Lao Tzu Öğretileri
 
Lao Tzu

Lao Tzu Öğretileri

Bir

Ben, yüce ve gizemli Tao ile birleşmenin
Mükemmel Yol'unu öğretiyorum.
Öğretilerim basittir.
Onlardan bir din ya da bilim oluşturmak istersen,
Seni yüzüstü bırakır.
Derin ve apaçık şekilde onlardadır evrenin bütün hakikati.
Hakikati tam olarak bilmek isteyenler için
Kendilerinden istenen işi yapmak
Veya hizmetlerini yerine getirmek bir zevktir.
İşlerini tamamlayınca,
kendilerini arıtmanın ve beslenmenin tadına varacaklardır.
Başkaları ve kendileri ile ilgilenirken,
Öğretinin üstadına yöneleceklerdir.
Bu basit yol huzura, erdeme refaha götürür.

İki

Mutlak hakikati anlamak isteyen kadın ve erkekler
Mükemmel Yol'un uygulamalarını seçmelidirler.
Bu kadim öğretiler, zihni huzura kavuşturur;
Kişiye bütün varlıklarla uyum içinde bir hayat sunar.
Bu öğretinin ilk kuralı ayrım yapmama erdemidir.
Hak edeni kolla;
Onunla eşit düzeyde hak etmeyeni de kolla.
Erdemini tüm yönlerde, ayırım yapmadan yayarsan
Ayakların Tao'ya giden yolda sağlam bir yere basar.

Üç

Tao ile yekvucüt olmak isteyen, tüm varlıklara kucak açmalıdır.
Tüm varlıklara kucak açmak,
Kişinin, yaşayan veya ölü,
Şekilli veya şekilsiz,
Herhangi bir şeye ya da düşünceye
Hiçbir öfke ya da karşı çıkış göstermemesi demektir.
Kabul etmek Tao'nun en önemli kuralıdır.
Tüm varlıkları kucaklamak;
Dişi ve erkek, kendisi ve başkası, yaşam ve ölüm konusunda
Ayırım kavramından kendisini uzak tutmak demektir.
Ayırım Tao'nun doğasına aykırıdır.
Husumet ve ayırımcılığın önünden giden kişi
Her şeyle uyumlu bir bütünün içine girer.

Dört

Kişinin ruhu, Tao'dan her uzaklaşışında biraz daha kirlenir.
Öfke bir uzaklaşmadır
Ve kendine dalmak bir uzaklaşmadır.
Yaşam süresince
Kirlenmenin doğurduğu sıkıntı giderek büyüyebilir.
Bu kirlenmeden korunabilmenin tek yolu vardır;
Erdemli olmak.
Bu ne demektir?
Erdemli olmak;
Kendini düşünmeden başkalarına yardımcı olmak;
Kişinin zamanını kısıtlamadan,
ihtiyaç içindekilere karşı herhangi bir ön yargıdan uzak olarak
Ne zaman ve nerede olursa olsun
Sahip olduklarını ve yeteneklerini hizmete sunmasıdır.
Eğer güzel şeyleri verme konusundaki isteğin sınırlıysa
Onları geri alabilmek yeteneğin de öylece sınırlıdır.
Bu Tao'nun esas faaliyetidir.

Beş

Evrenin sarsıldığını hayal edebilir misin?
Gece vakti çöle gir ve yıldızları seyret.
Bu tecrübe, soruya cevap verecektir.
Üstün kişi,
Evrenin göğe yıldızları yerleştirdiği gibi
Aklını yerli yerine oturtur.
Aklını latif özle birleştiren onu huzura erdirmiştir.
Bir kere huzura erdi mi akıl, doğal olarak genişler
Ve gece karanlığındaki gökyüzü kadar
Geniş ve hudutsuz hale gelir.

Altı

Tao, her şeye şekil verir;
Ancak onun hiçbir şekli yoktur.
Şayet zihninde resmetmeye kalkarsan kaybedersin onu.
Bu, kelebeği toplu iğne ile bir yere tutturmaya benzer;
Değersiz kısım elde kalmıştır ancak;
Uçmak yok olmuştur.
Neden bunu basitçe denemekle yetinmiyoruz?

Yedi

Mükemmel Yol'un öğretileri,
Tao ve ona tutunmak isteyen bir kişi olduğu müddetçe
Var olacaktır.
Bugün bu tomarlardaki tasvirler,
Pek çok gelecek nesle farklı şekillerde görünecektir.
Ancak, şunlar asla değişmeyecektir:
Birlik'e katılmak isteyenler
Ayrıştırmama erdemini uygulayacaklardır.
İyilik ve kötülük, güzel ve çirkin, yüksek ve alçak;
Tüm çift kutuplu fikirleri ortadan kaldırmalıdır.
Kültürel ya da dini inançtan doğan tüm zihni eğilimler
Terk edilmelidir.
Gerçekte onların akılları,
Evreni uyumlu bir birlik olarak algılamaya engel olacak
Herhangi bir düşünceden uzak olmalıdır.
Bu uygulamaların başlangıcı, özgürlüğün de başlangıcı olacaktır.

Sekiz

İtiraf ediyorum;
Aklınızı Tao'ya döndürecek hiçbir öğreti yoktur. Ne din, ne de bilim,
Ne de bilgi.
Bugün bu düzene göre,
Yarın bir diğerine göre konuşurum;
Ancak Mükemmel Yol
Daima kelimelerin ve düşüncelerin ötesindedir.
Sadece eşyanın birliğinin farkına var,
O kadar.

