dokusuna ve beyin zarlarına sarı safranın etkisi sonucu ortaya çıkan ateşli akıl hastalıkları,
  2. Beyinde, orta ve yan karıncıkların dokusunda değişme sonucu ortaya çıkan algı, bellek ve düşünce bozuklukları,
  3. Kanın, kara ya da sarı safranın neden olduğu bilinç bulanıklıkları, kara safranın neden olduğu melankoli.

İbni Sina sınıflandırmasında aşırı tutkulara, eşcinselliğe, karabasana, kuduza, maniye ve şubat aylarında "kendisini kurt gibi görme" belirtisiyle ortaya çıkan hastalığa da (lycanthropy) yer vermiştir.

Fernel (M.S. 1497-1558), Fransa'da ruhsal bozuklukları ve hastalıkları beynin zarlarını, yapısını ve karıncıklarını bozan nedenlere bağlı olarak üç büyük gruba ayırmıştır. Birinci grupta baş ağrılarına; ikinci grupta ateşli akıl hastalıkları, bilinç bulanıklığı ve maniye; üçüncü grupta baş dönmesi, epilepsi, felç, karabasan, kasılma, melankoli ve titremeye yer vermiştir.[10]

Çocuklarda Karabasan

Karabasan gece yarısı uyku esnasında yaşanan bir gerilim sonucunda aniden uyanma gibi fiziksel sonuçlara neden olan bir durumdur. Karabasan yaşayan bir çocuk çığlık atabilir, kaçmaya çalışabilir ve yerinden kalmak isteyebilir. Hissedilen korku ve panik birkaç dakika sürebilir. Bu durumlarda çocuğunuzu yatıştırmanız ve teskin etmeniz gerekmektedir. Karabasan gören bir çocuk sabah uyandığında gece yaşadıklarını hatırlamaz. Tıpkı uyurgezerlik gibi karabasan da çocuklar arasında sıklıkla görülür ve ergenlik çağında bile devam edebilir. Çocuğunuz istediği halde yataktan kalkamaz, bir güç tarafından hareketlerinin engellendiğini hisseder, kıpırdayamaz ya da konuşamaz, bağırmaya çalıştığı halde sesi tüm çabalamalarına rağmen çıkmaz. Bu süre zarfında çeşitli halüsinasyonlar görülebilir. Karabasan genellikle 4-12 yaşları arasında görülmeye başlanır ve uykunun en derin olduğu anda hissedilir.

Bazı çocuklar ayda 1-2 kere karabasan görür. Bazı çocuklar ise bu durumu daha sık yaşar ve korkudan kendilerine ya da çevrelerine zarar verir. Bu çocuklar yaptıkları şeylerin farkında bile değildir. Ergenlik çağında yaşanan uyurgezerlik durumu karabasana eşlik edebilir. Bazı çocuklar evin etrafında koşmaya başlayabilir, uzun bir süre konuşmak istemeyebilir. Uyandıklarında kafaları karışmış ve ne yapacaklarını şaşırmış gibi görünen bu çocuklar, tekrar uykuya dalar. Sabah uyandıklarında ise hiçbir şey hatırlamazlar.

Karabasan genellikle sinir krizi olarak düşünülmektedir. Bazı çocuklar gerilim filmi izledikten sonra ya da korkunç bir hikâye dinledikten sonra karabasan görür.

Bazı çocuklar ise daha önceden yaşadıkları ve kökleşmiş hale gelen korkuları nedeniyle karabasan görür.

Her iki durumda da anne ve babaların yapabileceği en önemli şey sakin olmak ve çocuğu rahatlatmaktır. Çocuğunuzun yaşadığı gerilime ya da strese neden olan durumun kaynağına inin.

Çocuğunuzun karabasan görme sıklığı artmışsa, mutlaka doğal sağlık uzmanınıza başvurun. Doğal sağlık uzmanları çocuğunuzun ruhsal, duygusal ve fiziksel dünyasına girerek sorunlarını çözmeye çalışır. Uyku bozuklukları başlığı altında sizlere tavsiye ettiğimiz tedaviler çocuğunuzu yatıştırıp sakinleştireceğinden, bu tedavileri özenle uygulamanız gerekmektedir. Çocuğunuzla sohbet etmeye çalışın, endişelerini ve korkularını gidermek için elinizden geleni yapın. Çocuğunuz, çevresinde oyuncak, televizyon ve arkadaş gibi dikkatini dağıtan dış etkenler olmadığında, sizinle daha rahat konuşur. Bu nedenle çocuğunuzla baş başa konuşmaya çalışın. Onu dikkatle dinleyin ve sorunlarına çözümler üretmeye çalışın. Çocuğunuz yatmadan önce moralini bozacak herhangi bir davranıştan, hikâyeden, filmden ve oyundan kaçının.

Çocuğunuz uyanmadan hemen önce karabasan görüyorsa, kendisini normal uyanma saatinden 15 dakika önce uyandırmanız tavsiye edilmektedir. Bu şekilde çocuğunuzu rahatlatabilir ve tekrar uykuya dalmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzu karabasan gördüğü saatlerde uyandırarak rahatlatırsanız, yaşadığı olumsuzluğun tekrar etmesini önleyebilirsiniz. Bu şekilde yaşadığı kısır döngüyü de kırarak karabasanı önlemiş olursunuz.[11]

Karabasan ve Sleep Paralysis (Uyku Felci)

Sleep Paralysis, Türkler arasında "karabasan" olarak bilinen bir semptomdur. It is a generalized absence of myogenic tonus, which occurs suddenly during sleep and spontaneously and completely recovers in minutes. It can cause great fear, especially during its initial occurrence. Hypnagogic hallucinations occurring at sleep onset are vivid perceptual experiences, either visual or auditory, like a dream. The last two symptoms of the tetrad can be observed in isolated form in normal persons.[TÜRKÇE'YE ÇEVRİLMELİ][12]

Paralysis occurring just before a person falls asleep.[TÜRKÇE'YE ÇEVRİLMELİ][13]

Halk arasında “Karabasan” olarak bilinen uyku felci, uyandıktan hemen sonra veya, seyrek olarak, uykuya dalmadan hemen önce bedenin geçici olarak hareket edememesi (felç olması) ile karakterize edilen bir durumdur. Uyku felci, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte halüsinasyonlar olabilir. Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır.Uyku felcinin sebep olduğu halüsinasyonlar bazen durumun normal bir rüya olarak algılanmasına,bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine sebep olur.[14]

Belirtiler

Uyku felcinin başlıca belirtisi uyanma öncesi veya uyuma öncesi görülen kısmi veya geçici iskelet kası felcidir. Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir. Uyku felci ile birlikte hipnopompik sanrılar olabilir. Bu halüsinasyonlar işitsel, dokunsal ve/veya görsel olabilir. Uyku felci kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamen uyanmadan önce birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Çok uç durumlarda, 4-5 saat sürdüğü de bilinmektedir.[7]


Olası sebepleri

Uyku felci, rüya gören bir kişinin rüyasında yaptığı hareketleri aynen yapmasını engellemek için REM uykusu süresince oluşur. Uyku felcinin fizyolojisi hakkında çok az şey bilinir. Bununla birlikte, uyku felcinin beynin pons bölgesindeki motor nöronların post-sinaptik inhibisyonu ile bağlantılı olduğu önerilmektedir. Özellikle, düşük seviye melatonin kasların uyarılmasını engelleyecek şekilde sinirlerdeki depolarizasyon akımı durdurabilir, ve rüyada yaşanan eylemin gerçekte yaşanmamasını sağlayabilir (mesela, rüyasında koştuğunu gören bir kişinin gerçekte koşmasını engellemek gibi).

Uyku, 5 evreden oluşur. 4 NREM (non-rapid eye movement) ve 1 REM (rapid eye movement) evresi. NREM evreleri uyku döngüsünün (Bu döngü de 90-120 dakika arası sürer) toplamda u'ini oluştururken, REM evresi %'ini oluşturur.

REM evresinde rüyalarımızı görürüz ve bu evrede beyin, vücudu geçici olarak felç eder ve bundan dolayı rüya görürken bırakın hareket etmeyi, ufak homurtular haricinde ses bile çıkaramayız. En azından olması gereken budur, aksi takdirde rüyamızda bir adamı kovalarken kendimizi bir duvara çarpıp kafamızı gözümüzü yararken, evden çıkıp sokakta pijamalarla (veya daha kötüsü, çıplak) koşarken veya oturduğumuz apartmanın yedinci katından düşerken bulabiliriz. Tahmin edeceğiniz gibi, uyurgezerlik de bu felç fonksiyonunun çalışmamasına bağlı bir bozukluktur.

Ayrıca, bu düzensizliği yaşayanlar ve narkolepsiden muzdarip olanlar arasında belirgin bir ilişki vardır. Fakat, değişik çalışmalar çoğu insanın hayatlarında en az bir kez uyku felci yaşadığını göstermektedir.

Bazıları, değişik faktörlerin uyku felci ve halüsinasyonların yaşanma olasılığını arttırdığını rapor etmişlerdir. Bunlar:

  1. Sırtüstü yatmak,
  2. Düzensiz uyuma saatleri; şekerlemeler, çok veya az uyumak,
  3. Fazla stres,
  4. Ani çevre/yaşam tarzı değişiklikleri
  5. Olaydan hemen önce görülen berrak rüya. Ayrıca berrak rüya durumuna girebilmek için kullanılan bilinçli indüksiyon yaygın bir yöntemdir. WILD olarak da bilinir.
  6. Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.
  7. Uyku öncesi açlık.

