Kaz Dağında Sarı Kız Efsanesi
 
Kaz Dağında Sarı Kız Efsanesi, Balıkesir, Edremit, Kaz Dağı

Kaz Dağında Sarı Kız Efsanesi

Yöre: Balıkesir, Edremit

İlginizi çekeceğine inandığımız ve kolay kolay bulunması mümkün olmayan bu yazı Gıyas Yetkin'in 1939'da Balıkesir'de yayınlanmış "Edremit" adlı kitabının 74-78. sayfalarından alınmıştır.

Kaz Dağı

Edremit’in şimali garbisinde ve Ağunya’dan başlayarak Behram hatta baba burnunda nihayetlenen bir silsilenin en yüksek kısmıdır.

En yüksek tepesi eski adıyla (Gargaros) resmi adıyla (Kartal Tepe) mahalli tabirle (Baba Tepe) dir.

İkinci derecede yüksek olan yer meşhur Sarı Kız tepesidir. Eski ismi (İda)dır. Bu dağın Kaz Dağı adını almasında bu tepe hakkında efsaneler başlıca amil olmuştur.

3. derecede yüksek olan da (Bakla Tepe)dir buna yassı bağ da denilir. Emsalsiz güzelliklerle dolu olan Kaz Dağı’nı hakkıyla tarif edebilmek kabil olamamakla beraber bu güzel yurt köşesini aşağıdan yukarıya doğru tetkik etmek daha doğrudur.

Edremit'ten Kaz Dağı’na çıkmak için başlıca beş yol vardır. Paşa Sultan, Zeytinli, Kızıl Keçili, Avcılar, Altınoluk, yollarıdır. Bunların içinde en yakın yol Zeytinli yolu olduğu gibi o kadarda dik değildir. Hatta bu yolda (Tomruk yolu) denilen ekseriya patika ile birleşen geniş bir yol vardır ki buradan iki tekerlek üzerinde öküzler koşarak Tomruk denilen keresteler indirilir. İşte bu yol ufak bir himmetle otomobil yolu haline girebilir. Çünkü bu yol güzergahında uçurum yok denilecek kadar azdır. Diğer yollar köylere mahsus olmakla beraber bu yol dağın başka başka manzaralarını mevkilerini sularını gösterir.

Sarı Kız’a sağ tarafta ufak bir tepecik üzerindeki yoldan çıkılır. İlk olarak körfezin çok muhteşem güzelliği göze çarpar bu emsalsiz manzara karşısında bir an Sarı Kız filan hatırdan çıkar bütün yorgunluk hemen buracıkta unutulmuştur. Baba burnundan musluk dağlarına kadar körfez ve ova ayağınızın altındadır. Havrana giden beyaz şerit gibi yol ile Edremit son virajdan büyük servili mezarlığı ile Havranı da görürsünüz Burhaniye ve bugün dalyan olan eski tuzla ve altındaki parlak bir şerit gibi zeytinli çayı menbaı ve nihayet mavi deniz uzaktan madra ve sahildeki tepeler ve Ayvalığın önündeki adalar. Siluet halinde Midilli hatta beyaz yaldızdan bir çizgi halinde Ege Denizi’nden bir parça (Altın ova istikametinde görünür) garba doğru bakınca Baba burnunu behram taraflarını ve biraz uzakta yine abide şeklindeki nirengisi ile Kartal tepeyi Ayvacık ve Ezine ovalarından bazı parçalarla şimale doğru Bayramiç arazisinden parçalar ve siluet halinde boğaz görünür.

Şark cihetine bakınca manzara daha heybetlidir. Kaz Dağı’nın şark silsilesini teşkil eden büyük dağlar birer ufak tepe gibi dekoru ikmal eder. Şimdi biraz toplanarak muhitimizi tetkike koyulalım. İlk karşılaştığınız bir taş yığını hakkında kılavuzun izahatini dinleyelim. Burası Sarı Kız’ın (Kazlarını muhafaza ettiği ağıldır) bu yığına muttasıl mustatil şeklinde muntazam çevrilmiş bir taş yığını daha vardır ki burası da Sarı Kız’ın mezarıdır. Biraz sağda da nirengi ve onun önünde yılında Edremit İdman Yurdu azaları tarafından betonla tespit edilmiş ve bilyeli yatak üzerine oturtulmuş aksondan (yuvarlak demir) den mamul bayrak direği vardır kalın saçtan yapılan bayrak rüzgarların tesiri ile kopmuş ve parçalanmıştır. Buraya çıkış için en müsait aylar Temmuz ve Ağustos’un ilk on beş günüdür. Diğer zamanlar rüzgarda ve yağmur eksik değildir. Bayrak direğinin önünde bir taş yığını daha vardır. Bu yığın arasında binlerce kırmızı yuvarlak ve aynı zamanda uçan böcekler vardır. Bu zararsız hayvancıklar küçücük benekli sırtları ile boyuna bu taş yığınının arasına girip çıkmaktadır. Tepe üzerinde sayısız enli ince plak halinde öbek öbek taş yığınları göze çarpıyor ve bu plak halindeki dikili taşların rüzgardan yakılacak ateşi muhafaza etmek üzere Sarı Kız töreni yapmağa gelen Türkmenler tarafından konulduğu söyleniyor.

Her sene Temmuz ve Ağustos ayları içinde Sarı Kız’da Türkmenler tarafından yapılmakta olan Sarı Kız ayini hakkında bazı kimseler Türkmenlere karşı çok çirkin iftiralarda bulunmaktaysalar da bu temiz insanların Sarı Kız ayinleri çok nezihtir. Tarihte Edremit Şehri isimli kitaptaki Sarı Kız ayini bahsi bu iddiamızı ispata kafidir.

Sarıkız

Sarıkız Efsanesi

Pek çok varyantı olan Sarı Kız efsanesinin halk arasında en fazla söyleneni şöyledir.

Güre’de sakin bir adamın tek bir kızı varmış evlenme çağına gelen bu kızı çok güzel olduğu için pek çok kimseler istemiş. Babası, belki de yalnız kalacağından korkarak bütün taliplere olumsuz yanıt vermiş. Bunlardan biri, kıza bir iftirada bulunmuş. Müteassıp olan babası da kızını öldürmeye kalkmış; fakat çok güzel olan kızına kıyamamış. Onu Kaz Dağı'nın bu Sarı Kız tepesine çıkarmış. Yanına on iki tane de kaz vermiş ve;

"Ne yapalım ben bu kazları çok seviyorum satmaya ve kesmeye kıyamıyorum. Bunlar da köyde sürekli zarar yapıyorlar. Herkes şikayete başladı. Bu kazları burada yaymaktan başka çare yok."

demiş ve ertesi gün, bu güzel kızı dağda "Ben gidip odun alayım." diye yalnız bırakarak köye inmiş. Kız, babasının karanlık basıp da gelmediğini görünce korkup ağlamaya ve bir taraftan da dua etmeye başlamış. Cenab-ı hak, onun duasını kabul etmiş ve onu her tehlikeden korumuş.

Babası, kızının artık ortadan kalktığını düşünerek ağlaya ağlaya hacca gitmiş. Kazlar çoğalıyor, kız ise günden güne daha fazla güzelleşiyormuş. Dağda fırtınada kalanlara yardım ediyormuş. Herkes, ona hürmet ve sevgi besliyormuş.

Babası, hacdan dönüp kızının sağ olduğunu duyunca dağa gelmiş. Kızı ile konuşmuş. Kız, köylülerin hediye ettiği aletlerle gergef işlemekteymiş. Babası biraz su istemiş. Kız, yanındaki boş su kabağını eline alıp oturduğu yerden konulu uzatıp körfezden kabağı doldurmuş. Babası, suyun tuzlu olduğunu görünce;

"Ben, içmek için su istedim."

demiş. Kız, kabağı döküp;

"Sen yalnız köy suyuna alışıksın. Sana Güre Çayı'nın suyundan doldurayım."

demiş. Yine elini uzatıp Güre Çayı'ndan kabağı doldurup babasına uzatmış. Babası, bu hali görünce;

"Kızım, ben sana kötülük ettim. Sen mertebeni bulmuşsun artık."

demiş. Kız, kendisine iftira edenlere beddua edip oracıkta ölmüş. Babası, kızın vasiyeti üzerine onu bu Sarı Kız tepesine gömmüş ve kendiside Kartal Tepe'ye çıkıp orada ölmüş. Kartal Tepe'ye "Baba tepe" denilmesinin sebebi de buymuş.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Akhenaton, 10.11.2017, 08:56 (UTC):
Genç dostlarım, eğer ödev hazırlıyorsanız, sadece en alttaki "Sarıkız Efsanesi" adlı bölümü yazacaksınız. Üstteki bilgileri vermenize gerek yok...

Yorumu gönderen: buket, 02.12.2010, 20:49 (UTC):
yuh ya bu sarıkızın efsanesi ne uzunmuş

Yorumu gönderen: taner, 29.10.2010, 12:54 (UTC):
bencede canım cıktı

Yorumu gönderen: didem, 06.04.2010, 14:53 (UTC):
çok uzun olmuş ben bunu nasıl yazayım



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46888353 ziyaretçi (119881854 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler