Kime Emânet? (Şiir)
 

Kime Emânet?

Hak Nebi'nin dilinde "nifak" sayılmış emânete ihanet,
Tohum, toprağa; yavru, yuvaya; yuva, anaya emânet.
Şâk şâk olmuş toprak suya; su, buluta emânet.
Yusuf, kuyuya; Mısır, Yusuf'a emânet.
Hak Nebi, mağaraya; Medine, Hak Nebi'ye emânet.
İbrahim, ateşe; İsmail, bıçağa emânet.
Ne bıçak, ne kuyu, ne de mağara; etmedi ihanet.
Asrın İbrahimleri, sana emânet...

Arkadaş! Sen de bir kor gibi yak sineni;
Çünkü hepsi, Allah'a emânet...
İçine doğru derinleş, dibi görünmeyen bir kuyu ol;
Sakla Yusufları koynunda; Yusuflar, sana emânet!
Mağarada yılan olma; güvercin gibi vefalı ol
Örümcek gibi tehlikelere perdedâr ol!
Mağara gibi al Muhammedîleri ve al 7 genci
Al bütün bir gençliği...

Hz. Sümeyra, Hak Nebi'yi evlatlarına emânet etti
«Sakın ona bir olursa, eve dönmeyin» dedi.
Dönmeden emânete sahip çıkamayacaklarını anlayınca
Vazgeçtiler eve dönmekten
Evlerinde çıkamayanlar, neyin emânetçisi acaba

Bilecik istasyonunda yaşlı ana
Oğlunu cepheye uğurlarken ona
«Oğlum! Babanı Dimetoka'da, dayını Şipka'da

Ağabeylerini Çanakkale'de kaybettim.
Sen, benim son yongamsın.
Sen de dönmezsen; ben, Allah'a emânet!»
diyordu,
Ve ilave ediyordu; «Git, sen de git
Minareler, ezansız; camiler, Kuran'sız kalacaksa sen de git...»

Ezan, Kuran, vatan; kime emânet?
Galiçya'da, Şipka'da, Dimetoka'da kalanların evlatları kime emânet?

«Ben sağ dönseydim uğrunda öldüğüm Kuran'ı
Canımdan çok sevdiğim İslam'ı yavruma öğretirdim.»

Diyen ve fakat şimdi mabet yüzünü görmeyen
Bu şehit evlatları kime emânet?

Cafer-i Tayyar, şehit olmuştu; Hak Nebi geldi
Yetimlerinin başını okşadı ve ağladı
Baş okşayan kim?
Gözyaşı, kime emânet?

Cephede kanlar içinde son anlarını yaşarken
Vücudundan kanlı kurşunu çıkarıp:
«Arkadaşım Memiş, şunu al oğluma emânet et
“Ben, yaşadığım Müddetçe vazifemi yaptım
İnandığım mukaddesler uğruna can veriyorum
Senden bunun hakkını vermeni istiyorum”
Dediğimi ilet»

Mukaddes kurşun, kime emânet

Sütçü İmamım! İki bacımızın
Yaşmağını aldılar diye Maraş'ı kana buladın.
Senin şuurun kime, yaşmak kime emânet

Şair, Hz. Amine'ye
«Ey Ebuâ'da yatan yatan ölü
bahçende açtı dünyanın en güzel gülü»

derken; bahçe, kime; gül, kime emânet?

Bilaller, dem tutan bülbüller nerede
Arkadaş, gül de, bülbül de, bağ da, bahçıvan da,
Bıçak altındaki İsmailler,
Ateş içindeki İbrahimler,
Kuyudaki Yusuflar,
Şu gerideki isimsiz kümbet,
Şu ilerideki ıssız mabet,
Unutma, unutma, hepsi Sana emânet!






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36825800 ziyaretçi (102972701 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.