En çok kabul göreni, stresli yaşamdır. Varsayıma göre aşırı stresli veya bunalımdaki bir insan çok az uyur, çok fazla uyur; çok geç yatar, çok erken yatar; çok geç kalkar... Bundan dolayı alt üst olan uyku döngüsü de, ortaya çıkan uyku bozukluklarının sonucunda hatalı bir şekilde işler ve uyku felci gerçekleşir.

Yanlış yatma şekli de önemli bir faktördür. Uyku felçlerinin çoğunlukla sırtüstü pozisyonda uyunurken yaşandığı saptanmıştır. Bu konudaki bir başka görüş de, boynun yanlış bir biçimde duruşunun uyku felcine sebep olabileceğidir. Yoğun stres zamanlarında ya da psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde uyku felcinin daha sık görüldüğü belirtilmektedir. Bazı sakinleştirici ilaçlar kullananlarda uyku felci görülme olasılığı, normale göre 5 kat daha fazladır. Uyku felci yaşayanların yaklaşık üçte birinde, gün içinde panik atak olduğu belirlenmiştir. Uyku felci, bir hastalık değildir. Kişiye çok büyük bir ölüm korkusu yaşatsa da, hiçbir zararı yoktur. Ancak insanı korkutan bu durumun yaşanmaması için alınabilecek bazı önlemler bulunuyor. En önemlisi, düzenli ve yeterli uyumaktır. Mümkün olduğunca stresten uzak durmak da çok önemlidir.[7]


Karabasan ve Hallüsinasyon (Varsanı, Hallucination)

Ortada bir nesne yokken, varmışçasına idrak edilmesi demektir; beş duyudan herhangi birinde veya bir kaçında husule gelebilir. Nadiren psikiyatrik hastalıklarda, deneysel olarak da hipnoz altında iken, olan şeyin idrak edilmemesi durumuna rastlanabilir ki, buna negatif hallüsinasyon denir. Eğer kişi hallüsinasyonunun gerçek olduğuna inanıyorsa (yâni egosintonik - egoyla bütünleşmiş bir hallüsinasyon söz konusu ise), bu durum genellikle psikoz belirtisidir; bunun hallüsinasyon olduğunu farkındaysa (yâni egodistonik - egoya yabancı bir hallüsinasyon söz konusu ise), genellikle nörolojik bir hastalığa delâlet eder.

Sağlıklı insanlarda da, özellikle yoğun zorlanma altındayken görülebilen benzer vasıflı iki hallüsinasyon vardır: Hipnagojik ve hipnopompik hallüsinasyonlar. Birincisi uykuya dalarken, uyku ile uyanıklık arası dönemde, diğeri de aynı dönemde ama uykudan uyanırken olur. Bu esnada tipik olarak kişinin bedeni felç halindedir ve hallüsinasyonlarının hallüsinasyon olduğunun da kısmen farkındadır. Bu durumdan kurtulabilmek için yoğun çaba sarf eder. kolunu dahi kıpırdatabildiğinde hâdise sona erer. Halk arasında karabasan denen bu durum tamamen beynin bir oyunudur ve narkolepsi denen bir hastalığın da belirtisi olabilir.[15]

Vivid dreams that occur just before a person falls asleep; accompanied by sleep paralysis.[13]

Narkolepsi Hastalığı

Katapleksi. yani bilinç kaybı olmaksızın iskelet kas gerginliğinin kaybı, şaşırtıcı nörolojik bir hastalık olan narkolepsinin tanımlayıcı belirtilerinden biridir. Kataplektik krizler, çoğunlukla bir kahkaha ile başlar, diğer zamanlarda ise utanma, yabancılarla sosyal ilişkiler, ani öfke, atletik güç sarfetme ya da cinsel ilişki bir krizi başlatabilir.

Hastaları güçsüz bırakan diğer bir hastalık belirtisi de, gündüzleri sürekli uykulu olma durumudur. Eğer hayatınızda 48 saat uyumadığınız olduysa, narkoleptik hastaların her gün yaşadığı uykulu olma durumunu yaşamışınız demektir. Kendilerini o kadar uykulu hissetmelerine rağmen, bu hastalar geceleri pek iyi uyuyamazlar. Kısa bir kestirmeden sonra kendilerini yenilenmiş hissetseler de uyku hissi kısa süre sonra yeniden başlar. Sonuç olarak, narkoleptik kişiler, uygunsuz yerlerde uyuyakalırlar. Bu yüzden de tedavi edilmezlerse trafik kazaları açısından çok büyük risk altındadırlar. Çoğunlukla bu kişiler, işlerinde ve okullarında yüksek performans göstermekte güçlük çekerler.

Son birkaç yıldır araştırmacılar, bu güçten düşürücü ama şaşırtıcı derecede de yaygın olan hastalığın gizemlerini çözmeye başladılar. Yapılan çalışmalarda ortaya çıkan şu ki. katapleksi sırasında beyinde etkilenen bölgeler, rüyalarımızla senkronize bir şekilde hareket etmemizi engelleyen bölgelerle aynıdır (örneğin, rüyamızda bir yarışta isek. bacaklarımızı sağa sola çarpmamız gibi). Ayrıca bilimadamları. mutasyona uğradığında köpeklerde narkolepsiye yol açan bir gen bulmuşlardır. Narkolepsinin bir otoimmün hastalık olabileceğini ortaya koyan bazı ipuçları da vardır. Bu durumda bağışıklık sistemi, sanki yabancı bir dokuymuş gibi normal beyin dokularına saldırmaktadır.

Bu hastalığın bir dizi olağan dışı özellikleri vardır. Katapleksi ve uyku hissi yanında, diğer iki klasik belirti de uyku felci ve hypnagogik halisünasyonlardır.

Uyku felci, uyuyakalırken ya da uyanırken kımıldayamama durumudur. Normal bireyler hayatlarında birkaç sefer kısa süreli uyku felci durumu yaşayabilirler. Ama birçok narkoleptik hasta için hergün görülebilecek bir durumdur. Hynagogik halisünasyonlar. uyanma sırasında, çevredeki unsurları da içeren rüya benzeri deneyimlerdir. Bunlar çoğunlukla narkoleptik kişilerin en uykulu oldukları zaman oluşur. Fakat, her narkoleptik hasta aynı şekilde problemler yaşamaz. Örneğin, kataplaksinin ve uyku halinin şiddeti bireyler arasında farklılık gösterir.

Narkolepsinin geniş şekilde meydana gelmesi de şaşırtıcıdır. Bu hastalık. ABD'de iki binde bir oranında gözlenir. Diğer ülkelerdeki oranlar. Japonya'da altıyüzde bir. İsrail'de beşyüzbinde bir kişidir. Bu değişik oranların nedeni. ırka bağlı genetik faktörler ya da muhtemelen çevresel faktörler olabilir. Narkolepsinin ABD'de görülme oranı, "amyotrophic lateral sclerosis" hastalığının yaklaşık on katı. "multiple sclerosis" hastalığının yarısı, "cystic fibrosis" hastalığının beş katı ve "parkinson" hastalığının yaklaşık dörtte biridir. Narkolepsinin ilk belirtileri, tipik olarak onlu ya da yirmili yaşlarda görülür. Belirtiler birkaç yıl süreyle kötüleşir, daha sonra değişmeden sürer.[16]

Tedavisi düzenli yatış zamanı, gündüz şekerlemesi izni, ani uykuya karşı güvenlik önlemleri, gündüz için uyarıcılar, antidepresan kullanımı biçimindedir.[17]

Uyku ve Narkolepsi

Narkolepsi. uyku kontrol mekanizmasının bozulmasıyla ilintilidir. Uyku döngüsü, normalde iki temel fazdan oluşur. REM (hızlı göz hareketi) uykusu ve Non-REM (hızlı göz hareketi olmayan) uyku, Non-REM. sakin bir uyku durumudur. Kaslar gevşer, ama yine de bir parça gergindirler: nefes alma düzenlidir, nefes alma düzenlidir, serebral korteks, yüksek voltajlı dalgalar üretir ve beynin enerji tüketimi çok az düzeydedir. REM safhası ile non-REM safhasının her ikisinde de, çevrede olan bitenin bilincinde olmama durumu, bu ikisinin benzerliğidir. Buna karşın. REM fizyolojik olarak oldukça farklıdır, alma ve kalp atışı düzensizdir, hızlı göz hareketleri gözlenir, korteks. hızlı, düzensiz, düşük voltajlı dalgalar üretir ki bunlar uyanıkken görülür ve beyin metabolizn uyanıkken olduğundan daha yüksek düzeydedir. REM uykusu sırasında duruşu sağlayan kaslardaki- örneğin sırt ve bacak kasları- sertlik/gerginlik mevcut değildir, fakat zaman zaman ani kas seğirmeleri motor hareketsizliğini bozar.

Nakkoleptik olmayan kişiler gece uykularına non-REM uykuyla başlarlar. Bunu yaklaşık doksan dakika sonra REM uykusu izler. Bu özellikten dolayı- ve ayrıca narkoleptik hastalar kas gerginliğini kaybettiği için ve ele normalde sadece REM uykusu sırasında meydana gelen, rüyaya benzer halüsinasyonlar gördükleri için araştırmacılar şu hipoteze varmışlardır: narkolepsinin bu belirtileri. REM uykusundaki bazı özelliklerin uygunsuz bir şekilde tetiklenmesinden dolayı ortaya çıkmaktadır.

Uyku problemleri narkolepsinin en yaygın görülen belirtileri olmasına rağmen, bu hastalık üzerine yapılan araştırmaların çoğu. katapleksiyi başlangıç noktası olarak ele almıştır. Uykulu olma durumu aslında normal bir olgudur, narkolepside anormal olan uykulu olma durumunun miktarıdır. B narkoleptik hastalarda görülen bazı uykulu olma durumlarının anormal olup. olmadığını anlamak güçtür. Öte yandan, katapleksi. normal bireylerde hiçbir zaman görülmez. Katapleksi kolayca ölçülebilir ve aniden başlar. Bu aniden başlama durumu, bilimadamlarına. katapleksiyi tetikleyen sinirsel olayların zamanını be- lirleme fırsatı verir. Katapleksinin gözlemlenerek, narkolepsi patolojisinin daha acık olarak anlaşılması umulmaktadır.[16]

Karabasan (Sleep Paralaysis)

Karabasan, Uyku felcidir. Derin uyku ve uyku uyuşukluğunun anormal bir şeklidir. İnsanlar, rüya gördükleri REM uykusu sırasında, göz ve solunum kasları dışında tamamen fizyolojik bir felç durumundadırlar. Hiçbir kasları çalışmaz. Hasta, birkaç dakika hareket edemez. Umûmiyetle uykuya dalarken veya uykudan kalkarken bu uykulu hâli ile birtakım sesler duyduğunu veya şekiller gördüğünü sanır. Kestirme yaparken veya uykuya başlarken... Bu durum, başka sebeplerle de ortaya çıkabilir. Ses duyma ve şekil görmeler, aynı anda olabilir.

Böyle olmasaydı, biz rüyalarımızı oynar hale gelirdik. Rüyamızda ne yapıyorsak, yatakta da onu yapmaya başlardık. Bazen rüyadan uyandığımızda beynimiz uyanık ve etrafın farkında olduğumuz halde, hareket edemez, ses çıkaramaz ve göğsümüzün üzerinde bir ağırlık varmış gibi hissederiz.

Bunu herkes, hayatının bir döneminde en az bir kez yaşamıştır. Korku verici bir durumdur. Ama saniyeler içinde kendiliğinden düzelir. Karabasanın olma nedeni; uykudan uyanmamıza rağmen REM uykusundaki fizyolojik felç halinin, uyanır uyanmaz çözülmemesine bağlıdır. Çok basit açıklamak gerekirse, "Uykudan uyandığın anda beyin uyanıyor; ama vücut uyanmıyor..." İkisi arasında bir bağlantı vardır. Vücut, bu sinyali alıp gerçekleştiremiyor hemen. Bu, genelde stresten, yorgunluktan vs. olarak açıklanıyor.

Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen, REM uykusu sırasında oluşan normal felç ile yakından ilgilidir. Buna göre bazı bilim adamları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün "doğal" bir etkisi olduğuna inanır. Uyku felci, beyin REM durumundan tamamen uyanık duruma geçse de, beden felcinin devam etmesi durumunda oluşur. Bu durum, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte hypnagogic halisünasyonlar olabilir.

Rüyada gördüğümüz aktivitelerin fizyolojik etkisi, tıpkı günlük hayatta açık bilinçle yaşadıklarımızın aynısıdır. Rüyamızda, koşmak, şarkı söylemek, kaçmak aktivitelerinde bulunuyorsak beyinden kaslara bu fonksiyonlar için emirler gider. REM uykusu sırasında oluşan bu hareket emirlerini "Locus Coeruleus" noktası durdurur. Bu nedenle, kişi, hareket etmek istediği halde hareket edemez. Uyku esnasında kişileri korumaya yönelik oluşmuş bu güvenlik sistemi, özellikle heyecanlı rüyalarda kişiye felç olmuşluk duygusu verir. İnsan, rüyasında da kaçmak istediği halde kaçamadığı, koşmak istediği halde koşamadığı rüyalar görür. Bu felç olmuşluk hissi, korkunç rüyalarda kabusa dönüşür ve abartılı korku tepkileri (hızlı kalp çarpıntısı, ter içinde kalmak, ağız kuruluğu vb.) hissederek uyanan kabus sahipleri KARABASAN sanrısı ile kalkarlar.

Çoğu zaman, uyku felcine uğraya kişi tarafından, bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır. Bu yüzden, insanların hareket etmek istese de hareket edemediği rüya sayısı bu kadar fazladır. Uyku felcinin sebep olduğu halisünasyonlar bazen durumun normal bir rüya olarak algılanmasına, bazen de oda içerisinde hayali şeyler görülmesine sebep olur .

Karabasanın, insanın uyanışı esnasında fiziksel, eterik ve astral bedeninin aynı zamanda bir araya gelmediklerini ve birinin dışarıdayken (tam olarak bedene girmemiş halde) diğerinin bedene dönmüş olduğunu biliyorum. Odayı hisseder, görürsünüz, hatta dokunduğunuzu da hissedersiniz, yatakta olduğunuzu da... Fakat bağırsanız sesiniz çıkmaz,çünkü astral bedeninizle bağırıyorsunuz, fiziksel bedeninize aynı uyarıyı gönderemiyorsunuz. Aynı şekilde bu sebepten ötürü fiziksel bedeninizi hareket ettiremezsiniz.

Karabasanın iki temel nedeni var:

  1. Kan dolaşımındaki düzensizlikler.
  2. 2-Psikolojik gerginlikler.

Eski bir Avrupa şampiyonu güreşçi, bu durumun sebebini şöyle açıklıyor: "İnsanın gece yatış pozisyonu önemli. Sırtüstü yatarsan, vücuttaki kan dolaşımı çok kısa süren bir an, ayni seviyede kalır veya durur. Bu anda vücut, bahsedilen sıkıntıları yaşar. Ama sen bu durumdayken, ufak bir hareket yapsan -bir parmak bile oynatsan mesela- kan, yeniden vücutta dolaşmaya başlar ve sıkıntı dağılır."

Bu anlattığımız olayın bilimsel adı, "Rapid Eye Movement"tir (REM). İnsanın uykusu, birkaç evreden oluşur. REM döneminde, hızlı göz hareketleri vardır ve beyin aktivasyonu durur. Ama bazı insanlarda beyin aktivasyonu, zaman zaman ya da sürekli durmaz. Vücudu kontrol edemezsiniz; ama bilinçli ya da bilinçsiz çevreyi görebilirsiniz. Bu korkutucu bir durum. Çocukluktan beri "karabasan, karabasan" diye anlatılan hikâyeler, bilinçaltında daha da büyük korkular yaratıyor. Bir daha yaşarsanız, bilinciniz yerinizde ise bu bir sağlık problemi ve uyanmalıyım diye düşünün ve odaklanın. Uyanacaksınız.



B. Halk İnanışlarında Karabasan

Cinlerle İlgisi Var mı?

İslam dinine göre ‘karabasan' yada halk dilinde olduğu gibi ‘ağır basma' diye adlandırılan bu olay cinlere bağlanır. Beşer (İnsan) soyu dışında en açık şekilde Kuran-ı Kerim'de tarifi yapılan bir diğer canlı da cinlerdir. Bir tür ateşten yaratıldığı ve insan gibi kendi amelinden sorumlu olduğu bilinir. İslam toplumunda karabasandan muzdarip insanlar hocalara götürülür, muskalar taşır yada yatağının altına yerleştirilen makas, bıçak gibi metal kesicilerle bu kâbustan kurtulmaya çalışır.

Peki karabasan, gerçekten de cinlerin insanlara yaşattığı bir tür uyku işkencesi midir?

Karabasan olayı ve lohusalık halinde gelen hadiseler, Anadolu'nun her tarafında görülen mevcut olaylarındandır. Genellikle zemher ayında doğu bölgelerimizde “cingoloz” dediğimiz olay da bunlardan bir tanesidir. Yani uyku/uyanıklık arasında, genelde kıllı-mıllı, siyah, goril gibi bir ağırlığın üzerinize oturduğunu, eliyle kolunuza bastırdığını, konuşamaz durma geldiğinizi, dilinizin kilitlendiğini, hareket sahanızın tamamen kısıtlandığını görürsünüz. Daha sonra bu halden çıkınca, dersiniz ki; “Ben, böyle bir şey yaşadım…”

Veyahut geceleyin uyurken, aniden bir ses duyarsınız; sizi dışarıya çağırır. Sanki uyurgezer gibi hareket edersiniz, (peşinden) gidersiniz. Kendinin “cingoloz” olduğunu söyler veya sizin yakınınız şeklinde de gelebilir, sizi herhangi bir yere götürebilir. Bu tip olaylar da var.

Bir de albastı olayı dediğimiz, loğusa bayanlarda olan bir hadise: Sanki çocuğunu götürüyormuş gibi; rahatsızlandırmalar, beşiğin yerini, yatağını değiştirir gibi görüntülerle başlayan bir “hastalık” türü de var.

Şimdi bu “ağırbasan” halleri ne zaman olur? Ağırbasan, albasan, albastı dediğimiz bu olaylar, genelde vücut yorgunken ya zihinsel ya da bedenen bir yorgunluk hissi(nden sonra başlar.) Örneğin; bir yolculuğa çıktınız, dönüşte bayağı bir yoruldunuz ve metruk bir yerde yalnız” kalıyorsunuz. İşte o anda siz, vücudunuz, bünyeniz uygun ise (bu, herkeste olmayabilir) bir “menfez” açabilirsiniz. Bir de bakarsınız ki, üstünüze bir ağırlık gelir, gözleriniz yavaş yavaş kapanır, üzerinize korkunç bir ağırlık iner. Sesiniz soluğunuz kesilir ve yanınızda biri varsa bağıramazsınız, sesinizi ona duyuramazsınız. Bazıları da kendi ruhsal güçleriyle bir dua okur, bir Ayete'l-Kürsi okuyabilir veya bütün gücüyle “Allah!” diyerek o halden çıkabilir.

Karabasan olayı, diğer dinlerde de vardır. Belki onlar da Hz.İsa'dan ve kendi dinlerinden bir yardım talebinde bulunmak suretiyle birdenbire ruhsal bir güçle bu durumdan çıkan insanlar olduğunu görüyoruz.

Demek ki burada olan hadise, vücutta bir “menfez”in açılmasıdır. Genelde bedensel ve zihinsel yorgunluk, bu duruma yol açıyor.

Menfez Açıklığı Nedir?

Vücuttaki menfezler, genelde –nasıl ki insan vücudunda “akupunktur noktaları” gibi açıklıklar var ise, bunları gösteriyoruz. Diyoruz ki, hücreler arasında, sinir sistemindeki bazı nöronlar içerisinde belli aralıklar vardır. Bu aralıklar, vücudun herhangi bir kesiminde olabilir. Gözlerde –bir hassasiyet olarak-, ellerde, alında, boyunda, göğüste veya ayaklarda olabilir. Bunlar, ancak denemeler sonunda bulunabilir; çünkü her insanın yapısı değişiktir ve biyolojik değişikliğine göre de görünmeyen bazı “şua”lar giriyor. İşte biz, bunlara “menfez” diyoruz. Yani sizin manyetik şuaları aldığınız vücuttaki kilit noktalarıdır. Bunun haritasını da çıkarıyoruz. Diyoruz ki, şu, şu, şu noktalar, sizde biyolojik enerjinin girmesine neden oluyor ve bunlara “menfez” ya da “koridor” diyoruz.

Bu durumda bizim kültürüm etkisiyle görülen halüsinasyonların İslam dininin etkisiyle cinleri çağrıştıran kedi yada insan benzeri garip görünüşlü semboller olması da kaçınılmazdır. Mesela Alman kültüründe karabasana ‘Hexendrücken' (cadı basması) denir. Ortaçağ kültüründen kaynaklanan cadı figürü ön plandadır. Ruhun arınma evreleriyle çok ilgili olan Budizm etkisiyle Hindistan'da bu olay, ruhun erdeme ulaşırken, kötü Hindu şeytanı Rakshasan tarafından engellenme çabası şeklinde yorumlanır. Rusya'da uyku felcine domovoi adındaki ev ruhunun yol açtığı inancı hakimdir; domovoi kötü giden bir evlilik yada ihanet gibi bir nedenden dolayı ev halkını cezalandırdığı düşünülür.

Karabasan vakasına benzer uyku felci yaşayan Amerikalıların ise diğer ülkeler kadar belirgin kültürel bir altyapıları olmaması sebebiyle, açıklamaları daha farklıdır: Uzaylıların kaçırması vakası. ABD'de binlerce insan gece uyurken uzaylılar tarafından kaçırıldığını, esir edildiğini yada ziyaret edildiğini bildirmiştir. Çoğunun açıklaması uyku felci durumunda yaşananlarla aynı özellikler göstermiştir: Hareket edememe, uyanık olduğu halde konuşamama, üzerinde bir ağırlık hissetme vs.

Peki Karabasan'dan Nasıl Kurtulunur?

1. Öncelikle bir hekime danışmalı..

2. Karabasan görmekten korktuğunuz gece, sırtüstü yatmamalı.

3. Yatağın üzerinde yada yerde ekmek kırıntısı falan varsa temizlemeli.

4. Yatarken yatağa abdestli girmeli, Euzü Besmele okuyarak sağ yanı üzerine kıbleye karşı yatıp, sağ avucu sağ yanağın altına koymalıdır. Âyet-el Kürsi, 3 İhlas, sonra Fatiha ve 1er defa iki kul euzüyü okumalıdır. Sonra 3 defa (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illahü) okuyup, üçüncüsüne (el-hayyelkayyume ve etubü ileyh) ilave etmelidir. Daha sonra da 10 kere (La havle vela kuvvete illa billah) okuyup, onuncusuna (hil aliyyil azim ellezi la ilahe illahü) ilave etmelidir! Li ilafi'yi [Kureyş suresini] gece yatarken 11 defa okumalı. Aşağıdaki hadis-i şeriflerde bildirilen duaları okumalıdır:

('Bismillâhillezi lâ yedurru ma'asmihi şey'ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi'ul alim' duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

('Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka' duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

5. Cevşen duasını okumak ve üzerinizde cevşen duasını bulundurmalı. Korku gibi şeylerden korunmak için dua etmek ve âyet ile hadis gibi şeyleri yazıp taşımak dinen caizdir. Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir: "Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım" O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî). Ancak bunları istismar edip sanat haline getiren ve saf kadınlarla teşriki mesai edip onlarla haşr ve neşir olmak kesinlikle haramdır. (Günümüz meselelerine Fetvalar – 2, Yasin Yayınevi, s: 258 )

6. Fatiha, Nas, Felak, İhlas surelerini okumalı.

7. 7 defa Ayete'l Kürsi'yi okuyup sağa, sola, arkaya, öne, alta ve üste üfleyip yedincisini üflemeden uyumalı

8. 33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdülillah ve 34 defa Allahü ekber diyerek uyumalı

9. Abdest alıp 2 rekat namaz kılıp abdestli yatmalı.

Ziyaretçi Yorumları

Hacı Molla <Uestel@hotmail.de>

Esselâmü aleyküm.Kaynak soruyorsunuz..Kaynak, kitaptan alınır. Başından gecen olaya kim inanır? Fiziksel yönden durumu aydınlatmaya gayret edip açıklama yapmışsınız. ALLAH râzı olsun. Şeytan ve faaliyetleri yönünden kaynak, gizli ve sır içerdiği için olay tam aydınlanmamış. Çareleri araştırılsa idi, Şeytan'a karşı okunan ALLAH'ın izni ile meleklerden yardım görebileceğimiz reçeteler konuya girerdi. Kaynak göstermeksizin tecrübe sabit. Başımızdan geçen olaylara dayanarak, bizzat diyorum ki; Cinin değil; bilakis, bâzı şeytanların insan cezalandırmaları söz konusudur. Onlar, yalan söyler. Tecrübeli görüp konuşabilen birini bulursanız, olay kimde gerçekleşti ise suçlu çağırılınca neden yaptığını sorarsanız gelişmeleri ona göre değerlendirirsiniz. Ben, buna birkaç defa şahit oldum. Medyum tabiatlı bir kişi ile cevaplar aldım. "Niçin yaptınız?" dedim. "647 sene önce bir insan tarafından işkence ile öldürülen bizim bir atamız, yatarımız var burada. Onun için biz de böyle yapıyoruz." diye cevap verdiler. O rolde zarar veren, 240 yaşında bir kadın şeytanmış. Tabii bunlar; yere ve şâhıslara göre değiştiği gibi onlarda da değişik olaylar cereyan eder. ALLAH'a sığınılmayan bir vücutta; rûha, kana, beyine vs, çok yerlere etki ve tepki vardır

Kaynaklar

[1] Psikolog Murat Tezcan, "Uyku Sorunu", KAYSERİ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİĞİ, www.kayseri.pol.tr/dokuman/rehberlik/UYKU_SORUNU.pdf
[2] Doç. Dr. Selçuk Aslan, "Uyku Bozuklukları", www.med.gazi.edu.tr/uploadimg/akademik/anabilimdallari/psikiyatri/selcuk-aslan/uykubozukluklari.pdf
[3] www.felsefedersligi.com/FileUpload/op30412/File/bellek_ve_dusunme.pdf
[4] www.hosforum.com/garip-ve-esrarengiz-olaylar/37022-tipta-karabasan.html
[5] www.saglik.gov.tr/extras/birimler/bidb/icd_10_4/3f.doc
[6] www.onaoncafe.com/onrock_web/onrock_web.pdf
[7] Doç. Dr. Ömer Çakır (F.Ü.H. Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı), "Uyku Felci (Karabasan)", Yaşama Sanatı, Sağlık Kültür Sanat ve Magazin
Dergisi, dis.fatih.edu.tr/store/docs/940050_3KkgWmaA.pdf
[8] bizcokakilliyiz.byethost2.com/Rehberlik/anksiyete_bozukluklari.pdf
[9] www.iegm.gov.tr/Folders/KubKT/Ruhsatlı Ürünler-2 Şube Müdürlüğü/Catflam KÜB 2010.03.12_1a7b0cf.pdf
[10] Prof. Dr. Özcan Köknel (İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi, İSTANBUL), "Duygudurum Bozukluklarının Tarihçesi", www.cty.com.tr/files/journals/4/60.pdf
[11] www.genelsaglikbilgileri.com/karabasan/
[12] www.rchponline.com/_dergiler_/RCHPvolume1.pdf
[13] "Sleep and biological rhythms", www.bilkent.edu.tr/~msmith/Psyc 220/Lectures/Sleep.pdf
[14] Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, "Uyku Bozuklukları", www.mansurbeyazyurek.com/?q=ruhsagligidetay&id=161
[15] Kerem Doksat, "BAZI TEMEL NÖROPSİKİYATRİK KAVRAMLAR", Birinci Basamak İçin Psikiyatri 2003; (2): 3, lokman.cu.edu.tr/psikiyatri/derindex/bbip/2003/3/11.pdf
[16] Prof. Dr. Adil Denizli - Sinan Akgöl, "Narkolepsi Nedir?", www.bioreg.hacettepe.edu.tr/press/PopulerBilim-Narkolepsi-072000.pdf
[17] www.sagliksiz.net/uyku-bozukluklari.html
[18] Yard. Doç. Dr. Ayşe Duvarcı, "Türklerde Tabiat Üstü Varlıklar ve Bunlarla İlgili Kabuller, İnanmalar, Uygulamalar", www.yesevi.edu.tr/bilig/biligTur/pdf/32/125-144.pdf
[19] Dr. Yaşar Kalafat (Halkbilim Araştırmalar Merkezi, Ankara), "Türk Kültürlü Halklarda Yarış-Pir-Ruhî İlahî Mitolojik Bağlantısı", ACTA TURCICA, Online Thematic Journal of Turkic Studies, Yıl 2, Sayı 1, Ocak 2010, www.actaturcica.com/sayi3/II_1_17.pdf
[20] Arş. Gör. Yeliz Özay (Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Halkbilimi Bölüm), "EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAME'SİNDE İSTANBUL'UN TILSIMLARININ HİKÂYE EDİLİŞİ", www.millifolklor.com/tr/sayfalar/81/54-63.pdf
[21] Yrd. Doç. Dr. Behiye KÖKSEL (Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi), "DİVANÜ LUGATİ'T-TÜRK'TE YER ALAN EFSANELER", Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, The Journal of International Social Research Volume 2 / 9 Fall 2009
[22] Kaşgarlı, Mahmut, "Divanü Lugati't Türk Tercümesi" (Besim Atalay), TDK Yayınları ,C.3, Ankara 1999 , s. 225.
[23] www.prizrenliler.org/yenidonem/431.pdf
[24] Doç. Dr. Ali Çelik, "Afganistan'daki Hazara Türkleri ‹le Doğu Karadeniz Bölgesindeki Çepni Türkleri Arasında Yaşayan Halk İnanmaları Üzerine Bir Mukayese Denemesi", Milli Folklor, Üç Ayl›k Uluslar Arası Halkbilimi Dergisi, Cilt: 7, Yıl: 13, Sayı: 50, Yaz: 2001, s.16, ISSN 1300-3984.
[25] www.farmakovijilans.com/files/ICD-10/5kod.pdf
[26] Özkul Çobanoğlu, "Türk Halk Kültüründe Memorantlar ve Halk İnançları", Akçağ Yay. Ankara 2003, s.132.
[27] Salih Uçak, "ERGANİ'DE ESKİ GÖK TANRI DİNİNE BAĞLI İYELER İLE İLGİLİ İNANÇ VE RİTÜELLER", e-Journal of New World Sciences Academy 2009, Volume: 4, Number: 3, Article Number: 4C0014, ISSN:1306-3111, turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/Salih_Ucak_NWSA.pdf