Dokuz

Dünyanın beğenisini kazanmak isteyen kişinin
Yapacağı en güzel şey;
Büyük bir hazine yığmak,
Daha sonra onları olduğu gibi dağıtmaktır.
Dünya ona hazinesinin büyüklüğü ölçüsünce beğeni sunacaktır.
Bu ise elbette, anlamsızdır.
Beğeni kazanmak peşine koşturup durmaktan vazgeç.
Bırak değerin Tao yanında olsun.
Onunla uyumlu yaşa, ona giden öğretileri başkalarıyla paylaş;
O zaman göreceksin, ondan taşan güzelliklerin içine daldığını.

On

Benlik, ormanda sapanla atış yapan bir maymundur.
Duyuların egemenliğiyle büyülenmiş;
Bir tutkudan diğerine,
Ben-merkezli bir düşünceden diğerine uçar durur.
Onu tehdit edecek olursan yaşamı için korkuya düşecektir.
Bırak maymunu, gitsin.
Bırak duyuları, gitsinler.
Bırak tutkuları, gitsinler.
Bırak çatışmaları, gitsinler.
Bırak düşünceleri, gitsinler.
Bırak yaşam ve ölüm kurgusunu, gitsin.
Yalnızca merkezde kal; seyrederek.
Ve sonra, orada olduğunu da unut.

Onbir

Bir koku diğerinden üstün müdür?
Bu lezzeti mi tercih edersin, yoksa şu duyguyu mu?
O halde aklın ayrılmıştır:
Kendinden, birlikten ve Tao'dan.
Aklını bölünmelerden ve sınırlandırmalardan uzak tut.
Aklın bağımsız, basit ve sakin ise
Her şey uyum içinde var olabilir
Ve sen,
Derin hakikati algılamaya başlarsın.

Oniki

Kutsal mekanda yaşamak ister misin?
Üstün ruhani varlıkların yoldaşlığını ve saygısını kazanmak için?
Sekiz güçlü enerji ışınının gözetimi altında korunmak için?
O halde Mükemmel Yol'a değer ver.
Bu öğretilere saygı duy.
Onların hakikatlerini uygula,
Onlarla başkalarını aydınlat.
Zamansızlık Nehri'ndeki kumlar adedince
Bir çok güzelliğine mazhar olacaksın evrenin.

Onüç

Engin kainatı oluşturan ufak tanecikler
Aslında kadar da küçük değildirler.
Ayrıca, o geniş görünen kainat da geniş değildir.
Bunlar,
Onu kavranabilir ve kullanılabilir hale getirmeye çalışarak;
Tao'yu daima yontan bir bıçağa benzeyen,
Aklın düşüncelerin başka şeyler değildir.
Ancak, biçimin ötesinde olan kavranılamaz
Ve bilmenin ötesindeki de kullanılamazdır.
Buna rağmen şöyle bir teselli de vardır:
Bıçağı tutan, parmak uçları arasında Tao'yu bulacaktır.

Ondört

Benliğini yok edebilir misin?
Benlik ve başkaları düşüncesinden vazgeçebilir misin?
Dişi ve erkek, kısa ve uzun,
Hayat ve ölüm kavramlarını bir kenara atabilir misin?
Tüm bu ikilikleri terk edip,
Şüphe ve panik olmaksızın Tao'yu benimseyebilir misin?
Öyleyse, Mükemmel Birlik'in merkezine ulaşabilirsin.
Yol boyunca
Birlik'i apayrı, yüce, aşkın olarak düşünmekten kaçın.
Çünkü O Birlik'tir; tüm bunların ötesindedir.
O sadece doğrudan, esaslı ve tam bir hakikattir.

Onbeş

Sıradan varlığa göre, başkaları genellikle hoşgörü isterler.
Yüksek seviyede gelişmiş bir varlığa göre,
Hoşgörü diye bir şey yoktur.
Çünkü başkası diye bir şey yoktur.
O, bütün kişilik düşüncelerini bir kenara bırakmış
Ve ön yargısız olarak iyi niyetini her yöne yaymıştır.
Asla nefret etmez, asla karşı koymaz, asla yarışmaz;
O yalnızca daima öğrenir ve var olur.
Sevmek, nefret etmek, ümit sahibi olmak: Tüm bunlar bağlılıktır.
Bağlılık kişinin gerçek var oluşunu engeller.
Bu nedenle, mükemmel var oluş hiç bir şeye bağlı değildir.
Ve yapısız bir tavırla herkese aittir.
Bu yüzden, onun tam var oluşu her şey için faydalı olur.
Görüyorsun şekli olan şekilsizle
Ve giden, durmakta olanla eşittir.
Bu çok ince bir hakikattir, dini bir buluş değildir
Ama bunu yalnızca,
Yüksek seviyeye çok önce ulaşmış olanlar anlayacaktır.

Onaltı

Benlik ve başkaları, yaşam ve ölüm,
Gök ve yer gibi yanlış kavramlara bağlılıkları
Güçlendirmeye yararlar.
Bu yanlış fikirlere kapılanların
Mükemmel Birlik'i algılamaları engellenmiştir.
Kişinin uygulayabileceği en yüce erdem,
Bir bütün olarak hakikati bulma
Ve iletme sorumluluğunu yüklenmektir.
Bazıları diğerlerine
Beğeni kazanmak ya da hayır dua almak için yardım ederler.
Bu, basitçe anlamsızdır.
Kimileri de kendilerini kısmen başkalarına,
Kısmen de kendi kişisel gururlarına hizmet etmek için geliştirirler.
Bunlar olsa olsa gerçeğin yarısını anlayacaklardır.
Oysa kainatın tüm gerçeği
Kendilerini dünya için yetiştirenlere göre ortaya çıkartılacaktır.
O halde, bu bütünsel hakikati ara;
Onu günlük yaşamında uygula
Ve onu, alçak gönüllükle, diğerleri ile paylaş.
Böylece, Kutsal devlete girersin.

