Kimsesizler Mezarlığı
 

Kimsesizler Mezarlığı

Bircan M.

Kaçınız yüreğinde bir kimsesizler mezarlığı taşıyor? Ben, taşıyorum… Her seferinde kendi ellerimle örtüyorum kürek kürek toprağı. Her seferinde ben, daha derin kazıyorum çukurları. Neden mi? Çünkü ne zaman duygularımı serbest bıraksam, ne zaman sevsem birilerini, beni bırakıp gidiyor yalnızlığıma… Ya da ben tutamıyorum ellerinden.  Ne zaman sevsem birilerini, gittiğinde canım yanıyor. Ne zaman söylesem sevdiğimi, ortada kalıyorum öylece ve  titriyor yüreğim. Bu yüzden ben, işte bu yüzden, kalbimin en güzel köşesine gömüyorum sevgilerimi. Çünkü benim sevgilerim, garip ölmeye mahkum, sadece dürüst oldukları için. Kimsesiz sevgilerimi taşıması, bana ağır geliyor.

Sonra özlem duyduğum her şey, el sallıyor bana uzaktan. Değer verdiğim ne varsa kendim dışında, yavaş yavaş uzaklaşıyor. Yanımdan mücadele ettiğim ne varsa arkasına bakmadan çekiliyor hayatımdan. Nasıl bir durumda kalacağıma bakmadan.  Ben mi? Hiç bir şey yapamıyorum… Yaşamadığım ne varsa, her ne kadar özlemlerim varsa… Açtığım çukurlardan birine yerleştiriyorum… Hakkım olmadığından değil… Sadece özlemlerimi hediye ettiğimden sevdiklerime…

Güvendiğim ne varsa, hiç düşünmeden neşter vuruyor duygularıma. Canım yanmıyor artık. Belki sadece gözlerimin görmediği yerden alıyorum yaralarımı. Belki sadece sırtımdan vuruluyorum. Bu yüzden artık anestezi gerekmiyor. Neden mi? Çünkü hissetmiyorum. Ama yine de hatırlarına saygımdan itina ile gömüyorum kimsesizler mezarlığıma güvenlerimi…

Dostluklarım, can çekişiyor. O kadar kopuyor ki yaşam geçmişten geleceğe, değer verenlerin değeri kalmıyor bir süre sonra. Çırpınışlarım, karaya vurmuş balık gibi… Elime alıyorum birini, diyorum ki; "Birini daha kurtarayım. Ya da biri beni alsın atsın engin denizlere..." Ses geçirmez oldu duvarlar… Ulaşılamıyor…. Artık gücüm yetmiyor. Kaybettim ümitlerimi… Bu yüzden dost edinmiyorum artık. Bir çukur daha kazıyorum yavaşça. En çok buna toprak atmaya elim varmıyor. Biraz gün ışığı bırakıyorum.

Hislerim, ah hislerim! Ne zaman onlarla barışsam, yüzüme gözüme bulaşıyor. Ne zaman bu sefer yanılmadım desem, ne zaman sevinç içinde sarılsam onlara... En derin uçurumların kenarlarında buluyorum kendimi... Bıraksam kendimi aşağıya, bir bıraksam yüksekten, baktığım derinleri görsem yakından. Ne zaman sendelesem, bir el çekiyor alıyor beni oradan. Çünkü hislerim tertemiz benim. Ne zaman düşecek gibi olsam, beyaz güvercin kanatları takılıyor hislerime. Yaralı da olsa bu kanatlar, izin vermiyor düşmeme. Her seferinde ben, işte bu yüzden en güzel mezarımı hislerime saklıyorum. Yerlerini bu yüzden buruk ayırıyorum. Can çekişiyorlar, can çekişiyorlar… Ama bir türlü ölmüyorlar bana inat. Sadece donuyorlar. Buz gibi soğuk, üşüyorum…

Bir tek hatalarım bana acı vermiyor gömerken. Bir tek onların üzerine attığım toprak, canımı acıtmıyor. Bir onlara güneşin ışığını yasak ettim kendimce. Öyle bir dikkatle örtüyorum ki ben onları, öyle bir itina ile süslüyorum ki ellerimle, kalbimde öyle görünen bir yere yerleştiriyorum ki… Neden mi? Unutmamak için tabiî ki…Unutmamak ve bir daha yapmamak için aynılarını. Onlar, beni yok etmeden; ben, onları gömüyorum en derinlere.

