Kybele (Kıbele)
 

Kıbele, Kibele, Kybele

Kybele (Kıbele)

Kıbele veya Kybele, bir Anadolu tanrıçası. Birçok kültürde farklı isimlerle yer alır. Doğayı, bereketi, toprağı, canlılığı ve verimliliği temsil eder. Yunanistan'da Artemis olarak bilinir. endi kendine doğurur. Hem ana, hem bakiredir. Bu nedenle ayrımsız tüm Tanrı'ların anasıdır.12 yada 17 göğsü olduğu söylenir.

Kybele'nin kendi kendinden dağdan doğduğuna inanılır. Ağaçlık doruklarda, mağaraların derinliklerinde oturur. Doğaya söz geçirir, yer altından çıkan yılanları havada savurur. Bunlar yer altı güçlerinin simgesidir. Yaşamın da, yaşamı doğuran ölümün de kraliçesidir. Kültün yayıldığı her yerde “Kara Hanım”dır. Simgesi de kara bir göktaşıdır. Bu taş, O'nun belirtisi olarak Pessinus'a gökten inmiştir.

Ana Tanrıça Kıbele, ismini, Kybelon Dağı'ndan almıştır. Ana Tanrıça hakkında pek çok efsane bulunmaktadır. Bunlardan biri de şöyledir:

"Ana Tanrıça, Pessinus yakınlarında koyunlarını otlatan, Ates ya da Attis adındaki bir delikanlıya aşık olur. Attis, Tanrıça uğruna, bir kaya üzerinde erkekliğini kurban eder ve bunun sonucunda ölür. Ancak ilkbaharda Kibele'nin gözyaşlarıyla tekrar dirilir. Bu yeniden dirilişi yaşatmak için, kendileri de hadım olan Pessinus Tapınağı rahipleri Galloslar büyük tören düzenlerler. 22 Mart'ta, Atis'in altında erkekliğini feda ettiği çam ağacından kesilmiş bir dalı, tapınağa getirirler. Bütün dindaşlar ve rahipler, matem içinde göğüslerini döverler, çam kozalakları ile her yerlerini kanatırlar. Bir yandan müzik eşliğinde Galloslar Tapınağın mihrabı çevresinde kendilerini kaybedinceye kadar dönerler. Bazen, vecde gelmiş olan biri, taş bir bıçakla, mihrabın üstünde erkekliğini keser ve Gallos olup Ana Tanrıça ile birleşmiş olur. 25 Mart'ta, Baş rahip "Archigallos", birdenbire bütün lambaları yaktırır. Attis tekrar dirilmiştir. Çocuklar ve genç kızlar beyaz elbiseler giyerler. Coşkun bir bayram başlar."

Attis, erkekliğini kurban edip kanını toprağa akıtır ve bu sayede kendini Kıbele'ye adamış olur. Bundan sonra Kıbele'ye aşık olan herkes, erkekliğini kesip çam ağacına asar ve bu şekilde kendini Kıbele'ye adayıp onla birlikte olacağına inanırlar. Çam ağacının 4 mevsim canlı kalmasının sebebi de buradan gelmektedir...

İşin ilginç yanı ise, yılbaşı süslerinin de temeli bu olaya dayanır. Kıbele'ye kendilerini adamak için erkeklik organlarını kesip çam ağacına asmaları ve çam ağacının 4 mevsim canlı kalması yılbaşı ağacının çam ağacı olmasını asılan erkeklik organlarınınsa süs mahiyeti görmesine yol açar

Ana Tanrıça Kültü

Tarihte, Akdeniz çevresinde, Asya'da ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir Ana Tanrıça ile karşılaşmak mümkündür. Anadolu'da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün M.Ö. 6500 - 7000'lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça, ayakta, oturmuş ya da uzanmış olarak betimlenir; düzgün vücudu her zaman tasvir konusudur.

Heykellerin bir bölümünde doğum yaparken görülür. Otururken ya da doğum anındaki bazı heykellerde yanında iki leopar bulunur. Ana tanrıçanın kutsal hayvanı olan leopar, hayvanların kraliçesi olduğunu ve doğa üzerindeki sınırsız egemenliğini simgeler. Bazen kollarında, çeşitli efsanelere göre tanrıçanın hem çocuğu, hem de sevgilisi olan Attis'i taşır.

Anadolu'da

Kıbele figürünün kökeni Anadolu'da çok eski dönemlere dayanır. Örneğin Hitit ve Hurriler tarafından tapınılan Kubaba, tartışmalı da olsa, çok sonraları oluşacak Kıbele'ye öncülük eden figürlerden biri sayılır. Örnek iddia(Ana tanrıça Kıbele Ana da Çumralıdır. Yani Çatalhöyük'lü)En yaygın kullanımı Frig uygarlığındadır. Frigya mitolojisinde bir ana tanrıça olan Kıbele'ye genellikle dağ zirvelerinde tapınılırdı. Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.

Anadolu'da çok sayıda Kybele anıtı vardır. Afyon-Eskişehir civarında yer alan açık hava tapınaklarında niş içinde, iki yanında arka ayakları üzerinde duran birer aslan duran bir ana tanrıça kabartması bulunur. Ana tanrıçaya tapınmaya gelenlerin, bereket ve doğurganlıktan pay almak için Kybele'nin ve aslanların üreme organlarına dokunarak aşındırdıkları görülmektedir.

Frigya'da Kıbele Kültü

Anadolu'da Kybele'yi baş ilahe olarak kabul eden bir topluluğun vecde dayalı bir organizasyon biçimini Frigyalılar döneminde kazandığı sanılmaktadır. Eski metinler Koribantlar denilen Frigyalı Kıbele rahiplerinin psişik yeteneklere sahip olduklarını, tılsımlı taşlar kullandıklarını ve kendilerini hadım ettiklerini bildirmektedir. Enerjik etkinliğe sahip olduklarına inanılan bu tılsımlı taşlardan en ünlüsü vaktiyle Pessinus'ta bulunan, Kıbele kara-taş'ı olarak bilinir.friglerde bereket ve çoğalmanın simgesi olmuştur.bu inanç daha sonra yunanlılara geçmiştir.

Diğer Uygarlıklar

Kybele inancı daha sonraki uygarlıkları da büyük ölçüde etkilemiştir. Özellikle Yunan ve Roma mitolojisinde, Frigya dönemindeki bazı tapınma ritüelleri aynı formda kültik olarak devam etmiş, Kybele'nin özellikleri farklı tanrı ve tanrıçalarda yeniden hayat bulmuştur. Bunun en bilinen örneği Yunan mitolojisindeki Artemis'tir; Artemis Roma mitolojisinde Diana adını almıştır.

Kybele, edebiyatta en çok sözü edilen tanrıçalardan biridir. Özellikle Romalı yazarlar Kybele'den çok sık bahsetmişlerdir.[1][2]

Kaynaklar

[1] www.webhatti.com/mitoloji/96172-ana-tanrica-kybele.html
[2] tr.wikipedia.org/wiki/Kibele





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Fatih, 26.06.2014, 19:53 (UTC):
umulur ki bir gün gelir bu sacma sapan hatalari düzeltecek bir yigit cikar.

Yorumu gönderen: faruk, 18.08.2010, 00:03 (UTC):
2 putperest ALLAH'ı öpüyor dediginiz resimde,, madem yazıyorsunuz kabe kim tarafından ve nasıl korunma altını alınmıstır onuda yazında,, sonra peygamber efendimiz (s.a.v) putperestlikle suclayın cok yanlıs bir kavram içindesiniz. ayetleri belirtmiş siniz, peki deavamı olanları neden yasmıyorsunuz..sizin ordan sadece işinize gelcek alıntılar yapmışsınız, yazık bu dini böle tanıtanlara şiddetle kınıyorum.. kim ben bide bayan kuaförüyüm ki o sizin verdiginiz ayetleri sizden daha iii biliorum

Yorumu gönderen: ayşe, 16.07.2009, 16:17 (UTC):
Yahudiler ve müslümanların uyguladığı sünnetin kaynağının da buradan gelmekte olduğu söyleniyor.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36928101 ziyaretçi (103155243 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.