Onyedi

İlahlara ve dini kurumlara
Latif hakikatin kaynağı olarak tapınma.
Böyle yapmak Tanrı ile arana aracı koymaktır
Ki bu seni, göğsünde saklı olan hazineyi elde etmek için
Dışarıya göz diken dilenciye benzetir.
Tao'ya tapınmak istiyorsan
Önce onu kalbinde keşfet.
O zaman tapınman anlam kazanacaktır.

Onsekiz

Tao'nun gerçekleşmesini sağlayacak hiç bir yöntem yoktur.
Herhangi bir yöntemin yegane yöntem olduğunu düşünmek
ikilik yaratmaktır ki,
Bu, latif hakikatin anlaşılmasını geciktirir.
Olgun kişi katı, dayatma yöntemlerin verimsizliğini kavrar.
Bunu hatırlayarak,
Tavrını her zaman için kalıplaşmamış halde tutar;
Bu nedenle de
Mükemmel Yol'u takip etmekte her zaman özgürdür.
O, üstatlarının öğretileri üzerinde çalışır.
İkilemle ilgili tüm kavramları çözümler.
Başkalarına hizmet etmek için elinden geleni yapar.
İç temizliğini yerine getirir
Ve hocasını bu gereksiz engellerle rahatsız etmez;
Bunun içindir ki
Hocasının ilahi gücü ile manevi rabıtayı muhafaza eder.
Anlayışı karşısındaki tüm engelleri bertaraf ederek
Mutlak samimiyetini daima muhafaza eder.
Kainatın duyarlılığını andıran alçakgönüllülüğü,
Azmi ve uyum yeteneği
Onu ilahi ışıkla doldurur.

Ondokuz

Sıradan insana, insanlık cismi büyük görünür.
Gerçekte o, herhangi bir şeyden
Ne daha küçük, ne de daha büyüktür.
Sıradan insana göre farkında olması gereken başkaları vardır.
Oysa, ne kendisi, ne de başkası diye bir şey vardır.
Sıradan insana göre mabet kutsal olduğu halde tarla öyle değildir.
Bu ise hakikate aykırı olarak gelişen bir ikiliktir.
Yüksek düzeyde gelişmiş olanlar
Ayrıştırmama erdemine sahiptirler.
Her şeyi görerek, hiç bir şeye vermeyerek
Büyük Birlik'in farkında olduklarını gösterirler.
Böylece onlar, onun tarafından desteklenirler.

Yirmi

Gaibden haber veren,
Başka yerlerdeki şekilleri görebilir, ama şekilsizleri göremez.
Düşünce gücüyle etkileyebilen,
Bu yol ile bir başkasının zihni ile doğrudan bağlantı kurabilir,
Ama düşünmemeyi gerçekleştirenle kuramaz.
Maddeyi etkileme gücü olan,
Bir nesneyi ona dokunmadan hareket ettirebilir.
Ama somut olmayanlara aynı şeyi yapamaz.
Böyle yetenekler, ancak ikilemler düzeninde anlam taşır.
Bu nedenledir ki anlamsızdırlar.
Büyük Birlik'te
Bilinmeyeni bilme,
Uzaduyum ve uzadevim gibi şeyler olmamasına rağmen
Her şey görülebilir; her şey anlaşılabilir;
Her şey sonsuza dek yerli yerindedir.

Yirmibir

Her an; kırılgan ve geçicidir.
Geçen an,
Güzel olsa da saklanamaz.
İçinde bulunduğun an,
Hoş olsa da öyle kalmaz.
Gelecek an,
Ümit dolu olsa da yakalanamaz.
Ancak zihin, nehri belli bir yerde sabitleştiremez.
Geçmişin düşüncelerine kapılıp,
Gelecek hayalleriyle meşgul olduğundan,
Şu anın apaçık gerçeğini görmemezlikten gelir.
Zihnini çözümlemiş olan derhal ayaklarında Tao'yu,
Elinde duruluğu keşfeder.

Yirmiiki

İlahi Birlik nasıl görülebilir?
Güzel şekiller,
Nefes kesen harikalar,
Ürkütücü mucizelerde mi?
Tao kendini bu şekilde göstermek zorunda değildir.
O her zaman vardır ve her zaman hazırdır.
Saflık ve temizlik, işlendiği zaman kendisini gösterir.
Samimiyet kayıtsız şartsız olursa, yüzündeki örtüyü açar.
Eğer onunla yaşamak istiyorsan onu her yerde,
Hatta en sıradan şeylerde bile göreceksin.

Yirmiüç

En yüksek hakikat, kelimelere sığmaz.
Bu nedenle,
En yüksek üstadın söyleyecek hiç bir şeyi yoktur.
O kendisini hizmete verir
Ve asla endişe etmez.

Yirmidört

Kainatın latif gerçeği bir başarı olarak görülmemelidir.
Bunu bir başarı olarak görmek,
Kendini doğanın dışında tutmaktır.
Bu hatalı ve yanıltıcıdır.
Senin doğan ile evrenin bütün doğası bir ve aynıdır:
Tarifi imkansızdır.
Ama her zaman hazırdır.
Sen sadece kendini buna açık tut

Yirmibeş

Tüm manevi yollar
Uyumlu Birlik'e çıkmaz.
Gerçekte bunların çoğu
Sapa yollar ve oyalamaktan başka bir şey değildirler.
Neden Mükemmel Yol'un sadelik ve basitliğine güvenilmesin.
Kayıtsız şartsız samimiyetle yaşamak,
Tüm ikilikleri yok etmek
Ve varlıkların eşitliklerini kutlamak yoluyla
Her anını hakikat üzere kılabilirsin.

Yirmialtı

İki tür hayır dua vardır.
Birincisi dünyevi duadır ki,
İyi şeyler yapılarak kazanılır.
Bunlar akıl ile ilgili olup,
Zaman ve mekan içinde hapsedilmişlerdir.
İkincisi mükemmel hayır dua olup,
Yüce Birlik'in farkında olmayı başaranların üzerinedir.
Bu farkında oluş,
Seni Tao'nun sınırsız uyumuna özgürce uçurmak için
Akıl, zaman ve mekana kölelik etmekten kurtarır.
Bunun gibi iki tür bilgelik vardır:
İlki dünyevi bilgelik olup,
Deneyimlerinin kavramsal olarak anlaşılmasıdır.
Çünkü o olayların ardından gider,
İster istemez anlayışının kesinliği engellenir.
İkinci tür, mükemmel bilgelik olup,
Her an doğrudan katılım gerektirir;
Gözlemci ve gözlemlenen
Saf farkındalığın ışığında görünmez olur
Ve hiç bir zihni kavrayış veya tavır o ışığı gölgeleyemez.
Mükemmel Yol'a uyanlara eklenen
Ve başkalarını da ona bağlayan hayır dua ve bilgelik,
Tüm dünyevi hayır dua ve bilgelikten
Milyarlarca kat daha büyüktür.

Yirmiyedi

Kamil bir varlığın,
Habersizleri aydınlanma
Veya dünyaperest insanları ilahi krallığa yükseltme hırsına
Sahip olduğunu düşünme.
Ona göre ben ve başkası diye bir şey yoktur,
Ve bu yüzden
Yükseltilecek bir kimse, cennet ve cehennem de yoktur;
Sonuçta varılacak bir menzil de yoktur.
Bu yüzdendir ki onun tek ilgilendiği yine kendi samimiyetidir.

Yirmisekiz

Büyük ve aydınlık gökleri,
Tao'nun bedeni olarak görmek tehlikelidir.
Sonuçta bu,
Bir hata olacaktır.
Eğer Tao'yu herhangi bir şekle büründürmeğe kalkarsan
Onu göremezsin.

Yirmidokuz

Gerektiği şekilde talim ve uygulama olmaksızın
Mükemmel aydınlanmaya ve farkında olmaya
Erişilebileceğini sanma.
Bu, benlik tutkusudur.
Uygun usuller duygularını ve yaşam gücünü ışığa yöneltecektir.
Bunları talim olmadan uygulamak,
Birdenbire geriye,
Karanlığın içine düşmekten başka hiçbir şey vermez sana.
İşte büyük sır:
Latif hakikatin farkında olma yüceliğine,
Erdemli davranışlar ve destekleyici uygulamalar sonucu
Erişilebilir;
Bu, aynı zamanda bunlarla onu aynı seviyeye koymaktır.
Yüksek mertebelere erişmiş varlıklar, bunu bilir
Ve hakikatine saygı duyarlar.

Otuz

Bir ağacın güzelliği hiçbir zaman kelimelerle ifade edilemez;
Bunu anlayabilmek için onu kendi gözlerinle görmelisin.
Dil, bir şarkının melodisini yakalayamaz;
Onu anlayabilmek için kendi kulağınla işitmelisin.
Tao için de bu böyledir;
Onu anlamanın tek yolu
Onu doğrudan doğruya tecrübe etmektir.
Evrenin latif gerçeği dile getirilemez ve düşünülemezdir.
Bu yüzdendir ki öğretilerin en yüceleri sözsüz olanlarıdır.
Benim sözlerim ilaç değil, reçetedir;
Maksat değil, ona ulaşmakta kullanılacak bir haritadır.
Oraya ulaştığında aklını sakinleştir ve ağzını kapalı tut.
Tao'yu tahlil etmekten sakın.
Onu yaşamak yerine onunla meşgul ol:
Sessizce, bölünmemiş bir halde, bütün uyumlu varlığınla.

Otuzbir

Tao, gelip gitmez.
O, her zaman her yerdedir;
Tıpkı gökler gibi.
Eğer aklın bulutlu ise onu göremezsin;
Ancak bu, onun orada olmadığı anlamına gelmez.
Bütün sefaletler aklın çalışmasıyla meydana getirilir.
Kelimeleri ve düşünceleri,
Davranışları ve beklentileri bırakabilir misin?
Bunu yapabilirsen,
Tao da göze görünecektir o zaman.
Sakin olup iç aleme bakabilir misin?
Bunu yapabilirsen,
Doğruluğun her zaman var ve duyarlı olduğunu göreceksin.

