Mahşerin Dört Atlısı (Four Horsemen of the Apocalypse)
 
mahşerin dört atlısı, Four Horsemen of the Apocalypse

Mahşerin Dört Atlısı (Four Horsemen of the Apocalypse)

Hazırlayan: Akhenaton

"Mahşerin Dört Atlısı" (Four Horsemen of the Apocalypse), Hıristiyanlıkta Kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlıdır. Yeni Ahit'teki -Vahiy Kitabı olarak da bilinen- Apokalips bölümüne göre, Kıyamet felaketlerini getirecek olan yedi mührün açılması ile birlikte ortaya çıkacaklardır.[1] Bazı akademisyenlere göre beyaz at ve binicisi İsa'yı, kızıl at ve binicisi kan ve savaşı, siyah at ve binicisi kıtlığı, soluk renkli at ve binicisi ise salgın hastalıkları ve ölümü sembolize eder.[2]

Birçok insan "Mahşerin Dört Atlısı"nı duymuştur ama bunun İncil’de geçtiğini bilmez. Bunlarla Tanrı yeryüzünde yakında görülecek gazabının özetini gözümüzün önünde sergiliyor. Hz. İsa'yı temsil eden Kuzu, yargı tomarının yeni bir mührünü açtıkça Tanrı’nın yeryüzünü yargılamak için belirlediği sürecin bir sonraki aşaması açıklanır. Tabii bu, İncil'e göre gökyüzünün bakış açısıdır. Yeryüzünde çok farklı lanse edilecektir; ama burada olayın gerçek yüzünü görüyoruz.[3]

"Dört atlı" kavramı Romalılar için “mahşer” çağrıştırdığı içindir ki, “Mahşerin dört atlısı” adı, Yunan efsanelerine “korkulu günler” olarak yer aldı. Bu kavram, benzer şekilde İncil’e girmiştir. İncil’e göre, dört atlı birlikte değil, dört ayrı atlı sırayla göründüğünde kıyamet belirtisidir. Anlatılmak istenen şudur; o zaman Rabb'in buyruğuna uymadıkları için insanları feci şekilde cezalandıracaktır.[4]

S. Zweig, "Amerigo" adlı eserinde Mahşerin Dört Atlısı'ndan şöyle söz eder:

"Yeni bin yılın başlamasıyla mahşer günü gelmiş olacaktır; insanlar korkmuş bir halde, paçavralar içinde ve ellerinde adak mumlarıyla akın akın toplanıp büyük dinsel tören alayları oluştururlar. Çiftçiler tarlalarını bırakır, varsıllar mal mülklerini satıp savarlar. Çünkü ertesi gün soluk renkli atlarının üzerinde mahşerin dört atlısı gelecektir. Mahşer günü çok yakındır. Binlerce, on binlerce insan geceleri, bu son geceyi kiliselerde diz çökerek geçirir ve sonsuz karanlığın içine yuvarlanmayı bekler." [5]

Mahşerin Dört Atlısı, Hıristiyan Teolojisi'ne göre kıyametin habercisi olarak görülürler. Savaş, kıtlık, açlık, yoksulluk, salgın hastalık ve can güvensizliği getirecek olan kırmızı/kızıl, siyah ve soluk renkli atlılar ile başlarında beyaz atı ile Hz. İsa'nın olacağı düşünülür.[6]

Şimdi atlılara ve ne anlam ifade ettiklerine tek tek bakalım...

1. Beyaz Atlı

Eskilerden beri beyaz atlar hep krallar ve prensler için ayrılır. Büyük fatihler beyaz ata biner ve öylece görkemlerini beyan ederlerdi. Ayette söz edilen beyaz atın üzerinde oturanın elinde bir yay varken, ne ilginçtir ki okları yoktur. Yani güçlü ama savaşmaktan çekinen birinin izlenimi veriliyor. Başına bir galibin tacı var çünkü ilk ortaya çıktığında hep galip geldiğini ve büyük başarılara imza attığını okuyoruz.[3]

Kimi yorumcular, beyaz ata binmiş olanı Hz. İsa'nın bir simgesi olarak görmektedir.[7] Bazılarıysa gerçek Mesih'i taklit eden Mesih-karşıtı/Antichrist/Deccal olarak yorumlamaktadır. Zira Kutsal Kitap’ın birçok yerinde gerçek Mesih yeryüzüne dönmeden önce sahtekâr birinin gelip ulusları kandıracağını okuyoruz.[8] Ama buradaki at, tek başına gelmemektedir. Anlamı her ne ise, diğer atların anlamlarından bağımsız değildir.[9]

Başta karizmatik, barışçıl ve son derece hoşgörülü bir kimliğe bürünen bu lider, başardıkça başaracaktır. Onun ak ve pak duruşuna bayılan bütün insanlar peşine takılacak, çünkü onlara hep barış ve huzur vaat edecektir. Nitekim Elçi Pavlus, Rab’bin gününden hemen önce herkesin "Esenlik ve güvenlik içinde yaşıyoruz." diyeceklerini belirtir, oysaki bu fırtınadan önceki yalancı sessizliktir.[3]

Bu at, beyazdır. Çünkü her imparatorluk (ya da devlet) kurulurken kazandığı zaferlerle geniş topraklar ve halklar üzerine egemenlik ve düzen sağlıyor. Bu baskıyla sağlanan barış, sahte bir barış olsa da, bir süre istikrar ve kalkınma getiriyor.[9]

2. Kırmızı/Kızıl Atlı

İkinci atın rengi, savaş rengidir. Barışı kaldırma yetkisi, ona verilmiştir.[10] Bunun sonucu olarak insanlar, birbirini boğazlar. Dünyasal imparatorluklar/devletler, gasp ve savaşla kuruluyor.[9]

İkinci at ilkinden çok farklıdır. Kırmızı rengi kanı andırır çünkü bu at bir savaş habercisidir. Onun gelişiyle birlikte barış dönemi sona erer ve insanlar adeta birbirinin boğazlarına yapışmaya başlarlar. Tüm dünya kaosa düşer ve insanlar hayvan gibi birbirini parçalamaya başlar. Kendisine verilen koca kılıçla kana doymaksızın kan dökecektir.[3]

Kızıl atlının yetkisi, kendisinden gelmiyor. Kendisi de elinde tutamıyor. Yetkisi, Pilatus'a; [9]

"Sana gökten verilmemiş olsaydı, hiçbir yetkin olmazdı." [11]

diyen aynı kişiden geliyor.[9] Kırmızı atlı Mesih Karşıtı’nın egemenliğin ikinci dönemini tarif ediyor. Belki de o yardım edecek sahte peygamberi temsil ediyor olabilir; çünkü daha sonra Vahiy 13. bölümde okuduğumuz gibi, bu şahıs, Mesih Karşıtı’nı (Deccal'i) desteklemekle beraber esasen 666 rejimi adı altında tüm ulusları ona tapmaya zorlamaktadır. Özellikle o dönemde öldürülenlerden “başı kesilenler” olarak söz edilmesi dikkat çekicidir.[12] Demek ki ilerleyen süreçte ‘barışçıl’ lidere boyun eğmeyene hiç tahammül gösterilmeyecektir.[3]

3. Siyah Atlı

Bu defa simsiyah bir at çıkar karşımıza. Elinde sade bir terazi vardır. Terazi ticareti sembolize eder. Ancak söylenen sözlere bakacak olursak, insanların artık zorbalıkla ticaret yaptıklarını anlıyoruz. Buğday ve arpa gibi sıradan ve temel ihtiyaçlar uçuk fiyatlardan satılıyordur.[3]

Savaşların, insanın çıkarcı ve haksız yönetilmesinin kaçınılmaz bilançosu nedir? Üçüncü atlıdır. Siyah ata binmiş olanın elindeki terazi, yiyecekleri karneye bağlamaya yarar. Zamlar, tek kişilik yiyecek fiyatlarını 1 Dinar'a, yani işçinin günlük ücretine yükseltmiştir. Tek kişiye yemek dışında ne ailede başka birine bir şey kalır ne de ihtiyaçlar karşılanabilir. Hayat pahalılığı yüzünden en zaruri ihtiyaçlar bile zar-zor karşılanabilecektir.[9]

Vahiy kitabının yazıldığı dönemki dinar, bir işçinin gündeliğidir. Buna göre, yarım kilo buğdayın 100 TL gibi uçuk fiyata satıldığını anlıyoruz. Tam bir fiyasko!

Başta barış müjdeleyen Deccal'in egemenliği, önce kana bulanır ve ardından savaşın en büyük getirileri olan kıtlık ve açlık gibi büyük belalara sebep olur. İnsanlar da birbirine yardım etmek yerine ellerindeki mamulleri gittikçe tırmanan fiyatlarla satmaya kalkışır. Sonuç olarak yeryüzündeki insanlar zaman geçtikçe kapkaranlık bir kaosa sürükleneceklerdir.[3]

4. Soluk Renkli Atlı

Dört atlıdan en ürperticisine geldik. Çünkü bu atın belirli bir rengi bile yok. Rengi ölümün rengi gibi yeşimtraktır. Bu defa ata binenin ismi bildirilir: Ölüm. Ayrıca yalnız değildir, çünkü ölüler diyarı yani mezar hemen ardından gelir. Bu ikili takımın, dünyanın dörtte birine ölüm saçmasına izin verilmiştir. Bu korkunç bir rakamdır! Ayette dört sebep veriliyor: kılıç (savaş), kıtlık (açlık), salgın hastalık ve yabanıl hayvanlar.[3]

Dördüncü atlı, ölümün renginde olup diğer ilk üçünün özeti ve toplamıdır. Bunlara da veba hastalığı ve yırtıcı hayvanlar eklenir. Bunlar, hayvanlar aracılığıyla gelen AIDS ya da Ebola gibi hastalıklar mıdır olabilir mi? Yoksa Roma döneminde insanların aslanlara atılması gibi bir durum mu? Bunu bilmiyoruz. Ama şu kesin: Ölüm, amansız bir biçimde insanları deviriyor. Hades (ölüler diyarı), düşenleri muntazam bir biçimde topluyor.[9]

İlk başta umulanın tam tersi bir duruma gelinmiştir. Huzur ve esenlik müjdelenmişti ama sonuç; korkunç savaşlar, kıtlıklar ve milyarların ölümü olacaktır. Bu dört atlı, Mesih Karşıtı’nın yeryüzünün sahnesine çıkmasından sonra yaşanacak süreci ve ardından gelen korkunç sıkıntıları resmeder. Aslında Mesih de son günlerle ilgili konuşmasında birebir aynı olaylara değinmişti.[13] Ne var ki Mesih’in orada belirttiği gibi bunlar sadece sancıların başlangıcıdır.[3]

Four Horsemen of the Apocalypse

Sanat'ta Mahşerin Dört Atlısı

Mahşerin Dört Atlısı (1498) Alman Rönesans ressamı ve grafik sanatçısı Albrecht Dürer'in 15 tahta kalıp resminden biridir. Dürer'in düşüncesinde, Tanrı'nın son yargısı dehşete düşmüş insanlığın üstüne ölüme eşlik eden, ata binmiş üç süvari biçiminde gönderilecektir.[14]

Kaynaklar

[1] http://global.britannica.com/EBchecked/topic/1529157/four-horsemen-of-the-Apocalypse
[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Mahşerin_Dört_Atlısı
[3] Can Nuranoğlu, "Tanrı'nın Son Vahyi: İncil'in Vahiy Bölümü Üzerine bir Yorum", Yaşam Kilisesi, s.22-23.
[4] "Antik Karadeniz'de Fonetik Yolculuk", s.70-71.
[5] S. Zweig, “Amerigo”, sa:16-17
[6] Serkan Mercan, "SSGSS, Mahşerin Dört Atlısından Biri Mi?", www.e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/tebhaberler/mart_nisan08/13.pdf
[7] Bknz. Esinleme 19:11.
[8] bkz. Daniel 11:36-45, 2.Selanikliler 2
[9] Carlos Madrigal, "İncil'in vahiy Bölümünün Yorumu", Yeni Yaşam Yayınları, İstanbul 2000, s.98-100.
[10] Esinleme 6:4.
[11] Yuhanna 19:11
[12] Vahiy 20:4
[13] Matta 24.
[14] http://www.bilgisizadam.com/pdf/Alman%20Sanat%C4%B1%20ve%20Mimarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1.pdf






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36630380 ziyaretçi (102628997 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.