Lila'ya Mektuplar (Şiir)
 

İstanbul 2004

Lila'ya Mektuplar

Sarıl Bana (Lila'ya Mektuplar I)

Şiir: Akhenaton (Admin)

«Hâli ebkem olanın, melâli sorulmaz. Bühtân bühtân üstüne...»

bir rüzgâr anımsatır kokusunu,
bir rüzgâr;
ellerime Lila'nın nefesi değer.
hissizce seyreder yok oluşumu;
Lila, o soğuk kayalara benzer...

bûsesi kanar soğuk ışıkla,
saflığı bir kız çocuğunun yüreğinde esmer..
ne olur pencereni aç Lila!
bakarsın kanatsız bir martı,
o bembeyaz yatağına düşer.
yahut ataletli bir yürek atışı;
gözlerini gözlerimden kaçırıp korkuyla,
bu mumdan bebek,
bu camdan patikler,
ellerin gibi kırılgan bu çini vazo...
hissizliğin gözlerine incecik
damla damla düştüğü vakitler...

«dudaklarını Lila, dudaklarım ısıtacak.
mürekkeple yazdığını,
kalbim bûsenle unutacak..»


sarı odalarda bu dar adımlar Lila,
ve siyah korkular;
yüreğinde, tüm çığlıklarıyla...

örtün Lila, pencerenden bahâr giriyor..
sevdâya karşı,
yüreğin bitiyor, bitiyor...
Lila, yüreğin rehin korkulara.
umutlar da bir köşede can veriyor.

hayır, pencereni açma!
hayır, lambaları yakma!
anlamıyorsan yüreğimi,
boş ver, kalsın, anlama!
bu limanda kağıttan kayıklar
ve suya batan ellerin Lila,
kağıttan kayıklar, yüzmez sularda..

örtün Lila, odan gittikçe aydınlanıyor..
yüreğinde kargaşa artıyor, artıyor...

kayıklar batacak Lila,
bak, bu deniz'in sesi:

"atla, atla, atla..."

deniz'in senden başka
yok hiç kimsesi;

"anla, anla, anla..."

kabukların var ya Lila,
sığınağını göğsünde taşıyışın var ya..
gezişin sevdâyı parmak uçlarınla..
içimdeki sessiz bu öfke,
öpmezsem beni yakacak..
sen korkuyla ufuklara bakarken..
gözlerin, kahverengi bir tül gibi uzanırken boşluğa,
son kez çaresizce yalvararak
teslim olacağım aşk celladına..
seninse dudaklarında o aynı kelime:

'seviyorum; ama, ama, ama...'

anlatsam mı?
hiç konuşmasam mı?
sussam mı?
ya da dudaklarını öpmesem?
yaşamak bir cehennemse koynunda
Lila, yanmak...

küllerime savurdun be boşluğa,
sevdim sanarak!!!

Lila, ağlasam mı?
mehtâba küskün bu sarı yüz,
en keskin bıçakların kanattığı..
hani sevdâdan çarpılma.
bir ölünün kalbinden alıntı
mehtâba küskün bu sarı yüz..

affet! ...
bu incecik gönül taşımıyor sevdâyı..
kurşun, köpüğe işlemiyor.
dokunma ne olur yaralarıma!
merhem olma acılarıma!
ne ben boynu bükük bir dervişim,
ne dudakların dudaklarıma bir sadaka...
...
hayır, Lila, anlama beni;
ve boş ver, anlamaya da çalışma!
hayır, söndür tüm ışıkları,
Lila, sakın lambaları yakma!

umarsız, çaresiz..
yastığına gizlediğin sırlar gibi sessiz...
haydi bana haykır şimdi,
yastığının yastık olmadığını..
siyahın hiç siyah olmadığını..
sevdânın günâh olmadığını..
haydi bana şimdi haykır;
seni hiç anlayamadığımı...

haydi bana sarıl şimdi!
ne olur asıl şimdi!
gönlümüz, gönlümüze esîr şimdi..
birbirimizden uzak her gün asır şimdi..
sevdâ başucumuzda dolaşır şimdi..
seni seviyorum de bana,
al koynuna asıl şimdi!
yüreğimdeki hüzün dağlara bedel;
gözümden yaşları sil şimdi!
gönlüm, ben hiç sevmem derken,
bir ceylan bakışlıya esir şimdi!
bir çiğ tanesi gibi her sabah erken,
bas beni bağrına, kalbim senindir şimdi!
seni seviyorum de bana,
öp dudaklarımı asıl şimdi! ...