Otuziki

Benlik,
Dünyanın büyük,
Onu oluşturan parçaların ise küçük olduğunu söyler.
Der ki:
Küçük parçalar birleşir ve büyük dünyayı oluştururlar.
Büyük dünya dağılınca, küçük parçalar ortaya çıkar.
Benlik, bu isim ve düşüncelerle büyülenmiştir;
Oysa hakikat odur ki dünya ve parçalar, aynı şeydir.
Onlar ne büyük, ne de küçüktürler.
Her şey, her şeye eşittir.
İsimler ve düşünceler,
Büyük Birlik'i algılamaya engel olmaktan başka bir işe yaramazlar.
Bu yüzdendir ki onlara aldırmamak akıllıca bir iştir.
Benlikleri içinde yaşayanlar daima şaşkın haldedirler:
Şeylerin büyük mü küçük mü olduğunu,
Bir amacının, dağılma ve birleşmeyi,
Evrenin kör ve amaçsız olup olmadığını
Hareket kanunlarına mı tabi olduğunu
Yoksa bilinçli bir varlığın yaratısı mı olduğunu bilmek için
Çılgınca mücadele ederler.
Gerçekte, bu tür şeylere inanmaya
Onlar hakkında yorum yapmaya hiç gerek yoktur.
Bunun yerine onlara uzaktan bak;
Tao'nun derin, sakin ve bütünlüklü gerçekliğini göreceksin.
Kucakla onu; şaşkınlığın geçecektir.

Otuzüç

Dünya kendisini nasıl parçacıklar halinde ortaya koyuyorsa,
Tao da kendisini insanlarda gösterebilir.
Dünya ve parçaları aynı şeyler olmadıkları gibi,
Farklı şeyler de değildirler.
Evrensel beden ve senin bedenin de aynı olmadıkları gibi,
Farklı şeyler de değildirler.
Evrensel beden ve senin bedenin de aynı olmadıkları gibi
Farklı da değildirler.
Dünyalar ve parçalar, bedenler ve varlıklar, zaman ve mekanlar:
Tüm bunlar Tao'nun geçici ifadeleridir.
Görünmez, kavranmaz olan Tao,
Herhangi bir çözümleme ve sınıflandırmanın ötesindedir.
Aynı zamanda, nereye bakarsan bak onun hakikati oradadır.
Aklınla ondan vazgeçer ve kalbinle ona sarılırsan;
O içinde sonsuza dek yaşayacaktır.

Otuzdört

Evrendeki her şey, latif bir halden tecelliye doğru hareket eder
Ve bu böyle sürer.
Şekil, ister bir yıldız, isterse bir insan olsun, süreç aynıdır.
Önce, latif kudret var olur.
Sonra ortaya çıkar ve canlandırır.
Bir süre sonra yaşam sona erer
Ama latif kudret varlığını sürdürür;
Ya her zaman bulunduğu latif aleme geri döner
Ya da bir kez daha zahir olan şeylere bitişir.
Var oluşunun niteliği, bağlantının güçler tarafından belirlenir.
Eğer şu kişiyi sevmek, bu aileden nefret etmek,
Bir uygulamayı reddedip
Diğerine sarılmak gibi kava güçlere bağlıysan
Bir dizi sıkıcı, bağımlı yaşantın olacaktır.
Bu son derece uzun ve sıkıcı bir zaman dilimi olarak
Böyle sürüp gidecektir.
Kamil varlığın yolu, daha yüce şeylere bağlanmaktan geçer.
Arıtılmış ve latif olana sarılarak, saf ve latif alemleri aşar.
Dünyaya girecek olsa,
Hiçbir bağımlılığı olmaksızın son derece hafifletilmiş olacaktır.
Bu sayede evrenin merkezinden hiç ayrılmadan her yere gidebilir.

Otuzbeş

Akli bilgi beyindedir ve onunla mevcuttur.
Beyin ise bir gün mutlaka ölecek olan bedenin bir parçasıdır
Ve ne kadar büyük ve etkileyici de olsa
Bu olaylar toplamı yok olacaktır.
Buna karşılık, kavrama kabiliyeti ruhun işlevidir.
Çünkü ruhun hayat, ölüm
Ve yeniden doğuş dairesinde seni takip ettiği için;
Sana sürekli olarak idrakini geliştirme olunacağını verecektir.
Zamandan arıtılmış kavrayış
Saf, sürekli ve sarsılmaz hale gelmiştir.
Ölümsüzlüğün başlangıcı budur.

Otuzaltı

Senin için ölümsüzlüğe erişmek,
Mutlak neşe ve özgürlüğü ebedi bir şekilde tatmak mümkündür.
Ayrıştırmamayı uygulama erdemi,
Bu sona ulaşmaya yardımcı olmaktadır.
Mükemmel Yol'un da yardımıyla,
Zarafet ve cömertlikle, yaşamını kolayca düzene sokabilirsin.
Mükemmel Yol ile yaşamına düzen verdiğinde
İnsanlarla toplumlar, karanlık ile aydınlık,
Hayat ile ölüm arasındaki aldatıcı sınırlar
Ortadan kalkmaya başlayacaktır.
Bu yanılsamaları ortadan kaldırarak,
Pek çok yüksek ruhlu varlığın dostluğunu kazanırsın.
Onlar arasında, olumsuz etkilenmelerden korunur
Ve yok edilemez bir yaşam gücüne sahip olursun.
Böylelikle ölümsüzlüğe ulaşırsın.
Unutma!
Bunun anlamı; "bütünlük ve erdemi içlerinde geliştirenler,
Yaşamda zorluklarla karşılaşmazlar"
değildir.
Onlar, zorlukların ölümsüzlüğe giden bir yol olduğunu anlarlar;
Güçlüklere karşı neşe içinde davranır
Ve kendilerini geliştirip ortaya koyarlarsa
Tao'nun kendisi kadar doğal, tamam ve ebedi hale gelirler

Otuzyedi

Üstün insan, tüm şeylerin mutlu olması için özen gösterir.
Bunu, hem etkin olarak
Hem de latif saha içinde tezahür ettiği güç için
Sorumluluk kabul ederek yapar.
Bir ağaca bakarak, onu tek başına bir olgu olarak değil;
Kök, yapraklar, gövde, su, toprak ve güneş olarak görür.
Her olgu bir diğerine bağlıdır
Ve ağaç, onların aralarındaki ilişkiler sonucu ortaya çıkar.
Kendine ve bir başkasına bakınca da aynı şeyi görür.
Ağaçlar ve hayvanlar, insanlar ve böcekler, çiçekler ve kuşlar...
Bunlar yıldızlardan evrene akan latif güçlerin canlı imgeleridir.
Onlar birbirleriyle ve yeryüzündeki varlıklarla karşılaşarak
Ve onlarla birleşerek tüm canlılara hayat verirler.
Üstün insan bunu anlar;
Kendi güçleri de onların bir parçasıdır.
Bunları anlayarak yeryüzünü anası, gökleri babası
Ve tüm canlıları kardeşleri olarak kabul eder.
Onlara özen göstermekle kendisine özen gösterdiğini bilir.
Onlara vermekle kendisine verdiğini bilir.
Onlarla barış içinde olmakla, kendisi ile de barış içinde olur.

Otuzsekiz

Neden hakikati aramaktan kaçıyorsun?
O burnunun dibinde, her şeyde ve şey olmayanda titreşir durur.
Sakin olup onu görebilir misin;
Dağlarda, ananas ağacında, kendinde?
Daha fazla bilgi toplayarak onu bulabileceğini sanma.
Bilgi şüphe yaratır
Ve bu şüphe seni daha fazla bilgi aramaya yöneltir, aç gözlü yapar.
Böyle doyamazsın.
Akıllı insan daha latif bir şey ile beslenir:
İsimlinin isimsizden doğduğu, her şeyin yokluktan var olduğu,
Tanımlanabilir dünyanın
Tanımlanamaz bir kaynaktan ortaya çıktığı anlayışı.
Bu latif hakikati kendi içinde bulur ve bundan hoşnut olur.
Şu halde kim durup dünyanın satranç oyununu izleyebilir?
Ahmaklar daima düşünmeden hareket ederler;
Oysa akıllılar zaferin veya yenilginin
Daha latif bir şey tarafından kararlaştırılmış olduğunu bilirler.
Bilirler ki
Mükemmel bir varlık
Hiç bir harekette bulunulmadan ortaya çıkar.
Bu latif mükemmeliyet, yapay hareketler sonucunda bozulur;
O halde huzuru bozmamak için razı ol.
Sessiz, sakin ol.
Kendi içindeki uyumu keşfet.
Onu kucakla.
Eğer bunu yapabilirsen her şeyi kazanırsın
Ve dünya tekrar sağlamlaşır.
Aksi takdirde sonsuza dek hayaller içinde kaybolursun.

Otuzdokuz

Yüce Yaratıcı'yı aramak için yola çıkacak olursan,
Elin boş dönersin.
Evrenin kaynağı mutlak anlamda bilinemez;
Büyük, verimli bir vadiye sonsuza dek akan
Görünmez bir nehirdir o.
Sessiz yaratılmamış olan o, her şeyi yaratandır.
Her şey Yin ve Yang'ın gizemli ilişkisi sonucu latif alemlerden
Zahir olan dünyaya çıkarılır.
Güçlü, hareketli nehir Yang ilerler;
Sessiz vadi Yin kavrayıcıdır
Ve onların birleşmesinden şeyler ortaya çıkar.
Bu büyük Tai Chi olarak bilinir.
Tai Chi evrenin tam gerçekliğidir.
Her şey bir Tai Chi'dir.
Beden, kozmik beden,
Biçim, görüntü, akıl, güç, insan toplulukları,
Zaman ve mekanın dağılımı
Her biri Yin ve Yang'ın birleşmesi sonucu var olur, tutunur
Ve herhangi bir yaratıcının yönlendirmesi olmaksızın
Kendini dağıtır.
Senin yaratman, kendi kendine dönüşümün,
Güç ve bilgi biriktirmen, bedeninin çöküşü ve durması
Hep kainatın latif ilerleyişi içerisinde yer alır.
Bu nedenle endişelenip çabalamak boşunadır.
Tek yapman gereken Yüce Tai Chi'den haberdar olmaktır.

Kırk

Evrenin doğal yasaları dokunulamaz ve bozulamazlar.
Enerji yoğunlaşarak maddeyi oluşturur.
Yemek burun ile değil, ağız ile yenir.
Nefes almayı ihmal eden morarır ve ölür.
Bazı şeyler vardır ki kolayca reddedilemez.
Söylediğin ve yapmış olduğun şeylerin
Hayatında meydana gelen şeyleri belirlemesi,
Kozmik yasanın bir parçasıdır.
Sıradan insana göre bu, kendisinin dışındadır
Ve o kendisini hapsedilmiş, baskı altında hisseder.
Ve tutkuları aklını, aklı da ruhunu rahatsız edince,
Hem kendisi hem de dünya düşünülünce,
Bir karmaşa halini alır yaşamı.
Tüm yaşantısı mücadele ile geçer.
Üstün kişi
Kendisinin ve latif kanunun bir bitin olduğunun farkındadır.
Bu nedenle, davranışlarına ölçü, zihnine durgunluk getirerek,
Onunla uyumlu yaşamak için kendisini geliştirir.
Bunu yaptığında kendisini
Kutlu ve aydınlatılmış olan her şeyle bir hale gelmiş bulur.
Günlerini sükunet ve kendinden razı bir halde nefes alarak geçirir.
Bu, son derece derin, basit bir gerçektir.
Yaşamın ve ölümün hükümdarı sensin.
Sen ne isen, yaptıkların da odur.

Kırkbir

İyi ve kötü
Benlik ve başkaları,
Yaşam ve ölüm:
Bu kavramları doğrulamak ya da reddetmek neden?
Bunların herhangi birinin olması aklı kullanmaktır;
Mükemmel varlık
Rüyalar, hayaller ve yanılsamaların
Aklın yönlendirmeleri olduğunu bilir.
Bir fikir edinsen, bir diğeri onunla yarışır.
Az sonra bu ikisi bir üçüncü ile daha da karmaşıklaşacak
Ve yaşamın tamamen gevezelikler ve çekişmelerle geçecektir.
Aklını bölünmemiş halde tutmak yerine araştır
Tüm düşüncelerini çözümleyip Tao'yu bul.

Kırkiki

Düşünceler aleminde hiç bir şey mutlak değildir.
Birine uzun süre eğilim göstersen çöker, yıkılır.
Bu yüzdendir ki,
Hiçbir şey akla güvenmek kadar abes ve engelleyici değildir.
Sarsılmaz olana ulaşmak için Tao ile dost olmalıdır.
Bunu yapmak için düşünceni sakinleştir.
İncelemekten, bölmekten,
Bir şeyi diğerinden ayırt etmekten vazgeç.
Basitçe, kendini evrenin merkezinde göre
Ve her şeyi,
Her insanı sınırsız bedeninin bir parçası olarak algıla.
Başkasına yapılanın sana yapılmış olduğunu anladığın zaman,
Büyük hakikati de anlamışsın demektir.

Kırküç

Eskiden, insanlar bütünlük içinde bir yaşam sürerlerdi.
Aklı fazla önemsemezler,
Ama her şeyde akıl, ruh ve bedeni bütünleştirirlerdi.
Bu, onları kavramların kurbanı kılmadı
Bilginin babası olmalarını sağladı.
Yeni bir buluş ortaya çıktığında,
Onun sağlayacağı kolaylıkları olduğu kadar
Sebep olacağı sorunları da göz önüne aldılar.
Etkili olduğu ispatlanmış eski bilgilere
Ve etkili olduğu ispatlanabilecek yeni bilgilere rağbet ettiler.
Eğer daha fazla şaşkınlığa düşmek,
Mahcup olmak istemiyorsan bu atalarının yaptığını yap;
Aklını, bedenini ve ruhunu yaptığın her işte bir arada tut.
Doğayla uyumlu olan yiyecek, giyecek ve barınakları seç.
Taşıma için kendi bedenine güven.
Bırak işin ve teneffüsün bir ve aynı olsun.
Yalnızca bedenini değil, tüm varlığını geliştirici çalışmalar yap.
Varlığının üç küresini birbirine bağlayan müziği dinle.
Yöneticileri servetleri ya da güçleri olduğu için değil
Erdemleri olduğu için seç.
Başkalarına hizmet et ve aynı zamanda kendini geliştir.
Gerçek gelişimin
Kendine ve diğerlerine uyum sağlayacak bir yolla
Karşılaşılan sorunların üstesinden gelmekle olacağını anla.
Bu basit eski yöntemleri uygulayacak olursan
Devamlı surette yenilenmiş olacaksın.

Kırkdört

Aydınlanmamış bir zihnin yapısı şöyledir:
Nazar ve yetkinlik açısından sınırlandırılmış duyu organları,
Rastgele bilgiler derlerler.
Bu kısmi bilgiler,
Genellikle başkalarının aptalca fikirlerine dayanan,
Daha önceki yargılamaları temel alan yargılamalar içinde
Düzenlenirler.
Bu yanlış yargılar ve düşünceler,
Daha sonra
Son derece seçici bir hafıza sisteminde depolanırlar.
Bozulma üstüne bozulma;
Beyin gücü,
Eğrilip bükülmüş
Ve hiç de kendisine uygun olmayan kanallardan akar.
Sonuçta, kişi beynini ne kadar fazla kullanırsa
O kadar çok çelişki yaşar.
Beyni bu sıkıntıdan kurtarmak için
Bir şey ''yapmak'' fayda etmez;
Bu sadece beynin işleyişini güçlendirir.
Yapamamak sorunu yerine beyni çözümlemek;
Gördüklerinin ve düşündüklerinin çekimine kapılmanı engeller.
Evrenin
Her şeyi bilen aklından ayrılmış olduğunu düşünmekten vazgeç.
O zaman özündeki saf anlayış gücünü yeniden kazanacak
Ve tüm yanılsamaların ötesini göreceksin.
Hiçbir şey bilmeyerek, her şeyi anlayacaksın.
Şunu iyi bil ki:
Saflık ve aydınlık senin kendi doğanda olduğu için,
Onlar bir santim hareket edilmeden, elde edilirler.

Kırkbeş

Aklını düzelttiğin zaman,
Yaşamının geri kalanı da yerine oturacaktır.
Bu doğrudur; çünkü insan hayatının yöneticisi akıldır.
Şayet nehir doğru kanal boyunca saf ve berrak bir halde akarsa,
Kıyısındaki her şey de ona benzeyecektir.
Mükemmel Yol azaltmaktan geçer;
Arttırmaktan değil.
Aklını düzelmek için eylemsizliğe güven.
Düşünmeyi ve karmaşıklıklara saplanıp kalmayı bırak;
Zihnini soyutlanmış ve büyün olarak koru.
Zihnindeki bulanıklıkları ve belirsizleri ortadan kaldır;
Akıl kristalini temiz tut.
Gündüz düşleri görmekten kaçın
Ve izin ver özündeki saf anlayış ortaya çıksın.
Duygularını sustur; sükunet içinde bekle.
Putlara, sembollere ve düşüncelere tapınma deliliğine kapılma;
Bu zaten sende var olan bir başın üzerine
Yeni bir baş yerleştirmeye benzer.
Unutma ki gereksiz hareketlerini terk ettiğin zaman
Mükemmel tabiatın ortaya çıkacaktır.

