Krişna (Krishna)
 
Krişna, Krishna

Krişna (Krishna)

Hazırlayan: Akhenaton

Krişna, çok önemli bir yere sahip olan büyük bir kahraman ve büyük bir Hint tanrısının adıdır. Krişna, "Kara" anlamına gelmektedir.[1]

Rama’nın yanı sıra Vişnu’nun bedenlenmeleri arasında kendisine en çok tapılan  karakter, Krişna’dır. Rama’da muhteşem bir oğlun, kardeşin, kocanın ve kutsal yasalar ile azami sonuçlara götüren yolları ne pahasına olursa olsun takip etmekten vazgeçmeyen bir kralın örneğini tutuyor olsa da Krişna’nın kişiliği de oldukça ateşli ve karmaşıktır.[2]

Krişna olarak tanımlanan, yüzyıllar önce Hindistan’da yaşadığı düşünülen, Bhagavadgita’da ve diğer tanınmış geleneksel Hint edebiyatında hayal gücüne dayanılarak anlatılan kişi hakkında çok az güvenilir bilgi kaynağı vardır. Bhagavadgita’nın sadece anlamlı mesajlar içeren "ruhsal bir roman" olduğu bilinmesine rağmen, pek çok kişinin yanlış olarak Krişna’nın sözlerini gerçek bir insanın sözü olarak atfettiğini yaygın olarak görüyoruz.[3]

Hinduizm’de peygamber inancı yoktur. Ancak, Tanrı Vişnu’nun çeşitli devirlerde Rama, Krişna gibi insan biçimine girerek insanlara yol gösterdiğine inanılır.

Tanrı Vişnu, 9 kere çeşitli biçim ve kişilikte dünyaya gelmiştir. 10.u defa dünyaya beyaz bir atın üzerinde Güney Hindistan’da, Şabyla köyüne Kalki adı ile gelecektir. Henüz gelmemiştir. Beklenmektedir. Tanrı Vişnu, dünyaya 8. gelişinde Tanrı Krişna olarak gelmiştir. Krişna, Mahabharata Destanı’nın son 7 bölümünü içeren Harivamşa Destanı’nın kahramanıdır.[4]

Krişna’ya tapınma geleneği, milattan sonra ilk yüzyıllarda yer alsa da Krişna’nın karakteri, başka tanrıların da özellikleriyle ilişki içine girerek zaman geçtikçe gelişmiştir.[2]

Gerçekte Krişna, Brahman Kastına mensup bir köylü ailesinde doğmuş, vücudu kül renginde olan bir tanrıdır ve Aşk-ı İlahîyi, Tanrı Aşkını sembolize eder. Bütün gençliği Sevgilisi Çoban kızı Radha ile bütün günlerini diğer çoban kızları ve sevgilisi ile dans etmekle geçirir. En büyük özelliği daima elinde bir flût veya Kaval bulundurması ve çalmasıdır.[4]

Onun hayat hikâyesi, pek çok şeyi aydınlatır niteliktedir. O, hem oyun oynamaktan ve eğlenceli şakalardan hoşlanan bir çocuk-tanrı, hem de flüt çalan, saçları tuvas tüyleriyle bezeli, yakışıklı, delikanlı ve esmer tenli pastoral bir tanrıdır. O’nun hoyrat melodileri, sütçü kızların (gopiler) zihinlerini ve ruhlarını mest eder.

Krişna’nın öyküsünün ilk dönemlerinde baskınca görülen erotik unsurlar, doğurganlık kültüyle bağlantılandırılabilir. Fakat Krişna ile sütçü kızlar arasındaki ilişki, bireysel ruhun, Efendi’nin ruhuyla birleşmeye duyduğu arzunun bir yansıması olarak açıklanmaktadır.

10. ve 11. yüzyıllar çevresinde Radha sütçü kızların arasından ayrı bir kişilik olarak ortaya çıkmış ve Krişna’nın mükemmel sevgilisi olmuştur. Onların yüce aşkı, şairlere ve sanatçılara daima esin vermiştir.

Ne var ki Krişna, Mathura için sığır çobanlarının yanından ayrıldığı ve pastoral kişiliğini kararlı bir hükümdar ve lider olmak için bir tarafa bıraktığı zaman ortaya başka bir yönü daha çıkar. O, hem merkezî Arap Denizi’nin kıyılarındaki Dwarka olan Yavadas’ın kralı ve hem de akıllı bir politikacı ve büyük bir Hint epiği "Mahabbarata"da önemli bir rolü olan Pandavas’ın felsefî danışmanıdır.

Aşağıdaki anlatı, hem "Bhagavata Puranaya" hem de "Mahabbarata"ya dayanmaktadır ve gaddar krallarla tanrı düşmanlarının ellerindeki Yeryüzü Tanrıçası’nın çektiği acının betimlenmesiyle başlar. Tanrıça, kötü ile iyi arasındaki dengesizlikten yakınmaktadır ve tanrılara bu yükten kurtulması için ne yapması gerektiğini sorar. Vişnu, biri beyaz biri siyah olmak üzere iki saçını koparır ve bunların her birinin yeryüzüne insan olarak ineceklerini söyler. Siyah saç, Devaki ve kocası Vasudeva’nın sekizinci çocuğu olan Krişna’ya dönüşür. Beyaz saç ise yine bu çiftin yedinci çocuğu Balarama olarak doğar. İkisi birlikte yeryüzünü düşman güçlerden kurtaracaklardır.[2]

Krişna, kulu Arjuna’ya kendini vahyeder. Bhagavadgita bu durumda Hinduizm içerisinde özel yeri olan bir vahiy kitabıdır ve aşağıda görüleceği gibi, evrensellik iddiasında bulunmaktadır: [5]

İmanla teslim olmuş diğer tanrılarda yüceltirler,
Yüceltirler tam tekmil olmasa da sadece beni,
Bütün kurbanların dünyası ve Rabbi benim çünkü.
[6]

Seven Krishna herkesi kabul ettiği için, herkesin kurtuluşu teminat altındadır:

Sadece benim için amel edenleri,
Sürekli beni zikredenleri,
Yogada sarsılmaz olanları,
Beni yücelterek dalıp gidenleri,
Çıkarırım merhametle,
Ölüm acısının okyanusundan,
Bana teslim olmuş müminleri,
Kurtarırım işte o zaman
.[7]

Hıristiyanlık öğretisinin temelini oluşturan “Tanrı’nın bedenleşmiş kelâmı Mesîh” inancının karşılığı Hinduizm’de de aranmış, Tanrı Vişnu’nun hulûl edip bedenleşmiş avatarı olan Krişna inancının Hıristiyanlık’taki Mesîh inancına tekabül ettiği sonucuna varılmıştır. Fakat Katolik Hindû litürjik unsurları üzerindeki bu enkültürasyon çalışmaları Hindûlar’ın tepkisine yol açmış, Hindûlar Hıristiyanlığın bu şekildeki faaliyetlerine devamlı olarak şüpheyle bakmışlardır.[8]

Hindularda ahir zamanda geleceğine inanılan muhteşem hükümdar mehdi Valki’dir. Roma ya da Krişna, Vişnu’nun geçmişteki avatarları olduğu gibi Valki de, Vişnu’nun müstakbel avatarıdır.[9][10]

Kaynaklar

[1] Korhan Kaya, "Hint Mitoloji Sözlüğü", İmge Kitabevi Ankara 2003
[2] A. L. Dallapiccola, "Hint Mitleri", çev. Bilgesu Savcı, Phoenix, Ankara, s.57-58.
[3] Roy Eugene Davis, "Gerçeğin Sesi", Ekim-Kasım 2014.
[4] Doç. Dr. Rasih Güven, "Bengal Edebiyatı ve Baüller", s.139.
[5] Prof. Dr. Richard Heinzmann - Prof. Dr. Mualla Selçuk, "Offenbarung in Christentum und Islam", Interkulturelle und interreligiöse Symposien der Eugen-Biser-Stiftung 5, s.24.
[6] Bhagavadgita, des Erhabenen Sang, IX 23vd. Mütercim: Leopold VON SCHROEDER, Düsseldorf/Köln: Diederichs 1959, s. 60.
[7] Das Spiel des Unendlichen, s. 118.
[8] Baki Adam, "Hıristiyanlık" maddesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, cilt:17, s.363.
[9] Ekrem Sarıkçıoğlu, "Dinlerde Mehdi İnancı ve Tasavvurları", (SBE Basılmamış Doktora tezi) Erzurum 1976, s. 11.
[10] Dr. Ahmet Yönem, "Kadiyânîlik Bağlamında Mehdilik", Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt: XIII, Sayı: 24 (2011/2), s.185.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36766524 ziyaretçi (102868722 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.