Kolay Gelsin Hayat
 

swim, swimming, kid, girl, yüzme, yüzmek, deniz, yüzücülük, deniz

Kolay Gelsin Hayat

Ayşegül Osmanoğlu

Henüz küçük bir çocuktum. Sanırım beş ya da altı yaşlarındaydım. Denizden de, yüzmekten de çok korkardım. Bu da elbette ki çok doğal bir şeydi; ama doğal olmayan tarafı, bana yüzmeyi öğretmeye çok meraklı olan dayımın bunu öğretme şekliydi. Beni sırtına aldı. Denizde ilerledi, ilerledi... Neredeyse onun boyuna yaklaşan bir derinliğe geldiğimizde, sırtından öylece bırakıverdi dalgaların içine... Evet, dalgaların içine; çünkü sonradan beni sıkça benzettikleri o fırtınalı denizlerle tanıştığım yer, Karadeniz'di...

Bunca yıl sonrasında bile unutamadım o ilk suyun dibine batıp sonra da var gücümle yukarı çıkma çabamı... Ehhh, demek ki gerçekten kalıcı bir yöntemmiş ki unutmamışım. Belki de yoluma ne çıkarsa çıksın, mücadele etmeden pes etmeme inadım, buradan geliyor diye düşünüyorum.

Hayat da bizi sırtladığı gibi atıverir hiç beklemediğimiz, hani ya aklımızın ucundan dahi geçmeyen ihtimaller denizinin içine... Ve ne kadar hazırlıklı olursak olalım, sınavda sorular, daima bilmediğimiz yerlerden çıkar, öyle değil mi?

Gerçek şu ki; mücadele etmek, işin zor yanı. Vazgeçip pes etmekse, en kolayı... Ve hiç gelmeyecek desteklere umudunu bağlamak, her defasında ayrı bir hayâl kırıklığı içerisinde hayata küsmek, hayâllerine veda etmek de maalesef kötü yanı..

Akıntıya kürek çekip boşu boşuna hem zaman hem de güç kaybı yaşamak yerine hayata kulaç atın... Önce ayakta kalmayı başarırsınız, sonra da ilerlemeye başlarsınız. Ama bunun için size en uygun olan yolu seçmelisiniz. Yani sizi kan tuttuğunu bile bile doktor olamayacağınızı bilmeniz gerekir, öyle değil mi?

Daha çocuk yaşta başlamalı bu yaşama karşı dayanıklılık Örneğin düştüğü zaman çocuğumuzun kendi kendine kalkmasını beklemeliyiz. Elbette ki yardım etmek, ebeveyn olarak görevimiz; ama her düştüğünde kaldıracak birileri olduğunu düşünürse, çocuğun problem çözme ve kriz yönetme duyguları gelişmez. Daima başkalarından yardım bekler. Bu da ileriki yaşantısında da aynı şeyleri diğer insanlardan beklemesine ve istediğini alamadığındaysa -ki olacağı budur- herkesin çözmesi gereken kendi sorunları varken başka birine öncelik sağlama gibi bir davranış beklemek, oldukça hayalperest bir düşüncedir. Bunu özellikle günümüzde yaşayan bizler, çok iyi biliyoruz.

Ne deriz; "Tırnağın varsa başını kaşı" veya bir başkası: "Kel'in ilacı olsa, kendi başına sürer." vs... Yani hayatın bize neler getireceğini bilemeyiz. Bu, işin gizemli yanı. Ama nasıl mücadele edeceğimizi öğrenebiliriz. Zaten yaşam, bize istesek de istemesek de bu dersleri vermeye çok heveslisidir. Ama önemli olan, iyi bir öğrenci olabilmekte...

Ha, bu arada korkmayın. Suyun taşıma kuvveti, sizi zaten yukarı itiyor. Ama yine de size karşı koyabileceğiniz büyüklükteki dalgalara bırakın kendinizi... Kolay gelsin hayat...

Ayşegül Osmanoğlu,
17 Temmuz 2010, Cumartesi.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: inci tan, 29.07.2010, 08:28 (UTC):
harika bir yazı teşekkürler :) kendimi evren bana yani sorularıma yanıt veriyormuş gibi hissettim :)
iyiki varsınız :)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36621900 ziyaretçi (102613045 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.