......

yıldızlar da bitiyor...
ay, dökülüyor parmak uçlarıma..
ay, bir sahra çölüne düşüyor;
ay, İstanbul'a...
uzaklardan bir at sesi geliyor.
sevdânın ölümcül yamaçlarında,
kalbim eriyor, eriyor..

Lila, kalbime bir şeyler oluyor!
rûhum delice şeyler istiyor!
aklım imkansızı istiyor!
günâh dolu beyazı istiyor!
Lila, kalbime bir şeyler oluyor...

mâsûm ve utangaç...
küçük bir kızın sevdâ oyunu.
o sevilmeye muhtaç;
bense sevmeye onu...

ahhh Lila.. gönlümün maralı! ..
ve ceylan bakışlım..
ve dostum, yârânım, yârım
benim kalbi yaralı;
gazalım, sebeb-i varım.

mâsûm ve utangaç...
bilse o zalım, bilse o zalım..
ne rujlu bir dudak;
ne de boyalı saç..
güzellik hep Lila'nın..

mâsûm ve utangaç...

bir gül dalı mı yoksa selvi mi;
yahut çöle düşen bir yağmur mu adın?
Leyla mı, Aslı mı, Zühre mi, Şirin mi?
Züleyhâ'sı mı Yusuf'un,
Sara'sı mı Musa'nın?
yoksa bir sevdâ seli mi;
gökyüzünü boyadığın?

gecelerin kızı, ey mâh-ı didârım..
bir efsürde-dil..
can yakan gönül..
afet-i devran!
ey katre-i aşk..
ey bunalan gökyüzü..
ey siyah perçemli cihân!
ey günaha çağıran masum,
ey can veren ölüm,
ey hüsn ve iffet,
ey sevda hırsızı,
ey yaşam pınarı,
ey gecenin matemi,
sevda bakışlım,
derdim, sevincim, hüznüm..
sebeb eyyyyy! ...

bir sükut ki anla bin âh'a bedel..
bir sevdâ ki,
hiç karşılıksız, umarsız..
değişmem hiç bir şeye gülümsemeni;
ne olur gel, gel! ..
bakarsın bulamazsın gün gelir beni;
bu çiçek de karlara düşer..
gün gelir sevdiğinin bedeni,
ıssız bir mezara düşer..

yarın belki de geçtir ne olur şimdi! ..
sarıl bana ne olur asıl şimdi! ..

Ölümün Anne Yüzüne (Lila'ya Mektuplar II)

bu gece de caddelerde serseri serseri yürüyorum.
bir kör kurşun kalbime değse...
kalbime değse diyorum.

sokaklar ıssız, şarkılar ıssız, menekşe, gül ıssız.
bu paramparça yürek, bu kırgın gönül ıssız...

yüreğimin üstünden geçer mi bir tren,
hüzünler şehri istasyonundan.
ödüm patlar korkudan,
içinde ya sen de ezilirsen...

içimde kan kan damlayan,
göğsümde ölümün ıpıssız yüreği.
çocuğunu kaybetmiş bir anne gibi kokan,
ölümün sıcacık yüzümde elleri.

kalk ve diril,
kıyamet mi kopacak kopsun!
senelerdir yorgun bu ebkem dîl
duysun seni,
söyle neden susuyorsun!!!

kalk ve diril, hayâl hayâl üstüme gelme!
öp dudaklarımı, göz yaşlarımı sil;
bu cân sana fedâ;
ama ümitleri öldürme!

bu gecede caddelerde serseri serseri yürüyorum;
bir özlem sancısı bu siyah günde.
bir kör kurşun, kalbime değse diyorum;
kalmasa senden hiçbir şey,
gözlerimdeki ebâbîl söndüğünde.

şimdi gözlerim, bir buğunun bestesi resimlerinde.
simdi yaşıyor olsan
sarılırdın, öperdin de.

2003 - 2007





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ebruli.., 11.11.2010, 22:44 (UTC):
Cok agir, cok aci.. cok derin.. cok cok...

Yorumu gönderen: ayşegül, 25.09.2009, 20:29 (UTC):
özellikle birinci kısma bittim...çok güzel ve yoğun...ama küçük bir eleştirimde olacak:)sezen aksunun fondaki şarkısı bence olmamış şahsi kanaatim:)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36681058 ziyaretçi (102716879 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.