Latince Deyimler ve Atasözleri, II
 

Latince Deyimler ve Atasözleri

2. Bölüm

Reddite ergo quæ Cæsaris sunt Cæsari et quæ Dei sunt Deo: Sezar'a Sezar'ın olanı, Tanrı'ya Tanrı'nın olanı verin. (Yuhanna İncili, İsa'nın sözü)

Radix malorum est cupiditas: Açgözlülük bütün kötülüklerin anasıdır.

Reddite ergo quae sunt Caesaris, Caesari: Sezar'ın hakkı Sezar'a.

Reductio ad absurdum: Olmayana ergi (mantıkta bir metot)

Rem acu tetigisti: Üzerine parmağınızı koydunuz (Tam üstüne bastınız, doğru tahmin anlamında)

Repetitio est mater studiorum: Tekrar öğrenmenin anasıdır.

Requiescat in pace (R.I.P.): Barış (nur) içinde yatsın.

Res ipsa loquitur: Halin icabından anlaşılabileceği gibi (Hukuk terimi: yani bir şey söylemeye gerek yok, olay kendi kendini anlatacak kadar açık)

Rigor mortis: Ölüm katılığı (Bütün dillerde adlî tıpta halen kullanılan bir terim)

Roma die uno non aedificata est: Roma bir günde kurulmadı

Sæpe morborum gravium exitus incerti sunt: Çoğu zaman ağır hastalıkların sonucu belirsiz olur.

Salus ægroti suprema lex: Hastanın iyiliği en üstün yasadır.

Sapiens dominabitur astris: Bilge kişi yıldızlara hükmeder.

Sapientia est potentia: Bilgelik güçtür.

Scio me nihil scire: Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.(Socrates)

Semper fidelis: Her zaman sadık (ABD Deniz Birlikleri dövizi) - çoğu zaman semper fi olarak kısaltılır

Senatus Populusque Romanus (S.P.Q.R.): Senato ve Roma Halkı

Sic transit gloria mundi: ("İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.") Kalıplaşmış bir Latince deyiştir. Geleneksel olarak Papa taç giydirme törenleri bir mızrağın ucunda yanan bir meşale taşıyan bir rahip tarafından üç defa bölünür. Meşale yanıp bittikten sonra rahip "Sic transit gloria mundi" diye duyurur. Bu ritüelin amacı seremoninin ve Kilise tarihinin görkemine rağmen Papa'ya yalnızca bir ölümlü olduğunu hatırlatmaktır.

Sine qua non: "Olmazsa olmaz" anlamına gelen Latince bir deyiş. Bu bir sıfattır ve koşulları nitelendirmekte kullanılır. Bilimden sanata geniş bir kullanım alanı vardır.

Si tacuisses, philosophus mansisses: Eğer sessiz kalmış olsaydın, bir filozof olarak kalabilirdin.

Si vales, valeo: Sen iyiysen ben de iyiyim.

Si vis amari, ama: Sevilmek istiyorsan önce sev.

Si vis pacem, para bellum: Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan.

Si vis pacem, para iustitiam: Eğer barış istiyorsan adalet hazırla (üsttekine gönderme)

Sic: "Böyle" veya "bu şekilde" anlamına gelen Latince bir sözcük. Yazımda genellikle köşeli parantez içinde eğik yazı ile [sic] şeklinde gösterilir ve kendisinden önce gelen kelimenin, deyimin ya da imlâ işaretinin okunan metinde hatalı yazılmadığını; orijinal metne sadık kalındığını belirtir

Sic ad nauseam: Bıkana kadar böyle.

Sic et non: Böyle veya değil (evet ya da hayır)

Sic parvis magna: Büyük olaylar, küçük başlangıçlardan doğar.

Sic transit gloria mundi: (Latince:"İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.") Kalıplaşmış bir Latince deyiştir. Geleneksel olarak Papa taç gidirme törenleri bir mızrağın ucunda yanan bir meşale taşıyan bir rahip tarafından üç defa bölünür. Meşale yanıp bittikten sonra rahip "Sic transit gloria mundi" diye duyurur. Bu ritüelin amacı seremoninin ve Kilise tarihinin görkemine rağmen Papa'ya yalnızca bir ölümlü olduğunu hatırlatmaktır.

Silent leges inter arma: Savaş olduğunda kanunlar susar.