Bu Konuyla İlgili Diğer Makaleler

Menü hazırlanıyor...




Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Aide Zander, 25.11.2016, 18:39 (UTC):
Sanırıım beni yanlış anladın Beray. Benim durumum şöyle; İlk başta normal bir rüya görüyorum. Daha sonra rüyam hemen Lucid'e dönüşüyor. Ve gerçekte hissettiğim ağırlık hissini lucid rüyamda da hissediyorum. Daha sonra hemen kendimi zorlayarak uyandırıyorum. Sonra ise uyku felci ya da karabasan olayını yaşıyorum. Sadece bu olay ne merak ediyorum...
Bu arada tekrar sorduğum ve seni meşgul ettiğim içinde kusruma bakma :)

Yorumu gönderen: AİDE ZANDER'e, 22.11.2016, 18:42 (UTC):
SN.AİDE HANIM ÇÜNKÜ SİZ KARABASAN VEYA UYKU FELCİNİ YAŞARKEN BEYNİNİZ SAVUNMA MEKANİZMASI OLARAK KAÇMAYI SEÇİYOR .VE OTOMATİK OLARAK LUCİDE GEÇİYORSUNUZ.BÖYLECE PARALİZE OLMUYORSUNUZ KARABASANDAN KURTULUYORSUNUZ.BRAVO!BUNA DEVAM EDİNİZ.

SAYGILAR BERAY

Yorumu gönderen: Aide Zander, 19.11.2016, 15:13 (UTC):
Tamam bilimsel olarak anladım da ben karabasan ya da uyku felcini yaşarken rüyamda hemen Lucid Rüya'ya geçiyorum. Bu normal mi? Lütfen bu konu hakkında bilgisi olanlar yazıp göndersin.

Yorumu gönderen: İMMORTAL'a, 21.10.2016, 19:41 (UTC):
SEVGİLİ İMMORTAL ,MADEM BİR DEFA DEĞİL DE ÇOK KEZ TEKRARLANMIŞ NEDEN BİR PSİKOLOJİK SORUNUN OLDUĞUNU DÜŞÜNMEDİN?SAKIN BENİ YANLIŞ ANLAMA SANA DELİ DAMGASI VURMUYOR BİR UYKU BOZUKLUĞU OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.EMİNİM OKULA MI GİDİYORDUN O DÖNEM .BAK BENİM DE UYKUSUZLUK PROBLEMLERİM OLURDU.BİR SAATTE KALKAR BABA UYUYAMIYORUM DERDİM.BABALAR KIZLARINA DÜŞKÜN OLURLAR.AMA SÜRMENAJ YAŞIYORDUM.ŞİMDİ DE UYUYAMIYORUM DOKTORDAN HAFİF DOZAJLI UYKU İLACI DİLENDİM.BU UYKULARIMIN DÜZENSİZLİĞİNDENDİ.OKULA ERKEN GİTMENİN YARATTIĞI DEZAVANTAJLAR KRONİK SÜRMENAJLARA YOLAÇAR.AKUTLAŞMADAN DURDURULMALI.BUNUN UZMANI DA DOKTORLARDIR.


ABİGAİL

Yorumu gönderen: immortal, 13.10.2016, 19:32 (UTC):
Bundan 2 sene önce olan bir olayı anlatıyorum.Daha önceden hiç olmamıştı bir gece karabasan bastı ve o geceden sonra yaklaşık 1 ay (3 haftadan uzun) her gece bu durumu yaşadım.İlk başlarda korkmama rağmen artık korkmuyordum ve bu durum bana normal gelmeye başlamıştı ertesi gün olmadı şaşırmıştım komik ama neden gelmedi diye kendi kendime düşünüyordum ve o günden sonra en fazla 5 kez olmuştur.Bunu da paylaşmak istedim.

Yorumu gönderen: Bahar, 20.09.2016, 17:42 (UTC):
Bana şuana kadar hiç olmadı herkez bu meretden bahsediyo bende bi siteye girip bakiyim dedim bu karabasan neyin nesiymis diye bu durumu yaşayan allah herkeze sabır versin :)

Yorumu gönderen: abigail, 28.08.2016, 22:14 (UTC):
sevgili arkadaşlar böyle bir olay hiç yaşamadım. ama lise yıllarında iki samimi arkadaşımın başına gelmişti. isim vermeyeceğim biri S.K , diğeri İ.N adlı arkadaşlarımdı. dikkatle dinledim onları. Psikolojiye inanır tıbba sığınırım hep ben. o zamanlar bilinç altının bilinç üstü ile iletişiminin saniyelik kopması en hafif anlatım biçimidir. dediğim gibi bilinç altında bizi sürekli kaşıyan korkularımız canlanır ve halüsinasyonlara dönüşür. ak sakallı dedelerle de karşılaşırız öcüler perilerle de ....okul zamanı stres yaşayarak sürmenaj olan çalışmak üzere kurulu biz robot çocuklar ailelerin kız çocuklarına yaptıkları geleneksel baskılarla katlanarak büyür. ben bunu da yaşamadım, eğitimli modern bir aileye sahibim. ama onların benim gibi mutlu çocuklukları olmadığını bilemezdim. İ.N nin korkusunu buldum. boğuluyormuş. isabetli bir soru sormuşum. diğerinin korkuları yıllar sonra depresyona sonrasında tükenmişlik sendromuna çevirdi. zamanla geçti. aslında doktora gitmesi gerekirdi.
herkes gibi onlar da göğüslerine oturan hayali bir varlıktan bahsettiler. uyku felcine uğramışlar bir yanlarını hareket ettiremiyor, korkuyor ama bağıramıyorlardı. nefes de alamıyorlar nitekim AYET EL KÜRSİyi okuyarak kendilerine gelebiliyorlardı.
benim merakım al basması falan değil şamanlardaki Kızılderililerdeki an gelince menfez açılması davranışları gösteren epileptik davranışlar. açlık susuzluğa meydan okuyup bir yere kaçma fiili gösteren çocuklar. belki o zaman bu hastalık üçüncü göz açılması ile karıştırılıyordu.
her

Yorumu gönderen: birisi, 10.07.2016, 20:26 (UTC):
3 ihlas 3felak 3.nas. okuyup ellerinize ufleyin...
tum bedeninizi 3 defA sivazlayin....
size DOKU NAMAZLAR...
UYUMADAN ONCE MUTLAKA YAPİN...
AMENERRESULİYİ OKUYUN UYKUNUZDA BEYNİNİZİ DE KULLANAMAZLAR...
EMİNOLUN...
ALLAHURAHMAN KALBİMİZİ KORUSUN...

Yorumu gönderen: Neco, 01.07.2016, 22:48 (UTC):
Bir önceki Yazımda yazdığım duayı uygulayıp da şifa bulan yada bulmayan farketmez yorum yazarsa bizde tekrardan geri dönüşü bilir ona göre dostlarımıza tavsiyelerde bulunuruz.