Kırkaltı

Tao, Bir'i doğurur.
Bir, Yin ve Yang'ı doğurur.
Yin ve Yang da tüm şeyleri doğurur.
Şimdi, bunu unut.
Bütün, bütündür.
Bütün, bütünün herhangi bir parçasıdır da.
Bunu da unut.
Açlık ve mutluluk, benliğin hallerindendir.
Benliğini unut.
Zaman ve mekan değişen ve bozulmuş şeylerdir;
Sabır ve gerçek değildirler.
Bunlar yardımcı araç gereçler olarak düşünülebilir,
Ama bunları düşünme.
Şekilsiz doğaüstü varlıklar,
Hem şekilli, hem şekilsiz varlıklara güç vermek için
Yaşam enerjilerini tüm evrene yayarlar.
Ama buna aldırma;
Doğaüstü de doğal olan gibi doğanın bir parçasıdır.
Latif olan hakikat hiçbirisinin üzerinde duymaz,
Ama ikisini de içerir.
Tüm gerçeklik Tai Chi'dedir:
Aklı, bedeni ya da ruhu eğitmek, kısaca kutupları dengelemek.
İnsanlar bunu anlamış olsalardı,
Dünya barışı ve evrensel uyum doğal olarak gelişirdi.
Ama sen,
Anlamayı, uyumlu hale getirmeyi ve her şeyi bir kılmayı unut.
Evren zaten uyumlu bir birliktir;
Sen sadece bunu tahakkuk ettir.
Eğer iç huzuru ararken aceleci davranırsan, onu kaybedersin

Kırkyedi

İkili düşünmek bir hastalıktır.
Din bir çarpıklıktır.
Maddecilik zalimdir.
Kör maneviyat gerçek dışıdır.
İlahiler söylemek, bir fırtınanın uğultusunu dinlemekten,
Tesbih çekmek ise nefes alıp vermekten daha kutsal,
Dini kisveler de iş giysilerinden daha ruhani değildirler.
Tao ile yekvücut olmak istersen yüzeysel maneviyata kapılma.
Bunun yerine,
Sakin ve basit,
Düşüncelerden ve kavramlardan uzak bir hayat yaşa.
Huzuru, tek gerçek güç olan anlamama erdemini edinmekte bul.
Diğerlerine bencillik etmeden
Ve kimlik belirtmeden vererek,
Tüm dünyada ışık yayıp kendi karanlığını aydınlatarak,
Erdemini benliğin ve bütün varlıklar için
Bir tapınak haline getirebilirsin.
Tao ile yekvücut olmanın anlamı budur.

Kırksekiz

Akıl ve duyguların karmaşasından azat olmak ve
Tao ile yekvücut olmak ister misin?
Öyleyse sana uygun iki yol var:
Birincisi, kabul etme yolu;
Herkesi ve her şeyi kabul etmek.
Rastlantılara bakmaksızın
İyi niyet ve dürüstlüğünü her yönde serbestçe yay.
Uyumlu Birlik'in bir parçası olarak her şeyi kucakladığında
Onu anlayacaksın.
İkinci yol, reddetme yoludur.
Etrafında gördüğün her şeyin ve düşüncelerinin yanlış, yanılsama
Ve gerçeğin yüzüne örtülmüş peçeler olduğunu fark et.
Birlik'e tüm peçeleri sıyırdığında ulaşacaksın.
Bu yollar birbirinden oldukça farklı olmalarına rağmen
Seni aynı yere götüreceklerdir.
Kendiliğinden, Büyük Birlik'in farkına varacaksın.
Oraya bir kere ulaştıktan sonra,
Onunla bütünleşmeyi sağlamak için
Mücadele etmen gerekmeyeceğini hatırla.
Tek yapman gereken, onun bir parçası olmaktır.

Kırkdokuz

Mükemmel Yol hakkında düşünmek ve konuşmakla
Onu uygulamak aynı şey değildir.
Kim konuşarak iyi at sürebilir ki?
Eğer Tao ile yekvücut olmak istiyorsan
Konuşmayı bırakıp onun öğretilerini uygulamaya başla.
Bedenini rahatlat, duyularını sakinleştir.
Aklını onun öz saflığına döndür.
Başkalarından
Ve ilahi kaynak'tan ayrı olmayı unut.
Birlik'e döndüğünde
Ne onun hakkında düşün, ne de ondan kork.
Bu da kendini ondan ayırmanın bir başka şeklidir.
Sadece gerçeğin içine karışıp,
Orada kaybol
Ve bırak o seni kuşatsın.

Elli

Ömrünü dünyalık toplayarak geçirmenin
Ne gibi bir iyi yanı olabilir?
Bu değildir Tao'yu korumak.
Davranışlarını başkalarının istediğine göre düzenlemek neye yarar?
Bu, senin doğanı zalimleştirir
Ve gücünü boş yere harcamana neden olur.
Ruh dünyanla, yaşantını neden ayrı tutasın?
Tam bir varlık olma yolunda böyle bir ayrım yoktur.
Ruhsal olanla olmayan arasına çizgi çekmeksizin
Tabiatınla uyum içinde,
Basit ve dürüst yaşa.
Zamanı unut.
Düşünceleri ve kavramları bir kenara bırak.
Birliğe sarıl.
Mükemmel Yol budur.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36669341 ziyaretçi (102696921 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.