Kalp kırıklıklarımın kulaklarımı çınlatan seslerini ne kadar derine de gömsem duyuyorum… Bir onlar azapta, bir onlar dilimin ucunda, dualarımda… Bir onların bana ihtiyacı var… Hiç ayrılmıyorum başlarından. Hiç yalnız bırakmıyorum kalp kırıklıklarımı. Neden mi? Benim yüzümden azaptalar çünkü… Benim yüzümden darmadağınlar… Bu yüzden ortak cezalarımız… Bu yüzden duyacağım seslerini sonsuza dek. Bu yüzden kulaklarımı hiç tıkamayacağım.

Artık isteklerim de yok benim. Bana sunulanı şükranla kabul ediyorum. Kendim için istemiyorum ne varsa yaşamda artık. Çok büyük isteklerim de olmadı zaten kendim dışında. Kendimi bulmanınsa bu kadar zorlu bir yolda olduğunu bilmiyordum. Birkaç sevgim, birkaç özlemim, birkaç güvenim, bir kaç dostum ve birkaç hissim kaldı geri can çekişen… Ben, hepsine hazırım şimdi. Daha güçlüyüm eskisinden. Kaybettiklerimden kendimi kazanmaya daha hazırım… Son adımlarımı atıyorum… Kendi yüreğimin kılavuzluğunu yapıyorum.. Her gün kimsesizler mezarlığımın bekçiliğini ediyorum. Neden mi?

Çünkü baktığım her çukur, her mezar, bana tek bir şeyi hatırlatıyor. Gömdüğüm her duygumda saklı olan değerlerimi nasıl kendi ellerimle gömmeye mecbur bırakıldığımı...

Hem mezar ziyaretlerini seviyorum ben. Bir de arada ziyaret edenleri seviyorum. Kimi gelip düzenlemeye çalışıyor dağılmış topraklarını, kimi ise uğraşmaya gerek görmüyor. Kimi bir damla su döküyor kuruyan topraklarına, kimi sadece dua edip gidiyor. Kimi ise hiç düşünmeden ektiği çiçeklerin köklerini doluyor derinlerine hiç çözülmemecesine. Yine de ben seviyorum onları. Hiç ziyaret edilmemekten daha iyi, öyle değil mi? Bu yüzden baktığımda yaşarken vazgeçtiğim her şeyin sonunu burada görüyorum.

Karanlık değil merdivenleri kimsesiz mezarlarımın… Sessiz ve garip bir huzurla bezenmiş. Gücümün yettiği yere kadar çıkacağım basamakları tek tek. Ağır ağır atacağım adımlarımı…. Sonra mı? Sonra, bittiğim yerde sessizce çekileceğim kimsesizler mezarlığıma. Sonsuza kadar susacağım kendimle birlikte ne götürdüysem. Ve kapatacağım gıcırdayan pas tutmuş kapılarını kimsesizler mezarlığımın. Paslı bir kilit vuracağım. Ve bir tabela olacak üzerinde:

ZİYARET İÇİN ARTIK ÇOK GEÇ

Sonsuza kadar kapanmıştır kapıları…

Katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum

Bircan.M,
22 Haziran (ANISINA)





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: kim, 01.07.2010, 06:45 (UTC):
kendini öldürmek o mezara gömmek yerine içindeki umutsuzlugu oldurmeyi denesene..çok karamsar bi yazi olmuş tmm insanlara, deger verdigimiz o insanlara sitem ama bu kadar acizmiyiz bizi öldürmelerine bizi yok etmelerine izinmi vericez ..he bide kilit vuralim hatta istersen bide acilarimizi gömme toreni düzenliyelim...zafer onlarin olsun birak kötülükleriyle kendi degersizlikleriyle kalsinlar zaten biz vermedikmi o degeride onlara.. giden gider kalan saglar bizimdir:)) çokmu duygusuz oldum ne:) eline saglik arkadasim işte böle bi eser birakicaz geride sorumlular utansin ne diyim..



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36874562 ziyaretçi (103057064 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.