Mehdi'nin Çıkış Alametleri
 

islam, mehdi, muslim, müslüman, kıyamet, Allah, muslims

Mehdi'nin Çıkış Alametleri

1. Bölüm

"Bu bölümde değerli bir çalışma olduğuna kanaat getirdiğim ve okunmasını elzem gördüğüm araştırmacı yazar Musa Yusuf'un Pamuk Yayıncılık'tan yayımlanan "Mehdilik ve Altınçağ" isimli çalışmasında lüzumlu gördüğüm yerleri okuyucunun faydasına aynen iktibas ettim."

Mehdi'nin çıkış alametleri ile ilgili Peygamber Efendimiz'in pek çok hadisi bulunmaktadır. Bu hadisler birçok büyük İslam aliminin kitaplarında bizlere nakledilmiştir. Bu bölümde söz konusu hadislerin günümüzle olan bağlantıları incelenecektir. Bu hadislerin, içinde bulunduğumuz dönemin ortam ve şartlarını açıkça tarif ettiklerini ve çok yakın geçmişte arka arkaya gerçekleşen bazı kritik olayları mucizevi bir biçimde haber verdiklerini göreceğiz.

Daha önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi gerek Mehdi'nin çıkışı, gerekse kıyamet alametleri ile ilgili hadislerin art arda gerçekleşmeleri belirli bir döneme işaret etmektedir. Ve tüm alametlerin hicri 14. yüzyıl başından (1979-1980) itibaren sırayla ortaya çıkmaları, içinde bulunduğumuz dönemin Mehdi'nin yeryüzünde bulunuş yılları olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. (En doğrusunu Allah bilir)

Şimdi hadislerde bildirilen Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerini ana maddeler halinde inceleyelim.

  1. FİTNELERİN ÇOĞALMASI
  2. HARAMLARIN HELAL SAYILMASI
  3. ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ
  4. MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI
  5. DÜNYANIN HER YERİNİ KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN SARMASI
  6. İRAN-IRAK SAVAŞI
  7. AFGANİSTAN'IN İŞGALİ
  8. FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ
  9. RAMAZAN'DA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI
  10. KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI
  11. KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI
  12. DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜLMESİ
  13. BÜYÜK VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ
  14. GÜNEŞTEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ
  15. BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI
  16. DEPREMLERİN ÇOĞALMASI
  17. BİR KÖYÜN YOK OLMASI

1) Fitnelerin Çoğalması

Fitne kelimesi, insanların din konusundaki imtihanlarının şiddetlendiği olayları, ortam ve şartları tarif eder. İnsanların yaşam şartlarının güçleştiği, Allah'ın ve dinin çeşitli şekillerde yalanlanarak insanların imanlarının zayıflatılmaya, yok edilmeye çalışıldığı şiddetli imtihan ortamları dini terminolojide fitne ortamı olarak tanımlanır.

Aşağıdaki hadis de Hz. Mehdi'nin çıkışından önce müminlerin imanlarının zayıflayacağını ve buna sebep olacak hadiseleri haber vermektedir:

"Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği öğütleyip kötülükten men etme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

Eğer kısaca özetleyecek olursak, Mehdi öncesi şu olaylar belirecektir:

  1. Ölüm: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı.
  2. Açlık: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı. Felaketler ve doğal afetler sonucunda kıtlıkların, açlığın artması.
  3. Fitneler: Haramların küçük-büyük herkesin arasında, alabildiğince yaygınlaşması ve teşvik görmesi. Her türlü ahlaksızlığın herkesin gözleri önünde yapılması.
  4. Bidatlerin ortaya çıkması: Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkarılan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi.
  5. Dini anlatma imkanlarının kaybolması: İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk.

Fitne ortamları sağlam imana sahip müminler için imanlarının, sabırlarının ve ahiretteki derecelerinin artmasına vesile olurken, zayıf ve yüzeysel imana sahip geniş kesimlerin ise imanlarını kaybetmelerine ya da daha da zayıflamalarına yol açar. İşte Mehdi bu tür bir fitne ortamının en yoğun ve şiddetli olarak yaşandığı bir dönemde ortaya çıkacaktır:

"Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek." (Mektubat-ı Rabbani, 2-258)

Diğer bir hadiste de ahir zamanda "batı" tarafında karışıklık, fitne ve korku olacağı haber verilmektedir:

"Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak. " (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, İmam Şarani, 440)

Bir başka hadiste de Mehdi'nin her yere erişmiş çok yaygın bir fitne varken ortaya çıkacağı bildirilmektedir:

"Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir." (El-Kavlu' l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Hadiste herkese ulaşacak, hızla yayılacak bir fitneden bahsedilmektedir. Yani herkesin haberdar olacağı, dine ve Allah'a karşı ortaya sürülen bir fitne insanların imanlarını hedef alacaktır. Günümüzde, Allah'ın varlığına ve yaratmasına karşı öne sürülen en büyük ve geniş çaplı akım materyalist felsefedir. Bu felsefenin kendisine dayanak aldığı sözde bilimsel temel ise "evrim teorisi"dir. Hiçbir bilimsel ve mantıksal delile dayanmadığı, tamamen akıl ve bilim dışı olduğu halde, güçlü propaganda, aldatmaca ve göz boyama yöntemleriyle bu safsata dünya çapında belirli materyalist odaklar tarafından kitlelere empoze edilmeye çalışılmaktadır.

