Mekke Kütüphanesi
 

Mekke Kütüphanesi

Hazırlayan: Heyet, Terceme: Muhammed Şahin

Mekke Kütüphanesi

Kütüphane; Sa'y yapılan alanın kuzey doğusunda, Ebû Tâlib mahallesinin başladığı yerdedir.Şeyh Abbas Kattân tarafından hicrî 1370 (miladi 1950) yılında yaptırılmıştır. Kütüphane, İslâmî İşler Bakanlığı'nın gözetiminde olup bünyesinde pek çok kitap, el yazması eserler ve tarihî değerli eşyalar bulundur-maktadır. Kütüphane, hâlâ Mekke'nin eskiden beri bilinen tarihî yapısında, 2 katlı ve koyu kahverengi ahşap pencerelerden oluşmaktadır.

Kütüphanenin Gerçeği

Kimi yazarlar, kütüphanenin bulunduğu yerin, Rasûlullah'in doğduğu yer olduğunu belirtmektedirler.Peygamber Medine'ye hicret ederken Akîl b. Ebî Tâlib kendisinden burayı teslim almış ve Muhammed b. Yusuf es-Sekafî ondan satın alıncaya kadar Akîl b. Ebî Tâlib ve oğlunun elinde kalmaya devam etmiştir. Muhammed b. Yusuf es-Sekafî burayı satın alınca, "Dâru'l-Beydâ" diye bilinen evine dahil etmiştir.Hayzerân hicretin 71. yılında haccettiğinde burayı içinde namaz kılınan bir mescit haline getirmiştir. Doğrusu Peygamber'in doğduğu yeri kesin olarak belirleyen sahih deliller bulunmamaktadır. Bunun içindir ki bilginler ve tarihçiler, Peygamber'in doğduğu yerin tayini konusunda ihtilaf etmişlerdir.

Gezgin (seyyah) Ebû Sâlim el-Ayyâşî, Peygamber'in doğduğu yerin tahkiki konusuna değinmiş ve bilginlerin bu konudaki ihtilafını zikretmiş, sonra da insanlar arasında ünlü olan görüşü tartışarak şöyle demiştir:

"İlginç olan; insanlar bu evden sadece yatak (döşek) kadar bir yeri tayin ettiler ve burası, Peygamber'in doğduğu yerdir, dediler. Bu yerin tayini, bana göre sahih ya da zayıf yoluyla gelen rivâyetlere tamamen uzaktır. Mekke'de ya da Mekke'nin dışında başka bir yerde olsun, bu konudaki ihtilaf nedeniyledir. Mekke'de olduğunu farz etsek, Mekke'nin hangi mahallesinde doğmuştur? Mahalleyi atadığımızı farz etsek, hangi evde doğmuştur? Evin tayin edildiğini farz etsek, uzun zaman ve yüzyıllar geçtikten sonra, izler de silindikten sonra evin neresinde doğduğunu tayin etmek tamamen imkansızdır."

Ebû Sâlim el-Ayyâşî bu yerin tayin edilmesinin imkansız olduğunu belirttikten sonra şöyle demiştir:

" Doğum, câhiliye döneminde meydana gelmiştir. O zamanlar mekanlarını koruma altına alan kimse de yoktu. Zaten onların böyle bir amaçları da yoktu. İslâm'ın gelmesinden sonra sahâbe ve tâbiîn, dîn ile ilgili olmayan şeylere bağlılıkları tamamen zayıflamıştır. Çünkü onlar, İslâm'ı korumak ve onu kılıç ve dil ile savunmak gibi ondan daha önemli şeylerle uğraşmışlardır."

Günümüzün tanınmış tarihçisi Hamed el-Câsir bu konuda şöyle diyor:

" Peygamber'in doğduğu yer hakkındaki bu ihtilaf, İnsanların geneli tarafından kesin olarak doğduğu yer diye bilinmesi, hiçbir tarihî esasa dayanmamaktadır."

Âlimlerin ve tarihçilerin, Peygamber'in doğduğu yerin tayini hakkındaki ihtilafı, değerli sahâbenin bu olaya önem vermediklerine bir delildir. Çünkü bu, dînî bir amelle ilgili bir şey değildir. Eğer olsaydı, tıpkı hacdaki yerler bilindiği gibi, onların belirli bir yer üstünde ittifak ettikleri bize nakledilirdi.

Kütüphaneyi ziyâret etmek ya da ondan bereket beklemek meşrû mudur?

Bu konuda delil olmaması nedeniyle, ibâdet amacıyla bu kütüphanenin ziyâret edilmesi meşrû değildir. Çünkü ibâdetlerde aslolan; delildir. Diğer taraftan burası, -daha önce belirtildiği gibi-, Peygamber'in doğduğu yer olarak tayin edilmemiştir.

Bunun doğru olduğunu farz etsek bile, Resûlullah'ın oturduğu ya da namaz kıldığı yerlerle ilgili eserlerden bereket beklemek meşrû olmadığı için -ki doğduğu yer de bunlardan birisidir-kütüphaneden bereket beklemek hiçbir şekilde câiz değildir.

Bir peygamberin doğduğu yeri yüceltilmenin ve ondan bereket ummanın meşrû olduğuna dâir, "Cebrail, İsrâ ve Mirac gecesinde, İsa Mesih'in doğduğu yer olan Beytulahm'de 2 rekât namaz kılmasını emretti" diye rivâyet edilen hadisi delil olarak göstermeye gelince, buna şöyle cevap verilir:

1. Hadis bilginleriyle diğer bilginler, bu rivâyetin münker ve uydurma olduğuna hükmetmişlerdir. Dolayısıyla Beytulahm'de namaz kıldığına dâir Peygamber'den hiçbir şey sâbit olmamıştır.

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye bu konuda şöyle demiştir:

" 'Sahih'te sâbit olduğuna göre Peygamber İsrâ gecesinde Beytu'l-Makdis'e geldiğinde orada 2 rekât namaz kılmıştır."

Peygamber buradan başka bir yerde namaz kılmamıştır ve ziyâret etmemiştir. Mirac hadisinden; "Sahih-i Müslim" , "Sünen ve Mesânîd" kitaplarında sahihleri olduğu gibi, zayıf ve uydurma olanları da vardır.

Örneğin bazıların rivâyet ettikleri şu hadis vardır:

"Cebrail (İsrâ ve Mirac olayında), Peygamber'e şöyle dedi: -Bu senin atan İbrahim'in kabridir. İn ve orada namaz kıl. Burası da kardeşin İsa Mesih'in doğduğu yer olan Beytulahm'dir. İn ve orada namaz kıl."

Bunun gibi hadisler, hadis ehlinin ittifakıyla uydurulan yalan şeylerdendir.

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye devamla şöyle demiştir:

" Beytulahm'de Hıristiyanların bir kilisesi vardır. İster İsa Mesih'in doğum yeri olsun ya da olmasın, Müslümanların nezdinde oraya gitmekte hiçbir fazîlet yoktur."


İbn-i Kayyim de bu konuda şöyle demiştir:

" Peygamber'in Beytulahm'e indiği ve orada namaz kıldığı söylenmiş; fakat bu, Peygamber'den aslâ sâbit olmamıştır. 2. Peygamber'in İsrâ gecesinde Beytulahm'de namaz kıldığı sâbit olsa bile bunun, Peygamber'in doğduğu yerde bereket umarak ve ecir bekleyerek namaz kılmanın câiz olduğunu te'yid etmez. Çünkü ibâdet işinde kıyas geçerli olmaz. Zirâ ibâdet, delile dayanır. Peygamber'in ümmetine, Beytulahm'i yüceltmemesini ve orada namaz kılmayı emretmemesini, sahâbeden hiç kimsenin de Beytulahm'i yüceltmemesini ve orada namaz kılmamasını bir tarafa bırakın, -daha önce de belirtildiği üzere-, Beytulahm'e gitmenin Müslümanların nezdinde hiçbir fazîleti de yoktur. Aynı şekilde Peygamber'in doğduğu yer de böyledir. Allah en iyi bilendir."

Kimi hacıların içine düştükleri bid'atlar ve yaptıkları hatalar

Kimi hacılar, Mekke Kütüphanesi'nin yanında birçok bid'at ve hatalara düşmektedirler. Bunun da nedeni; bu yerin kutsal ve birtakım hususi-yetinin olduğuna inanmalarıdır. Bunun bâtıl olduğu daha önce açıklanmıştı.

Hacının bu bidat ve hatalara düşmekten sakınması için bunlardan bazılarına işâret edeceğiz:

  1. Kütüphaneyi ibâdet amacıyla ziyâret etmek, bu kütüphanenin kutsal ve birtakım hususiyetinin olduğuna inanmak.
  2. Kütüphanenin yanında Allah'tan başkasına yalvarıp yakarmak ve ondan ihtiyaçlarının giderilmesini istemek.
  3. Kütüphanenin etrafında tavaf etmek.
  4. Kütüphanenin yanında namaz kılmak.
  5. Kütüphanenin yanında duâ etmeye ve Kurân okumaya çalışmak.
  6. Kütüphanenin duvarlarından ve toprağından bereket beklemek.
  7. Kütüphanenin duvarlarına yazılar yazmak.
  8. Kütüphanenin kapı ve duvarlarına güzel kokular serpmek.
  9. Kütüphanenin kapı ve duvarlarına kağıt, mektup ve saç gibi kimi şeyler koymak.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36636712 ziyaretçi (102639751 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.