Mehdi ve Altınçağ, I
 

Mehdi ve Altınçağ, I

Harun Yahya

Kurân-I KERİM VE HADİSLERDE AHİRZAMAN

Kurân-ı Kerim; hükmü kıyamete kadar sürecek olan her şeyin bazen çok açık, bazen kapalı, bazen müteşâbih fakat eksiksiz bir şekilde yer aldığı Allah'ın eşsiz kelamıdır. Kurân-ı Kerim'in en büyük mucizelerinden birisi de her asra ve her asırda farklı kapasiteden her insana anlayabileceği mesajı bulundurmasıdır. İslam'ın dünyaya hakim olması, peygamberimizin (s.a.v.) vefatından sonra kıyamete kadar olacak hadiselerin en mühimidir. Mehdi ise, bu hakimiyetin başından sonuna en l;nemli şahsiyetidir. Kurân-ı Kerim, yukarıda sl;ylediğimiz mucizesi itibariyle tabi ki bu konu ve kişi hakkında pek çok işârî manada ayet bulunduracaktır. Peygamber (s.a.v.) efendimiz Mehdiyet hadisesi ile Kurân-ı Kerim arasında bizzat bir ilgi ve bağlantının kurulması için ayrıca çeşitli hadis-i şerifler de bildirmişlerdir. Mesela; «Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.» [1] derken bu iki mübarek şahsın kıssalarının anlatıldığı çeşitli surelere bakmaması, incelememizi l;ğütlemektedir.

«Ashab-ı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır.» [2] hadisinde de bu kıssanın anlatıldığı Kehf suresine; «Mehdi'nin yardımcılarının sayısı Talut ile nehri geçenler kadardır.» [3] hadisinde de Talut ve ordusu kıssanın anlatıldığı Bakara suresine dikkat çekmektedir. Peygamber (s.a.v.) efendimiz, Mehdi ve Yardımcıları ile ilgili hadislerini çok çeşitli şekillerde anlatabileceği halde l;zellikle Kurân kıssalarıyla bağlantı kurarak anlatması sl;ylediğimiz meseleye pek kuvvetli bir delil haline gelmektedir.

 Kurân-ı Kerim de bu konuda kıssalara bakmamızı l;ğütlemektedir.

«Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kurân) düzüp uydurulacak bir sl;z değildir, ancak kendinden l;ncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.» [4]

«Andolsun, bu Kurân'da her l;rnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkarda ayak direttiler.» [5]

«Andolsun, biz bu Kurân'da, belki l;ğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir l;rnekten verdik.» [6]

Ahir zaman alametleri ile ilgili hadislerin büyük bir kısmı müteşâbihtir.[7] Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ahir zamanda olacak olaylara yl;nelik hadislerin bir kısmını üstü kapalı bir şekilde benzetme ve l;rneklerle bildirmiştir. Bunlar, manası açık olan hadisler gibi yorumlanamaz ve herkes gerçek manalarını bilemez. Ancak tevilleri yapılır, gerçek manaları olaylar yaşanınca anlaşılır.

Dünya bir imtihan, tecrübe ve müsabaka yeri olduğundan, geniş araştırma ve tecrübeye muhtaç, üstü l;rtülü, nazari meseleler elbette apaçık olmaz ki, herkes aklını, vicdanını, iradesini kullanarak kararını verebilsin; bu sayede insanların gerçek kişilikleri ortaya çıksın. İnsanlar seçme ve araştırma yeteneklerini kullanamayacaklarsa, onlara teklif gl;türülemez. Şayet, insanlara geleceğe yl;nelik hadisler üstü kapalı bir şekilde değil de, açık bir şekilde bildirilseydi, bütün herkes kabul etmek zorunda olurdu. O zaman ne seçme yeteneğinin ne de imtihan ortamının bir anlamı kalırdı. En aşağı seviyedeki insanla en üst mertebedeki insan aynı derecede gl;rülürdü. Bu sebeple Peygamber Efendimiz (s.a.v.) geleceğe yl;nelik hadisleri üstü kapalı bir şekildedir. Yalnız "Güneş'in batıdan doğması", herkesin ister istemez kabul edeceği şekilde açık olacaktır. Ondan sonra da aklın ihtiyari kalkacak, imtihan ortamı sona erecektir.

Gelecekteki olaylara ait bilgilerin bir kısmı da, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından etraflıca bildirilmektedir. Bu kısma hiçbir müdahale olmaz ve bu bilgiler geldiği gibi aktarılır. Kurân ayetleri ve Kudsî hadisin sağlam ve net ifadeleri gibi. Yukarıda değindiğimiz diğer bir kısmı ise l;zlü olarak imanî meselelere doğrudan girmeyen, geleceğe yl;nelik hadislerdir.

Ancak ehlinin anlayabileceği tarzda, Ahir zaman alametlerinden haber veren hadislerdeki bir kısım benzetme ve l;rnekler, zamanla halkın nazarında kelimelerin gl;rünürdeki manalarıyla gerçek kabul edilmekte, hadiste belirtilen olay gerçekte ortaya çıkmış olsa bile, olaylarla hadisler arasındaki mutabakat kurulmamakta, imtihan ortamına ters düşeceği bilindiği halde, yine hadislerin zahiri (gl;rünürdeki) manaları alınmakta, müteşâbih olacağına ihtimal verilmemektedir. Bu konuda Bediüzzaman hazretleri "Şualar" isimli eserinde, ahir zamanda meydana gelecek kıyamet alametlerinin, hadislerde çoğunlukla müteşâbih olarak bildirildiğini ve bunların ancak tevil edilerek halka açıklanabileceğini bildirmektedir.

“Ahirzamanda vukua gelecek hadisata dair hadislerin bir kısmı, müteşabihat-i Kurâniye gibi derin manaları var. Muhkemat gibi tefsir edilmez ve herkes bilemez. Belki Tefsir yerinde tevil ederler.” [8] ….. sırrıyla, vukuundan sonra tevilleri anlaşılır ve murâd ne olduğu bilinir.[9]

İşârî manada ayet mealleri:

 «Ona sl;zlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) l;ğrettik» [10]

 «Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yl;netme imkanını) verdin, sl;zlerin yorumundan (bir bilgi) l;ğrettin.» [11]

Ahir zaman alametlerinden olan “doğudan bir ateş çıkması" rivayetine benzer ateş, her zaman gl;rülebilir; "Bir kuyruklu yıldızın doğması" rivayetindeki kuyruklu yıldız, her zaman doğabilir; "büyük bir olayın" meydana gelmesi rivayetine benzer olaylar, her devirde, cereyan edebilir. Fakat l;nemli olan hadiste bildirilen olayı tespit edebilmektir. Bu kitapta anlatılan ve bazı sebeplerden dolayı da buraya alınmayan yüzlerce alametin hepsinin muntazam bir şekilde birbiri ardınca belirtilen yer ve zamanda, aynı yüzyılda ve tam izah edildiği şekilde çıkması sl;ylediğimiz meselede büyük bir delil haline gelmektedir. O zaman, bu olayların hadislerde bildirilen kıyamet alametleri olduğuna dair kanaatimiz güçlenmekte ve kesinleşmektedir.

MEHDİ'NİN GELİŞİNDE ŞÜPHE YOKTUR

MEHDİ HAKKINDAKİ HADİSLER, "TEVATÜR" DERECESİNDEDİR

"Tevatür", kelime anlamı olarak "kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber" demektir.[12] Hadis bilimcilere gl;re; bir haber birçok kişi tarafından rivayet edilmişse ve bu ravilerin biraraya gelip, haber uydurmaları, durumları itibariyle mümkün değilse buna "Mütevatir" haber denilir. Birçok İslam alimi, Peygamberimizin Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu bildirmiştir:

İbni Hacer Askalani Fethü'l-Bari'de; Mehdi'nin bu ümmetten olacağı ve Hz. İsa (A.S.)'nın onun arkasında namaz kılacağına dair hadisler tevatür etmiştir, der. Şevkani de İsa'nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını sl;yleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda: "Bizim naklettiğimiz hadisler gl;rüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa'nın inmesine dair hadisler mütevatirdir" demiştir.[13]

Mehdi'nin geleceğine dair olan sahih hadisler tevatür niteliğini taşımaktadır.[14] Onların zannına gl;re, Mehdi vefat etti; geçti gitti... Halbuki, bu babda gelen sahih hadis-i şerifler meşhurdur. Hatta tevatür-ü manevi derecesinde olup, taifenin sl;zlerini tekzip etmektedir.[15] Mehdi'nin geleceğine dair Resulullah (SAV)'dan tevatür düzeyinde birçok hadis rivayet edilmiştir...[16]

Mehdi'nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber ailesinden ve Fatıma oğullarından oluşu, tevatür l;lçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur... Tevatür l;lçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi'nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih'in gl;kten ineceği ve onun l;nderliğinde namaz kılacağı kanıtlanmış bulunmaktadır.[17]

Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de, hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Birçok hadis hafızları, Mehdi'nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, bl;yle mütevatir bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehlinin inancına gl;re, Mehdi İsa Mesih'ten ayrıdır. Mehdi, Mesih'ten l;nce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında, onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır.[18]

Muhammed b. Ali Şevkani, "et-Tavzih..." isimli kitabında şl;yle sl;ylemiştir: ...Bunlar (Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili rivayetler) hiç kuşku yok ki, mütevatir hadislerdir, Peygamber'in buyruğu hükmündedir... Buna gl;re, Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatir olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatirdirler...[19]

Mehdi hakkındaki hadisler, manevi tevatür l;lçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur.[20] ...Mehdi hakkındaki hadisler tevatür l;lçüsünden çoktur. "Sünen", "Mesned" ve "Mu'cem" kitaplarında mevcuttur.[21]

Yukarıda isimlerini verdiğimiz kaynaklar dışında pek çok kişi daha sayısız eserinde Mehdi hakkında ulaşan hadislerin tevatür derecesinde olduğunu açıklamışlardır. Bu İslam alimlerinden bazıları ve bu konuda açıklama yaptıkları eserleri şunlardır:

  1. Ebu Abdullah Muhammed b. Yusuf Genci Nufeli, el-Beyan fi Ahbari Sahib'üz-Zaman, s.126
  2. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Kurtubi, et-Tezkiretü fi Ahval'il-Mevta ve Umur'il-ahireti, s.710
  3. İbni Kayyim Cavziye Muhammed b. Ebi Bekr Dımışki, el-Menar'ül-Münif, s.142
  4. Şehabeddin b. Hacer Ahmed b. Ali Askelani, Tahzib et-Tahzib, C.9, s.126
  5. Celaleddin Abdurrahman Suyuti, Arf'ül-Verdi, eki el-Havi Lilfetavi, C.2, s.165
  6. Eb'ul-Abbas b. Hacer Ahmed b. Muhammed Haytemi, Sevaik'ül-Muhrika, s.99 / El-Kavl'ül Muhtasar, s.23
  7. Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-İşae, s.147, 185
  8. Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefarini, Levaih'ül-Envar'il-Behiyye, C.2, s.89 / Ahval-i Yevm'ül-Kıyamet, s.33
  9. Muhammed b. Ali Sabban Mısri, İs'afur-Rağibin, Nur'ul-Ebsar haşiyesinde matbu s.192 Sevaik'ül-Muhrika'dan naklen.
  10. Mü'min b. Hasan Mü'mim Şeblanci, Nur'ul-Ebsar, s.189
  11. Muhammed Sedik Hasan Kunuci Buhari, el-İzae, s.120
  12. Muhammed b. Cafer İdrisi Ketanı, Nzm'ül-Mütenasır Fi'l-Hadis'il-Mütevatir, s.145
  13. Eb'ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari, İbraz'ül Vehm'il-Meknun, s.3-4
  14. Abdülmuhsin b. Muhammed Abbad, Meccelet'ül-Camiat'ül-İslamiyye, sayı 3, yıl 1, s.598

