Karamsar Bir Gün... Anlamlı Zaman...
 

Karamsar Bir Gün... Anlamlı Zaman...

Kayıp Gül

Bugün, hava bulutlu… Neden bilmiyorum, içimde bir burukluk var…

Târifi imkânsız bu duyguyu çok önceleri isimlendirmeden yaşadım. Ama şimdi bir isim bulmayı istiyorum kendimce…

Şu anda ablamın balkonda oturmuş, karşımda denize vuran yağmur damlalarını izliyorum…İlk defa bir yağmur tanesi, bana bir inci gibi görünüyor…Ne güzel düşüyorlar denizin üzerine... Çıkardıkları manzara, kendime getiriyor beni…

Sanırım bugün gördüğüm her şeye bir isim arama ihtiyacı duyuyorum…

"Her yağmur tanesini bir melek indirir." derler ya…Bir dilek tuttum kendimce... Zarfımı kapadım ve ellerine verdim… Meleklerin eline tutuşturdum; ama bu sefer, iadeli taahhütlü göndermeyi istiyorum, yolladığım dileklerimi Rabbime…

Uzaktan gök gürlemesi geliyor… Eskiden ne kadar korkardım… Annemin koynuna kaçardım duyduğumda… Annem, bana "Korkma kızım." derdi… "Sadece bulutlar birbirine kızmış kavga ediyor…" O günden sonra, bir kavga bu kadar korkutuyorsa insanı; sevmemem gerektiğini öğrendim kavgaları aklımca… Şimdi ben bu sesi duyduğumda sadece bulutların birbirinle dertleştiklerini düşünüyorum… İçlerinde biriktirdikleri özlemlerini anlatıyorlar kendi dillerince kim bilir… Bu yüzden korkmuyorum artık… Zaten büyüdüm annemin koynuna kaçamayacak kadar… Yanımda olsa, korkmasam da korkuyorum der girerdim ya koynuna…Keşke uzak olmasaydı… Allah'ım, ne kadar çok özledim annemi… Bu özlem duygusu, bana acaba beni de bir özleyen var mıdır sorusunu sorduruyor içime… Daha bir burkuluyor kalbim…

Güneş, görünmüyor bugün. Acaba o yüzden mi üşüyorum?… Oysa bahar… İnsan, baharda üşür mü? Ama ben üşüyorum… En çok, ellerim… Buz gibi parmak uçlarım… Ölmeden önce ölmek gibi çekiliyor kanım, anlamını bilmediğim duruluğumda… Belki de bu yüzden hissetmiyorum… Yeniden dirilemeyecek kadar yordun düşüncelerim… Yani bu günlük…

İçimden karamsar günümün tadını çıkarmak geliyor yüklediğim anlam içinde…

Bir tebessüm oluştu birden dudaklarımda… Bu kadar burukluğun içinde bile Polyanna oluyorum… Bu, bana kendimi özel hissettiriyor… Her şeye rağmen, seviyorum kendimi…

Değer verdiğim insanları düşünüyorum… Bir kaçı, etrafımda… Bana anlamsız gözlerle bakıyorlar… Soru soracaklar belki; ama izin vermiyorum anlattığım bakışlarımda… Bugün, soru sorma sırası bende çünkü… Gittikçe hava kapanıyor… Bu, bana garip bir huzur veriyor…

Ağlamak istiyorum… Çıksam diyorum, dönsem yüzümü gökyüzüne ve her yağmur tanesiyle birlikte ben de damlatsam gözyaşlarımı… Ağlamak, güzeldir bâzen; öyle değil mi?

İşte sesimi duydu gökyüzü, müthiş bir yağmur başladı bardaktan dökülürcesine… Gözlerimi kapayıp dinliyorum çıkardığı sesi… Yeryüzü, ne kadar mutlu… Yıkanıyor tüm kirleri yaprakların, çiçeklerin… Kimi, saklanıyor ıslanmasın diye… Kimi, hasret bir damla yağmur sesine… Bense, ne istediğimi bilmiyorum bugün… Eşlik ediyorum sadece…

Gökyüzünden yeryüzüne yağmurla yağan bir melek olsam ben de… Sonra buhar olsam, Güneş'in beni ısıtmasıyla… Çıkarsam ben de insanların dileklerini… Ve şekil verip yağdırsam üzerlerine… Ne güzel olurdu… Karamsar günümün en zor hayâli…

Bana, "Karamsar olma!" derlerdi… Neden? Bu kadar kötü mü? Ben, keyif alıyorum bu duygudan. Bana farklı bir bakış açısı yaratıyor… Ya da ben, baktığımda yerdeki çamuru değil de… Gökyüzündeki Güneş'i görmeyi seçiyorum… En karamsar ânımda bile, sanırım ben, duygularımı seviyorum…

Beni anlamadıkları için kızmıyorum kimseye bugün… Sanırım suç, bende... Değerlerimi büyütüyorum yüreğimde… Şimdi anlıyorum ki bunları taşıması zor geliyor başka bir yüreğe… Hafifliyorum bu yüzden, hafifletiyorum değerlerimi…

Bir karar verdim şimdi; değer kelimesini, yarıya çekiyorum… Sıradan olmayı istiyorum… O zaman, daha mutlu olurum belki, kim bilebilir…

Beni en çok ne mutlu ediyor diye düşündüm de… Sanırım kalemim… Bir kalemim tercüman oluyor düşüncelerime sadece…Ve anlıyorum ben, benden ibâretim…Duygularım olmasa, olmasa düşüncelerim, nasıl duyururdum sesimi?… Eğer olmasa hüzünlerim, nasıl bilebilirdim mutluluğu

Şimdi daha huzurluyum. Garip… Tüm karamsarlığımın içinde, içimde biriktirdiğim tüm soruların cevapları bendeymiş…

Siz de deneyin... En karamsar yanınızdan çıkarın kendinizi gün ışığına... İyi geliyor… Ve bir karamsarlıktan başka bir anlam doğuyor…

Kayıpgül (Bircan M),
15:00, 21 Mayıs 10, Cuma





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: su_perisi, 23.05.2010, 19:55 (UTC):
ne diyebilirim ki..her yazını okuduğumda kendimi buluyorum..çünkü bende karamsarım her zaman..neden hem mutsuzum..karamsarım ondan..aslında bu yazı okuduktan sonra karamsar olmamayı öğrenebiliriz..ama insanın içinde yine vardır bu..ellerine duygularına sağlık..bana yol gösterdin teşekkür ederim...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36750842 ziyaretçi (102841500 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.