Kuran-ı Kerîm’de Hz. İbrahim’in Hayatı
 
balta
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanırdık.

O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

Dediler ki: Biz, babalarımızı bunlara tapar kimseler bulduk.

Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.

Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?

Hayır, dedi, sizin Rabbiniz, yarattığı göklerin ve yerin de Rabbidir ve ben buna şahitlik edenlerdenim.

Allah'a yemin ederim ki, siz ayrılıp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım!

Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.

Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerden biridir, dediler.

(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim? dediler.

Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.

Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.

Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: Sen bunların konuşmadığını pek ala biliyorsun, dediler.

İbrahim: Öyleyse, dedi, Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda ve zarar vermeyen bir şeye hala tapacak mısınız?

Size de, Allah'ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylere de yuh olsun! Siz akıllanmaz mısınız?

(Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler.

Enbiya sûresi, 51-68.

Kuran-ı Kerîm’de Hz. İbrahim’in Hayatı

Abdurrahman Yördem

Hz. İbrahim’in Önder Peygamber Seçilmesi

Hz. İbrahim; Hz. İsmail ve Hz. İshak peygamberlerin babası, Hz. Yakup’un (İsrailoğullarının babası) dedesi, Hz. Musa’dan binlerce yıl önce, Hz. Nuh’tan on binlerce yıl sonra yaşamış, semavi üç dinin atası peygamberdir. Hayatının ilk yılları Güneydoğu Anadolu’da geçmiş, daha sonra Filistin civarına göç etmiş, Arabistan’a yolculuklar yapmıştır. Rabbimiz, Bakara suresinin bazı ayetlerinde bize bildirdiğine göre onu sınamış ve önder bir peygamber olarak seçmiştir:

124. “Bir zamanlar Rabbi İbrahim’i birtakım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: ‘Ben seni insanlara önder yapacağım.’ demişti. ‘Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)’ dedi. Allah: ‘Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem).’ buyurdu.” (Bakara 124.)

130. “İbrahim’in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada (elçi) seçtik, şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.”

131. “Çünkü Rabbi ona: ‘Müslüman ol!’ demiş, o da: ‘Âlemlerin Rabbine boyun eğdim.’ demişti.” (Bakara 130-131)

Hz. İbrahim’in Tefekkürü

Hz. İbrahim, peygamberliğinden önce kavminin inancını sorguluyordu. Ancak kavminin yanlış yaptığını fark ederek, Allah’a (cc) ortak koşmuyordu. Kuran, bize bildiriyor:

75. “Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahim’e göklerin ve yerin melekutunu gösteriyorduk.”

76. “Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü ve ‘Rabbim budur!’ dedi. Yıldız batınca, ‘Batanları sevmem.’ dedi.”

77. “Ay’ı doğarken görünce, ‘Rabbim budur.’ dedi. O da batınca, ‘Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum.’ dedi.”

78. “Güneş’i doğarken görünce de; ‘Rabbim budur, zira bu daha büyük.’ dedi. O da batınca, dedi ki: ‘Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım’.”

79. “Ben hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.” (En’am 75-79)

Hz. İbrahim’in Babasına Tebliği

Hz. İbrahim’e peygamberlik verilince; ilk önce put olarak tapınılan heykelleri yapan babasına tebliğe başladı. Ancak babası, Hz. İbrahim’e kendi inancından uzaklaştığı için kızdı. Rabbimiz ayetler ile bize bildirir:

74. “İbrahim, babası Âzer’e: ‘Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.’ demişti.” (En’am 74)

114. “İbrahim’in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah’ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.” (Tevbe 114)

41. “Kitap’ta İbrahim’i an. Zira o, sıdkı bütün bir peygamberdi.”

42. “Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?”

43. “Babacığım! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni düz yola çıkarayım.”

44. “Babacığım! Şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan, çok merhametli olan Allah’a asi oldu.”

45. “Babacığım! Allah tarafından sana azap dokunup da şeytanın yakını olmandan korkuyorum.”

46. “(Babası:) ‘Ey İbrahim! dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!’.”

47. “İbrahim: ‘Selam sana (esen kal).’ dedi. ‘Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkardır.’.”

48. “Sizden de, Allah’ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.”

49. “Nihayet İbrahim onlardan ve Allah’tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir tarafa çekildiği zaman biz ona İshak ve Ya’kub’u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.”

50. “Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk; kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.” (Meryem 41-50)

Kavmine Tebliği

Hz. İbrahim; babasından istediği cevabı alamayınca, kavmine tebliğ etmeye başladı. Rabbimiz ayetlerle bize bildirir:

16. “İbrahim'i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: Allah'a kulluk edin. O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır.”

17. “Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.”

18. “Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de (kendilerine tebliğ edileni) yalan saymışlardır. Peygamber'e düşen, yalnız açık bir tebliğdir.”

19. “Allah'ın, yaratılanı ilk baştan nasıl yarattığını, (ölümden) sonra bunu (nasıl) tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.” (Ankebut 16-19)

69. (Resulüm!) Onlara İbrahim'in haberini de naklet.

70. Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? demişti.

71. "Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz" diye cevap verdiler.

72. İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?

73. Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?

75. Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.