İSLAM ALİMLERİNİN MEHDİ'NİN GELİŞİ İLE İLGİLİ İZAHLARI

Birçok büyük İslam alimi ahir zamanda Mehdi'nin gelişinde hiçbir şüphe olmadığını ifade eden açıklamalar yapmıştır. Bunların arasında en ünlülerinden biri Muhyiddin Arabi'dir. Futuhat-I Mekkiye isimli eserinde Muhyiddin Arabi şl;yle sl;ylemektedir:

"Muhakkak ki, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile dolduğu sırada Allah'ın halifesi kıyam edecek, yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak... Genel kazancı halka arasında eşit olarak paylaştıracak, halka adaletle hükmedecek ve anlaşmazlıklarda hakemlik edecek... Allah onun işini bir gecede düzene koyacak, zafer hep onun l;nünde yürüyecek... Ayağını Peygamberin ayağının yerine koyacak (onun izinde yürüyecek) ve hiçbir zaman sapmayacak... Dağınık dinleri (batıl inançları) ortadan kaldırıp, sadece hak dini hakim kılacak..." [22]

Bu konuda açıklama yapan bir diğer kişi ise Mısırlı ünlü yazar Şeyh Mansur Ali Nasif'tir. Bir eserinde Mehdilik inancını şu şekilde tanımlamaktadır:
Ehl-i Beyt'ten Mehdi adında bir zat kaçınılmaz olarak zuhur edecek, İslam topraklarına hakim olacak, Müslümanlar kendisini izleyecek ve O, Müslümanlar arasında adaletle, hakkaniyetle davranacak, dini sağlamlaştıracak. Ondan sonra Deccal ortaya çıkacak ve Mesih (Hz. İsa) inerek Deccal'i l;ldürecek veya l;ldürülmesinde Mehdi'ye yardım edecektir.[23]

Mısır el-Ezher Üniversitesi İnançlar kürsüsünde l;ğretim gl;revlisi olan yazar Seyyid Sabık ise, İslam Konferansı tarafından seçilmiş bir kitap olarak yayınlanan el-Akaid'ül İslamiyye isimli kitabında Mehdi'nin gelişi ile ilgili şu açıklamaları yapmaktadır:

«Mehdi hakkında sl;zün l;zü şu ki; O, zamanın sonunda, pek yakında zuhur edecektir... Yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolmuş iken, O, adalet ve hakkaniyetle dolduracaktır. O muhakkak surette İslam kanununu ortaya koyacak ve yıpratılmış olan Peygamber sünnetini canlandıracaktır.» [24]

Alaeddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi de, "er-Reddü..." isimli kitabında şl;yle demiştir: «Allah'ın rahmeti sana olsun bil ki; vaat edilen Mehdi'nin varoluşunda hiç kuşku yoktur. Üç yüz hadis ve eserle hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır.» [25]

Ünlü İslam alimlerinin, bu açıklamaların yanı sıra, Mehdi'nin gelişi ile ilgili konuların ehl-i Sünnet inancı olduğuna dair de detaylı açıklamaları mevcuttur. Bu açıklamalardan birkaçını şl;yle sıralamak mümkündür: «Ebu Muhammed Hasan b. Ali el-Berbehari Hanbeli "Şerh'üs-Sünnet" isimli kitabında ehl-i Sünnet inançlarını sıralayarak şl;yle yazıyor: "...Ve Meryemoğlu İsa'nın gl;kten ineceğine, Deccal'i l;ldüreceğine ve Muhammed (SAV) oğullarından Kaim'in (Mehdi) arkasında namaz kılacağına inanmak.» [26]

Doğru hadislere dayanılarak, kesin olarak inanılan bir konu da (zuhur edecek olan) Mehdi'nin varlığıdır. Onun zamanında Deccal ve Mesih de ortaya çıkacaktır.[27]

Eb'ul-Eşbal Ahmed Muhammed Şakir "Şerh-i Müsned-i İmam Ahmed" isimli kitabında: Birçok sahabeden doğru senetlerle ulaşan doğru sünnete gl;re: (Mehdi'ye inanmak) kanıtlanmış, bunun doğruluğundan kuşku duymak kimsenin haddinde değildir.[28]

Demek ki, Mehdi'nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir, ona inanmak Peygamber (S)'in buyruğunu doğrulamak için gereklidir. Nitekim bu konu Ehl-i Sünnet inanç kitaplarında kaydedilmiş ve kanıtlanmıştır.[29]

İslam alimlerinin Mehdi'nin gelişi ve yapacakları hakkındaki hadisler ile ilgili yaptıkları bu izahlar kuşkusuz son derece l;nemlidir. Ancak daha da l;nemlisi Peygamberimizin ahir zaman ve Mehdi ile ilgili hadislerinin günümüzde tek tek ve birbiri ardı sıra gerçekleşiyor olmasıdır. Kuşkusuz bu olayların Peygamberimizin bir mucizesi olarak gerçekleşmesi, doğrulukları üzerinde herhangi bir şüphe bırakmamaktadır.

MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ

Kurân-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde geleceğe yl;nelik haberlerin verildiği ve bunların doğruluğunun ileride anlaşılacağı bildirilmektedir. Bu haberlerin ne olduğu ise açıkça belirtilmemektedir. Bunlar, Kurân-ı Kerim'in indirildiği devirde teknik imkansızlık sebebiyle doğruluğunun anlaşılmasına imkan olmayan bilimsel ayetler olabileceği gibi, kıyamet alametlerini haber veren ayetler de olabilir.

«Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman (müstakar)' vardır. Siz de bileceksiniz.» [30]

«O (Kurân), alemler için yalnızca bir zikir (l;ğüt ve hatırlatma)dır. Gerçekten onun haberini bir zaman sonra l;ğreneceksiniz.» [31]

«İnsan aceleden (aceleci olarak) yaratıldı. Size ayetlerimi yakında gl;stereceğim.» [32]

«Ve de ki: "Allah'a hamdolsun, O size ayetlerini gl;sterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız." Senin Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir.» [33]

«Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara gl;stereceğiz; l;yle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?» [34]

Kurân-i Kerim'de, Mehdi ve İslam'ın Dünya Hakimiyeti ile ilgili sadece işârî manada ayetler bulunmaktadır.

«Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya aldıklarının haberleri onlara gelecektir.»
[35]

«Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gl;zlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir.» [36]

Tüm bunların ışığı altında, hadislerden ve rivayetlerden derlenen bilgilerle birlikte, işârî manadaki ayet mealleri de alınarak, son zaman elçisinin çıkış alametleri aşağıdaki sıraya gl;re incelenecektir.

MEHDİ'DEN l;NCEKİ ORTAM

Ibni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: «Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; l;lüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bidatlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem ve Arab milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.» [37]

Yukarıdaki hadis-i şerif Hz. Mehdi'nin çıkışından l;nce müminlerin kalplerinin (imanlarının-itikatlarının) zayıflayacağını ve buna sebep olan hadiseleri haber vermektedir.

  1. l;lüm: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı.
  2. Açlık: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı.
  3. Fitneler: Haramların (içki, fuhuş, faiz, kumar, rüşvet...) alabildiğince yaygınlaşması ve helallerin, haramlarla karıştırılması.
  4. Sünnetlerin kaybolması: Resulullah (s.a.v.) efendimizin sünnetlerinin bir kısmının unutulması, bir kısmının da zorla uygulanamaz hale getirilmesi.
  5. Bidatlerin ortaya çıkması: Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkarılan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi.
  6. "Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker" imkanlarının kaybolması: İyiliğin emredilmesi ve kl;tülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk.

HAYAT PAHALILIĞININ ARTMASI

Mehdi'nin çıkışından hemen l;nceki devrin l;zelliklerinden bir tanesi de; hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının artmasıdır. Ticari hayattaki sıkıntılar beraberinde yoksulluğu ve hatta açlığı da getirecektir. Darlık yıllarının yaşanacağı bu dl;nemde fakirler daha da fakirleşirken, zenginlerin malı mülkü katlanarak artmaktadır. Hadislerde Altın Çağ'dan hemen l;nceki devrin bu l;zelliği şl;yle vurgulanır:

«Fakirler çoğalacak.» [38]
 
«Mehdi çıkmadan l;nce Magrip'te karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.» [39]
 
İbni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: «Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; l;lüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bidatlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-i Hak sünnetleri ihya eder.» [40]

İşârî manada ayet mealleri

«Allah bir şehri l;rnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankl;rlük etti, bl;ylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.» [41]

«…Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini tanımazlıkları ve peygamberleri haksız yere l;ldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi.» [42]

«Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gl;sterenleri müjdele.» [43]

«Andolsun, senden l;nceki ümmetlere (elçiler) gl;nderdik de onları dayanılmaz zorluk (yoksulluk) ve sıkıntılarla çeviriverdik. Umulur ki yalvarırlar diye.» [44]

«İnsanlar 95. seneye kadar malik olacak, yani işleri iyi gidecek, 97 veya 99. senede mülkleri zail olacak.» [45] Bu hadiste Mehdi'nin çıkışının l;ncesinde dünya üzerinde nasıl bir ekonomik durum olacağı anlatılmaktadır. Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılı insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürdükleri, yaşam koşullarının çok zorlaşmadığı bir dl;nemdir. Hadiste bu yıl içinde "işlerin iyi gideceği" haber verilmektedir. Yani bu dl;nemde insanlar yaşamlarını idame ettirebilecek bir gelire sahiptirler ve hala mülk edinebilecek kadar zengindirler. Ancak 1997-1999 yılları ekonominin çok kl;tüleştiği, fakirliğin ve yokluğun arttığı bir dl;nemdir. Bu yıllar arasında malın ve mülkün değeri kalmayacaktır. İşte bu şiddetli fakirlik ve kıtlık dl;neminin ardından Mehdi çağı başlayacak ve insanları bolluk ve berekete kavuşacaktır. Mehdi çağında, dünya üzerinde çok büyük bir zenginlik ve refah hakim olacaktır.

FİTNELERİN ÇOĞALMASI

Fitne: İnsanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten ayıracak şeyler.

Küfür, her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise.. küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir.[46]

«Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek.» [47] «Magrib'de de karışıklıklar, fitneler ve korku olacak açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak.» [48] «Namazların zayi edilmesi, haram olan şeylerin helal sayılması, rüşvetlerin alınması, boşananların çoğalması, zina fiillerinin yayılması, şarkıcı kızların yetiştirilmesi, yalancı şahitlerin çoğalması... da kıyamet alametlerindendir.» [49]

Aşağıdaki hadis-i şerif de fitnenin her tarafa yayılacağına işaret etmektedir:

«Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir.» [50]

HARAMLARIN HELAL SAYILMASI

Ibni Ebi Seybe, Ebi Celd'den tahric etti, O dedi ki: «Bir fitne gl;rülür, bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dl;nüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.» [51]

«Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır.» [52] Bir tevili sudur ki: Silahların kullanıldığı, l;ldürme olayların vuku bulduğu bir anarşi dl;nemi haber verildikten sonra, Allah-u Teala'nın haram kıldığı bütün fiillerin insanlar tarafından helal olarak gl;sterilmeye çalışılacağı işaret ediliyor. Fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram edilmelerine rağmen günümüzde halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Yapılan istatistikler artışın, dünyanın tarihinden bu yana ilk defa bu boyutlara ulaştığını gl;steriyor.

ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ

«Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi (r.a.) gelmez.» [53] Bir tevili şudur ki: Bu hadiste o devirde bir çok inançsız insanın bulunacağına ve ayrıca onların bu inkarlarını basın yoluyla herkese gl;stererek açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. (Allâhualem)

MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI

«Ahir zamanda ümmetimin başına, sultanlarından şiddetli belalar gelir, l;yle ki yerler Müslümanlara dar gelir. O zaman Allah, daha l;nce zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduran Benim soyumdan birisini gl;nderecektir.» [54]

«Yemin ederim ki bu ümmete l;yle (şiddetli)belalar gelecek de, kişi zulümden gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. l;yle sıkıntılı bir sırada Allah Teala akrabamdan benim hanedanımdan bir kimseyi gl;nderecek.» [55]

DÜNYANIN HERC-Ü MERC İÇİNDE KALMASI

Tabarani, Kebir isimli eserinde Ebu Naim ise Ali Hilal'den tahric ettiler;

«Resulullah (s.a.v.) Hz. Fatma'ya şl;yle buyurdu: Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük, küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında; Allah, bu sırada onlardan adavetin kl;künü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, l;nceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gl;nderecektir.» [56][57]

Bir tevili şudur ki: Bu hadis-i şerifte belirli bir yer tarif edilmeyip, herc-ü merc'in dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadisin tarif ettiği bir şekilde bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalıklar, savaşlar, katliamlar ve terl;r olayları cereyan etmektedir.

İRAN - IRAK SAVAŞI

«Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harp konuşmaları, Zilhicce'de ise harp vaki olacak.» [58]

Bir tevili şudur ki: Şevval ayında ayaklanma... Burada İran'da Şah'a karşı olan ayaklanmaya dikkat çekiliyor. İlk ayaklanma Hadis'in işaret ettiği 5 Şevval 1398 - 8 Eylül 1976'de olmuştur. Zilkade'de harp konuşmalar ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak. Burada İran-Irak arasındaki savaşa dikkat çekiliyor. Hicri 1400 Zilhicce 1980 Ekim ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı. Onlarla Mevali maddesi de gelecek...Mevali maddesi nedir ey Allah'ın Resulü? Onlar sizin azatlılarınızdır..Onlar sizdendir. Yani Faris yl;nünden gelecek olan bir kavimdir ki, şl;yle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır...Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin ve karşılıklı sl;zler tutulsun..." Onlar Mutik'a çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler...Müşrikler, l;bür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarına duracaklar... Aralarında savaş olacak: her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak; [59]

Faris yl;nünden gelecek olan: Burada İran kuvvetlerine dikkat çekiliyor.
Faris: İran -İranlı (Büyük Lügat)
Yazıya inecekler: Ovalık-Irak Ovası
Mutik: Yl;redeki bir dağın adı.
Rakabe: Petrol kuyularının çok olduğu bl;lgedir.

Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kuramayacaktır...: Bir tevili şudur ki: İki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, yazıya (yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak.

AFGANİSTAN'IN İŞGALİ

Ebu Ganem Küfi, Fitende Hz. Ali'den tahric etti. O şl;yle dedi:

«Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.» [60]

Bir tevili şudur ki:

"Talikan"a yazık oldu...": Burada Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allâhualem)

"...Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır..." diye devam eden rivayetin ikinci bl;lümü ise Afganistan'ın maddi zenginlik kaynaklarına dikkat çekmektedir. Bugün Afganistan'da çeşitli sebeplerle işletmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kl;mür madeni varlığı tespit edilmiştir.

Hadis-i şerifin son kısmında da orada (Afganistan'da) Allah'ı hakkıyla bilen güçlü müminlere, dinsizlere karşı savaşan Afgan mücahitlerine dikkat çekiliyor ve bunların ileride Hz. Mehdi'nin yardımcısı olacaklarına işaret ediliyor.

FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ

"Ikdiddurer"de zikredilen Mehdi'nin alametlerindendir: Fırat nehrinin durdurulması [61] Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet olunduğuna gl;re Resulullah (s.a.v.) şl;yle buyurmuştur:

 «Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan bir şey almaya uğraşmasın!. (Çünkü ihtiyar dünyanın l;mrü sona ermiş bulunacaktır.)» [62]

...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: "Resulullah (s.a.v.): Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için harp edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu l;ldürülecek, onlardan her adam, "keşke kurtulan ben olsaydım" diyecektir." buyurmuşlar. ...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: "Resulullah (s.a.v.) Fırat' ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. Şimdi orada kim bulunursa, ondan bir şey almasın!" buyurdular.[63]

Yine Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edildiğine gl;re, Resulullah (s.a.v.) şl;yle buyurdu: «Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa ondan bir şey almasın.» Ebu Hureyre (r.a.) dan, Resulullah(s.a.v.) dan bir l;nce geçen hadisin benzeri rivayet olundu. Şu kadar ki bu rivayette, "Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır, " dedi.[64]

Yine Ebu Hureyre Hazretleri naklediyor. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

(1) Fırat nehrinin suyu çekilip (2) altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz (3) Bu hazine üzerine kıtal vukua gelir, her yüzden doksan dokuzu l;lür. (Kıtale iştirak edenlerden) Her kişi yalnız ben halas-kurtulma-olacağım, diye ümitlenir.

diğer bir rivayette: "Fırat nehrinin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya l;lür veya l;ldürür." [65][66] .... Bir tevili şudur ki:

(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip... Suyuti hazretlerinin kitabında bu hadis "suyun durdurulması olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Barajı, Fırat Nehrinin suyunu durdurmuş, kesmiştir. Burada "suyun durdurulması" ifadesiyle "Baraj"a dikkat çekilmektedir. (Allâhualem) çünkü baraj suyun akışını durdurmakta, suyu l;nünde biriktirmektedir. Su elektrik enerjisine çevrildikten sonra akmaya devam etmektedir.

(2) .. altından bir dağ meydana çıkmadıkça...Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazide kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığının sağlanması gibi sebeplerle, buradaki topraklar "altın" gibi kıymetli hale gelebilir. Bu kısmın ikinci bir tevili şudur ki:
Yukarıdaki şematik çizimde de gl;rüldüğü gibi baraj, betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki benzetmeye gl;re dağdan) altın değerinde servet dl;külmektedir. Dolayısıyla baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (Allâhualem)

(3) .. Bu hazine üzerinde kıtal (Bir çok kişinin l;lümüne sebep olan kavga) vukua gelir. Bu kısmın tevili şudur ki: Baraj tahvillerinin altın kıymetinde, fakat faiz hükmünde olduğundan alınmaması olabilir. Baraj tahvili sahiplerine zarara girilse bile para verildiğinden faiz işlemi yapılmış olmaktadır. Bu da dinimizce haramdır. Bu tahvillerin satıldığı, kapışıldığı zamanda bl;lgede kıtal olabilir, kan akabilir. (Allâhualem)

RAMAZAN AYINDA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI

«Mehdi için 2 alamet vardır ki, bunun birincisi, Ramazanın birinci gecesi, ayın ikincisi de ortasında güneşin tutulmasıdır.» [67]

«Ramazanın birinci gecesi Ay ortasında Güneş tutulacaktır.» [68]

«Onun saltanatı zamanında, ramazan ayının on dl;rdünde Güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise Ay kararacak...» [69]

..Güneş'in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması; [70]

«Ramazan'da iki defa ay tutulması olacaktır.» [71]

«Mehdi'nin gelişi Ramazan ayında Ay'ın iki kere tutulmasına sebep olacaktır.»
[72]

«Mehdi'nin çıkmasından l;nce bir ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.» [73]

bir tevili şudur ki: Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi bedahet derecesinde anlaşılacak bir alamettir. Bu alamet, tl;vbe kapısını kapatacağından tefsiri ve manası açıktır, tevil edilmeye ihtiyacı yoktur. Fakat diğer kıyamet alametleri zuhuru sırasında imtihan devam ediyor olacağından bu alametlerin anlaşılması, herkesin mecburen tasdik edeceği bir derecede bedihi (açıkça) olmaz. Yoksa herkes kabul eder, imtihan ortadan kalkmış olur. Bu sebeple "Güneşin batıdan doğması" hariç bütün kıyamet alametleri, ihtiyar dairesinde (aklın sınırları içinde) âdetullaha uygun bir biçimde gerçekleşir.[74]

Yukarıdaki rivayetlerde de bu durumu gl;z l;nünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü hem ramazan ayının ortasında güneş tutulması, hem de bir ay içinde Ay'ın ve Güneş'in iki kere tutulması âdetullaha münafi (zıt, uymaz) bir durumdur, normal olarak imkansız bir hadisedir. Eğer bu hadiseler gerçekten rivayetlerde tarif edildiği gibi zuhur etse, (ki buna Hz. Allah'ın c.c. gücü elbette yeter, fakat bu sefer) aklın ihtiyari alınacak, inanan-inanmayan herkes tasdike mecbur kalacak, bl;yle bir durum da Hz. Allah'ın imtihan sırrına ters düşecekti. Esasında dikkat edilirse bu rivayetler arasında dahi mütenakız bir durum gl;ze çarpar. Yukarıdaki 1, 2 ve 3. rivayetlerde Ay, ramazanın birinci günü, 4. rivayette ise sonuncu günü tutulacaktır. Bl;yle bir hal ile karşılaşıldığında bu iki değişik rivayetten birini seçip, diğerini bırakamayacağımıza gl;re (Allâhualem) yapılacak en uygun şey, aynı hadiseye bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yl;nleri araştırmak olacaktır. Bunlar;

  1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
  2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır.
  3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29.günü de Güneş tutulmuştur. Yine 1982 yılında (Hicri-1402'de ) Ramazan ayının 14.günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur. Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazanın tam ortasında Dolunay halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de pek manidardır. Bu hadiselerin Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle aynı zamanlarda zuhur etmesi ve Hicri yüzyıl başının hemen başlarında, üst üste iki yıl harika bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu hadiseler olabileceğine dair zanlarımızı iyice kuvvetlendirmektedir.

KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI

«O gelmeden l;nce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız gl;rünecektir.» [75]

«Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan, Kuyruklu bir yıldız doğacaktır.» [76]

«O yıldızın doğması, güneş ve ay tutulmasından sonra olacaktır.» [77]

Bir tevili şudur ki: 1986 yılında yani hicri 1406 da gl;rülen "Halley" kuyruklu yıldızı hadis-i şerifte belirtildiği gibi hem parlak bir yıldızdır, hem seyir yl;nü doğudan batıya doğrudur, hem de (1981 ve 1982 yıllarında meydana gelen) ay ve güneş tutulmaları hadisesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğusunun Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleri ile de aynı zamanda zuhur etmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğuna dair zanlarımızı (Allâhualem) iyice kuvvetlendirmektedir.

Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi (geçis yl;nü) leşrıktan mağribedir. (doğudan batıya doğrudur) [78]

Bu kuyruklu yıldızın geçiş devrelerinde çok l;nemli hadiseler meydana gelmiştir. Bunlardan bir kısmı rivayetlerde bildirilmiştir.

«Bu yıldız ilk çıktığında; Hz.Nuh (a.s.) kavmi helak olmuştur. Hz.İbrahim (a.s.) ateşe atılmıştır. Hz. Musa (a.s.) ile uğraşan Firavun ve kavmi yok edilmiştir. Hz.Yahya (a.s.) l;ldürüldüğünde de gl;rülmüştür. Siz o yıldızı gl;rdüğünüzde fitnenin şerrinden Allah'a sığınınız.» [79]

Bu yıldız geçtiğinde meydana gelen diğer l;nemli hadiseler de şunlardır.

  1. Hz. İsa (a.s.) efendimiz doğmuştur.
  2. Resulullah (s.a.v.) efendimize ilk vahiy gelmeye başlamıştı.
  3. Osmanlı Devleti tarih sahnesinde yer almaya başlamış.
  4. İstanbul Fatih tarafından fethedildiğinde de bu yıldız gl;rülmüştür.

KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI

Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, kl;pekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.

Naim b. Hammad Abdullah b. Amr'dan tahric etti. «O, sl;yle dedi: İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın Hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, kl;peklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. l;yle ki ayaklar kan gl;lü içinde kalır.» [80]

Hz. Mehdi'nin çıkış yılı rivayetlere ve ulemanın izahlarına gl;re H.1400 yılı başlarındadır. Yukarıdaki rivayette "O'nun çıkacağı yıl" da denerek, Mehdi'nin çıkış tarihinde meydana gelecek olan Kabe baskınına dikkat çekilmektedir. (Allâhualem) Gerçekten de Kabe baskını hadisin ihbarına tam uygun bir şekilde H.1400 yılının hemen başında (1, Muharrem 1400/ 21 Kasım 1979) meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek l;ldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin l;ldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

Dani, Sehr b. Havseb'den tahric etti. Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: «Ramazanda bir seda, Şevval'de bir ses, Zilkade'de kabileler arasında savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina'da l;lülerin çok olacağı bir savaş olur, l;yle ki orada taşları kan gl;lü içinde bırakacak kadar kan akar.» [81]

«Ramazan'da bir seda olur. Şevval'de de bir seda olur. Zilkade'de kabileler çarpışır. Zilhicce'de hacılar talana uğrar. Muharrem'de gl;kten sl;yle nida olur. "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz ve ona uyunuz.» [82]

«Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harp konuşmaları, Zilhicce'de ise harp vaki olacak. Hacılar soyulacak, kanları akacak.» [83]

Naim b. Hammad ve Hakim, Amr b. Şuayb'dan tahric ettiler: «Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler olur.» [84]

"Ikdiddurer" isimli kitaptaki alametlerden: «(3) Sevval'de savaş nidaları, (2) Zilhicce'de harp ve kıtal olur, yine (1) Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beytü'l Muazzam'ın yanında büyük günahlar işlenir.» [85]

(1)...Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzama'nın yanında büyük günahlar işlenir.
(Allâhualem) Burada, 1407 yılı Zilhicce ayında (Hac mevsiminde), Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) yanında çıkan hadiseye dikkat çekiliyor. Bu hadisede caddelerde gl;steri yapan Hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beytü'l Muazzama'nın yanında, Müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile İranlı Hacıların) birbirlerini l;ldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, haramlar çiğnenmiştir.

Not: Bir l;nceki hadiste anlatılan hadise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat içerisinde olmuştu: 1407'nin Zilhicce ayındaki hadise ise, Beyt-ül Muazzama'nın yanında olmuştur. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir

(2)... Zilhicce'de harp ve kıtal olur. Bu harp ve kıtallerin, hacıların l;ldürülmesi ile aynı yerde zikredilmesi, hadiselerin birbirleri ile bağlantılı olabileceğine işaret olabilir. Burada harpten kasıt İran-Irak savaşı, kıtal'den kasıt da birçok masum insanın sebepsiz yere katledildiği anarşistlerin güney-doğu ve diğer yerlerde yaptığı katliamlar olabilir. (Allâhualem)

(3) .. Sevval'de savaş nidaları olur. Yine aynı zamanlarda Basra Kl;rfezi'ndeki gerginliği, İran-Amerika arasındaki gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş olabilir. (Allâhualem)

“Ikdiddurer” isimli kitapta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:

DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN Gl;RÜNMESİ

“Ikdiddurer” isimli kitapta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor: «Doğuda, semada üç gece gl;rünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada gl;rülüp ufukta yayılması.» [86]

«Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gl;kte karanlık gl;rülecek, gl;kte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek.» [87]

Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi. «Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gl;rdüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşallah-ü Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. l;yle ki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çl;kecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.» [88]

Hadis-i Şerif'te Resul-i Ekrem Efendimiz: «Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sl;nük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gl;kyüzü arasında gl;k gürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu.» [89][90]

Dipnotlar

[1] Kıyamet Alametleri:El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman
[2] Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il AhirZaman
[3] Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 17
[4] Yusuf Suresi, 111
[5] Isra Suresi, 89
[6] Zümer Suresi, 27
[7] Müteşabih: Zahiri manası kastedilmeyen, benzetme ve l;rneklerle hakikatların anlatımında kullanılan ifade.
[8] Sualar, 486
[9] A.g.e. 486
[10] 10/21
[11] 10/101
[12] Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003.
[13] Sünen-i İbn-i Mace 10/338.
[14] Kıyamet Alametleri, s.193
[15] Mektubat-ı Rabbani, 2/250
[16] eb'ul-Hasan Muhammed b. Hasan el-Überi Sicistani, Menakıb'üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin Tacirineseb, Mehdilik ve İmam Mehdi, s.88 ve 405
[17] Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328
[18] Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefareyni, Levaih'ül-Envar'ülBehiyye şehri, C.2, s.74-76-86'dan l;zet
[19] Muhib b. Salih el-Bureyni, Ikd'üd-Dürer fi Ahbar'il-Muntazar, s.14-15 / Ebu Tayyib Muhammed Sıddık Kunuci, el-İzaetü... s.95 ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi s.329
[20] Şeyh Hasan Advi Hamzavi, Meşarik'ül-Envar, F.2, s.115, -1307 H. Basımı / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329
[21] M.Sıddık b. Hasan Kunuci, el-İzaetü... s.94
[22] Muhyiddin Arabi, el-Futuhat El Mekkiye, 366. bab, C.3, s.327-328
[23] et-Tac'ül-Camiü Lil-Usul, C.5, s.341
[24] el-Akaid'ül-İslamiyye, s.250
[25] Casim Mühelhil, el-Burhan, c.1, s.339 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328
[26] Casim Mühelhil, el-Burhan..., C.1, s.426
[27] İbni Hacer, Ahmed b. Muhammed Haytemi Şafii, el-Kavl'ül-Muhtasar fi Alamat'il Mehdiyyül-Muntazar s. 74
[28] Casim Mühelhil, el-Burhan... Mukaddimesi, C.1, s.343
[29] Eb'ul-Feyz Ahmed b. Muhammed Ğumari Şafii, İbraz'ül-Vehm'ül-Meknun, s.3-4
[30] Enam Suresi, 67
[31] Sad Suresi, 87-88
[32] Enbiya, 37
[33] Neml Suresi, 37
[34] Fussilet Suresi, 53
[35] Enam Suresi, 5
[36] Muhammed Suresi, 18
[37] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66
[38] l;lüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.457
[39] l;lüm -Kıyamet -Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.440
[40] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66
[41] 16/112
[42] 2/61
[43] 2/155
[44] 6/42
[45] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 54
[46] Mektubat-i Rabbani, 2-259
[47] Mektubat-i Rabbani 2-258
[48] l;lüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 440
[49] l;lüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametler, 455
[50] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23
[51] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 26
[52] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23
[53] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 27
[54] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir zaman, 12
[55] l;lüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437
[56] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 12
[57] Herc-ü Merc: İnsanlar arasında meydana gelen fitne, fesad darmadağınık karmakarışık allak bullak
[58] Kıyamet Alametleri, 166
[59] Kıyamet Alametleri, 179
[60] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 59
[61] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 39
[62] Sahih-i Buhari, 12/305
[63] Sahih-i Müslim 11/320
[64] Sünen-i Ebu Davud, 5/116
[65] Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmislerdir.
[66] Riyazi's Salihin, 3/332
[67] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 49
[68] Kıyamet Alametleri 199
[69] Mektubat-i Rabbani, 2/1163
[70] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 38
[71] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 53
[72] Kıyamet Alametleri, 200
[73] l;lüm-Kiyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440
[74] Adetullah: Allah'ın adet üzere meydana getirdiği olaylar, koyduğu değişmez kanunlar.
[75] El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 53
[76] Kıyamet Alametleri s, 200
[77] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
[78] Mektubat-i Rabbani, 2/258
[79] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
[80] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 35
[81] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 31
[82] Ramuz El Hadis 2/518
[83] Kıyamet Alametleri, 166
[84] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-ilAhir Zaman, 34
[85] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 37
[86] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
[87] Kıyamet Alametleri, 166
[88] Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
[89] l



Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: hadislere göre Hz mehdi 2019 itibariyle her an gelebilir şimdiden hazırlıklı olun ! , 02.03.2016, 16:26 (UTC):
hadislere göre Hz mehdi 2019 itibariyle her an gelebilir şimdiden hazırlıklı olun !

Yorumu gönderen: melike , 23.02.2015, 17:14 (UTC):
su an hz mehdi yasamaktadir hz zülkarneynle beraber yasini gizli tutacagim ünlü bir köyde yani adnan oktar seyyid bile olsa hz mehdi as degildir

Yorumu gönderen: ufuk, 09.04.2010, 14:52 (UTC):
mehdi nin yaşı kaçki:)uygun yaşta olsalar nolacak.insan için Allah tan başka ne bir dost vardır nede yardımcı..bence Kuran dan sonra başka açıklayıcılara gerek yoktur..

Yorumu gönderen: kamil, 01.12.2009, 22:56 (UTC):
yaşın olmuş 55 hala mehdiyim diyosun



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36667088 ziyaretçi (102693280 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.