Kuran-ı Kerim ve Bilim Açısından Teknoloji İle İlgili Ayetler
 
Kuran, Quran

Kurân-ı Kerîm ve Bilim Açısından Teknoloji İle İlgili Ayetler

Abdurrahman Yördem

İzafiyet

Bilimde; “izafiyet” denilen zamanın değişkenliğinden bahseden bazı ayetleri sizle paylaşmak istiyorum. Zaman-hız ilişkisi olmasından dolayı, ayetlerde meleklerin hızlarından da bahsedilmektedir.

“(Resulüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.” [1]

“Gökten yere her işi, O; evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir.” [2]

“Melekler ve Ruh , ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.” [3]

Işınlama

Başka bir konudan ayetler:

Bilim insanlarının eşyayı ışınlama çalışmaları yaptıklarını bilmekteyiz. Bu konuda Kurân ayetlerinde Hz. Süleyman devrinde geçen bir olaydan bahsedilmektedir. Hz. Süleyman; Sebe Melikesinin tahtının ışınlamasını çevresindeki bilim adamlarından isteyince yanında bulunan kitaptan, yani o günün bilimsel çalışmalardan bilgisi olan kimse, tahtı çok kısa zamanda ışınlamıştır:

“(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir?”

“Cinlerden bir ifrit: ‘Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm yeter ve bana güvenebilirsiniz’ dedi.”

Kitap’tan ilmi olan kimse ise: ‘Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm’ dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanı başına yerleşmiş olarak görünce: ‘Bu’ dedi, ‘şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden, ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir’.” [4]

Bu olayda dikkati çeken husus, Hz. Süleyman'ın tepkisi olmuştur. İlk tepkisi yanındaki bilim adamına övgüler yerine Rabbine yönelmesi ve şükretmesi bize verilen en önemli mesajdır.

Parmak İzi

Her insanın parmak izinin farklı olduğu 1800’lü yıllarda tespit edilmiş olup, bundan yararlanılmaya başlanılmıştır. Rabbimiz; kıyametten sonra ki yaratılışı anlatan ayetlerden birinde, parmak uçlarındaki bu özelliği 1400 yıl önce bize haber vermiştir:

“Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.” [5]

Hz. Süleyman’ın Uçağı

Yüzyılımızda havanın özelliğinden faydalanarak cisimler uçurulmaya başlanmıştır. Uçaklar; kanatlarının üst ve alt kısmında oluşturulan farklı hava (rüzgâr) basıncı sayesinde havada tutunarak yükselirler. Kurân ayetlerinde; binlerce yıl öncesi Hz. Süleyman’ın uçan aracı tarif edilirken bu özellikten bahsedilir. ( rüzgârın görevlendirilmesi)

Verilen mesafeler hesaplandığında yaklaşık 1000 km hızla giden bu aracın yakıtı da ayette bildirilmektedir:

“Süleyman için de sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgârı görevlendirdik. Onun için erimiş katran/bakır kaynağını sel gibi akıttık. Cinlerden öylesi vardı ki, Rabbinin izniyle onun önünde iş yapardı. Onlardan hangisi buyruğumuzdan yan çizse, alevli ateş azabını kendisine tattırdık.” [6][7]

Karanlığın Tarifi

Hiç ışığın olmadığı, zifiri karanlık yer neresi olabilir? Gece ay veya yıldızların ışığı, havada bulut olsa dahi dünyamızı aydınlatmaktadır. Karanlıkta biraz kaldıktan sonra gözümüz karaltıları görmeye başlar.

Bir mağaraya girsek, metrelerce yürüsek ışığın fotonları duvarlara çarpa çarpa bizden önce gideceğimiz yere ulaşarak (saniyede 300.000 km hızla) orayı az da olsa aydınlatır. Işıktan arındırılmış bir odada kalsak bir müddet sonra yine çevremizde az da olsa karaltılar görürüz. Nedeni, odaya hapsolmuş ışık fotonlarının odayı aydınlatmasıdır.

Peki, tam karanlık nerede? Yüce Kitabımız, Kurân- Kerîm ayetlerinde böyle bir karanlığın yeri bize bildirilmekte, üstelik ışık, parıltı anlamına gelen Nur suresinde böyle bir karanlığın denizlerde olabileceği bildirilmektedir.

Bilim, bu konuda yaptığı çalışmalarda ışık fotonlarının düz giderken; denizde kırılgan bir yol izlediğini 1000 metre derinlikten sonra ışığın düz yol aldığı daha derinlere gitmediğini, 5000-10000 metre arası artık hiçbir ışık fotonunun bu derinliklere ulaşmadığını belirtir. Ayrıca derin denizlerin diplerinde dip dalgalarından da bahseder.

İşte Rabbimizin zifiri karanlığı, inkarcıların amellerine benzetmesi ile bize bildirdiği ayetler:

“Ya da (inkâr edenlerin amelleri) engin bir denizdeki karanlıklara benzer; onun üstünü bir dalga kaplar, Onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar; elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Allah kime nur vermemişse, artık onun için nur yoktur.” [8]

Elektrikle Aydınlanma

Rabbimiz, Nur suresinin bir ayeti ile karanlığı tarif ettiği gibi asıl; aydınlığı, ışık veren kaynakları başka bir ayetinde bildirir. Öyle ki ayette; bugün kullandığımız elektrik enerjisinden, kullandığımız aydınlatma araçlarına kadar, hatta daha bilmediğimiz başka enerji kaynaklarından bahsedilmektedir. Yegane ışık kaynağımız Güneş’in (doğudan doğması, batıdan batması) misali olmayan ve onun üzerinde bile aydınlatma yapabilen aydınlatma enerjisi ve araçlarından bahsedilmektedir.

Yüce kitabımız Kurân-ı Kerîm’de bu konuları bize bildiren ayetler:

“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer. Lamba cam içerisindedir. Cam, sanki inciden bir yıldız. Ne doğuya ve ne batıya mensup olmayan mübarek bir zeytin ağacı(nın yağı)ndan yakılır. (Öyle mübarek bir ağaç) ki, neredeyse ateş değmese de yağı ışık verir. Işığı parıl, parıldır. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlara misaller verir. Allah her şeyi bilir.” [9]

Dipnotlar

[1] Hac 47.
[2] Secde 5.
[3] Meariç 4.
[4] Neml 38-40.
[5] Kıyame 4.
[6] Se’be 12.
[7] Bir aylık yol: seferide 3 günlük yol, 96 km hesaplanmış. Bir aylık yol, bu hesapla yaklaşık 1000 km olur. Meallere dikkat edildiğinde “rüzgâr emrine verilmiş” deniyor. Bugün uçma sistemini öğrenen insanın da: RÜZGÂR EMRİNE GİRMİŞ OLUYOR.
[8] Nur 40.
[9] Nur 35.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Sabri Karatepe, 03.04.2017, 07:44 (UTC):
Allah sizden razi olsun ...Bu bilgiler için Allah a ne kadar sukretsek azdır. Sizlere de çok teşekkür ediyorum.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 46910960 ziyaretçi (119919598 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler