Karanlık Korkular
 

Çocuk, gece korkusu, korkmak, korku

Karanlık Korkular

Ayşegül Osmanoğlu

Neden diye düşünüyorum bazen; gündüzlerimiz  sıcak aydınlık ve güven verici olurken, geceler de bir o kadar soğuk ve ürpertici olur? Karanlık, neyi örtüyor ve gizliyor da, gözümüz görmediği halde bizi korkutan hislere bürünüyoruz? Gündüzleri dünyayı değiştirme hayâllerimiz, gece basınca nasıl kâbûsa dönüşüyor?

Gece ile gündüz arasındaki fark, bana yaşayan bir insanın öldüğünde o ölü kişiden kaynaklanan anlamsız korkumuzu anımsatıyor. Değil mi ya? İnsan, hayatta iken, yeryüzünde gezerken, daha korkunç şeyler yapabildiği halde, artık nefesini kaybetmiş, biçâre bir cesetten başka hiçbir şey olamayacak olan ölmüş insandan korkutan sebepler ne olabilir ki? Sanırız ki tüm kötülükler, gecenin karanlığında pusuya yatmış bizi bekliyor. Güneş, başka memleketlerde bir gece boyunca korkulu bekleyişler geçirmiş yürekleri aydınlatmaya giderken, biz kendi nöbetimizi devralmış oluyoruz...

Eskiden o kadar korkardım ki, gecenin karanlığından yorganımı kafamı da kapatacak kadar çeker, hiç sevmediğim sıcağın bunaltıcı etkisine rağmen beni çok daha korkunç şeylerin tehdit ettiğini düşünerek daha az sıkıntıya katlanmayı mantıklı bulurdum. Ama bu bile kâfi gelmezdi. Yatağın altından esrarengiz bir elin çıkıp beni korkutacağını düşünür, neredeyse nefes almamı zorlayacak kadar sarılırdım yorganıma...

Peki ne mi oldu? Bu kadar eziyeti kendime senelerce boşu boşuna yaşattığımı anladım. Sonrasında zamanla büyüdükçe, insanı gecenin karanlığında görmediği, bilmediği, varlığı bile şüpheli şeylerin dışında korkutacak ve gündüzün aydınlığına saklanmış pek çok sıkıntıyla yüzleşmek zorunda kaldım. Geceleri su içmeye kalksam dâhi, mutfaktan odama kadar sanki olimpiyatlarda altın madalya için koşuyormuşum gibi büyük bir hız ve kuvvetle koşardım.

Öyle bir zaman geldi ki, görmediğim ve yıllarca hayatımı kâbûsa çevirmiş bu görünmeyen düşmanımla yüzleşmek istedim. Yine bir gece aynı koşuyu yaparken evin holünde aniden durdum. Gözlerimi kapattım ve derin derin nefesler aldım. Sonra bekledim... Senelerce beni kovaladığını hissettiğim ve kaçmakta ısrar ettiğim hasmımın karşıma her an çıkabileceği gerçeği, kalbimi durduracaktı. Ama artık kaçmaktan yorulmuştum... "Ne olacaksa olsun," dedim..."Ne olacaksa olsun!... Öleceksem, öleyim... Her gün ölmektense, bir kerede kurtulayım bu dertten..." Kesinlikle hiçbir şey yoktu... Kesinlikle hiçbir şey olmadı. Gözlerimi açtım ve arkamda kalan karanlığa döndüm. İyice baktım ve gözlerim karanlığa alışıp şekilleri seçmeye başlayınca, gündüzden farklı olan tek şeyin ışık farkı olduğunu, bakmayı istediğimizde karanlıkta bile görebileceğimiz şeyler olduğunu keşfettim....

Aslında korkularımızı kendimiz yaratıyoruz ya da başkalarının içimizde korku tohumları yeşertmesine izin veriyoruz. Artık hayatımda yaşadığım sıkıntılı ya da zorlu olaylara da bakışım bu şekilde yıllardır... Ne zaman beni korkutan bir şeyle karşılaşsam, kaçmak yerine onunla yüzleşiyorum.

Hayat, bâzen bize hiç bitmeyecek sonsuz bir gece gibi gelebilir... Hatta öyle ki, yolu gösterecek tek bir yıldız bile olmaz ötelerden göz kırpacak... Ama ne derler bilirsiniz; "Gecenin en karanlık zamanı, şafaktan öncesidir..."

Kaygılarımızın ya da korkularımızın hayatımızı kâbusa çevirmesine izin vermeyelim... Bizi en çok korkutan şeyin üzerine gidelim... Aksi takdirde korkularınız, siz kaçtıkça sizi kovalayacak ve korktukça üstümüze daha çok yapışacak. Korkularınızın en karanlık ânında yüzünüzü ona dönün ve cesurca bir duruş sergileyin... Farkına varacaksınız ki; aslında arkanızda sizi kovalayan hiçbir şey yok! İronik olan ise; sizi korkutan asıl şey, sizsiniz...

Elbette ki kadere inanıyoruz. Ama yaşayacağımız bir yazgı varsa, bunun gece veya gündüz ayırımı yapacağını hiç sanmıyorum... Ama inandığım başka bir şey daha var: o da çok sevdiğim bir filmde dediği gibi; "İnsan, kaderi kesinleşene kadar elinden geleni yapar. Elinden gelmeyen ise, onun kaderidir..."