Similia similibus curantur: Benzer benzerini iyileştirir.

Sine die: Belli bir tarih belirtmeksizin.

Sine labore non erit panis in ore: Çalışmadan ağzında ekmek olmaz.

Sine scientia ars nihil est: Bilgi olmadan sanat bir hiçtir.

Si vis amari, ama: Sevilmek istiyorsan sev.

Solem lucerna non ostenderent: Güneş fenerle gösterilmez (bariz olaylar için)

Soli sol soli: Yeryüzünün tek güneşine (Louis XIV-Güneş Kral-'a ithafen)

Solvitur ambulanda: Sorun yürüyerek çözülür.

Sotto voce: Alçak sesle

Spes salutis: Kurtuluş umudu

Spoliatis arma supersunt: Yağmalananın kalan tek şeyi silahlarıdır.

Status quo: Daha önce içinde bulunulan durum

Status quo ante bellum: Savaştan önce içinde bulunulan durum

Sui generis: Kendine özgü

Summum ius summa injuria.: Ne kadar çok kanun,o kadar az adalet (Cicero)

Summum jus, summa injuria: Aşırı doğruluk, aşırı haksızlık getirir.

Summum jus, summa injuria: Hukukun zirvesi, haksızlığın zirvesidir. (Kurallar çok katı uygulandığında söylenir)

Sursum corda!: Kalpler yukarı! (cesaretlendirme amacıyla söylenir)

Sutor, ne supra crepidam: Ayakkabıcı, ayakkabının daha yukarısı değil! (Bilmediğimiz şeyler hakkında konuşmamalıyız anlamında. Apelle (Yunan ressam) çizmekte olduğu ayakkabı hakkında bir ayakkabıcıya danışır. Ayakkabıcı resmin geri kalanı hakkında da yorum yapmaya başlayınca Apelle onu nazikçe sınırları aşmaması için uyarır) Her zaman sadık (ABD Deniz Birlikleri dövizi) - çoğu zaman semper fi olarak kısaltılır

Suum cuique: Herkes hak ettiğini bulur.

Taciturnitas stulto homini pro sapientia est: Aptalın suskunluğu bilgelik sanılır.

Tarde venientibus ossa: Geç kalanlara, kemikler. (Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)

Tempora mutantur et nos mutamur in illis: Zaman hareket ediyor, biz de onunla birlikte değişiyoruz.

Tempori servire: Şartlara uyum sağlamak

Tempus fugit, aeternitas manet: Zaman uçar,sonsuzluk kalır.

Tertium non datur: Üçüncü yol yoktur.

Testis unus, testis nullus: Tek şahit, hiç şahit (tek şahit bir olayı kanıtlamak için yeterli olmaz anlamında)

Timendi causa est nescire: Korkunun sebebi cehalettir. (Seneca)

Timeo Danaos et dona ferentes: Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman. (Virgile'in kitabından alıntı. Şehirdekilerin Truva Atı'nı şehre sokmak istemesi üzerine Laocoon tarafından söylenmiştir. İçten pazarlıklı birinin size belirgin bir sevgiyle yaklaşması durumunda söylenir.)

Timeo hominem unius libri: Tek kitabı olan insandan korkarım.

Tres faciunt collegium: Topluluk için üç kişi gerekir

Tu quoque mi fili: Sen de mi oğlum? (Shakespeare'den alıntı, Jül Sezar'ın Decimus Junius Brutus'ten yediği darbe ile düşmesi sırasında söylediği düşünülür)

Tu secanda marmora. Locas sub ipsum funus, et sepulchri. Immemor, struis domos: Ölüm karşına gelmiş. Sen mezarını düşünecek yerde mermer yontturup evler yaptırmaktasın. (Horatius)

Ubi bene, ibi patria: Neresi güzelse, orası vatandır.

Ubi dubium ibi libertas: Kuşkunun olduğu yerde, özgürlük vardır.

Ubi concordia, ibi victoria: Nerde dirlik varsa orda zafer vardır.

Ubi fumus, ibi ignis: Duman varsa ateş de vardır. (Ateş olmayan yerden duman çıkmaz)

Ubi tu Gaius, ibi ego Gaia: Sen nerde olursan, Gaius, ben de Gaia, orada olacağım. (Romalıların evlilik sırasındaki ettiği bağlılık yemini)

Ultima cave: Sonuncuya hazırlıklı ol (Saatten bahsediyor. Güneş saatleri üzerine yazılan geleneksel yazı)

Ultima ratio regum: Kralların son çaresi (Cardinal de Richelieu tarafından silahların üzerine yazdırılmıştır)

Ultra posse nemo obligatur: Kimse yapabileceğinin ötesinde zorlanamaz.

Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis: Kurtlarla dolaşan ulumayı öğrenir.

Unum castigabis, centum emendabis: Bir hatanın önüne geçmek yüz tanesini engellemektir.

Urbi et orbi: Şehir (Roma) için ve dünya için

Usus magister est optimus: Tecrübe (ya da pratik) en iyi öğretmendir. (Yani teorik olarak öğrenilen bir ders alıştırmalarla desteklenmelidir.)

Ut ameris, amabilis esto: Sevilmek için sevecen ol.

Ut sis nocte levis, sit cena brevis: Eğer iyi bir gece geçirmek istiyorsan, akşam yemeğini kısa tut.

Ut supra: Yukarıdaki gibi

Uti, non abuti: Kullan ama suiistimal etme

Vade mecum: Rehber kitapçık, el kitabı (Günümüzde "ilaç rehberi" anlamında kullanılıyor)

Vade retro satana: Geri çekil, şeytan!

Væ victis!: "Veyl mağluba!" (Anlamı: yenilenlere acımayın) (Brennus, Galya komutanı, Roma'yı aldıktan sonra)

Vasa vana plurimum sonant: En fazla sesi boş çanaklar çıkarır.

Veni vidi vici: Geldim, gördüm, fethettim (orijinali gibi kafiyeli olması için fethettim yerine yendim şeklinde çevrilir) (Jül Sezar)

Verba docent, exempla trahunt: Kelimeler öğretir, örnekler yol gösterir.

Verba volant, scripta manent: Söz uçar, yazı kalır.

Verbatim: Kelimesi kelimesine.

Veritas odium parit: Dürüstlükten nefret doğar. (her doğru söylenmek için uygun değildir anlamında)

Veritas odium parit, obsequium amicos: Dürüstlük düşmanları, yalakalık dostları doğurur.

Veritas vos liberabit: Gerçek seni özgür kılar.

Veritatem dies aperit: Zaman gerçeği açığa çıkarır.

Versus: ..e doğru.(İngilizce'de yanlış olarak "karşısında" anlamında kullanılır.kısaltması: vs.)

Veto: Engelliyorum!

Vi Veri Veniversum Vivus Vici: Gerçeğin gücü evreni fethettirir.

Vice versa: Karşılıklı olarak

Vide supra: Daha yukarsını gör.

Video barbam et pallium, philosophum nondum video: Sakalı ve hırkayı görüyorum ama filozofu göremiyorum

Video meliora proboque deteriora sequor: İyi yolu görüyor ve takdir ediyorum, ancak kötü yolu seçiyorum. (Ovidius, Dönüşümler ; Médée'ye verilen söz)

Vinum aqua miscere: Şarabına su katmak

Vir prudens non contra ventum mingit: Akıllı adam rüzgara karşı işemez.

Vir sapit qui pauca loquitur: Geçek bilge az konuşandır.

Virtus post nummos: Erdemden önce para

Visita Interiora Tellus Rectifacando Inveniens Occultam Lapidem. (VITRIOL): Dünyanın merkezini ziyaret et, orada gizli taşı bulacaksın (her insanın hakikati kendi içinde bulacağını anlatır)

Volens nolens: İsteniyor mu istenmiyor mu

Vox clamans in deserto: Çölde haykıran bir ses (Jean le Baptiste tarafından "Kimsin?" sorusuna cevaben söylenmiştir)

Vox populi vox dei: Halkın sesi tanrının sesidir.

V.S.L.M: «Votum Solvit Libens Merito »nun kısaltılmışı. Adağını yerine getirdi, isteyerek, ve olması gerektiği gibi.

Vulgum pecus: Ortalama/bayağı insanlar

Vulnerant omnes, ultima necat: Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür. (Saatten bahsediyor. Güneş saatleri üzerine yazılan geleneksel yazı)

Vulpes pilum mutat, non mores: Tilkinin derisi değişir huyu değişmez.

<< Önceki Sayfa






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36905053 ziyaretçi (103110062 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.