İbrahim dedi ki: İyi ama, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?

76. "İster siz , ister eski atalarınız"

77. İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak alemlerin Rabbi (benim dostumdur);

78. Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O'dur.

79. Beni yediren, içiren O'dur.

80. Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.

81. Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O'dur.

82. Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur. (Şu’ara 69-82)

Kavmi İle Tartışması

Hz. İbrahim kavmine tebliğ yapınca, babası gibi kavmi de ona kızdı ve tartışmaya başladılar. Aralarından sadece akrabası Hz. Lut iman etti:

80. Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak, Rabbim'in bir şey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır. Hala ibret almıyor musunuz?

81. Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha layıktır?"

82. İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

83. İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. (En’am 80-83)

24. Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

25. (İbrahim onlara) dedi ki: Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lanet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur.

26. Bunun üzerine Lut ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi. (Ankebut 24-26)

Kavminin İleri Gelenlerine Tebliği

Hz. İbrahim, babası ve kavmine tebliğden sonra kavminin ileri gelenlerine tebliğ etmeye başladı. Ancak her seferinde karşılarındakilerin itirazı ile karşılaşıyordu. Rabbimiz ayetlerle Hz. İbrahim’in tebliğini bize bildiriyor.

258. Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: 'Benim Rabbim diriltir ve öldürür' demişti; o da: 'Ben de öldürür ve diriltirim' demişti. (O zaman) İbrahim: 'Şüphe yok, Allah güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir' deyince, o inkârcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. (Bakara 258)

Hz. İbrahim; tebliğlerden sonuç alamayınca bir plan kurdu. Bayram günü herkes toplanınca, o putların bulunduğu binaya girerek bir tanesi hariç diğerlerini kırdı. Gayesi putların hiçbir şey yapamayacağını göstererek, insanları etkilemek istiyordu. Ancak önce şaşırdılar, daha sonra ateşe atarak cezalandırmaya karar verdiler:

51. Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanırdık.

52. O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

53. Dediler ki: Biz, babalarımızı bunlara tapar kimseler bulduk.

54. Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.

55. Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?

56. Hayır, dedi, sizin Rabbiniz, yarattığı göklerin ve yerin de Rabbidir ve ben buna şahitlik edenlerdenim.

57. Allah'a yemin ederim ki, siz ayrılıp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım!

58. Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.

59. Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerden biridir, dediler.

60. (Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.

61. O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

62. Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim? dediler.

63. Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.

64. Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.

65. Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: Sen bunların konuşmadığını pek ala biliyorsun, dediler.

66. İbrahim: Öyleyse, dedi, Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda ve zarar vermeyen bir şeye hala tapacak mısınız?

67. Size de, Allah'ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylere de yuh olsun! Siz akıllanmaz mısınız?

68. (Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler. (Enbiya 51-68)

Hz. İbrahim Yahudi ya da Hıristiyan değildi

Peygamber Efendimiz (sav) zamanında Ehl-i Kitap, Hz. İbrahim’in kendi dinlerinden olduğunu iddia ediyorlardı. Halbuki Hz. Musa, çok sonraları yaşadı. Hz. İsa ise onbinlerce yıl sonra yaşadı. Ancak oğullarından Hz. İshak’ın soyundan gelen Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. İsa’ya İncil geldi. Diğer oğlu Hz. İsmail’in soyundan gelen Hz. Muhammed (sav) e Kuran-ı Kerim indirildi. Yani tüm kitabi dinler, Hz. İbrahim’in soyundan geldi:

65. Ey ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz? Halbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düşünmez misiniz? (Al-i İmran 65)

67. İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi. (Al-i İmran 67)

120. İbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.

121. Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

122. Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de salihlerdendir.

123. Sonra da sana: "Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi" diye vahyettik. (Nahl 120-123)

Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab'ı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik. (Nisa 54)

Halilullah Olan Hz. İbrahim

Allah (cc), Hz. İbrahim’i dost edinmiştir (Halilullah).

125. İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tabi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i dost (Halilullah) edinmiştir. (Nisa 125)

Hz. İbrahim’in Duaları

Allah (cc), Hz. İbrahim’in dualarını kabul etmiş, dualarını bize ayetlerle bildirmiştir. Peygamberimiz (sav) namazlarda bu duaları okumuş, biz ümmeti de bu duaları okumakta devam etmekteyiz. Namazda okuduğumuz Salli ve Barik duaları da Hz. İbrahim anılarak okunur:

128. Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.

129. “Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. (Bakara 129)

38. "Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."

39. "İhtiyar halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء

40. Rabbic’alnî mukîmes salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ

40. "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!"

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

41. Rabbenâgfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb

41. "Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!" (İbrahim 38-41)

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

83. Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn

83. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

84. Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!

وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ

83. Vec’alnî min veraseti cennetin naîm

85. Beni, Naim cennetinin varislerinden kıl.

86. Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.

87. (İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme. (Şu’ara 83-87)

Namazda Okunan Dualar

Allahümme Salli

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.

Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

Allahümme Barik

اللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيم إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.

Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

Rabbenağfirli

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu'minine yevme yekûmu'l hisâb.

Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla. (İbrahim 41)






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46134699 ziyaretçi (118649364 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler