Kundalini (Yılan Gücü)
 
kundalini

Kundalini (Yılan Gücü)

Kundalini ya da Yılan Gücü, yoga literatüründe çeşitli uygulamalar sırasında kendini gösteren ve kişiyi uyaran büyük yaşamsal enerjinin bir kaynağı uyandırılmamış sinirsel enerji yumağına verilen addır. Kundalininin paranormal olaylarda enerji sağladığına inanılır.

Kundalini, omurganın temelinde sarmal bir ruhsal gücün yer aldığına dair bir yoga öğretisidir. Bu güç, çeşitli yoga öğretilerinden ve tekniklerinden geçmeden uyandırılamaz.

Uyandırıldığında güç şakraya ya da bedenin enerji merkezlerine doğru yükselir, onları harekete geçirir, evrensel enerjiyle birleştirilir. Aktive edilen merkezlerde ilintili oldukları ruhsal yetenekleri ortaya çıkarır.[1]

Kundalini reiki oldukça sade ve oldukça etkili bir şifa sistemidir. Temeli vücuttaki şifa kanallarının ve çakraların açılması ve niyet ederek kendimize yada başkalarına şifa vermeye dayanır.

Bizler yerküre enerjisini 1. çakradan (kök çakra) vücudumuza alırız. Bu enerji, tüm çakraları ve ana enerji kanallarını dolaşarak tepe çakardan çıkar. Kundalini enerji kanalı, kök çakrada başlar ve tepe çakrada son bulur. Kundalininin açılmasıyla çakralar tam olarak temizlenir ve enerji kanalları açılır. Bu şekilde vücuda giren yerküre enerjisi artar, bu enerji çakraları daha çok besler ve devam ettiği enerji kanallarını açar.

Kundalini enerjisine "kundalini ateşi" de denir. Kundalini Reiki, Mr.Ole Gabrielsen tarafından dünyaya tanıtılmıştır. Mr.Ole Gabrielsen, Danimarkalı bir meditasyon masteridir. Mr.Ole Gabrielsen ile Master Kuthumi'nin yaptığı çalışmalar ve ruhani bilgi alışverişleri sayesinde Kundalini Reiki tekniği doğmuştur. Şu ana kadar Kundalini Reiki uygulayıcıları bunun büyük faydalarını görmüşlerdir ve tüm dünyada büyük bir hızla yaygınlaşmaktadır.

Kundalini Reiki , kurucusu olan Ole Gabrielsen tarafından en basit ve kendi kendine geliştirilebilir bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Kundalini ve Reiki enerjisinin birlikte çalıştığı bir sistem olan Kundalini Reiki yanlış sorunlu kundalini uyanışı yaşamış kişilerde problemlerin giderilmesinde dengelenmesinde olumlu etki yapmaktadır.[2]

Kundalini enerjileri ve ruhsal güçler; spritüel istek, bütüncül yaşam, süper bilinç meditasyonu ve ruhsal olarak aydınlanmış kişilerle etkileşim sonucunda doğal olarak uyanır.

Kriya pranayama ve tamamlayıcı meditasyon tekniklerinin düzenli uygulanması, yaşam gücünün doğal bir şekilde omurgadaki astral kanaldan yukarıya, beynin daha yüksek noktalarına doğru akmasını deneyimlemenin en etkin yoludur.[3]

Kriya meditasyon tekniklerinden herhangi birini kullandıktan sonra, dikkatinizi ve farkındalığınızı beynin yüksek noktalarında tutun, bir şekilde Om’un içinde eriyin ve sonra Om’un ötesine geçip saf bilinci deneyimlemeye niyet edin. Bir sonraki aşama kaivalya (soyutlanma)’dır; yani, dünyevi koşullardan tamamen ayrılma. Bu özgürlüktür çünkü “meditatif farkındalığın saflığı, kişinin varlığının özünün (gerçek doğasının) saflığıyla eşittir”.[4]

Ruhsal uyanışın başlangıç aşamalarında, kişi daha büyük ve daha üstün bir Gerçekliğin varlığını kavrar görünür ve bununla birlik hissi içindedir. Bizim dışımızda daha büyük bir şeyi gözlemlediğimiz ya da deneyimlediğimiz zaman, hala daha yanlış olan bir kendi-kimliğimiz duygusuyla sınırlanmış oluruz. Kendimiz algısı ile ilgili bu hata düzeltildiğinde, sınırlar artık yoktur. Sadece Mutlak’ın varlığı hüküm sürer.[3]

Kundalini enerjisi eğer beyne veya tepe çakrasına omurgadan direkt çıkarsa bir piston gibi çıkıp inişler yaparak vücudun ve enerji bedenin mükemmel bir şekilde tam kapasite çalışmasını sağlar. Hastalıklar ve dejenerasyon vs. o bedende asla barınamaz. Çünkü kuyruk sokumundan beyne kadar bir silindir şeklinde Allah’ın hediye ettiği ışık can özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden tüm gücü ile devrededir. Yukarıdan kozmik bağlantısı sağlam aşağıdan ise yerle bağlantısı sağlamdır. Kirlenmemiş ve zayıflamamıştır. Tüm bedeni sarmalamıştır.

Nefsani duygu, düşünce ve amellerden dolayı oluşan hak edişlerle bu sırt ve omurga bölgesini hedef alan zulmani enerjiler buralara gelip yerleşirlerse bu akışı keserler. Böylece kundalini sıkışır kalır. Beyne ve üst çakralara çıkmak için yol arar. Ancak omurgada set ve blokajlar vardır.

Yol arar. Ancak omurgada set ve blokajlar vardır. Buradan çıkamayınca karın bölgesinden öne geçerek göğüs kısmından yukarı çıkmaya çalışır. Ancak bu çıkış omurgada olduğu gibi güçlü, temiz ve sağlıklı değil, sızıntı halindedir. İşte tanıdığın bin insandan dokuz yüz doksan dokuzu bu haldedir. Böylece hastalık, dejenerasyon, yaşlanma, korku, depresyon herkesi sarmış bir haldedir.[5]

Kaynaklar

[1] Cenk Tekin, "Ruh ve Doğa Ötesi Bilimleri Sözlüğü", Paragraf Yayınları, Ankara 2005, s. 173.
[2] Süreyya Aktaş, "Reiki ve Diğer Enerji Sistemleri".
[3] Roy Eugene Davis, "Ruhsal Olarak Aydınlanmış bir Guru, Öğrenciler için Ne Yapabilir?", Radiance 2012-2013 Kış Sayısı, s.6.
[4] Yoga Sutraları 3:56.
[5] Cemal Bencan, "Hastalıkların Sağaltılması", Beta Yayınları, Ocak 2007, s.20-21.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36818571 ziyaretçi (102960606 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.