Bugün evrim teorisinin gerek basın gerekse televizyon yoluyla hemen hemen girmediği hiçbir ev, bu teoriyi duymayan hiç kimse yok gibidir. Bu durum, bütün Batı dünyası için geçerli olduğu gibi ülkemiz ve hatta diğer tüm Müslüman ülkeler için de geçerlidir. Öyle ki ders kitaplarına bile sokulmuş olan bu teori, öne sürdüğü sayısız yalan ve göz boyamalarla daha çocuk yaşlardan itibaren telkin edilmekte, tesadüfler sonucunda meydana geldikleri, maymundan türedikleri gibi gülünç safsatalarla insanlar yanıltılmaktadır. İlkokullardan, üniversitelere kadar gençlerin evrimci yalanlarla beyinleri yıkanmaktadır.

Dahası, Peygamberimiz'in hadisinde belirttiği gibi her yere nüfuz edecek ve hızla yayılacak böyle bir fitne ancak günümüzün teknolojik imkanlarıyla (basın, yayın, internet, uydu iletişimi, vs...) gerçekleşebilir. Gerçekten de bugüne kadar Allah'ın varlığına, yaratılışa ve dine karşı savaş açmış, dünya çapında yaygın bir başka fitne daha geçmişte görülmemiştir. Tüm bunlar Mehdi'nin çıkış zamanının içinde yaşadığımız döneme rastladığına dair önemli işaretlerdir.

Hadiste ayrıca Mehdi'nin gelmesiyle bu fitnenin sona ereceği de belirtilmektedir.


2) Haramların Helal Sayılması

Günümüzde fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram olmalarına rağmen halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Üstelik bu haramları işleyenler övülmekte ve teşvik edilmekte, işlemeyenler ise yerilmekte ve aşağılanmaktadır. Yapılan istatistikler ise bu konudaki sayının giderek arttığını göstermektedir. Son birkaç on yıl içinde son derece yaygın bir hale gelmiş bu sınır tanımayan, helali, haramı umursamayan, her türlü azgınlığı mubah sayan yaşam tarzı hadislerde tarif edilen ortamı çok açık bir şekilde yansıtmaktadır. Mehdi'nin çıkış habercisi olan bu karanlık ortam hadislerde şöyle tarif edilir:

"Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

"Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise… küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir." (Mektubat-ı Rabbani, 2-259)

"Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır." (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

3) Allah'ın Açıkça İnkar Edilmesi

"Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi (a.r.) gelmez." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 27)

Bu hadiste Mehdi öncesinde insanların büyük bir bölümünün inançsız ya da ateist olacağına ve ayrıca onların da bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek, açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. Günümüzde bu durum o derece açık hale gelmiştir ki, Allah'ı inkar edenler "modernlik ve çağdaşlık" isimleri altında itibar görmekte, halk bu yönde teşvik edilmektedir.

4) Müslümanlara Baskının Artması

Dinsiz idarelerin Müslümanlar üzerindeki baskı ve zulümlerinin artması da Mehdi'nin çıkış alametlerindendir.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: milena, 15.03.2014, 19:58 (UTC):
hz. isa'nın geleceği doğrudur.ama peygamber olarak gelmeyecek bu da doğrudur. şöyle ki hz.isa müslüman olmuştur, peygamber efendimizin geleceğini duyduğunda rabbimize bunun için dua etmiştir ve müslüman olmak üzere Allah'ın huzuruna kaldırıldığı bildirilmiştir.peygamber efendimiz mirac'a yükseldiğinde, secde ederken hz. isa da secde etmiştir. benim bildiklerim bu kadar yanlışım varsa düzeltiniz ama dediğim gibi bu bilgilerin doğruluğuna inanıyorum..

Yorumu gönderen: ufuk, 09.04.2010, 12:22 (UTC):
hani bi laf vardır ağanın lafı üstüne laf edilmez.ben Kuran da hz. Muhammet ten sora başka birisi gelecek diye bişi göremedim.yoksa hz.İsa gelecek diyen hristiyanların işi olmasın bunları uydurmak.Kuranda İsa onların aleyhine şahitlik etmek için dünyanın son günlerinde gelecek ve ona inanmayan yahudi kalmayacak diyor.şimdi bize bütün bilgi verilmişken daha başka birisinin gelip kurtarmasını beklemek çok şey istemek olmuyormu.herkes kendisini kurtarsın diyorum anlayana...

Yorumu gönderen: mehmet, 20.11.2009, 20:09 (UTC):
kör uydurur sağır duyurur

Yorumu gönderen: pembe, 14.11.2009, 17:38 (UTC):
insan dünyaya niçin geldiğini bilse zaten dinsel baskılar artmaz. malesef dünya bizim için bir eğlenceden ibaret.ALLAHını tanımadan zaten müslümanlık olmaz zaten ALLAHADA inanan dininden çıkmaz müslümanım demekle müslüman olunmaz
alametleri vardır
islamın ve inmanın şartını okumakla öğrenmekle değil yaşamakla müslüman olunur
kalbim temiz demekle temizlenmez
kalp namazla sabırla temizlenir
yani söyleyene dilsiz vurana elsiz gönülsüz olmalıyız


Yorumu gönderen: gunay , 18.06.2009, 21:44 (UTC):
cok guzel bır acıklama allah butun ınsana akıl vermıs onlar aklını kullanmıyosa kım ne yapsın bız yoldan cıkmayalım ben rabbıme sıgındım allahım elbet bır gun en guzel kapıyı acıcaktır bıze



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36747918 ziyaretçi (102836152 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.