Yorumu gönderen: Aykan, 01.07.2016, 13:22 (UTC):
Biz 2015 yazında yenı eve tasınmıstık evde ilk girdigimden siyah gölgeler görüyodum cok kerkuyodum evin mutfagı cok korkuncdu hele tuvalet...gece zar-zor yattım gece mutfağa gidiyordum sanki beni cagiriyordu kimse.. (bunları annem anlatdı ben hatırlamıyordum annem söyledi ki oraya gidiyodu ve oraya gitmeliyim diyordun )burada "çocuklarda karabasan" okuyunca onu hatırladım 12yaşındaydım

Yorumu gönderen: Neco, 28.06.2016, 23:09 (UTC):
Karabasan sorununu bende yaşadım daha sonra ŞEYTAN VE CİNLERİN KAHRI İÇİN NAME-İ PEYGAMBERİ duasını bir kağıda yazıp yastığımın altına koydum. Allaha şükürler olsun karabasan olayı anında kesildi.

Yorumu gönderen: Bayram, 22.05.2016, 06:22 (UTC):
Ara sıra geliyor 30 saniyeyi geçmiyor hareket edemiyorsun bağıramıyorsun çaresiz kalıyorsun biran öleceğini bile düşünüyorsun onu görmek ise büyük başarı son gelişinde çığlık sesi ile geldi bu beni baya bir etkiledi ve ertesi gün araştırdım uykusuzluk felan deniliyor tamam uyku sorunum var ama bence alakası yok başka bir neden olmalı diye düşünüyorum

Yorumu gönderen: vali, 04.04.2016, 08:07 (UTC):
s.a. arkadaşlar karabasan diye bi cin taifesi yoktur.artı cinlerin insana dokunmaları yasaktır gel bana bulaş diye ısrar edenler büyü yapan / yaptıranlar müstesna. böyle olayların çoğu uydurma yada yanlış anlamadır.bu olay çoğunlukla bedensel rahatsızlıklardan uyku apnesi gibi yada havasız ortamda uyumaktan kaynaklanır sık oluyorsa doktora başvurmak en iyisidir.

Yorumu gönderen: karabasanın sebebi, 31.03.2016, 12:57 (UTC):
karabasanın sebeplerinden biri şudur: eğer bir evliyaya yada allahın sevdiği bir kişiye laf atar yada sünneti seniyeye dil uzatan olursa karabasan basar. mesala sahtekar birisi var diyelim bu sizi dolandırdı vede bu sakallı .... eğer bu kişinin yüzünden bütün sakallıların allah belasını versin yada bunların hepsi sahtekar .... v.s gibi bir söz söylersek arkadaşlar evliyayada,allahın sevdiği kullarada aynı sözü söylemiş oluruz ve kara basan basar. banada sık sık olurdu biri bana bu şekilde anlattı ALLAHA şükür şimdi olmuyor

Yorumu gönderen: Fatih, 16.02.2016, 05:39 (UTC):
Arkadaslar uyku felci ile karabasanı birbirinden ayırmak gerekli...uyku felci icin bir pisikiyatri polikiliniginden yardm almanız sart...karabasan durumunda ise bilinciniz yerinde ancak hareketsiz kalır şiddetle sizi titretir.TEK SEBEBI VARDIR LUTFEN DİKKAT!!! DENEMESİ BEDAVA YATTIGINIZ YERE DIKKAT EDIN yiyecek olabilecek hersey, tırnak parcası(deri parcası degil), kücük böcek ölüleri, esofman geceliklerinizin ceplerinde kalan kırıntılar...KARABASANDAN SONRA KALKIN VE BAKIN EGER BU YAZDIKLARIMDAN BIRI YOKSA BEN BASKA BISEY BILMIYORUM...İLACI BU DENEMEK BEDAVA

Yorumu gönderen: Ferhat , 19.01.2016, 16:53 (UTC):
Merhaba Arkadaslar almanyadan selamlar banada haftata 3-4 sefer karabasan geliyo. Üzerime yatiyo. Ama cok agir sanki 100kilo. Kafa pilot modusa geciyo vücut felc oluyo.besmele cekiyom gitmiyo. Konusuyorumda agzina bile yapiyom git lan diyom. Gitmiyo.gözümü biraz acabiliyom. Kara insan görüyom. Artik alistik haftata 3-4 sefer geliyo cay iciyoruz. Haha saka bir yana ama cok problem yaratiyor bana. Bana abim dediki. Olum üsul abdesi al.(erkegim)bedenin kirli olabilir yani dua etsen bile o dua kabul olmuyo. Üsul abdesi al sonra dua et dedi.bakalim abdes aldiktan sonra gene gelecekmi.of of of galba kiz arkadasim yok diye geliyordur.

Yorumu gönderen: Fatih, 11.01.2016, 22:45 (UTC):
Bende bununla cocuklugumdan beri tanisiyorum.

su anda 54 yasindayim bana bazan haftada baza 3 ayda bazanda senede 1 geliyor.

bu cinmi saytanmi baskasemi bilmem de son 20 yildir gelince bu yaramaz benim uykumu kesiyor diye düsünüyorum.

daha önceleri siddetine göre az veya cok korkuyordum ama ölümü hic bir zaman düsündügümü hatirlayamiyorum.

Allah korusun.


Yorumu gönderen: diytu, 05.12.2015, 15:49 (UTC):
Selam bende de senelerdir var bu karabasan maalesef. Önceleri çok fazla olmuyordu ama şu son bi kaç aydır artık bıktım. Rüyanın içindeyken çok farkındayım artık hatta etrafımdakilere söylüyorum şuan rüyadayım ne olur bir şekilde kurtarın beni diye. Ve de o kadar bilinçli bir şekilde dua okuyorum ki eksiksiz yinede fayda etmiyor. Bir şekilde uyanıyorum gözümü kaptır kapatmaz hemen kabusun içindeyim :( Alışmaya çalışıyorum ama oda olmuyor ne yapacağımı bilmiyorum :(

Yorumu gönderen: fcd, 02.12.2015, 11:46 (UTC):
tibbi olarak görülenleri bilmem ama benim resmen üzerime biri çöküp bazı bölgelerime basınç uyguladı

Yorumu gönderen: Sinan, 28.11.2015, 21:17 (UTC):
Arkadaşlar banada oluyor
İlk seferde herkez gibi korktum ama bi süreden sonra alşıyosunuz nasil bisey diyiyosaniz; Kalbiniz yerinden çıkcakmiş gibi ölcekmiş gibi hissediyosunuz ama max 30 saniye sürüyor bu olayı 10. Görüşünuzden sonra hem
Korkmuyosunuz hemde nasıl kurtulcağınızı çözüyosunuz bide Karabasanın en kötü yanı Bunu Allah kimseye gösternesin hanisinasyon görmek;Hanisinssyon nasil bisey derseniz karşinizda biri var ve size hic kipirdamadan bakiyor dusunsenize bunu ben 2 3 kere yasadim igrenc bisey korkudan Allahuekber diye bagirmistim karabasan sonrasi ama inanin aqslinsda korkulcak bisey
Yok bi bakima kabus gibi
Hmen geçiyor neyse kimsenin korkmasina gerek yok ...

Yorumu gönderen: büşra, 17.11.2015, 12:43 (UTC):
Bence çok kasmayın. Bana haftada 4-5 defa oluyo. İlk kez 5 yıl önce olmuştu. İlk başlarda çok korkmuştum. Ama cidden sırtüstü yatınca olma olasılığı daha yüksek. Zaten anlıyorum gelmeden önce sanki ensemden bir uyuşukluk girip titremeyle çıkıyo vücudumdan . O zaman geleceğini anlıyorum. Çok uyumayı seven bir insan olduğumdan (lucidden dolayı öhömmm) dayanamıyom uykusuzluğa. İşte o titremeler gelince zorlasam kalkarım ama işte kör nefis uyu boşver diyo. Biraz da tembelliğimden aslında yoksa yani kalkıp bi süre bekleyip yani o uyku mahmurluğunu atıp tekrar yatınca bi sıkıntı olmuyo. Dediğim gibi gelince kasmayın. Geçmesini bekleyin. Sizi rahatlatacak şeyler düşünün. Dua okuyun mesela. Ama ben artık yani merak da ediyom. O bilinç düzeyi çok ilginç geliyo. Biri ordan astrale geçebileceğimi söylemişti. O yüzden artık içimde bir misafirperverlik oluştu içimde anladın mı :D

Yorumu gönderen: kaan, 22.10.2015, 19:27 (UTC):
Bana daha olmadi ama cok cok korkuyorum rabbim hepimizi korusun insallah

Yorumu gönderen: gamzeliiiii,, 16.09.2015, 13:56 (UTC):
Merhaba arkadaşlar.Bu olayı yıllardır bende yaşyorum.28 yaşındayım.ilkokul zamanımda her gece oluyordu üstümde dolaşıyordu vücudumu buz gibi yapyordu, bağırsam sesim çıkmıyor kilitlenmiş kalmışsın sanki ışıkları kapatıp uyuyamazdım ve bastırdıktan sonra uyandığımda etrafımda sürekli siyah halkalar görüyordum.sürekli annemle yatyorum ve yalnız yatamıyorum.Hatta birgün bastırdı yan yatmıştım annemin eli benim üstümdeydi ve o elin kaldırıldığını hissetmiştim.Hocaya gittik muska vermişti.dualar vermişti yüzüme okunması için.sonra geçmişti.ama yaklaşık 2 yıldır tekrar başladı bu sefer bastırdığında inliyorum yani sesim çıkıyor sonra evde duyanlar uyandırıyor.Dua okuyamıyorum çünkü duayı bitiremiyorum yarıda kesiliyor.Allahım korusun yarabbim hepimizin yardımcısı olsun zor bir durum.

