Manasını Anlayarak Bir Namaz Kılmak, I
 

Namaz Huzurdur

Manasını Anlayarak Bir Namaz Kılmak, I

Makale: Akhenaton (www.gizliilimler.tr.gg Admin)

Bir arkadaşım, yazdığı yorumunda; "Euzu Besmele'nin anlamını parça parça vermişsiniz. Diğer namaz surelerin de anlamlarını yine bu şekilde verebilir misiniz" demiş. Gelin, daha farklı bir şey yapalım. Tam manasını anlayarak namaz nasıl kılınır, bu yazı dizimizde bunu öğrenelim. Yani namazı TÜRKÇE kılmak değil de; dudaklarımızdan okuduğumuz duaların Arapça aslı dökülürken, kalbimizden de bu duaların TEK TEK, KELİME KELİME anlamlarını geçirerek okuyalım. Yani MİRAÇ olan, mânevî bir asansör olan namaz'ı yeniden keşfedelim. Ne dersiniz? Hem Arapça dilbilgisi öğrenmiş olursunuz hem de namazı ve namaz dualarını ZEVK ALARAK, ANLAMINI SİNDİRE SİNDİRE okursunuz... Azıcık zor gelebilir; ama bu zorluğu yendiğinizde bayağı bir mesafe kat edeceğinizi düşünürsek, göze alınması gereken bir zahmettir bu, öyle değil mi? Hele de "Namazlarımdan hiç zevk almıyorum. Kıldığım her namaz, bana İŞKENCE gibi geliyor, Neden?" diye soran arkadaşlarımız için bir ilaç olacaktır bu.

Bu bölümde işlenecek konular; "Niyet Etmek" ve "Tekbir Getirmek" olsun;

Niyet Etmek

Namaza başlamadan önce (Kıble'ye döner ve) niyet ederiz; Örneğin sabah namazının farzını kılıyorsak; "Niyet Ettim Allah Rızası için sabah namazının iki rekat farzını kılmaya." ya da daha da kısa bir şekilde; "Niyet Ettim Allah Rızası için sabah namazının farzını kılmaya.". Sabah namazının sünnetini kılıyorsak, "Niyet Ettim Allah Rızası için sabah namazının iki rekat sünnetini kılmaya." ya da daha da kısa bir şekilde; "Niyet Ettim Allah Rızası için sabah namazının sünnetini kılmaya." deriz. Ya da 5 vakit namaz değil de içimizden gelerek Allah'a ibadet etmek, özlediğimiz için O'nun yanına koşup gitmek istiyorsak; "Allah'ım, niyet ettim Sen'in rızân için 2 rekat namaz kılmaya." deriz.

Tekbir, Allahu Ekber, Allah-u Ekber

Tekbir Getirmek

Tekbir, "Allâh-u Ekber"; yani "Allah, en büyüktür.", "Allah, her şeyden büyüktür." demektir.

"Ekber" kelimesi, "Yaşça büyük olmak, yaşlanmak, büyüklenmek, şerefli olmak, iş zor ve ağır gelmek" anlamındaki Arapça K-B-R kökünden türemiştir. EN BÜYÜK (İng. the Greatest) demektir. Buradaki "büyüklük", O'nun yüceliğini belirtmek içindir. Tekbir kavramı, dinî bir terim olarak "Allah'ı yüceltmek, Allahü ekber (Allah en büyüktür, Allah her şeyden daha büyüktür)" diyerek, Allah'ı "azamet ve gururlanma kaynağı olarak" anmak demektir.

Peki genç kardeşlerimiz, bu kelimeyi nasıl kolayca ezberleyebilir? Biraz alıştırma yapalım... KİBİR kelimesini duymuşsunuzdur, değil mi. Çok KİBİRLİ adam deriz mesela. KİBİRLENMEK, böbürlenmek fln deriz. İşte bu kelime de EKBER gibi K-B-R kökünden türemiştir. KİBİR, Türkçe'mize BÜYÜKLENMEK anlamında girmiştir. Mesela, mahşer günü için "Mahşer-i Kübrâ" deriz; yani BÜYÜK Mahşer. Ezberlemek, çok zor değil; öyle değil mi?

Peki nasıl tekbir getirilir;

Erkeler İçin tekbir Getirme

Erkekler, avuç içleri Kıble'ye (Kabe'nin bulunduğu yöne) bakacak şekilde; baş parmaklar, kulak memesine değecek şekilde ALLAH-U EKBER diyerek tekbir getirir.

Bayanlar için tekbir getirme

Hanımlar, elleri göğüs hizasında Kıble'ye Kıble'ye (Kabe'nin bulunduğu yöne) bakacak şekilde ALLAH-U EKBER diyerek tekbir getirir.

Peki nedir bu HAREKETİN anlamı; Namazda tekbir HAREKETİ, bir semboldür. Yüce Yaratıcı'mıza deriz ki; bak, ellerimle ittim her şeyi. Senden başka ne varsa, ardıma attım (kafamdan hepsini attım). Aklımda SEN'den başka hiçbir şey yok! Aklımda SEN'den başka HİÇ KİMSE yok. Ali yok, Veli yok, Ayşe, Fatma, Ömer, Mustafa YOK! Sevgilim, annem, babam, okul arkadaşlarım, hayranı olduğum sanatçı, kahvedekiler, komşular, siyasetçiler YOK! Senin huzurundayım. Namazımda SEN'den başka hiçbir şey düşünmeyeceğim. Az sonra TV'de başlayacak olan dizi film, umurumda değil; yarınki iş görüşmem, şunun ne olacağı, bunun ne olacağı umurumda değil! Şu an, sadece SEN umurumdasın.

Peki nedir bu CÜMLENİN (Allah-u Ekber'in) anlamı? Onun büyüklüğünü, azametini, yüceliğini kabûl etmektir; Yüce Yaratıcı'mıza deriz ki; Allah'ım. SEN, BÜYÜKSÜN. SEN, EN YÜCESİN. SEN, EN ULUSUN. SEN'den başka BÜYÜK tanımam. SEN'den başkasına BÜYÜK, ULU, YÜCE demem; çünkü ULULUK ve YÜCELİK, sadece SANA aittir. Ben, SEN'in KULUNUM; tağutların (sahte ilâhların), bilmem Çin padişahının, hangik kral'ın, hangi hükümdâr'ın DEĞİL SADECE SENİN KULUNUM ve sadece SANA TAPAR, SANA İBADET EDER, ve sadece SENDEN YARDIM İSTERİM! SEN gibi Rabbim varken, başka kime sığınayım, başka kimden yardım isteyeyim?

Dudaklarımızdan çıkan ALLAH-U EKBER, kesin bu karar olmalıdır. Yani hem tekbir hareketinin hem de tekbir cümlesinin ne manaya geldiğini bilerek; dudaklarımızdan Arapça dökülürken kalbimizde EN BÜYÜK ALLAHTIR'ı tüm zerremizle yaşayarak, idrâk ederek, tüm zerremizle HAYKIRARAK sadece ALLAH'A YÖNELİŞİMİZİN DEKLARESİDİR tekbîr. Bindiğimiz asansörün EN ÜST KAT düğmesine basmaktır! Bu MANEVİ asansöre bindikten sonra artık sizin için, DÜNYA, YOKTUR! KİŞİLER ve OLAYLAR, YOKTUR! MADDE, YOKTUR! Sadece SEN ve O! Dünyanın gafletinden sıyrılarak gerçek yüzümüzü, nefsimizin bizi kukla gibi kullanmak, (nefsin) kendi isteklerine, günaha sürüklemek istediği, GÜNAH İŞLEMENİN, HELE HER ANIMIZDA ve HER SANİYEMİZDE YÜCE ALLAH'IN BİZİ GÖRDÜĞÜNÜ BİLE BİLE, O'NDAN UTANMAMANIN, O'NU UNUTMANIN daha tekbir getirip namaza başlarken duyduğumuz PİŞMANLIĞI, NEDAMETİ, HÜZNÜ, ÇİLESİ, GÖZ YAŞINA BOĞULMA ANIMIZ, TEVBEYE DUYDUĞUMUZ O BÜYÜK AÇLIK, RUHUMUZDAKİ SIKINTILAR, O HEKİM'İN ŞİMDİ KALBİMİZDE HİSSETTİĞİMİZ VE BUHRANLARIMIZI VE ÇİLELERİMİZİ VE MANEVİYATIMIZI KAYBEDİŞİMİZİ VE TAŞKINLIĞIMIZI VE NEFSİMİZE KARŞI ZULÜM EDİŞİMİZİ VE "İNSAN, NANKÖRDÜR" CÜMLESİNİN YÜZÜMÜZE TOKAT TOKAT VURULUŞUNU VE DUYGULARIMIZI YİTİRİŞİMİZİ... "ALLAH" CÜMLESİNİ ANDIĞIMIZDA RUHUMUZUN SANKİ HERHANGİ BİRİNDEN BAHSEDER GİBİ ÖYLESİNE HİSSİZ, ÖYLESİNE HEYKELCE, ÖYLESİNE TAŞ KALPLİ, ÖYLESİNE UZAK, ÖYLESİNE İSTEKSİZ ANIŞIMIZI... "CEHENNEM'E O GÜN, DOLDUN MU DİYE SORARIZ. AMA O, 'DAHA YOK MU' DER" AYETİNİN NASIL OLUP DA BİZİ YAŞLANDIRMADIĞINI, İHTİYARLATMADIĞINI... "ŞÜPHESİZ Kİ BİZ, KURAN'I DAĞA VAHYETSEYDİK, İNDİRDİĞİMİZ BU AYETLERİN HAŞYETİNDEN PARAMPARÇA OLURDU" AYETİNDEN DAĞ KADAR, TAŞ TOPRAK KADAR BU HAŞYETİ, BU ÜRPERTİYİ, BU AŞKI HİSSEDEMEDİĞİMİZİ, KALBİMİZİN TAŞTAN DAHA TAŞ OLDUĞUNU... YOK ŞUNU ŞU KADAR OKU 50 SEVAP, YOK BUNU BU KADAR OKU 500 SEVAP'IN PEŞİNDEN KOŞUP; ALLAH'I ANMANIN... ALLAH'I GERÇEKTEN ANMANIN... ALLAH'I AZAMETİYLE; YÜCELİĞİYLE, BÜYÜKLÜĞÜYLE ANMANIN NE KADAR UZAĞINDA OLUŞUMUZU... "EL KADİR" DERKEN O'NUN SANATINDAN, YARATTIĞI MİKRO ALEMDEN (KUARKLARDAN, ATOMLARDAN, PROTON VE NÖTRONLARDAN) MİKRO ALEME (GEZEGENLERE, SAMANYOLU'NA, GALAKSİLERE) KADAR ZERRE KADAR BİR BAŞI BOŞLUK, SANATSIZLIK BULUNMADIĞINI... BEDENİMİZİN HER ZERRESİNİN, HER KUARK'IN DAHA DA GERİSİNDE HENÜZ KEŞFEDİLMEMİŞ MİLYARLARCA ALEM OLDUĞUNU VE BU ALEMLERİN HER BİRİNİN SAMANYOLU'NU, KAİNAT HARİTASINI KUSURSUZCA ÇİZDİĞİNİ UNUTUŞUMUZU, KÖRLÜĞÜMÜZÜ, NANKÖRLÜĞÜMÜZÜ........... ONARACAK, BÜTÜN SIRLARIN KAPISINI BİZLERE AÇACAK, RUHUMUZDAKİ İÇ ÇATIŞMALARI BİTİRECEK VE MUTMAİNLİĞE ERDİRECEK O BİRİCİK HEKİMİN, YANİ ALLAH'IN KARŞISINDA OLDUĞUMUZU!

ÖĞRETMENİMİZİN, OKUL MÜDÜRÜNÜN, VALİNİN, BAŞBAKANIN, CUMHURBAŞKANI'NIN VS DEĞİL; HEPSİNİ DE YARATAN ALLAH'IN KARŞISINDAYIZ!

Namaz, الصلاةALLAH-U EKBER; YANİ BÜYÜKLÜĞÜN SADECE O'NA; AMA SADECE VE SADECE ONA İTHAF EDİLDİĞİ YÜCE ALLAH! TEZAT DEĞİL Mİ O'NU YÜCELTİYORUZ DERKEN KENDİ KENDİMİZE BÜYÜKLENMEK, KİBİRLENMEK, BÖBÜRLENMEK! O'NUN AZAMET VE KİBRİYASI KARŞISINDA KOCA KAİNATTA SADECE BİR ZERRE OLDUĞUMUZU UNUTUP BÜYÜKLÜK TASLAMAK! "İZZET-İ NEFİS" DEMEK SONRA ADINA! ALLAH'IN' İZZETİNİ UNUTTURMAKTAN BAŞKA HİÇBİR DERDİ OLMAYAN VE TEK DERDİ BU OLAN NEFSİN İZZETLİSİ VAR MI VE DE OLUR MU? BANA HAKKIMDA GÜZEL ŞEYLER DESİNLER, GURURUM OKŞANSIN! ADIM, HER YERDE BÜYÜK HARFLERLE YAZILSIN! İNSANLAR, BENİM ADIMI ÖVSÜN, GÜZELLİĞİMİ, YAKIŞIKLILIĞIMI, İYİ YÖNLERİMİ, SANATIMI, BAŞARILARIMI ÖVSÜN DEMEK! NEFİS, BAŞKA NE İSTER? SADECE BİR HİÇ'TEN, KOSKOCA BİR HİÇTEN İBARET OLAN NEFSİM; SEN, HİÇ ENDER HİÇSİN! KAİNATTA YARATILANLARIN EN SUÇLUSU, EN GÜNAHKARI, EN DEĞERSİZİSİN! BUNA RAĞMEN; BAK EY NEFSİM! KİMİN KARŞISINDASIN?! SÖYLE NEFSİM BANA; SEN, ŞİMDİ KİMİN KARŞISINDASIN? ŞİMDİ TEKBİR GETİRİP MADDE ALEMİNİN KAYBOLDUĞU BU MANEVİ SİDRETÜ'L MÜNTEHA'DA KİMİN KARŞISINDASIN?! SAĞINDA CENNET VE SONSUZ YAŞAM DURUYOR. BİR BAK, BAŞINI ÇEVİR! SONSUZ NE?!!!!!!!! YÜZ YIL, BİN YIL, YÜZ BİN YIL, ON MİLYAR YIL, YÜZ MİLYAR YIL, KATRİLYON-KATRİLYAR YIL GEÇSE DE BİTMEYECEK SONSUZ BİR YAŞAMA; ALLAH'IN SANA VAAD ETTİĞİ CENNET VAR SAĞINDA;

«İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.» (Bakara 25)

«Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı pek yakındır.» (Bakara 214)

«Rabbinizin bağışına, ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.» (Al-i İmran 133)

«Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.» (Al-i İmran 185)

«Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa artık Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."» (Maide 72)

«Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?» (Al-i İmran 142)

Allah, The God , الله, Evet, siz; Allah yolunda malınızla, canınızla, KALEMİNİZLE cihad etmeden Cennet'e gideceğinizi mi sandınız? "Kim Allah'a ortak koşarsa artık Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır." ayetini unutup tağutlara, sahte ilâhlara taparken, EKBER (Ulu, Yüce, En Büyük)  sıfatını Allah'ın yarattıklarına (bir sevgiliye, bir pop müzik sanatçısına ya da bilmem kime) ithaf ederken, bir kadını ya da bir erkeği SEVGİLİ diye Allah'tan daha çok severken; Ben, İslam'ım davanızda dürüst olduğunuzu mu sandığınız? Yoksa kendinizi YÜCELTEN nefsiniz, size amellerinizi güzel mi gösteriyor?

Sol tarafına bak! Yüce Allah'ın o mahşer gününde; "Biz, o gün Cehennem'e DOYDUN MU diye sorarız. O ise DAHA YOK MU der" diyeceği Cehennem. Doğru ya, bizim dinimiz, İslam yazıyor nüfus kağıdımızda. Şefaat var, kalbimde zerre kadar, hardal tanesi kadar imanı olan, Cennet'e gidecektir yazıyor hadislerde. AMA GÜNAHLARIMIZIN CEZASINI ÇEKTİKTEN SONRA DİYE EKLEMİYOR ÖYLE DEĞİL Mİ? Tamam canım, nasıl olsa bir süre kalsak da sonra tekrar CENNET'E gireceğiz. Peki ne kadar bir süre sonra? Bir saniye bile dayanabilecek misiniz ki? Bir dakika, bir saat, bir yıl dayanabilecek misiniz ki;

«Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.» (Bakara 81)

«Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!» (Bakara 206)

«Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.» (Al-i İmran 185)

« Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet, Rabbimiz'e andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (Allah), "Öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.» (Enam, 30)

«Onların, Kâ'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.» (Enfal 35)

«Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."» (Fatır 37)

«Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.» (Araf 179)

Sol tarafında ne görüyorsun;

«Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.» (Araf 47)

Sen de "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" diyor musun? Yoksa duaların sevgilinin sana geri dönmesi için okunması gereken dua, bir kızı, bir oğlanı kendine aşık etmek için okunması gereken dua, mal ve servet elde etmek için okunması gereken dua vs.ler, yani DÜNYA ÜZERİNE Mİ! Şunu 4000 kere oku, Cehennem'e girmezmişsin; WOUWWWW! Hadi ya! Sana bunu garanti eden şıh, şeyh, hacı-hoca ya da bilmem kim; o gün kendisine bir fayda sağlayabilecek mi;

O gün (takvasız yaşamış) kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. Çünkü o gün herkesin derdi ve telaşı başını aşmış durumdadır. O gün bazı yüzler aydınlık, güleç ve sevinçlidirler. Bazı yüzlerin ise, üzerinde keder bulutu ve ümitsizlik karanlığı vardır.” (Abese; 33-41)

«Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. (...) » (Enam 70)

«Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?» (Secde 4)

«Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"» (Zümre, 43)

Peki seni kurtarabilecek olan kim var; hangi tarikatin hangi BÜYÜĞÜ? Her namazda ALLAH-U EKBER=BÜYÜK OLAN ALLAH'TIR diyen sen; hangi hacıya, hocaya, İslam alimi dediğin kişiye BÜYÜK diyorsun? Allah, Hz. Muhammed ve Kuran-ı Kerim'den sonra bilmem hangi İslam alemine vahyetmiş de o fln İslam alemi de yazdıklarını bu vahiyle yazmış da, yok adına ne nur demiş de, rüyamda şu zat, beni Cehennem'den kurtarıyormuş, şefaat ediyormuş da?! Kimin ümmetisiniz siz; Resulullahın mı yoksa İslam adına bilmem neciler gurubunun, neciler tarikatinin, neciler cemaatinin önderinin mi? Kitap (Kurân-ı Kerîm), Sünnet (Resulullahın hayatı ve sahih hadisleri), İcma Ümmet ve Kıyas-ı Fukaa'dan başka kimleri ve neleri kendinize kaynak olarak seçiyorsunuz? İşte tekbir, bunu deklare etmektir! Bizi kurtaracak ve şefaat edecek olanın şıh ya da şeyh değil; bilmem hangi İslam alimi, hangi din BÜYÜĞÜ değil; Rahman ve Rahim olan (Rahim; Ahrette kullarına şefaat eden, merhamet gösteren) Allah'tır!

Birinci Bölümün Sonu





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: timuçin karababa, 12.05.2016, 10:25 (UTC):
ALLAH C.C razı olsun.
ahir zamandayız..yalan yalan yalan dünya ..
RABBİM bizleri affetsin,akıl,hidayet, iman ihlas, versin inşallah.
salih kullarından eylesin,peygamber efendimizin şefaatine nail eylesin.ahirette yüzü kararan değil aydın olanlardan eylesin.
amin.
amin diyenlerdende ALLAH razı olsun inşallah.

Yorumu gönderen: Gürkan , 10.03.2016, 16:14 (UTC):
Allah razı olsun

Yorumu gönderen: SİBEL, 04.12.2015, 11:54 (UTC):
KENDİMİ ÇOK CAHİL HİSSETTİM.TEŞEKKÜRLER



Yorumu gönderen: muhammed, 27.11.2010, 06:10 (UTC):
namaz kılmak

Yorumu gönderen: Murat, 29.07.2010, 18:23 (UTC):
Allah sizden razı olsun. Gerçi diğer kardeşimiz bu site için ve emek sarfedenler için dua etmiş ve bende ona tüm gönülden katılıyorum. Allah hepimize yardımcı olsun ve şefaat etsin.

Yorumu gönderen: Yolcu, 26.07.2010, 22:47 (UTC):
Allah bu siteyi yapandan ,emek verenden ve zaman ayirip ilginenen yazanindan, cizeninden , dusundureninden razi olsun..Ben gercekten boyle bir bilgi yatagi hayal etmistim siz gerceklestirdiniz...Dualarim hep sizinle butun samimiyetimle hele boyle bir gecede :))

Yorumu gönderen: seher, 16.06.2010, 22:50 (UTC):
keşke tam bir aşk ve huşu içinde o içinde bulunduğumuz gafleti dahada derinleştirebilsek rabbimize dahada yakın olabilsek onun aşkını ruhumuzun derinliklerinde duyabilsek yüce yaradanımızın bizlere verdiği sonsuz nimetlerin şükrünü gereği gibi yapabilsek

Yorumu gönderen: gül, 18.11.2009, 13:26 (UTC):
bu mesajınız için çok telekkür ederim katılıyorum hepsi doğru ALLAHIM bizi iyi kullarından eylesin ALLHA emanet olun.

Yorumu gönderen: Akhenaton (Admin), 09.11.2009, 21:44 (UTC):
Çok doğru; namaz sûrelerinin ve içindeki duaların anlamını öğrenmek ve namazı okuduğu şeylerin manasını BİLEREK kılmak, çok büyük GAFLET! Meğer gaflet içinde yüzüyormuşuz da haberimiz yokmuş. Bizleri uyuduğumuz bu gaflet uykusundan uyandırdığınız için size çok teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: emin yıldırım, 09.11.2009, 20:48 (UTC):
şol namaz kılanlarki gaflet içindeler.A.işte tarif ettiğiniz namaz bu..asansör yaptığınız miraç bu namazlamı olacak?????

Yorumu gönderen: ayşegül*, 09.11.2009, 08:55 (UTC):
çok,çok güzel!ALLAH RAZI OLSUN...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36627373 ziyaretçi (102623057 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.