Mahkeme-i Kübra'da İltimas Olur mu?
 

Mahkeme-i Kübra'da İltimas Olur mu?

 (ŞEFAAT): Arapça Ş-F-A kökünden türemiştir.Üç anlamda kullanılmıştır.

1-Torpil ve iltimas anlamında cahiliyyeden günümüze kadar kullanılmıştır.Cahiliyye Arapları Allah'tan başka taptıkları ilahları Allah'a yaklaştırsınlar diye aracı (şefaatçı) kabul etmişlerdir. (Yunus/18)

2-Bir şeyi çift yapmak, ikilemek anlamında kullanılır.”Bilal ezan okurken her cümleyi ikilemekle emrolundu” (Buhari, Ezan, 1/2)

3-Kelimenin bir başka türevi şüf'â sigasıdır.Satılmakta olan bir malı ortağın veya yakınların öncelikli alma hakkıdır.

Geçmişten günümüze bu kelimenin kullanılışı; torpil, bir sayıyı çiftlemek, ve ortaklık hakkı.Allah müşriklerin ilahlarını şefaatçi kabil etmelerini şirk olarak kabul edip reddediyor.Müşriklerin şefaat anlayışı aracıları iltimasçı konumuna getirmekle onları Allah'a ortak yapıyor affetme konusunda onlara şuf'â hakkı tanımak anlamını taşıyor.

ŞEFAAT KONUSUNDAKİ AYETLER

Şirkin şefaat şeklinde belirdiği bir toplumda indirilen Kur'an'ın bazı ayetleri çok açık bir şekilde reddeder.Bazı ayetler de toplumun şefaat anlayışını açıklama ve şefaatin imkansızlığını delillendirme sadedinde bilgiler içerir.

A-Şefaati açıkça ve bütünüyle reddeden ayetler:

-“Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda vermez”74/48

-“…Allah'tan başka bir veli ve şefaatçiniz yoktur. Düşünüp öğüt almıyor musunuz?” 32/4

-“Kıyamet koptuğu gün, suçlular umutsuz kalıverirler.Koştukları ortaklarından da kendilerine hiçbir şefaatçi çıkmaz ve onların ortaklarını inkar ederler.”30/12, 13

-Kimsenin kimseye bir yararı dokunmayacağı, kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatın fayda vermeyeceği ve kimsenin yardım görmeyeceği günden korkun” 2/123

-Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler.De ki “Ya onlar hiçbir şeye malik değillerse ve akıl da etmiyorlarsa?”De ki” Şefaatin tümü Allah'ındır
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur.Sonra O'na döndürüleceksiniz.”39/43, 44

-Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun, ve hiçbir şefaatın olmadığı gün gelmeden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler zalim kimselerdir.2/254

Burada dikkat edilmesi gereken şefaatin reddi kafirlere has olsaydı, neden ey iman edenler diye hitap edilecekti veya infakı emredecekti?Kafirlerin infak diye bir yükümlüğü yoktur.

“Sadece sana kulluk eder, sadece senden yardım dileriz” Fatiha/5 ayetin de geçen iki hükmün kulluk kısmını alıp yardım talep etme kısmını atacak mıyız?

B- Şefaat konusunda yoruma müsait ayetler:

-Allah dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice melekler vardır ki onların şefaati bir işe yaramaz.53/26

-Rahmanın katında bir söz almış olandan başkası asla şefaatte bulunamaz.19/87

-O gün Rahmanın izin verdiği ve konuşmasına rıza gösterdiği kimseden başkasına şefaat fayda vermez 20/109

-..O'nun izni olmadan şefaat edecek yoktur.Rabbiniz Allah budur.O'na kulluk edin.Hala öğüt almayacak mısınız? 10/3

-O'nun katında, O'nun izin verdiklerinin dışında kimseye şefaat yarar sağlamaz.34/23

-Allah onların geçmişlerini de geleceklerini de bilir.Bunlar, Allah'ın razı olduğu kimselerden başkasına şefaat edemezler.Halbuki onlar da Allah korkusundan titrerler.21/28

Bu ayetlerde de görüleceği gibi şefaat edecek kimseye de, şefaat edilecek kimseye de Allah'ın izin vermesi, onlardan razı olması, ahid vermesi, konuşmasına izin vermesi gibi istisnalardan söz ediliyor.

Buradan; “Biz size veya şefaatçilerinize izin verdik mi ki siz onlardan şefaat bekliyorsunuz? Veya biz size şefaat edebilecek birilerinin bulunduğuna dair ahid mi verdik, yada bizim razı olmadığımız insana kim şefaat edebilir? “gibi bir mesaj çıkmaz mı?

Bu bölümde son olarak hem şefaat edecek, hem de şefaat edilecek kimseye izin çıkması gerekiyorsa kime izin verildi?
Böyle bir ahid kimler arasında gerçekleşti ve buna dair bir ayet varmıdır?

Zaten Allah razı olmuşsa şefaate ne gerek var?
../.. (1)

ŞEFATLA KONUSUNDAKİ HADİSLER

Kur'an O elçinin Allah'ın ayetlerine muhalefet etmeyeceğini söylemesine rağmen (69/44-47) bazı hadislerin ayetlerle örtüşmediği görülmektedir.

A-Şefaate delil getirilen hadisler:

Meşhur hadis mecmualarının hemen hepsinde zikredilen çok uzun meşhur şefaat hadisi özetle;

-Kıyamet günü insanlar bütün peygamberleri dolaşırlar.Hz Adem'e (as) varırlar işlediği günah sebebiyle, Nuh (as) duası nedeniyle insanlığın helak olmasından dolayı, İbrahim (as) söylediği yalandan dolayı, Musa (as) adam öldürdüğünden dolayı, İsa (as) şefaat etmesinin mümkün olmadığını belirterek onları Hz.Muhammed (sav) ‘e gönderir.Peygamber Efendimiz (sav) de kalbinde zerre kadar hayır bulunanlar dahil herkesi cehennemden çıkarır. (Buhari, Enbiya3- Müslim, İman 327-Tirmizi, Kıyamet 10-Ahmed, Müsned 2/435-Darimi, Rikak 84-İbn-i Mace, Zühd 37)

Hz.Muhammed (sav) dışındaki peygamberlere isnat edilenlere haşa demek zorundayız.

Çünkü Adam (as) günahının affedildiğini Kur'an söylüyor (2/37) Günahın kıyamete kadar sürdüğüne inananlar ise Hıristiyanlardır.Tufan cezasını Allah takdir etmiş, cezanın geri çevrilmesi için müracaat etmemesi yönünde Nuh (as) uyarmıştır. (11/37, 46-47) İbrahim (as) yalan söylememiş, bunlar Tevrat'a sokulmuş iftiralardır.Musa (as) adam öldürmesi peygamberliğinden öncedir, affedilmese peygamber olamazdı. (26/19-20)Hadise baktığımızda Hz.Peygamber'imizi (sav) yüceltmek için diğer peygamberlere hakaret edildiğini ve Allah'ın açık ayetlerini iptal etmek olduğu düşündürücü.

-“Cennette şefaat edeceklerin ilki benim, tabi olanları en çok olanda benim”
 (Müslim, İman 330-332)
Cennete girdikten sonra şefaate gerek yoktur.Şayet Peygamberimiz (sav) ilk şefaat edecek olansa başka şefaat edeceklerde var demektir. Bu durumda diğer peygamberlerin şefaatını reddeden yukarda ki hadisle çelişki ortaya çıkmaz mı ?

Görüleceği gibi ayetlerle çelişen bu hadisler aşağıdaki hadislerle de çelişmektedir.

B- Şefaatın olmadığına dair hadisler:

-“Annemin kabrinde şefaat istedim de bundan men edildim” (Ahmed, Müsned 5/357)

-Ubade bin es-Samit'ten (ra)” Ölümü esnasında Rasul'ün (sav) huzuruna girip ağladığımda bana şöyle dedi;Dur bakalım niçin ağlıyorsun?Allah'a yemin olsun ki şehadetim mümkün olarsa şahitlik ederim, şefaat etmem mümkün olunsa sana şefaat ederim.Gücüm yeterse sana fayda veririm..Ubade (ra) daha sonra; Bu konuda Rasulullah'tan rivayet ettiğim hadisler arasında bundan daha hayırlısı yoktur.İnanın nefsim gamla doldu.” (Müslim, İman 47)

Hadiste şehadetle şefaatin birlikte zikredilmesi ilginçtir.Şehadet kısmı ayetlerle uyum arz ederken şefaat bölümü ters düşmektedir.

-Peygamber'imiz (sav) ”Kızım Fatıma! Babam peygamber diye güvenme, sana faydam dokunmaz.”

Tüm bunlardan sonra Peygamber'imizin (sav) şefaat etmek için izin aldığını farz etsek bu durumda O'nun şefaat edeceği insanlar için Allah'ın izin vermesi ve razı olması gerekiyor. (20/109, 34/23)Dolayısıyla O'nun şefaat etmesi garanti olsa bile şefaat edeceği insanların bir garantisi yok.Allah'ı razı etmek için çalışmak doğru ve kaçınılmaz olanı.

Allah Rasulu'nun (sav) Kur'an dışında Allah'tan bir vahiy alabileceği hesaba katılsa bile vahiy almamış Şehidin şefatı (Ebu Davud cihad, 26), Osman Bin Affan'nın (ra) (Tirmizi Kıyamet, 12), Sıdıkların (Ahmed 1/5)şefaatleri, Arapları aldatanın şefaatten mahrum kalması (Tirmizi , Mehakip 69)…. O halde dileyen dilediğini yapsın.

Sonuç

Kur'an ayetleri şefaati reddetmektedir.Hadislere gelince ne kendi çinde tenasüd var nede Kur'an ayetleriyle.Mü'minlerin yapması gereken “Ey (Allah'ın vahyi ile) tatmin olmuş kişi, Allah'ı razı etmiş ve karşılığında razı edilmiş olarak Rabbine dön.Allah'ın kullarına katil ki cennete gir.” (fecr 27-30) İnsanların yaptıkları amellerin insana şefaat edeceğini söyleyen hadislere sözümüz yok. (Ebu Davud Ramazan 10-1400, Ahmed 2/174)

Meleklerin, Peygamberlerin, insanların birbirine şahadeti ise Kur'an beyanlarına göre olması gereken bir durum.Bu şehadeti şefaate çevirmek , tamamı Allah'a ait olan şefaat kavramını yanlış anlamaktan ibarettir.

Allah'ı, peygamberleri, melekleri, ashabı, şehidleri, sıdıkları ruhunda kutsal barındıran herkesi torpilci ve iltimasçı yapan bir zihniyetin oluşturacağı bir toplum iradesi kaybetmiş, önüne gelene kul olan , yükümlüğü başkalarına havale eden sorumsuzlardan oluşacaktır.

Bir avuç gözü açıkta bu durumu istismar edip Allah'ın kullarını kendisine kul yapacaktır.Dünyayı torpil dünyasına çevirenler ahrette ki iltimasın olmayacağı o büyük mahkemede bütün şefaatin Hakimler Hakimi'ne (cc) ait olması sebebiyle hüsrana uğrayanların ta kendisi olacaktır.

Allah'ı razı etmek için çalışmak, şefaati ondan beklemek duasıyla.

Kaynak:Fecre Doğru, Sayı: 23






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36825692 ziyaretçi (102972450 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.