Yorumu gönderen: Cenk, 15.09.2015, 02:25 (UTC):
Ben cok agir hastaydim karabasan oldu banada delirmistim resmen uykuda aci cekiyordum ondan sonra gormedim ama bu aralar kabuslar gormeye basladim zayif bir insanim korkmaya basladim iyice

Yorumu gönderen: hakan, 22.08.2015, 13:58 (UTC):
karabasan ya tıbbi bir sorundur yada cinlerden kaynklı br sorundur.ege kendinizde cin musallatı olduğunu düşünüyorsanız yazın sizde musallat olup olmadığnı anlayayım

Yorumu gönderen: Yunus, 20.07.2015, 10:28 (UTC):
Ve Aleykümüsselam

Yorumu gönderen: koyulhisarlımurat05426750652, 09.06.2015, 19:42 (UTC):
İnsanlar, rüya gördükleri REM uykusu sırasında, göz ve solunum kasları dışında tamamen fizyolojik bir felç durumundadırlar. Hiçbir kasları çalışmaz. Hasta, birkaç dakika hareket edemez. Umûmiyetle uykuya dalarken veya uykudan kalkarken bu uykulu hâli ile birtakım sesler duyduğunu veya şekiller gördüğünü sanır. Kestirme yaparken veya uykuya başlarken… Bu durum, başka sebeplerle de ortaya çıkabilir. Ses duyma ve şekil görmeler, aynı anda olabilir.

Böyle olmasaydı, biz rüyalarımızı oynar hale gelirdik. Rüyamızda ne yapıyorsak, yatakta da onu yapmaya başlardık. Bazen rüyadan uyandığımızda beynimiz uyanık ve etrafın farkında olduğumuz halde, hareket edemez, ses çıkaramaz ve göğsümüzün üzerinde bir ağırlık varmış gibi hissederiz.

Bunu herkes, hayatının bir döneminde en az bir kez yaşamıştır. Korku verici bir durumdur. Ama saniyeler içinde kendiliğinden düzelir. Karabasanın olma nedeni; uykudan uyanmamıza rağmen REM uykusundaki fizyolojik felç halinin, uyanır uyanmaz çözülmemesine bağlıdır. Çok basit açıklamak gerekirse, “Uykudan uyandığın anda beyin uyanıyor; ama vücut uyanmıyor…” İkisi arasında bir bağlantı vardır. Vücut, bu sinyali alıp gerçekleştiremiyor hemen. Bu, genelde stresten, yorgunluktan vs. olarak açıklanıyor.

Fizyolojik olarak, REM atonia olarak da bilinen, REM uykusu sırasında oluşan normal felç ile yakından ilgilidir. Buna göre bazı bilim adamları ve fizikçiler bunun uyku döngüsünün “doğal” bir etkisi olduğuna inanır. Uyku felci, beyin REM durumundan tamamen uyanık duruma geçse de, beden felcinin devam etmesi durumunda oluşur. Bu durum, kişinin bilincinin tamamen açık olmasına rağmen hareket edememesine sebep olur. Ayrıca bu durum ile birlikte hypnagogic halisünasyonlar olabilir.

Yorumu gönderen: zeynep, 27.05.2015, 14:22 (UTC):
17 yaşındayım, bu bana üç yıldır oluyor. olmadan önce hissediyorum o gece olacağını. her gece yatmadan dua ediyorum ama arada oluyor yine de. bana ilk olduğunda odada tek başımaydım. yapabildiğim tek şey sessizce ağlamaktı. yardım çağıramadım. sesim çıkmadı. Allah'a yalvardım, ve şükürler olsun ki kurtuldum. ikinci kez olduğunda olacağını hissetmiştim ve o gece kardeşimle uyumayı istemiştim kardeşimden. tüm bedenim öyle çok titriyordu ki. hareket etmeye çalıştığımda başımda muhteşem bir ağrı oluşuyordu ses çıkaramıyordum hatta düşünemiyordum bile. kardeşime uzanmaya çalışmıştım, beş dakika kadar süren uğraşlarımın sonucu on santim kadar uzağımda olan kardeşime dokunmuştum. amacım kurtulmak değil kurtarılmaktı. onun dikkatini çekmeye çalışmıştım ama temas ettiğimde bitmişti. artık bu olay tekrarlandığında halüsünasyonlar da eşlik ediyordu buna. sadece görsel değil. ellerimin altındaki çarşafta gezindiğini, perdeye dokunduğumu hissediyordum ama felç geçtiğinde milim kıpırdama olmadığını görüyordum. görsel halisünasyonlarım da abartılmayı hak eden cinstendi. uyumaktan korkuyorum. olacağını hissediyorum ve o gün tek uyumuyorum. kötü bir şey. her seferinde öleceğimi sanıyorum. ama alıştım da gerçi. garipsemiyorum artık. sadece bununla nasıl baş edeceğimi araştırıyorum uzun bir süredir. çünkü elimden sadece bu kadarı geliyor.

Yorumu gönderen: tj, 25.05.2015, 13:58 (UTC):
korkulacak bişey değil. benimde başıma geliyor aldırmıyorum. sinirsel bir şey. Allah'tan başka bişeyden korkmayın

Yorumu gönderen: gökhan, 23.05.2015, 16:59 (UTC):
Dün gece saat iki buçukta uyandım. Sanki ikiyüzmetre depar atarak koşmuşumda terlemişim kalp atışlarımda aynı şekilde kalbim yerinden çıkacaktı. Olay anında şöyle bi rüya gördüm. ßulundugumuz yer yeşillik orman kenarında bi arazi. içinde ev var evin önündede insanlar var. arazinin etrafı tellerle çevrili. eve doğru giderken tellerin dışından doğru tellerin dibine bi aslan yaklaşıyordu aslanın bulundugu yer hafif tepelikti. içimden dedimki telden atlamaya kalkarsa bunu başarır en iyisi hemen eve kaçayım. eve doğru koşmaya başladım kapının önüne geldim aslanda geldi. sonra uyandım. Nedir bu görüşlerinizi alabilirmiyim.

Yorumu gönderen: aknedir o, 06.05.2015, 07:22 (UTC):
bende de bi kaçkez oldu karabasan hali iyi bi hoca bulup sordum zira cinlerden şüphelendim. bana dediği şu cinlerle bi alakası yok onlar o şekilde fiziki zarar veremezler tekrarı artarsa bi doktora mutlaka git. uyku aknesinden şüpheleniyorum Allah şifa versin herkeze

Yorumu gönderen: Hale, 03.05.2015, 17:01 (UTC):
Sık sık bana da öyle oluyordu. Hala da oluyor ama alıştım artık. İlk oldugu zaman yüz üstü yatmıştım sırtıma bindi Ayetel kürsi yı oku dıye alçak ses duydum okumaya basladım ama daha da cok bınmeye basladı okumadım yıne devam ettı sonradan bıttı. Daha sonra sık sık yıne oldu. Halüsilasyon oldugunu dusunuyorum ınsan gordum ellerını acmıs dua eder gıbı bır de kısa boylu karanlık bırsey daha da gormedım oyle sey ama yıne de hareket edemıyorum konusamıyorum oldugu zaman. Olmadan once ruya goruyorum ruyadan uyanıyorum uyandıgım zaman da saate bakıyorum sonra tekrar yatıyorum tam dalacakkken uykuya karabasan oluyor. Karabasan gectıkten sonra uyanmıs oluyorum zaten sonra saate bakıyorum 5 dakıka falan gecmıs oluyor ama aslında sankı yarım saatmıs gıbı oluyor. Sımdı boyle olmasına alıstıgım ıcın ruya gıbı oluyor ama yıne de korkuyorum, sadece alıstım.

Yorumu gönderen: svvl, 24.04.2015, 21:12 (UTC):
su an 17 yasındayım 4 yıldır oluyo bir ara her gece oluyodu ve artık uyumak istemiyordum korkudan bu yüzden annemle uyumaya başladım ve gece uyurken geldiği zaman nefes alıp verişimi cok hızlı yapıp annemin beni duymasını saglamaya calışıyorum cogu zaman annem uyandırdı beni. uzun zamandır oluyo amaben hala alışamadım kurtulmak istiyorum ne yapmam gerektiğni bilmiyorum.

Yorumu gönderen: murat, 21.04.2015, 14:11 (UTC):
gece gec yatıp sabah erken kalkıyorum 3 gündür sagolsun geliyor sanki bazen üstüme kompile kapanıyor resmen iliskiye girmeye calıstı kalbin sıkısıyo resmen felç ediyo berbat bişey ama neden direniyorsun onuda anlamadım acaba direnmesek sonuc nolur ama işte elinde deyıl vucut kendini korumaya alıyor allah aklımıza mukayet olsun işallah

Yorumu gönderen: eser, 20.04.2015, 15:35 (UTC):
ben 38 yaşındayım. 15 yıldır bu olay yani karabasan dedikleri olayı yıllarca yaşıyorum ve artık onunla bir bütün olup alıştım.hemen hemen her gece oluyor.sağada yatsam solada yatsam,sırt üstü yada yüzü koyun hiç biri fayda etmiyor..lakin ilk zamanlar yan yatınca bir dönem olmadı fakat tekrardan yan yatmakta faydalı olmamaya başladı.bu arada bütün dualarıda ettim yine karabasandan kurtulamadım ne yaptıysam ne ettiysem faydasız. artık onunla bir bütün oldum yani ona resmen alıştım.geldiğinde her zamanki gibi ses çıkaramıyorum haraket edemiyorum öylece çaresiz kalıyorum.bu arada benim hayatım gayet düzgün ve her düzeyde hiçbir eksiğim yok Allaha şükür stresten ve kederden çok uzak biriyim hayata bakış açım ılımlı ve neşe dolu bir insanım. yinede çok sağlam bir yaşantım olsada bu karabasan olayını 15 yıldan fazladır yaşıyorum.çok araştırmalar ve akla gelecek her şeyi denedim lakin kurtulamadım..Cenabı Rabbim hepizi korusun...