Korkularınızın sizi oyunun (hayatın) dışında tutmasına izin vermeyin... Çünkü korku, insanın umut ağacını acımasızca budayan keskin bir baltadır. Halbuki insanı hayatta tutan tek şey; umutlarıdır...

Ayşegül Osmanoğlu,
22 Eylül 2010.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: ayşegül, 06.11.2010, 20:45 (UTC):
öyle başım ağrıyor ki;gözümden yaş geliyor..bu durum benim için korku ötesi bir kabus..kabusumun adı:migren,çok deli bir ağrısı var..niyemi yazdım ne bileyim ben çok acı çekiyorum birileri acısın istedim:)

Yorumu gönderen: Deniz, 06.11.2010, 20:12 (UTC):
he oturalim yere yesin bizi:)) ayy uzak dursun ablacim ya:)

Yorumu gönderen: Selma .D, 06.11.2010, 17:03 (UTC):
Sizde amma korkaksınız ya benden utanın hiç olmassa köpek görnce oturun yere bak nasıl kaçıyor bunudamı bilmiyorsunuz.yazık yazık valla boyunuzdan utanın.:)Ayşegül bu sefer yazın uzun fakat güzel olmuş inan bana zevkle okudum.sen bakma bunlara

Yorumu gönderen: ayşegül, 06.11.2010, 15:48 (UTC):
ohh ohhh...bensiz çok güzel kaynamışınız canlarım:)köpekten bende çok korkarım onun çözümü görünce tabana kuvvetdir:)asansöre gelinceee bi kaç kere içinde kalmış ve dahi her seferinde cam çerçeve indirmiş biri olarak sana tavsiye vermem ne kadar doğru bilmiyorum:)ama yinede bişeyin beni korkutabileceğini düşünme fikri bile bana ters geldiği için neyden korkarsam üstüne giderim..haaa bazen efendi gibi dersimi aldığım da olur korkularımdan:)başüstüne der kabul ederiiim:)ayy yazılarım çok mu uzun yahu:)halbu ki ben kısa kesiyorum birdee...

Yorumu gönderen: Deniz, 06.11.2010, 14:06 (UTC):
soz konusu kopek ve asansorse gerisi teferruattir:)dermişim..kimse kandiramaz beni o konuda asla yaklasmam ikisinede selma ablacim:))

Yorumu gönderen: Selma .D, 06.11.2010, 14:02 (UTC):
Deniz bircan kandıramadımı seni:)

Yorumu gönderen: Deniz, 06.11.2010, 12:41 (UTC):
korucu melegim:) kandiramazsin beni gel sarkimizi evde söliyelim kopegede hiç bulasmayalim:)

Yorumu gönderen: ((Bircan)), 06.11.2010, 12:38 (UTC):
Deniz :)Ayşegül yok bir süre yerine ben bakıyorum:)canım benim korkularınla yüzleşmek için beni yanından ayırma ben seni korurum:)Köpeğe kemik atarız asansörde şarkı söyleriz:))

Yorumu gönderen: Deniz, 06.11.2010, 12:30 (UTC):
çok guzel yazmişsin aysegul arkadaşimda bazi korkularımızla nasil yuzlesicez..hiçte kucuk gorunmuyo arkama baktigimda bircan ben kopekten korkarım mesela ne kadar bakarsam bakiyim yine korkarim bu böle..asansordende korkarım hayyattada kullanmam nasil yuzlesecem şimdi kaldim içinde bi kere aklim çıktı:) bazi korkular yenilmiyo ne yazikki derdime ne hiç yaklasmam daha iyi:)eline saglik uzun uzun okudum:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 06.11.2010, 07:28 (UTC):
iyi ki kendine gelmeden yazmışsın öbür türlü benimkilere taş çıkatcak bir destan yazıcaktın herhalde:)çok şekersin şekerim çoook teşekkür ederiiiiim:)kendimi tutamıyorum yazıyoruuuuummmm yazıyoruuuummmm napayım bitmiyor ki:)

Yorumu gönderen: ((Bircan)), 06.11.2010, 07:17 (UTC):
Şu anda daha yeni uyandım ve acaba bugün beni ne bekliyor korkusunu düşünmeden yazayım dedim:)Korkularımız....Bazen dönüp arkama baktığımda korktuğum herşey ne kadar küçük görünüyor gözüme...korkup sevemediğin kişiler korkup sustuğun saatler korkup sineye çektiğin yaşam...aslında bizden büyük değiller...yüzleştiğinde anladığın tek şey irade gücünün onları yenebileceği..İnsan en çok görmediğinden korkar..Galba en çok ta ölümden korkulur.Bu yüzdenmi acaba hata üstüne hata yaptırır bu ölümden kaçış...peki nereye?en sonunu çok beğendim...bana korkularımı bir kaç kelimede anlatan olsa sanırım bu olurdu...Çünkü korku, insanın umut ağacını acımasızca budayan keskin bir baltadır. Halbuki insanı hayatta tutan tek şey; umutlarıdır...sanırım bazı korkularımdan balta olup ağacımdan umutlarımı budayan ben oldum..Sende iyi hatırlattın hani:)çok beğendim...Ama sana kaç diyorum uzun yazmaaaaa dinleyen yokki:)

Yorumu gönderen: ayşegül, 06.11.2010, 06:45 (UTC):
:)şirinem:tek kelimeyle TEŞEKKÜRLER...

Yorumu gönderen: Selma .D, 06.11.2010, 06:40 (UTC):
Ayşegül tek kelimeyle anlatıyorum.HARİKA



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36810944 ziyaretçi (102946493 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.