Yorumu gönderen: elif, 15.04.2015, 21:27 (UTC):
bana 1yildir surekli cokuyo alistim artik gelecegini anliyorum beynimi ugusturuyo sanki beynimden asagi bi uyuşukluk iniyo surekli bi defasinda gordum ellerini yorganimi kaldirdi simsiyah incecik cöp gibi elleri vardi seslerini hep duyuyorum zaten tuhaf insan sesine hic benzemiyor cok hizli ve anlasilmaz konusuyolar ruzgar sesi ve ugultuda vardi saat sabah 7 veya 8 9 gibi oluyo hep bi defada gene coktu uyanmam lazim dedim cokmeden anliyorum uyanamiyorum sonra uyandim sabah esim gidince kapiyi kitleyip yatmistim uyandim anahtar sesi duydum kostum baktim kapinin ustunde anahtar sallaniyodu ben her geldiklerinde besmele cekerim ve nas suresini okurum oyle cabuk gidiyolar ....

Yorumu gönderen: ayşe, 15.04.2015, 21:16 (UTC):
bana 1 yildir hep oluyo ama 2 aydir surekli geliyo depresyon belirtisi bence benim oyle yani stresten oluyo hep nörolojiye gidecem

Yorumu gönderen: elif, 14.04.2015, 20:19 (UTC):
Bana gelen şey bn sağda yada solda yatsam da geliyor ruhumu çıkartıyor kaldırıyor kaldırıyor yatiyor sizce bu nedir

Yorumu gönderen: Yavuz selim, 13.03.2015, 02:48 (UTC):
Bende senelerdir bu durum var ve dediklerinizin bağzıları doğru.bende genellikle uykum düzensiz olduğu zaman oluyor ve sırt üstü yattığım zaman ve uyumadan önce olacağını anlıyorum. Ensem de bi uyuşukluk oluyor.kalkıp elimi yüzümü yıkıyorum olmadan engellemiş oluyorum.bazen üşengeçliğim tutuyor ve aldırmadan uyuyorum ve hemen geliyor.2-3 dk sonra uyanacağımı bildiğim için durup bişeler düşünüyorum.dua ile ilgili olduğunu düşünmüyorum denedim çünkü bi etkisi olmuyor.ama bağzı kişilerde dua dan aldığı güç ve inanmışlıkla uyanabilir.bende kendimi zorlarsam titreyin ardından uyanabiliyorum.birinde çok zorladım ve içimden çıktığımı gördüm ve hemen geri yattım:) bi dah denemedim onu.halüsülasyon ise sizin bilinç altınızdaki korkularınız olduğunu düşünüyorum.çünkü bana 4-5 yıldır dönem dönem olur.ilk başlarda bende halüsülasyon görüyordum şimdi şarkı söyleyerek geçmesini bekliyorum.size tavsiyem olduysa hemen geri uyumayın yoksa sabaha kadar aynı şeyi yaşarsınız kalkın yüzünüzü yıkayıp bi sigara yada ne yapıyorsanız sonra yatın bidaha olmaz.uykunuz yokken yatarsanız o zamanda olur en azından uykunuz gelene kadar telefonla falan oynayın.deneyimlerim bunlar astral seyahat olayını merak ediyorum bende bi kere kalkmaya çalışırken içimden çıktım gitsem giderdim ama korktum geri yattım.astral seyahatla bi ilgisi varsa link atın bi yerden bende deneyeyim zevkli bişeye benziyor

Yorumu gönderen: tuğba, 11.03.2015, 18:44 (UTC):
bana daha gelmedi ama çok korkuyorum

Yorumu gönderen: damla , 04.03.2015, 16:14 (UTC):
merhabalar bende öyle bırsey yasadım gece oldu yattim ruyamda arkadasımı ve bir ölü gördüm arkdsım ölünün yüzünü acayımmı diyodu benin hayır diyordum ama arkadaşım açtı ve ölünün yüzü geldi gitti ben çok korktum hareket etmek istedim edemedim anne diye bağırmak istedim bagıramadım bende aklımdan allah dedim normale döndüm böyle birçok rüya gördüm karabasan geldi herhalde birde sirtustu yatiyordum gerçekten çok korktum tuvaletlere tek gidemedim başka yerlerde çok şükür düzeldim dua edip yatın en iyisi iyi günler

Yorumu gönderen: sefer yılmaz, 02.03.2015, 06:27 (UTC):
Bende dun yaşadım sirtustu ve eller carpraz yatıyordum. Korkunc bir kabusun arkasindan heryerim kilitlendi. Dua ettim uyudum

Yorumu gönderen: zeynep, 21.02.2015, 02:35 (UTC):
Suan saat 4 sabah ve yataktayim bogdu resmen ya oluorum sandim yillaridr gelio gitmio ayetel kirsu i okidim gitti ama ondan once unutturuo dualari ezanida denedim dediginiz gibi gelcegi varsa gelio hicbisi engel degil:(

Yorumu gönderen: mahmud, 17.02.2015, 20:30 (UTC):
selamualeykum arkadşlar bundan kurtulmamanın şifresi ... la havle vela kuvvete illa billahıl aliyyil azim ...bunu soylersenız o anda gucu kuvvet kay boluyor bır daha yaklasamıyor .. şifa bulan bana dua etsın ne olur bu fakıre

Yorumu gönderen: Gönül, 11.02.2015, 13:57 (UTC):
Merhaba arkadaslar, bende SIK SIK olmasada geliyor arada , bir gece telefonda nisanlimla konusuyordum ve uyuya kalmisim konusurken , ve o uyuya kaldigim sira rahmetli babamin yüzünle geldi ama gözlerim acikdi cok korkdum cünkü babam veffat etikden sonra ilk defa babami gördüm ama öyle bi sekilde ne yazik ki :( her neyse aglayark uyandim ve ter icinde kalmisdim, uyandikdan sonra birden bire telefonum nisanlimi kendiliginden aramaya basladi ve neden böyle bisey oldu anlayamadik :( ,

Gecen hafta tekrar oldu bana cok hastaydim üsütmüsdüm , erkenden uyudum ve rüyamda tam ablamla tartisdigimi görüyodum o ara geldi gene sonra ne oldugunu anlamadim annem gelip üstümü örtü ve ben uyandim tabi bagirarak , böyle bisey olmasini daha istemiyorum sürekli dua ederek uyuyorum aslinda :(

Yorumu gönderen: vedat, 30.01.2015, 13:43 (UTC):
Slm Arkadaşlar ben bu illetten kurtuldum size yöntemini söyleyim..
Peygamberimizin Mührü şerifini ve hilye-i Şerif'İ aşağıda verdiğim linkten yada herhangibir internet sitesinden çıktı alın. seyyahin.files./2007/04/seyyahin_img_0067.jpg burdan çıktı alın ve yatarken yüzünüze 3 defa sürün mührü şerif-i.. daha sonra bu kağıtlar baş ucunuza bir yere koyun... Gece çok raha geçecektir varsa musallat sizi
terk decektir. Anlatıldığına göre mührü şerif ile hilye-i şerif cinleri ve şeytanları yakmaktadır o nedenle size yaklaşamıyorlar.. Deneyin bu kardeşinize de dua edin... Allah şifalar versin

Yorumu gönderen: mehmet, 20.01.2015, 21:32 (UTC):
20 gun once banada oldu geldi bileklerimden yakaladı bir bayan sanki bağır çağır kimse sesimi duymuyor çözümünü bulabilmiş degilim . Allah bu tür bir hastalığa yakalananlara sifa versin bu korku hic daha oncesini gormedigim yasamadigim bir korku

Yorumu gönderen: emre, 09.01.2015, 20:27 (UTC):
adam bütün bilimse açıklamaları yapmış hala saçma sapan şeylere inanıyorsunuz arkadaş ne kadar cahilsiniz. Bana haftada yaklaşık 2-3 gece oluyo ve olduğu geceler en az 4-5 kere tekrar ediyor. Günde ortalama 4-5 saat uyuyorum 10 saat çalışıyorum ve stres en üst seviyede, sanırım benim bu hastalıktan kurtulmam biraz zor :) Zaten artık alışmış durumdayım hiç oralı bile olmuyorum uyanıyorum tekrar devam ediyorum uyumaya. Boşuna korkmayın, korkunun hiç bir şeye faydası yok rahat olun sadece :))

Yorumu gönderen: mehmet, 05.01.2015, 23:29 (UTC):
Slm arkadaslar bende yaklasik bir yildan beri kara basan geliyor artik git gide hic birseyi hatirlayamaz isitemez oldum ne yapmaliyim beynim sanki durmus cok dusunuyorum delirecem artik

Yorumu gönderen: kadir, 04.01.2015, 12:30 (UTC):
Bende bu olay yıllardır var haftada en az iki gece ve ne kadar dua okusam boş ama artık alıştım tadını çıkartıyorum o an paşa gönlüm nereye girmek isterse gidiyorum yani çok korkuyodum canimi allahim diye yalvariyordum ...simdi yendim korkumu tadini çikartiyorum bu durumu yasamak isteyenler sırt üstu yatin iki elinizide çapraz bi şekilde karninizin üzeriinee yada az aşağısına koyun sonra uyuyun :)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36690694 ziyaretçi (102733164 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.